Konusunu Oylayın.: Sevgi dayanışma ve arkadaşlıkla ilgili hikaye verirmisiniz?

5 üzerinden 4.97 | Toplam : 30 kişi
Sevgi dayanışma ve arkadaşlıkla ilgili hikaye verirmisiniz?
  1. 02.Mayıs.2011, 21:56
    1
    Misafir

    Sevgi dayanışma ve arkadaşlıkla ilgili hikaye verirmisiniz?






    Sevgi dayanışma ve arkadaşlıkla ilgili hikaye verirmisiniz? Mumsema sevgi dayanışma arkadaş kelimesinin geçtiği bir hikaye


  2. 02.Mayıs.2011, 21:56
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 02.Mayıs.2011, 22:46
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Sevgi dayanışma ve arkadaşlıkla ilgili hikaye verirmisiniz?




    Bir gün sormuşlar ermişlerden birine;
    "Sevginin sadece sözünü edenlerle,onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?"
    "Bakin,göstereyim"demiş ,Ermiş.
    Önce sevgiyi dilden gönlüne indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından derviş kaşıkları denen bir metre boyunda kaşıklar gelmiş. Ermiş ,”bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz “ diye bir de şart koymuş. “Peki” demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp - saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan.
    Bunun üzerine; "şimdi" demiş Ermiş, "sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe.."
    Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa. Buyurun deyince, her biri uzun boylu kaşığı çorbaya daldırıp, sonra karşısındaki kardeşine uzatarak içirmiş. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan.
    "İşte" demiş Ermiş ; "Kim ki gerçek sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse,o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz ve şunu da unutmayın; Gerçek pazarında, alan değil, veren kazançtadır daima.. "

    Sevgi dolu kalbinizin sevgiye muhtaç olanlara ulaşması dileği ile....

    ben körlüğüme bile körüm.
    Aç gözlerimi..
    Ben gördüğümü de körüm,aç sırlarını..
    Ben gördüğümden ötesine körüm,aç perdelerini..
    Ben gösterdiklerine körüm,aç kalbimi
    Ben vaad ettiğin cennetine körüm aç yollarımı...



    Arkadaşlık
    Gökte yıldız
    Denizde kum
    Issız çölde
    Bir yudum sudur
    Arkadaşlık

    Ağaçta yaprak
    Damarda kan
    Zifiri karanlıkta
    Bir güneştir
    Arkadaşlık...








  4. 02.Mayıs.2011, 22:46
    2
    Silent and lonely rains



    Bir gün sormuşlar ermişlerden birine;
    "Sevginin sadece sözünü edenlerle,onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?"
    "Bakin,göstereyim"demiş ,Ermiş.
    Önce sevgiyi dilden gönlüne indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından derviş kaşıkları denen bir metre boyunda kaşıklar gelmiş. Ermiş ,”bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz “ diye bir de şart koymuş. “Peki” demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp - saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan.
    Bunun üzerine; "şimdi" demiş Ermiş, "sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe.."
    Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa. Buyurun deyince, her biri uzun boylu kaşığı çorbaya daldırıp, sonra karşısındaki kardeşine uzatarak içirmiş. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan.
    "İşte" demiş Ermiş ; "Kim ki gerçek sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse,o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz ve şunu da unutmayın; Gerçek pazarında, alan değil, veren kazançtadır daima.. "

    Sevgi dolu kalbinizin sevgiye muhtaç olanlara ulaşması dileği ile....

    ben körlüğüme bile körüm.
    Aç gözlerimi..
    Ben gördüğümü de körüm,aç sırlarını..
    Ben gördüğümden ötesine körüm,aç perdelerini..
    Ben gösterdiklerine körüm,aç kalbimi
    Ben vaad ettiğin cennetine körüm aç yollarımı...



    Arkadaşlık
    Gökte yıldız
    Denizde kum
    Issız çölde
    Bir yudum sudur
    Arkadaşlık

    Ağaçta yaprak
    Damarda kan
    Zifiri karanlıkta
    Bir güneştir
    Arkadaşlık...








  5. 02.Mayıs.2011, 23:03
    3
    musab.b.umeyr
    Hamım, pişme yolunda.

