Konusunu Oylayın.: Cennete girecek olan kadınların özellikleri nelerdir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Cennete girecek olan kadınların özellikleri nelerdir?
  1. 07.Mayıs.2011, 00:03
    1
    Misafir

    Cennete girecek olan kadınların özellikleri nelerdir?






    Cennete girecek olan kadınların özellikleri nelerdir? Mumsema cennete ilk girecek olan kadın


  2. 07.Mayıs.2011, 10:41
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: cennete girecek olan kadınların özellikleri nelerdir?




    Cennete Girecek Olan İlk Kadın
    Hz. Fâtıma bir gün Efendimiz Aleyhisssalâtü Vesselâm'a:

    "Babacığım, kadınlardan cennete ilk önce girecek olan kimdir?" diye merakla sordu. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz:

    "Falan mahallede, falan evde oturan bir kadın var. Cennete ilk girecek kadın, işte o kadındır." buyurdular. Hz. Fâtıma anamız hayretle:

    "Babacığım, o kadın cennete, benden de mi evvel girecek?" diye tekrar sordu. Peygamber Efendimiz:

    "Evet! Senden de evvel girecek." buyurdu. Ve şayet isterse, gidip o kadınla tanışabileceğini söyledi.

    Hz. Fâtıma'nın o kadın hakkındaki merakı iyice artmıştı. Bu kadın ne yapıyor, nasıl bir amel işliyordu ki, cennete ilk olarak girmeyi hak ediyordu. Bir gün o kadınla görüşüp tanışmak ve onunla konuşmak için evinden çıktı. Kadının evini sora sora buldu ve kapısını tıklattı. İçeriden yaşlı bir kadın: "Kim o?" diye seslendi. Hz. Fâtıma anamız da kendisini tanıtarak onunla görüşmek istediğini söyledi. Kadın, Peygamber kızının kendisiyle görüşmeye geldiğini duyunca çok sevindi. Kapıyı açmadan içeriden seslendi:

    "Ey Resûlullah'ın kızı! Hoş geldin sefalar getirdin! Canım sana feda olsun! Aslında ben de sizinle görüşmeyi çok arzu ediyordum; fakat dışarı çıkmadığım için maalesef ziyaretinize de gelemedim. Şimdi sizin gelmeniz beni çok memnun etti. Fakat kocamdan izin almadan bugüne kadar ben kimseye kapı açmış değilim. Onun için sizden çok özür diliyorum. Ben sizin içeri girmeniz için bu akşam eşimden izin alayım ve yarın görüşelim, ne olur, yarın tekrar buyurun." dedi.

    Bunun üzerine Hz. Fâtıma geri döndü. Akşam olunca kadın meseleyi anlatıp kocasından izin aldı. Ve ertesi gün Hz. Fâtıma o kadınla görüşmek için tekrar geldi. Bu sefer yanında oğlu Hz. Hasan da vardı. Hz. Hasan o sıralar henüz küçük bir çocuk olduğu için rahat durmamış, annesi mecburen onu da yanında getirmek zorunda kalmıştı. Kadının evine geldi ve kapısını çaldı. Tabiî kadın içeriden Hz. Hasan'ın sesini duymuştu. Hz. Fâtıma'nın yanında bir çocuk bulunduğunu farkedince çok üzüldü. Hz. Fâtıma'ya:

    "Ey Fâtıma! Ben kocamdan yalnız sizin için izin almıştım. Çocuk için izin almadığımdan dolayı onu içeri alamam. Ne olur beni affedin. İsterseniz siz buyurun, çocuk dışarıda kalsın. İsterseniz yarın gelin; bu akşam onun için de izin alayım." dedi.

