Konusunu Oylayın.: İmam Dârimî | Kuran ve Hadis

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İmam Dârimî | Kuran ve Hadis
  1. 02.Mayıs.2011, 05:55
    1
    Misafir

    İmam Dârimî | Kuran ve Hadis

  2. 02.Mayıs.2011, 10:57
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: İmam Dârimî | Kuran ve Hadis




    İMAM DARİMİ
    Adı: Abdullah b. Abdurrahman b. el-Fadl b. Behrâm b. Abdussamed.
    Künyesi: Ebû Muhammed.
    Nisbesi: 1- et-Temîmî; mensup olduğu kabileye nispetidir.
    2- ed-Dârimî; Temim oğullarından Dârim b. Mâlik'e nispetidir.
    3- es-Semerkandî; ikâmet ettiği belde olan Semerkand'a nispetidir. Maveraünnehr'in meşhur şehirlerinden biridir.
    Doğum Tarihi ve Yeri: Doğum tarihiyle ilgili olarak kendisi şöyle demiştir: Ben, İbn el-Mübârek'in vefat ettiği h. 181 yılında doğmuşum.
    Doğum yeri muhtemelen yaşadığı şehir olan Semerkand'dır. İlim öğrenmek için ayrıldığı Semerkand'a yıllar sonra tekrar dönmüş ve ilmini orada yaymıştır.
    Kaynaklar, hayatının ilk dönemi hakkında fazla bilgi içerme­mektedir.
    Öğrenim Hayatı:
    Dârimî olağanüstü bir zekâ ve dikkate sahipti. Bu melekeleri sayesinde dinlediği şeyi kolayca anlar ve ezberlerdi. Öğrenim yıl­larında bir çok hocayla görüşüp hadis dinlemiştir. Kaynaklarda ne zaman başladığına dair kesin bilgi mevcut değildir. Hadis almada alçakgönüllü davranıp büyük küçük yaşlı genç demez herkesten hadis dinlerdi. Ancak sika ve güvenilir kimselerden hadis alır, dinlediği hadisleri ayıklar, herkesin hadisini nakletmezdi.
    Yolculukları:
    Doğduğu şehir olan Semerkand, ulemâ ve hadisçiler bakımın­dan hiç de fakir bir yer değildi. Fakat diğer ilim merkezleri kadar şöhret kazanmamıştı. Meselâ Dârimî'den önce İslam âlemi çapın­da şöhret sahibi bir muhaddis çıkmamıştı. O döneme bakıldığında örneğin Bağdat'ta doğup büyüyen bir hadis öğrencisi dahi, onca ulemâ ve hadisçinin varlığına rağmen yolculuğa çıkmışken Semerkandh bir hadis öğrencisinin seyahat etmemesi düşünüle­mezdi.
    Nitekim o da Allah Resûlü'nün (sav) hadisini güvenilir ağız­lardan dinlemek için yollara düştü. Bu dönemde Horasan, Bağdat, Küfe, Basra, Vâsıt, Şam, Humus, Sûr, Harran, Mekke, Medine ve daha bir çok şehri ziyaret etti. Oralarda hadis dinledikten sonra imamı ve hadisçisi olmak üzere Semerkand'a döndü. Rabbinin kendisine lütfettiği ilmi insanlarla paylaşmaya başladı.
    İlimleri:
    Yüce Allah, sözü dinlenen ve rehber kabul edilen bir imam ol­ması için Dârimî'ye ilim kapılarını açmıştı. Hadis ilminde derin bilgi sahibi olmuştu. Hadislerin illetlerini iyi bilen, hadis tenkidi­ne vâkıf bir hafızdı. Müsned adlı kıymetli eserini inceleyenler bu­nu yakinen göreceklerdir.
    Hafız Recâ şöyle der: Allah Resûlü'nün (sav) hadisini Abdullah b. Abdurrahman'dan daha iyi bilen birini tanımıyorum.
    Dârimî fıkıhta da tam bir derya idi. Fıkıh mezhepleri arasında tercihlerde bulunur, hükümlerin inceliklerini iyi bilirdi.