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mart.2011
    Üye No: 85969
    Mesaj Sayısı: 477
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 28

    Cevap: Sevgi dayanışma ve arkadaşlıkla ilgili hikaye verirmisiniz?

    gerçek bir dostluk hikayesi
    Çok samimi iki dost ve arkadaşlardı. Fakat bir tanesi çok kurnaz atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdi. Bir gün kurnaz olan arkadaş , diğer arkadaşın yanına giderek işlerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir. Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltir. Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gider ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını çok beğendiğini ve kendisine vermesini ister. Arkadaşı çok şaşırır, ne diyeceğini bilemez.Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir sevgi vardır ki arkadaşına hayır diyemez, nişanlısını arkadaşına verir.
    Zaman içinde Saf olanın işleri bozulur ve birden arkadaşı aklına gelir
    ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek arkadaşının iş yerine gider
    ve kendisine çalışması için iş vermesini ister. Arkadaşı ona iş vermez. Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri döner ama yinede arkadaşına kızamaz. Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaşır. Fakir olduğu için ilaç alamadığını söyler. Bizimki yaşlı adamcağıza acır, istediği ilaçları alır ve adamcağıza verir. Kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar. Yaşlı adam çok zengindir ve bütün mirasını kendisine bırakmıştır.
    Saf adam artık zengindir. Biraz da sevdiği dostuna olan kırgınlığıyla dostunun iş yerinin karşısında bir ev alır ve oraya yerleşir. Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çalar. Yaşlı kadın çok aç olduğunu, kendisine yemek vermesini ister. Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır karnını doyurur, Kimsesi olmadığını öğrendiği kadına; Kendisinin de yanlız olduğunu söyler ve bu evde birlikte yaşıyalım sen evin işlerini ve yemekleri yaparsın der, yaşlı kadın hiç
    düşünmeden kabul eder. Bir süre sonra yaşlı kadın bizimkine, kendine
    uygun bir kız bulup evlenmesini söyler. Bizimki böyle bir kızı nasıl
    bulacağını, kendisinin tanıdığı olmadığını söyler.Yaşlı kadın ona uygun bir
    kız tanıdığını ve kendisiyle görüştürebileceğini söyler. Görüşmeler
    sonucunda evlenmeye karar verilir ve düğün davetiyeleri basılır. Bizimkisi
    kırgın olduğu halde çok samimi dostunu yinede unutamamıştır. Biraz da
    geldiği konumu görmesi açısından samimi arkadaşına da davetiye gönderir .
    Düğün günü gelir çatar. Saf adam düğün salonunda bir şeyler söylemek
    isteğiyle mikrafonu alır ve başlar yaşadıklarını anlatmaya; Eskiden çok
    sevdiğim bir dostum vardı. Bir gün işleri bozulunca benden borç para istedi elimdeki bütün parayı verdim. Evlenmek üzere olduğum nişanlımı çok beğendiğini söyleyerek benden istedi. Çok üzülerek onu da kendisine verdim . Çünkü biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim. işlerim bozulduğunda onun fabrikasına gittim ve çalışmak için kendisinden iş istedim. Bana iş vermedi. çok üzüldüm, ama yinede arkadaşıma kızmıyorum .çünkü biz gerçek dosttuk. Bu konuşma üzerine kurnaz olan arkadaşı daha
    fazla dayanamaz mikrofonu eline alır ve başlar konuşmaya;
    Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı.
    İşlerim bozulduğunda kendisinden para istedim, bütün parasını bana verdi.
    Sonra ondan nişanlısını istedim, üzülerek nişanlısını da verdi. Nişanlısını
    istememin nedeni o kadının arkadaşıma layık olmamasıydı (Hayat kadınıydı)
    Kendisi çok saf olduğu için arkadaşımı o kadından bu
    şekilde kurtardım.İşleri bozulduğunda gelip benden iş
    istedi, Arkadaşımı kendi emrimde çalıştıramazdım, o yüzden iş vermedim.
    Günün birinde karşılaştığı yaşlı adam benim babamdı. Babam ölmek
    üzereydi, onu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve mirasını ona ben bıraktırdım. Evine gelen dilenci kadın benim annemdi.Ona bakıp iyi yaşamasını sağlamak için gönderdim. Şu anda evlenmekte olduğu kız de benim kız kardeşim. Onu arkadaşımla evlenmesine ben ikna ettim.
    Değerli misafirler, işte biz böyle dostuz.

    NOT:Çok mukaddes bir dostluk hikayesi.İşte böyle dost olmalıyız.Anlayan için her cümlesinde her paragrafında bir ibret var.Eğer kendini hiçe sayan, dostunu yücelten olursan işte o zaman büyük olursun.Büyüklük büyük olana yakışır.


    Selametle...