    Hz. Fâtıma ikinci defa içeri giremeden geri döndü. Ve üçüncü gün tekrar kadına gitmek üzere çıktı. Hikmet-i ilâhî bu sefer Hz. Hüseyin'i de yanına almak zorunda kalmıştı. Tabiî kapıyı çaldığında, kadın Hz. Hüseyin'in de olduğunu öğrenince Hz. Fâtıma yine dünkü durumla karşılaştı. Kadın kocasından onun için de izin alması gerektiğini söyledi. Hz. Fâtıma bir önceki günkü gibi hiç ısrar etmedi. Ve çocuklarıyla beraber mecburen geri dönmek zorunda kaldı. Bir sonraki gün üçü birden gittiklerinde kadın kocasından her üçü için de izin almıştı. Kapı açıldı ve içeri girdiler. Kadın binlerce özürler diledi, affını istedi ve Peygamber çocuklarını en güzel şekilde karşıladı ve ağırladı.

    Hz. Fâtıma içeriden gelen sese göre kadının gayet yaşlı bir nine olduğunu zannetmişti. Fakat bir de baktı ki, kapıyı açıp kendisini karşılayan kadın hem çok genç, hem de çok güzel bir hanımdı. Hz. Fâtıma hayretle sordu:

    "Sizinle dışarıdan konuşurken sesiniz çok değişik geliyordu. Oysa sesiniz hiç de öyle değilmiş, bu nasıl oluyor?" dedi. Kadın:

    "Sizinle konuşurken sesim dışarı çıktığı için sesimi yabancı bir erkek duyar da günaha girerim diye ağzıma küçük bir taş parçası alarak konuşuyordum. Şimdi ise o taşı çıkardım." dedi.

    Hz. Fâtıma Radıyallahu Anhâ, bu cennetlik kadının sözlerinden dolayı çok memnun olmuştu. Nâmahrem-den sesini bile böylesine sakınan, kocasına da böylesine itaat eden bu kadının, neden cennete evvelâ gireceğini anladı. Onunla bir müddet sohbet ettiler. Bazı konuları konuştular. Bir ara kadın Hz. Fâtıma'ya:

    "Ey Resûlullah'ın kızı! Acaba ben kocama karşı vazifemi ifa etmiş oluyor muyum? Onun bendeki hakları sebebiyle Allah Teâlâ kocama itaatsizlikten dolayı beni hesaba çeker mi? Bundan korkuyorum." dedi.

    Hz. Fâtıma bu suali tebessümle karşıladı ve babasının yani Peygam-ber Efendimizin müjdesini kendisine bildirdi:

    "Hayır! Sen bilakis babamın, "cennete ilk girecek kadın" diye müjdelediği kimsesin." dedi.

    Hz. Fâtıma Radıyallahu Anhâ, Resûlullah'ın cennetle müjdelediği bu mübarek kadınla bir müddete daha sohbet ettikten sonra müsaade istedi ve oradan ayrıldı....

    Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
    "Bana cennete giren ilk üç kişi arzedildi. Bunlardan biri şehid, biri iffetli olan (iffetini koruyan), biri de Allah'a ibadetini güzel yapan ve efendilerine hayırhah olan bir köle idi."

    Tirmizi, Fezâilu'l-Cihad 13, (1642).


  3. 07.Mayıs.2011, 10:41
    2
    Silent and lonely rains



    Cennete Girecek Olan İlk Kadın
    Hz. Fâtıma bir gün Efendimiz Aleyhisssalâtü Vesselâm'a:

    "Babacığım, kadınlardan cennete ilk önce girecek olan kimdir?" diye merakla sordu. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz:

    "Falan mahallede, falan evde oturan bir kadın var. Cennete ilk girecek kadın, işte o kadındır." buyurdular. Hz. Fâtıma anamız hayretle:

    "Babacığım, o kadın cennete, benden de mi evvel girecek?" diye tekrar sordu. Peygamber Efendimiz:

    "Evet! Senden de evvel girecek." buyurdu. Ve şayet isterse, gidip o kadınla tanışabileceğini söyledi.