    Kaynaklar Dârimî'nin tefsir âlimi olduğunu ve ayetlerin hü­küm ve inceliklerini iyi bildiğini de kaydetmişlerdir.
    Bu meyanda Muhammed b. İbrahim b. Mansûr eş-Şîrâzî şöyle demiştir: "O, tam anlamıyla müfessirdi."
    Hocaları:
    Yezîd b. Harun, Yala b. Abîd, Ca'fer b. Avn, Bişr b. Ömer ez-
    Zehrânî, Muhammed b. Bekr el-Bersânî, Vehb b. Cerîr, en-Nadr b. Şumeyl, Osman b. Ömer b. Fâris,, Saîd b. Âmir ed-Dabe'î, el-Esved b. Âmiri İshâk el-Hadremî, Ebû Âsim, Ubeydullah b. Mûsâ, Ebul-Muğîre el-Hûlânî, Ebû Müshir el-Gassânî, Muhammed b. Yûsuf el-Feryâbî, Ebû Nu'aym, Ebu'l-Velîd, Zekeriya b. Adî, Yahya b. Hassan, Ahmed b. Hanbel, Yahya b. Maîn, Ali b. el-Medînî, Duhaym, Halife b. Hayât ve diğerleri.
    Menkıbeleri:
    Dârimî, her anlamda zamanın ender değerlerinden biriydi. Çok geniş bir ilim ve güçlü bir tefekküre sahipti, ilmi amel etmek için öğrenmiş, ilmi ve ameliyle Örnekrfüinuştu. İlimde güvenilirlik, vera', takva, zühd ve ibâdet düşkünlüğüyle halkın saygı ve sevgi­sini kazanmıştı. Dirfdarlık, hoşgörü ve tevâzuda örnek gösterilen bir insandı.
    Bir defasında Sultan kendisini Semerkand Kadılığı görevine getirmek istemiş, fakat Dârimî bu görevi geri çevirmişti. Sultan ısrar edip onu zorla kadı yapınca, tek bir davaya baktıktan sonra istifa etmiş ve istifası kabul edilmişti.
    Yüce Allah Semerkand halkını onunu ilminden istifade ettir­miş, o da bulunduğu belde ve civarında Allah Resûlü'nün (sav) sünnetini yaymaya ve bid'atlar karşısında müdafaaya devam et­mişti.
    Bu ihlas ve gayretleri sebebiyle Allah tarafından Müslümanla­ra sevdirilmiş, zühd ve tevazudan asla ayrılmamıştır.
    Eserleri:
    imam Dârimî İslamî ilimlerin farklı dallarında faydalı eserler telif etmiştir. Bunların hiç kuşkusuz en değerlisi Sünen-i Dârimî adıyla bilinen hadis mecmuasıdır. Defalarca basılan bu eser, fikıh bâblanna göre tasnif edilmiş olması sebebiyle en faydalı hadis kitaplarından biri olmuştur.
    Bu eseri dışında bize ulaşmayan iki eseri daha olduğu kayde­dilmiştir:
    1- et-Tefsîr.
    2- el-Câmi.
    Vefatı:
    İmam Dârimî, h. 255 senesi Tevriye günü ikindi namazından sonra vefat etmiştir. Arifeye rastlayan cuma günü defnedilmiştir. Vefat ettiğinde 75 yaşındaydı.
    İshâk b. Ahmed b. Halef anlatıyor:
    Muhammed b. İsmail el-Buhârî'nin yanında oturuyorduk. Ab­dullah b. Abdurrahman'ın vefat haberinin yazılı olduğu bir mek­tup getirildi. Mektubu okuduktan sonra başını eğdi, sonra kaldır­dı ve bir dize söyledi. Yanaklarından yaşlar süzülüyordu.
    Ne Dediler
    1. İmam Ahmed b. Hanbel: O, -hadiste- imamdır.
    2. Hafız Muhammed b. Beşşâr: Dünyanın hafızları şu dört ki­şidir: Rey'de Ebû Zur'a, Nisâbur'da Müslim, Semerkand'da Abdul­lah b. Abdurrahman ve Buhara'da Muhammed b. İsmail.