  6. 02.Mayıs.2011, 23:03
    3
    Hamım, pişme yolunda.
    gerçek bir dostluk hikayesi
    Çok samimi iki dost ve arkadaşlardı. Fakat bir tanesi çok kurnaz atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdi. Bir gün kurnaz olan arkadaş , diğer arkadaşın yanına giderek işlerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir. Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltir. Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gider ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını çok beğendiğini ve kendisine vermesini ister. Arkadaşı çok şaşırır, ne diyeceğini bilemez.Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir sevgi vardır ki arkadaşına hayır diyemez, nişanlısını arkadaşına verir.
    Zaman içinde Saf olanın işleri bozulur ve birden arkadaşı aklına gelir
    ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek arkadaşının iş yerine gider
    ve kendisine çalışması için iş vermesini ister. Arkadaşı ona iş vermez. Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri döner ama yinede arkadaşına kızamaz. Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaşır. Fakir olduğu için ilaç alamadığını söyler. Bizimki yaşlı adamcağıza acır, istediği ilaçları alır ve adamcağıza verir. Kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar. Yaşlı adam çok zengindir ve bütün mirasını kendisine bırakmıştır.
    Saf adam artık zengindir. Biraz da sevdiği dostuna olan kırgınlığıyla dostunun iş yerinin karşısında bir ev alır ve oraya yerleşir. Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çalar. Yaşlı kadın çok aç olduğunu, kendisine yemek vermesini ister. Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır karnını doyurur, Kimsesi olmadığını öğrendiği kadına; Kendisinin de yanlız olduğunu söyler ve bu evde birlikte yaşıyalım sen evin işlerini ve yemekleri yaparsın der, yaşlı kadın hiç
    düşünmeden kabul eder. Bir süre sonra yaşlı kadın bizimkine, kendine
    uygun bir kız bulup evlenmesini söyler. Bizimki böyle bir kızı nasıl
    bulacağını, kendisinin tanıdığı olmadığını söyler.Yaşlı kadın ona uygun bir
    kız tanıdığını ve kendisiyle görüştürebileceğini söyler. Görüşmeler
    sonucunda evlenmeye karar verilir ve düğün davetiyeleri basılır. Bizimkisi
    kırgın olduğu halde çok samimi dostunu yinede unutamamıştır. Biraz da
    geldiği konumu görmesi açısından samimi arkadaşına da davetiye gönderir .
    Düğün günü gelir çatar. Saf adam düğün salonunda bir şeyler söylemek
    isteğiyle mikrafonu alır ve başlar yaşadıklarını anlatmaya; Eskiden çok
    sevdiğim bir dostum vardı. Bir gün işleri bozulunca benden borç para istedi elimdeki bütün parayı verdim. Evlenmek üzere olduğum nişanlımı çok beğendiğini söyleyerek benden istedi. Çok üzülerek onu da kendisine verdim . Çünkü biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim. işlerim bozulduğunda onun fabrikasına gittim ve çalışmak için kendisinden iş istedim. Bana iş vermedi. çok üzüldüm, ama yinede arkadaşıma kızmıyorum .çünkü biz gerçek dosttuk. Bu konuşma üzerine kurnaz olan arkadaşı daha
    fazla dayanamaz mikrofonu eline alır ve başlar konuşmaya;
    Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı.
    İşlerim bozulduğunda kendisinden para istedim, bütün parasını bana verdi.
    Sonra ondan nişanlısını istedim, üzülerek nişanlısını da verdi. Nişanlısını
    istememin nedeni o kadının arkadaşıma layık olmamasıydı (Hayat kadınıydı)
    Kendisi çok saf olduğu için arkadaşımı o kadından bu
    şekilde kurtardım.İşleri bozulduğunda gelip benden iş
    istedi, Arkadaşımı kendi emrimde çalıştıramazdım, o yüzden iş vermedim.
    Günün birinde karşılaştığı yaşlı adam benim babamdı. Babam ölmek
    üzereydi, onu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve mirasını ona ben bıraktırdım. Evine gelen dilenci kadın benim annemdi.Ona bakıp iyi yaşamasını sağlamak için gönderdim. Şu anda evlenmekte olduğu kız de benim kız kardeşim. Onu arkadaşımla evlenmesine ben ikna ettim.
    Değerli misafirler, işte biz böyle dostuz.

    NOT:Çok mukaddes bir dostluk hikayesi.İşte böyle dost olmalıyız.Anlayan için her cümlesinde her paragrafında bir ibret var.Eğer kendini hiçe sayan, dostunu yücelten olursan işte o zaman büyük olursun.Büyüklük büyük olana yakışır.


    Selametle...






+ Yorum Gönder