    Hz. Fâtıma'nın o kadın hakkındaki merakı iyice artmıştı. Bu kadın ne yapıyor, nasıl bir amel işliyordu ki, cennete ilk olarak girmeyi hak ediyordu. Bir gün o kadınla görüşüp tanışmak ve onunla konuşmak için evinden çıktı. Kadının evini sora sora buldu ve kapısını tıklattı. İçeriden yaşlı bir kadın: "Kim o?" diye seslendi. Hz. Fâtıma anamız da kendisini tanıtarak onunla görüşmek istediğini söyledi. Kadın, Peygamber kızının kendisiyle görüşmeye geldiğini duyunca çok sevindi. Kapıyı açmadan içeriden seslendi:

    "Ey Resûlullah'ın kızı! Hoş geldin sefalar getirdin! Canım sana feda olsun! Aslında ben de sizinle görüşmeyi çok arzu ediyordum; fakat dışarı çıkmadığım için maalesef ziyaretinize de gelemedim. Şimdi sizin gelmeniz beni çok memnun etti. Fakat kocamdan izin almadan bugüne kadar ben kimseye kapı açmış değilim. Onun için sizden çok özür diliyorum. Ben sizin içeri girmeniz için bu akşam eşimden izin alayım ve yarın görüşelim, ne olur, yarın tekrar buyurun." dedi.

    Bunun üzerine Hz. Fâtıma geri döndü. Akşam olunca kadın meseleyi anlatıp kocasından izin aldı. Ve ertesi gün Hz. Fâtıma o kadınla görüşmek için tekrar geldi. Bu sefer yanında oğlu Hz. Hasan da vardı. Hz. Hasan o sıralar henüz küçük bir çocuk olduğu için rahat durmamış, annesi mecburen onu da yanında getirmek zorunda kalmıştı. Kadının evine geldi ve kapısını çaldı. Tabiî kadın içeriden Hz. Hasan'ın sesini duymuştu. Hz. Fâtıma'nın yanında bir çocuk bulunduğunu farkedince çok üzüldü. Hz. Fâtıma'ya:

    "Ey Fâtıma! Ben kocamdan yalnız sizin için izin almıştım. Çocuk için izin almadığımdan dolayı onu içeri alamam. Ne olur beni affedin. İsterseniz siz buyurun, çocuk dışarıda kalsın. İsterseniz yarın gelin; bu akşam onun için de izin alayım." dedi.

    Hz. Fâtıma ikinci defa içeri giremeden geri döndü. Ve üçüncü gün tekrar kadına gitmek üzere çıktı. Hikmet-i ilâhî bu sefer Hz. Hüseyin'i de yanına almak zorunda kalmıştı. Tabiî kapıyı çaldığında, kadın Hz. Hüseyin'in de olduğunu öğrenince Hz. Fâtıma yine dünkü durumla karşılaştı. Kadın kocasından onun için de izin alması gerektiğini söyledi. Hz. Fâtıma bir önceki günkü gibi hiç ısrar etmedi. Ve çocuklarıyla beraber mecburen geri dönmek zorunda kaldı. Bir sonraki gün üçü birden gittiklerinde kadın kocasından her üçü için de izin almıştı. Kapı açıldı ve içeri girdiler. Kadın binlerce özürler diledi, affını istedi ve Peygamber çocuklarını en güzel şekilde karşıladı ve ağırladı.

    Hz. Fâtıma içeriden gelen sese göre kadının gayet yaşlı bir nine olduğunu zannetmişti. Fakat bir de baktı ki, kapıyı açıp kendisini karşılayan kadın hem çok genç, hem de çok güzel bir hanımdı. Hz. Fâtıma hayretle sordu:

    "Sizinle dışarıdan konuşurken sesiniz çok değişik geliyordu. Oysa sesiniz hiç de öyle değilmiş, bu nasıl oluyor?" dedi. Kadın:

    "Sizinle konuşurken sesim dışarı çıktığı için sesimi yabancı bir erkek duyar da günaha girerim diye ağzıma küçük bir taş parçası alarak konuşuyordum. Şimdi ise o taşı çıkardım." dedi.