    3. Hâfiz Ebû Saîd el-Eşec: Abdullah b. Abdurrahman imamı­mız dır.
    4. Muhammed b. Abdullah el-Mahremî: Ey Horasanlılar! Ab­dullah b. Abdurrahman aranızda olduğu sürece başkasıyla oya­lanmayın.
    5. Muhammed b Abdullah b. Numeyr: Abdullah b. Abdurrahman hıfzı ve vera'ıyla bize galip gelmiştir.
    6. Recâ b. Mürcî: İbn Hanbel'i, İshâk b. Râheveyh'i, İbn el-Medînî'yi ve eş-Şâzkûnî'yi gördüm. Abdullah b. Abdurrahman'dan daha kuvvetli hafız görmedim.
    7. Ebû Hatim er-Râzî: Muhammed b. İsmail Irak'a girenlerin en âlimiydi. Muhammed b. Yahya Horasan'a girenlerin en âlimiy­di. Muhammed b. Elsem vera' bakımından en üstünü, Abdullah b. Abdurrahman ise hıfz bakımından en güçlüsüydü.
    8. İbn Hibbân: Sağlam hafızlardandır. Dinde vera' ehlidir. Hadişleri hıfzedip toplayan ve tasnif edenler arasındadır. Beldesinde sünneti yaymış ve halkı sünnete davet etmiştir. Onu müdâfaa et­miş ve muhalefet edenlerle mücadele etmiştir.
    9 Ebû Hâmid b. eş-Şarkî: Horasan beş tane hadis imamı çı­karmıştır: Muhammed b. Yahya, Muhammed b. İsmail, Abdullah b Abdurrahman, Müslim b. el-Haccâc ve İbrahim b. Ebî Tâlib.
    10. ed-Dârekutnî: Meşhur sikadır.
    11. el-Hâkim: Önde gelen hadis hâfızlarındandır.
    12. Hatîb el-Bağdâdî: Hadis için yolculuk eden, hıfz, cem ve tasnif ile bilinenlerdendi. Güvenilirlik, doğruluk, vera' ve zühd ile tanınırdı.
    13. Zehebî: Hâfiz imamdır. Hadiste önde gelen kişilerdendir.


  3. 02.Mayıs.2011, 10:57
    2
    Silent and lonely rains



    İMAM DARİMİ
    Adı: Abdullah b. Abdurrahman b. el-Fadl b. Behrâm b. Abdussamed.
    Künyesi: Ebû Muhammed.
    Nisbesi: 1- et-Temîmî; mensup olduğu kabileye nispetidir.
    2- ed-Dârimî; Temim oğullarından Dârim b. Mâlik'e nispetidir.
    3- es-Semerkandî; ikâmet ettiği belde olan Semerkand'a nispetidir. Maveraünnehr'in meşhur şehirlerinden biridir.
    Doğum Tarihi ve Yeri: Doğum tarihiyle ilgili olarak kendisi şöyle demiştir: Ben, İbn el-Mübârek'in vefat ettiği h. 181 yılında doğmuşum.
    Doğum yeri muhtemelen yaşadığı şehir olan Semerkand'dır. İlim öğrenmek için ayrıldığı Semerkand'a yıllar sonra tekrar dönmüş ve ilmini orada yaymıştır.
    Kaynaklar, hayatının ilk dönemi hakkında fazla bilgi içerme­mektedir.
    Öğrenim Hayatı:
    Dârimî olağanüstü bir zekâ ve dikkate sahipti. Bu melekeleri sayesinde dinlediği şeyi kolayca anlar ve ezberlerdi. Öğrenim yıl­larında bir çok hocayla görüşüp hadis dinlemiştir. Kaynaklarda ne zaman başladığına dair kesin bilgi mevcut değildir. Hadis almada alçakgönüllü davranıp büyük küçük yaşlı genç demez herkesten hadis dinlerdi. Ancak sika ve güvenilir kimselerden hadis alır, dinlediği hadisleri ayıklar, herkesin hadisini nakletmezdi.
