Konusunu Oylayın.: Boş ve yararsız şeylerden yüz çevirmek Boş durmamakile ilgili hadisler

5 üzerinden 3.67 | Toplam : 3 kişi
Boş ve yararsız şeylerden yüz çevirmek Boş durmamakile ilgili hadisler
  1. 12.Mayıs.2011, 13:33
    1
    Misafir

    Boş ve yararsız şeylerden yüz çevirmek Boş durmamakile ilgili hadisler






    Boş ve yararsız şeylerden yüz çevirmek Boş durmamakile ilgili hadisler Mumsema Boş ve yararsız şeylerden yüz çevirmek. Boş durmamak, boş kalınca başka bir işle meşgul olmak...bunlarla ilgili ayet ve hadis bulabilir miyiz?


  2. 12.Mayıs.2011, 13:33
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 12.Mayıs.2011, 14:44
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Boş ve yararsız şeylerden yüz çevirmek Boş durmamakile ilgili hadisler




    BOŞ VE YARARSIZ ŞEYLERDEN YÜZ ÇEVİRMEK

    Allah’ın halifesi olan müminin kalbi, boş ve yararsız şeylere ilgi duymaz ve bu tür şeylerle tatmin olmaz. İnkarcılar için çok büyük önem taşıyan dünya işleri, mümin için ancak dinin menfaatleri gerektirdiğinde ilgilenilecek, onun dışında zerre kadar değer taşımayacak konulardır. İşte bu nedenledir ki Kuran, müminleri, “onlar, ‘tümüyle boş’ şeylerden yüz çevirenlerdir” diye tarif eder. (Müminun, 3)
    Ayet, müminin boş ve yararsız bir konuşma veya olayla karşılaştığında bundan yüz çevirip, kendini faydalı bir işe kanalize etmesi gerektiğini vurguluyor. Bu her zaman Allah’ın rızasına en uygun tavırdır. Müminin bunu yapması için kendini hiç boşlamaması, sürekli dikkat halinde ve ne yaptığını bilen bir tutum içinde olması gereklidir. Basit insanlarla basit tartışmalara girmek, dinin menfaatleri dışında herhangi bir konunun mücadelesini vermek mümine yakışmaz. Kuran, örnek mümin tavrını şöyle tarif eder:
    "Boş ve yararsız olan sözü’ işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: “Bizim yapıp-ettiklerimiz bizim, sizin yapıp-ettikleriniz sizindir; size selam olsun, biz cahilleri benimsemeyiz” derler. (Kasas, 55)
    "Ki onlar, yalan şahitlikte bulunmayanlar, boş ve yararsız sözle karşılaştıkları zaman onurlu olarak geçenlerdir." (Furkan, 72) Mümin bir işi bitirdiği zaman da, hiç durmadan başka bir işle uğraşmaya başlamalıdır. “Şu halde boş kaldığın zaman, durmaksızın (dua ve ibadetle) yorulmaya-devam et”. Ve yalnızca Rabbine rağbet et” hükmü, bunu gerektirir. (İnşirah, 7-8)



  4. 12.Mayıs.2011, 14:44
    2
    Silent and lonely rains



    BOŞ VE YARARSIZ ŞEYLERDEN YÜZ ÇEVİRMEK

    Allah’ın halifesi olan müminin kalbi, boş ve yararsız şeylere ilgi duymaz ve bu tür şeylerle tatmin olmaz. İnkarcılar için çok büyük önem taşıyan dünya işleri, mümin için ancak dinin menfaatleri gerektirdiğinde ilgilenilecek, onun dışında zerre kadar değer taşımayacak konulardır. İşte bu nedenledir ki Kuran, müminleri, “onlar, ‘tümüyle boş’ şeylerden yüz çevirenlerdir” diye tarif eder. (Müminun, 3)
    Ayet, müminin boş ve yararsız bir konuşma veya olayla karşılaştığında bundan yüz çevirip, kendini faydalı bir işe kanalize etmesi gerektiğini vurguluyor. Bu her zaman Allah’ın rızasına en uygun tavırdır. Müminin bunu yapması için kendini hiç boşlamaması, sürekli dikkat halinde ve ne yaptığını bilen bir tutum içinde olması gereklidir. Basit insanlarla basit tartışmalara girmek, dinin menfaatleri dışında herhangi bir konunun mücadelesini vermek mümine yakışmaz. Kuran, örnek mümin tavrını şöyle tarif eder:
    "Boş ve yararsız olan sözü’ işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: “Bizim yapıp-ettiklerimiz bizim, sizin yapıp-ettikleriniz sizindir; size selam olsun, biz cahilleri benimsemeyiz” derler. (Kasas, 55)
    "Ki onlar, yalan şahitlikte bulunmayanlar, boş ve yararsız sözle karşılaştıkları zaman onurlu olarak geçenlerdir." (Furkan, 72) Mümin bir işi bitirdiği zaman da, hiç durmadan başka bir işle uğraşmaya başlamalıdır. “Şu halde boş kaldığın zaman, durmaksızın (dua ve ibadetle) yorulmaya-devam et”. Ve yalnızca Rabbine rağbet et” hükmü, bunu gerektirir. (İnşirah, 7-8)






+ Yorum Gönder