    Hz. Fâtıma Radıyallahu Anhâ, bu cennetlik kadının sözlerinden dolayı çok memnun olmuştu. Nâmahrem-den sesini bile böylesine sakınan, kocasına da böylesine itaat eden bu kadının, neden cennete evvelâ gireceğini anladı. Onunla bir müddet sohbet ettiler. Bazı konuları konuştular. Bir ara kadın Hz. Fâtıma'ya:

    "Ey Resûlullah'ın kızı! Acaba ben kocama karşı vazifemi ifa etmiş oluyor muyum? Onun bendeki hakları sebebiyle Allah Teâlâ kocama itaatsizlikten dolayı beni hesaba çeker mi? Bundan korkuyorum." dedi.

    Hz. Fâtıma bu suali tebessümle karşıladı ve babasının yani Peygam-ber Efendimizin müjdesini kendisine bildirdi:

    "Hayır! Sen bilakis babamın, "cennete ilk girecek kadın" diye müjdelediği kimsesin." dedi.

    Hz. Fâtıma Radıyallahu Anhâ, Resûlullah'ın cennetle müjdelediği bu mübarek kadınla bir müddete daha sohbet ettikten sonra müsaade istedi ve oradan ayrıldı....

    Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
    "Bana cennete giren ilk üç kişi arzedildi. Bunlardan biri şehid, biri iffetli olan (iffetini koruyan), biri de Allah'a ibadetini güzel yapan ve efendilerine hayırhah olan bir köle idi."

    Tirmizi, Fezâilu'l-Cihad 13, (1642).


  4. 07.Mayıs.2011, 11:15
    3
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: cennete girecek olan kadınların özellikleri nelerdir?

    Alıntı
    "Sizinle dışarıdan konuşurken sesiniz çok değişik geliyordu. Oysa sesiniz hiç de öyle değilmiş, bu nasıl oluyor?" dedi. Kadın:

    "Sizinle konuşurken sesim dışarı çıktığı için sesimi yabancı bir erkek duyar da günaha girerim diye ağzıma küçük bir taş parçası alarak konuşuyordum. Şimdi ise o taşı çıkardım." dedi.
    Gerçekten ibret alınması gereken bir durum paylaşımdan çok etkilendim Allah razı olsun.


  5. 07.Mayıs.2011, 11:15
    3
    Editör
    Alıntı
    "Sizinle dışarıdan konuşurken sesiniz çok değişik geliyordu. Oysa sesiniz hiç de öyle değilmiş, bu nasıl oluyor?" dedi. Kadın:

    "Sizinle konuşurken sesim dışarı çıktığı için sesimi yabancı bir erkek duyar da günaha girerim diye ağzıma küçük bir taş parçası alarak konuşuyordum. Şimdi ise o taşı çıkardım." dedi.
    Gerçekten ibret alınması gereken bir durum paylaşımdan çok etkilendim Allah razı olsun.


  6. 07.Mayıs.2011, 11:40
    4
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: cennete girecek olan kadınların özellikleri nelerdir?

    Alıntı
    "Sizinle konuşurken sesim dışarı çıktığı için sesimi yabancı bir erkek duyar da günaha girerim diye ağzıma küçük bir taş parçası alarak konuşuyordum. Şimdi ise o taşı çıkardım." dedi.
    son derece güzel paylaşım olmuş.okurken tüylerim diken,diken oldu Allah razı ve memnun olsun.
    Bizleride cennetine koyar inşeallah süper.


  7. 07.Mayıs.2011, 11:40
    4
    Özel Üye
    Alıntı
    "Sizinle konuşurken sesim dışarı çıktığı için sesimi yabancı bir erkek duyar da günaha girerim diye ağzıma küçük bir taş parçası alarak konuşuyordum. Şimdi ise o taşı çıkardım." dedi.
    son derece güzel paylaşım olmuş.okurken tüylerim diken,diken oldu Allah razı ve memnun olsun.
    Bizleride cennetine koyar inşeallah süper.





+ Yorum Gönder