    Yolculukları:
    Doğduğu şehir olan Semerkand, ulemâ ve hadisçiler bakımın­dan hiç de fakir bir yer değildi. Fakat diğer ilim merkezleri kadar şöhret kazanmamıştı. Meselâ Dârimî'den önce İslam âlemi çapın­da şöhret sahibi bir muhaddis çıkmamıştı. O döneme bakıldığında örneğin Bağdat'ta doğup büyüyen bir hadis öğrencisi dahi, onca ulemâ ve hadisçinin varlığına rağmen yolculuğa çıkmışken Semerkandh bir hadis öğrencisinin seyahat etmemesi düşünüle­mezdi.
    Nitekim o da Allah Resûlü'nün (sav) hadisini güvenilir ağız­lardan dinlemek için yollara düştü. Bu dönemde Horasan, Bağdat, Küfe, Basra, Vâsıt, Şam, Humus, Sûr, Harran, Mekke, Medine ve daha bir çok şehri ziyaret etti. Oralarda hadis dinledikten sonra imamı ve hadisçisi olmak üzere Semerkand'a döndü. Rabbinin kendisine lütfettiği ilmi insanlarla paylaşmaya başladı.
    İlimleri:
    Yüce Allah, sözü dinlenen ve rehber kabul edilen bir imam ol­ması için Dârimî'ye ilim kapılarını açmıştı. Hadis ilminde derin bilgi sahibi olmuştu. Hadislerin illetlerini iyi bilen, hadis tenkidi­ne vâkıf bir hafızdı. Müsned adlı kıymetli eserini inceleyenler bu­nu yakinen göreceklerdir.
    Hafız Recâ şöyle der: Allah Resûlü'nün (sav) hadisini Abdullah b. Abdurrahman'dan daha iyi bilen birini tanımıyorum.
    Dârimî fıkıhta da tam bir derya idi. Fıkıh mezhepleri arasında tercihlerde bulunur, hükümlerin inceliklerini iyi bilirdi.
    Kaynaklar Dârimî'nin tefsir âlimi olduğunu ve ayetlerin hü­küm ve inceliklerini iyi bildiğini de kaydetmişlerdir.
    Bu meyanda Muhammed b. İbrahim b. Mansûr eş-Şîrâzî şöyle demiştir: "O, tam anlamıyla müfessirdi."
    Hocaları:
    Yezîd b. Harun, Yala b. Abîd, Ca'fer b. Avn, Bişr b. Ömer ez-
    Zehrânî, Muhammed b. Bekr el-Bersânî, Vehb b. Cerîr, en-Nadr b. Şumeyl, Osman b. Ömer b. Fâris,, Saîd b. Âmir ed-Dabe'î, el-Esved b. Âmiri İshâk el-Hadremî, Ebû Âsim, Ubeydullah b. Mûsâ, Ebul-Muğîre el-Hûlânî, Ebû Müshir el-Gassânî, Muhammed b. Yûsuf el-Feryâbî, Ebû Nu'aym, Ebu'l-Velîd, Zekeriya b. Adî, Yahya b. Hassan, Ahmed b. Hanbel, Yahya b. Maîn, Ali b. el-Medînî, Duhaym, Halife b. Hayât ve diğerleri.
    Menkıbeleri:
    Dârimî, her anlamda zamanın ender değerlerinden biriydi. Çok geniş bir ilim ve güçlü bir tefekküre sahipti, ilmi amel etmek için öğrenmiş, ilmi ve ameliyle Örnekrfüinuştu. İlimde güvenilirlik, vera', takva, zühd ve ibâdet düşkünlüğüyle halkın saygı ve sevgi­sini kazanmıştı. Dirfdarlık, hoşgörü ve tevâzuda örnek gösterilen bir insandı.
    Bir defasında Sultan kendisini Semerkand Kadılığı görevine getirmek istemiş, fakat Dârimî bu görevi geri çevirmişti. Sultan ısrar edip onu zorla kadı yapınca, tek bir davaya baktıktan sonra istifa etmiş ve istifası kabul edilmişti.
    Yüce Allah Semerkand halkını onunu ilminden istifade ettir­miş, o da bulunduğu belde ve civarında Allah Resûlü'nün (sav) sünnetini yaymaya ve bid'atlar karşısında müdafaaya devam et­mişti.
