Konusunu Oylayın.: Ölen kişi için defnedilmeden önce yapılacak dualar nelerdir?

5 üzerinden 3.70 | Toplam : 10 kişi
Ölen kişi için defnedilmeden önce yapılacak dualar nelerdir?
  1. 12.Mayıs.2011, 16:52
    1
    Misafir

    Ölen kişi için defnedilmeden önce yapılacak dualar nelerdir?






    Ölen kişi için defnedilmeden önce yapılacak dualar nelerdir? Mumsema Ölen kişi gömülmeden arkasından okunacak dualar nelerdir örnekler verir misiniz ?


  2. 12.Mayıs.2011, 16:52
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 13.Mayıs.2011, 10:18
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Ölen kişi için defnedilmeden önce yapılacak dualar nelerdir?




    Ölmüş birisine yapılabilecek iyiliklerden birisi de onun için dua edip istiğfarda bulunmaktadır. Nitekim daha önce geçen “Onlardan sonra gelenler şöyle derler: Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman eden kardeşlerimizi bağışla...” (Haşr, 59/10) âyet-i kerimesi ve “Ey Allah'ın Resûlü, anne ve babamın vefatlarından sonra da onlara iyilik yapma imkânı var mı, ne ile onlara iyilik yapabilirim?” diye soran bir sahabiye Hz. Peygamber Efendimizin (s.a.s): “Evet vardır. Onlara dua, onlar için Allah'tan istiğfar (günahlarının affedilmesini) talep etmek, onlardan sonra -vasiyetlerini yerine getirmek, anne ve babasının akrabalarına karşı da sıla-i rahmi ifa etmek, anne ve babasının dostlarına ikramda bulunmaktır.” (Ebu Davud, “Edeb”, 12) buyurması; dua ve istiğfarın ölülere fayda vereceğini göstermektedir (Karaman, 107).

    Dua konusunda ölünün uzakta veya yakında bulunması farketmez. Yapılan duanın ölüye fayda vereceğine kesin olarak inanmak lazımdır (Zuhaylî, 3: 98-100). Nitekim Resûl/ü Ekrem de (s.a.s), zaman zaman kabirlere uğrar ve dua ederdi. Bu konuda İbni Ebî Şeybe'den rivayet edilen hadis şöyledir:

    Hz Peygamber (s.a.s) her yılın başında Uhud'daki şehitlerin
    kabirlerine gelir ve şöyle derdi: “Sabrettiğiniz şeylere mukabil sizlere selâm ve selâmet! Dünyanın en güzel neticesi budur!” Allah Resulü (s.a.s), bazen de Bakî' mezarlığına çıkar ve şöyle derdi: “Ey mü'minler yurdunun sâkinleri! Selâm size, bizler de inşaallah sizlere kavuşacağız. Allah Teâlâ'dan bizim ve sizin için âfiyet, ahiretle ilgili korku ve sıkıntılardan selâmet ve sıyanet dilerim.”
    (Müslim, “Cenaiz”, 102; Ebu Davud, “Cenaiz”, 79).

    İmanı olanlara dua ve istiğfarın fayda vereceğine delil teşkil eden yukarıda zikrettiğimiz âyet ve hadisler gibi daha pek çok naklî delil vardır ve akıl da bunu te'yid etmektedir. Nitekim Cenab-ı Hakk, bize Hz. İbrahim'in (a.s) dilinden “Ey Rabbimiz! (Amellerin) hesap olunacağı gün beni, ana-babamı ve mü’minleri bağışla!” (İbrahim,14/4l) ve Hz. Nuh'un dilinden “Rabbim! Beni, ana-babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla...” (Nûh, 71/28) dualarını öğretmektedir. Bu duaların kapsamına hayatta olanlar kadar âhirete irtihal edenler de dahildir.

    Ayrıca Ahmed b. Hanbel'in Müsned'inde zikredilen bir hadis-i şerifte Hz. Aişe (r.anhâ), Hz. Peygamber'in (s.a.s) Baki' mezarlığına çıkıp oradaki ölülere dua ettiğini, bunun sebebini sorduğunda da: “Onlar için dua etmekle emrolundum” buyurduğunu haber vermiştir (Müsned, 6: 252).
    Hz. Ebu Hureyre'den (ö. 58/678) rivayet edilen bir hadis-i şerifte, Hz. Peygamber (s.a.s), Allah (c.c) ile ölen kişi arasında cereyan eden şu konuşmayı haber vermiştir: “Allah Teâlâ, sâlih kulunun Cennet'teki derecesini yükseltir. Bunun üzerine o: Yâ Rabbi! Bu (yükselme) nereden (hangi sebepten) dir? diye sorar. Cenab-ı Hakk ona şöyle der: Oğlunun senin için yaptığı istiğfar sebebiyledir” (İ. Mace, “Edeb”, 1). İmam Eş'arî de (v. 324/936) Makâlâtu'l-İslâmiyyîn adlı eserinde (s: 282), hadisçiler ile Ehl-i Sünnet'in çoğunluğunun, dua ile sadakanın Müslümanlara ölümlerinden sonra fayda vereceğine inandıklarını belirtmektedir.




    Allahım sen onları öldürdün ve yine diriltecek olan da sensin...
    Bizleri şimdiki yaşantımızda iyi amel işleyen kullarından eyle,
    Bu gördüğümüz mezarlardan sürekli ölümü hatırlamamızı nasib eyle,
    Ölmeden önce hayatın kadrini kıymetini bilen, ve amellerini terk etmeyen kullarından eyle, Biliyorum Kişi öldükten sonra geriye ancak sadaka-i cariye, hayırlı evlat ve insanların faydalanacağı faydalı ilim bırakır, sen bizleri öldüğümüzde bunları, ardında bırakan kullarından eyle...