    Bu ihlas ve gayretleri sebebiyle Allah tarafından Müslümanla­ra sevdirilmiş, zühd ve tevazudan asla ayrılmamıştır.
    Eserleri:
    imam Dârimî İslamî ilimlerin farklı dallarında faydalı eserler telif etmiştir. Bunların hiç kuşkusuz en değerlisi Sünen-i Dârimî adıyla bilinen hadis mecmuasıdır. Defalarca basılan bu eser, fikıh bâblanna göre tasnif edilmiş olması sebebiyle en faydalı hadis kitaplarından biri olmuştur.
    Bu eseri dışında bize ulaşmayan iki eseri daha olduğu kayde­dilmiştir:
    1- et-Tefsîr.
    2- el-Câmi.
    Vefatı:
    İmam Dârimî, h. 255 senesi Tevriye günü ikindi namazından sonra vefat etmiştir. Arifeye rastlayan cuma günü defnedilmiştir. Vefat ettiğinde 75 yaşındaydı.
    İshâk b. Ahmed b. Halef anlatıyor:
    Muhammed b. İsmail el-Buhârî'nin yanında oturuyorduk. Ab­dullah b. Abdurrahman'ın vefat haberinin yazılı olduğu bir mek­tup getirildi. Mektubu okuduktan sonra başını eğdi, sonra kaldır­dı ve bir dize söyledi. Yanaklarından yaşlar süzülüyordu.
    Ne Dediler
    1. İmam Ahmed b. Hanbel: O, -hadiste- imamdır.
    2. Hafız Muhammed b. Beşşâr: Dünyanın hafızları şu dört ki­şidir: Rey'de Ebû Zur'a, Nisâbur'da Müslim, Semerkand'da Abdul­lah b. Abdurrahman ve Buhara'da Muhammed b. İsmail.
    3. Hâfiz Ebû Saîd el-Eşec: Abdullah b. Abdurrahman imamı­mız dır.
    4. Muhammed b. Abdullah el-Mahremî: Ey Horasanlılar! Ab­dullah b. Abdurrahman aranızda olduğu sürece başkasıyla oya­lanmayın.
    5. Muhammed b Abdullah b. Numeyr: Abdullah b. Abdurrahman hıfzı ve vera'ıyla bize galip gelmiştir.
    6. Recâ b. Mürcî: İbn Hanbel'i, İshâk b. Râheveyh'i, İbn el-Medînî'yi ve eş-Şâzkûnî'yi gördüm. Abdullah b. Abdurrahman'dan daha kuvvetli hafız görmedim.
    7. Ebû Hatim er-Râzî: Muhammed b. İsmail Irak'a girenlerin en âlimiydi. Muhammed b. Yahya Horasan'a girenlerin en âlimiy­di. Muhammed b. Elsem vera' bakımından en üstünü, Abdullah b. Abdurrahman ise hıfz bakımından en güçlüsüydü.
    8. İbn Hibbân: Sağlam hafızlardandır. Dinde vera' ehlidir. Hadişleri hıfzedip toplayan ve tasnif edenler arasındadır. Beldesinde sünneti yaymış ve halkı sünnete davet etmiştir. Onu müdâfaa et­miş ve muhalefet edenlerle mücadele etmiştir.
    9 Ebû Hâmid b. eş-Şarkî: Horasan beş tane hadis imamı çı­karmıştır: Muhammed b. Yahya, Muhammed b. İsmail, Abdullah b Abdurrahman, Müslim b. el-Haccâc ve İbrahim b. Ebî Tâlib.
    10. ed-Dârekutnî: Meşhur sikadır.
    11. el-Hâkim: Önde gelen hadis hâfızlarındandır.
    12. Hatîb el-Bağdâdî: Hadis için yolculuk eden, hıfz, cem ve tasnif ile bilinenlerdendi. Güvenilirlik, doğruluk, vera' ve zühd ile tanınırdı.
    13. Zehebî: Hâfiz imamdır. Hadiste önde gelen kişilerdendir.





+ Yorum Gönder