    Yasin Süresi 70. Ayette''(Bu Ku'an), diri olanları uyarmak ve kâfirlere de azab sözünün hak olması içindir.
    Ya Rabbi bizleri bu ayetin tecellisine eriştir...{Amin}


  4. 13.Mayıs.2011, 10:18
    2
    Silent and lonely rains



    Ölmüş birisine yapılabilecek iyiliklerden birisi de onun için dua edip istiğfarda bulunmaktadır. Nitekim daha önce geçen “Onlardan sonra gelenler şöyle derler: Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman eden kardeşlerimizi bağışla...” (Haşr, 59/10) âyet-i kerimesi ve “Ey Allah'ın Resûlü, anne ve babamın vefatlarından sonra da onlara iyilik yapma imkânı var mı, ne ile onlara iyilik yapabilirim?” diye soran bir sahabiye Hz. Peygamber Efendimizin (s.a.s): “Evet vardır. Onlara dua, onlar için Allah'tan istiğfar (günahlarının affedilmesini) talep etmek, onlardan sonra -vasiyetlerini yerine getirmek, anne ve babasının akrabalarına karşı da sıla-i rahmi ifa etmek, anne ve babasının dostlarına ikramda bulunmaktır.” (Ebu Davud, “Edeb”, 12) buyurması; dua ve istiğfarın ölülere fayda vereceğini göstermektedir (Karaman, 107).

    Dua konusunda ölünün uzakta veya yakında bulunması farketmez. Yapılan duanın ölüye fayda vereceğine kesin olarak inanmak lazımdır (Zuhaylî, 3: 98-100). Nitekim Resûl/ü Ekrem de (s.a.s), zaman zaman kabirlere uğrar ve dua ederdi. Bu konuda İbni Ebî Şeybe'den rivayet edilen hadis şöyledir:

    Hz Peygamber (s.a.s) her yılın başında Uhud'daki şehitlerin
    kabirlerine gelir ve şöyle derdi: “Sabrettiğiniz şeylere mukabil sizlere selâm ve selâmet! Dünyanın en güzel neticesi budur!” Allah Resulü (s.a.s), bazen de Bakî' mezarlığına çıkar ve şöyle derdi: “Ey mü'minler yurdunun sâkinleri! Selâm size, bizler de inşaallah sizlere kavuşacağız. Allah Teâlâ'dan bizim ve sizin için âfiyet, ahiretle ilgili korku ve sıkıntılardan selâmet ve sıyanet dilerim.”
    (Müslim, “Cenaiz”, 102; Ebu Davud, “Cenaiz”, 79).

    İmanı olanlara dua ve istiğfarın fayda vereceğine delil teşkil eden yukarıda zikrettiğimiz âyet ve hadisler gibi daha pek çok naklî delil vardır ve akıl da bunu te'yid etmektedir. Nitekim Cenab-ı Hakk, bize Hz. İbrahim'in (a.s) dilinden “Ey Rabbimiz! (Amellerin) hesap olunacağı gün beni, ana-babamı ve mü’minleri bağışla!” (İbrahim,14/4l) ve Hz. Nuh'un dilinden “Rabbim! Beni, ana-babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla...” (Nûh, 71/28) dualarını öğretmektedir. Bu duaların kapsamına hayatta olanlar kadar âhirete irtihal edenler de dahildir.

    Ayrıca Ahmed b. Hanbel'in Müsned'inde zikredilen bir hadis-i şerifte Hz. Aişe (r.anhâ), Hz. Peygamber'in (s.a.s) Baki' mezarlığına çıkıp oradaki ölülere dua ettiğini, bunun sebebini sorduğunda da: “Onlar için dua etmekle emrolundum” buyurduğunu haber vermiştir (Müsned, 6: 252).
    Hz. Ebu Hureyre'den (ö. 58/678) rivayet edilen bir hadis-i şerifte, Hz. Peygamber (s.a.s), Allah (c.c) ile ölen kişi arasında cereyan eden şu konuşmayı haber vermiştir: “Allah Teâlâ, sâlih kulunun Cennet'teki derecesini yükseltir. Bunun üzerine o: Yâ Rabbi! Bu (yükselme) nereden (hangi sebepten) dir? diye sorar. Cenab-ı Hakk ona şöyle der: Oğlunun senin için yaptığı istiğfar sebebiyledir” (İ. Mace, “Edeb”, 1). İmam Eş'arî de (v. 324/936) Makâlâtu'l-İslâmiyyîn adlı eserinde (s: 282), hadisçiler ile Ehl-i Sünnet'in çoğunluğunun, dua ile sadakanın Müslümanlara ölümlerinden sonra fayda vereceğine inandıklarını belirtmektedir.




    Allahım sen onları öldürdün ve yine diriltecek olan da sensin...
    Bizleri şimdiki yaşantımızda iyi amel işleyen kullarından eyle,
    Bu gördüğümüz mezarlardan sürekli ölümü hatırlamamızı nasib eyle,
    Ölmeden önce hayatın kadrini kıymetini bilen, ve amellerini terk etmeyen kullarından eyle, Biliyorum Kişi öldükten sonra geriye ancak sadaka-i cariye, hayırlı evlat ve insanların faydalanacağı faydalı ilim bırakır, sen bizleri öldüğümüzde bunları, ardında bırakan kullarından eyle...

    Yasin Süresi 70. Ayette''(Bu Ku'an), diri olanları uyarmak ve kâfirlere de azab sözünün hak olması içindir.
    Ya Rabbi bizleri bu ayetin tecellisine eriştir...{Amin}





+ Yorum Gönder