Konusunu Oylayın.: Uydurma hadis olurmu?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Uydurma hadis olurmu?
  1. 02.Mayıs.2011, 05:35
    1
    Misafir

    Uydurma hadis olurmu?






    Uydurma hadis olurmu? Mumsema Uydurma hadis olurmu?


  2. 02.Mayıs.2011, 05:35
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 02.Mayıs.2011, 06:36
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Uydurma hadis olurmu?




    Uydurma hadis olur mu?
    Peygamber efendimizin varisleri, vekilleri olan âlimlere olan itimadı sarsmak için, İngilizler asırlardır, İslâm âlimlerinin kitaplarında uydurma hadis olabileceğini telkin etmeye çalışmışlar, bunda da oldukça başarı sağladıkları, birçok genci zehirledikleri anlaşılmaktadır.
    Bir müctehid, başka bir müctehide hata ettin demez. Çünkü ictihad ictihadla nakzedilemez.
    Dört mezhepte birbirinden farklı hükümler vardır. Fakat hiçbiri, diğerini sapıklıkla, hata etmekle itham etmemiştir. Çünkü hadis-i şerifte (Âlimlerin farklı ictihadları, mezheblere ayrılmaları rahmettir.) buyuruluyor. Müctehid hata etse de sevap alır.
    Hanefi ve Hanbeli’de gusülde ağzın içini yıkamak farz iken, Maliki ve Şafiî’de farz değildir. Bunun için mezhebin birine doğru, ötekine yanlış denemez. Her müctehidin bir hadisten hüküm çıkarması farklıdır. Bir müctehidin sahih dediği bir hadise, başka bir müctehid mevdu diyebilir.
    Hadis ilminde müctehid bir âlim, bir hadise mevdu derse, diğer müctehidler buna sahih diyebilir. Çünkü mevdu diyen müctehid, bir hadisin sahih olması için lüzum gördüğü şartları taşımayan bir hadis için, “Mezhebimin usulünün kaidelerine göre mevdudur” der. Yani bu sözün hadis olduğu bence anlaşılamamıştır, der. Yoksa, “Bu söz, Peygamber efendimizin sözü değildir” demek istemez. Aynı hadis için başka bir müctehid, sahihtir diyebilir. Sahih olduğunu söyleyen müctehid ötekine, “Peygamber efendimizin bu sözüne nasıl mevdu dersin?” demediği gibi, öteki de, “Bu uydurma söze sen nasıl hadis diyebilirsin?” demez. Diyelim ki, İmam-ı Süyutî ve İmam-ı Zehebî gibi hadis âlimleri, İmam-ı a’zam ve İmam-ı Gazalî hazretlerinin sahih dediği bir hadise mevdu dese, o hadis, ancak bu iki zata göre mevdu sayılır. Hadisi bildiren imamlara göre yine sahihtir. Fakat Acluni, hadis imamlarının bildirdiği hadis-i şeriflere mevdu derse, o hadis mevdu olmaz. Peygamber efendimizin, mucize olarak gelecekten haber veren birçok hadis-i şerifleri vardır. Bunların çoğu çıktı. (Uydurma hadis çoktur, Kur’an okuyalım) diyenlerin de çıkacağını bildirerek, (Bir zaman gelir, beni yalanlayanlar çıkar. Benden bir hadis söylenince, “Resulullah böyle şey söylemez. Bunu bırak, Kur’andan söyle” der.) buyurdu. (Ebu Ya’la)
    Herkes Kur’an-ı kerimden hüküm çıkarabilseydi, hadis-i şeriflere, Eshab-ı kirama ve âlimlere ihtiyaç kalmazdı. Onun için Allahü teâlâ da, Peygamber efendimiz de âlimlere uymamızı emrediyor. İmam-ı Rabbanî hazretleri, (Hadis-i şeriflerle amel etmek, bize caiz olmaz. Mezhebimizin hükmüne aykırı gibi görülen hadis-i şerifler, âlimlerin sözlerini reddetmek için delil olamaz.) buyurdu. [Müj. M. 312]
    İmam-ı Gazalî gibi büyük âlimlerin kitaplarında uydurma hadis olduğunu söyleyen Acluni ve M. Şemseddin Sehavi ve Peygamber efendimizin ana-babasına kâfir diyen Aliyyül Kari gibilerin sözlerine aldanarak, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarına dil uzatmamalı ve onların kitaplarında uydurma hadis var sanmamalı. Hiçbir Ehl-i sünnet âliminin kitabında uydurma hadis olmaz.
    İslâm âlimleri, hadis uydurmanın ve uydurulmuş hadisi nakletmenin vebalinin büyüklüğünü bildikleri için, kitaplarına uydurma hadis almazlar. Çünkü hadis-i şerifte, (Benden duyduğunuz ayet ve hadisi tebliğ edin! Benî İsrail’den bildirdiklerimi de söyleyin! Yalnız bana bilerek yalan isnat eden cehennemdeki yerine hazırlansın!) buyuruluyor. (Buharî)



  4. 02.Mayıs.2011, 06:36
    2
    Editör



    Uydurma hadis olur mu?
    Peygamber efendimizin varisleri, vekilleri olan âlimlere olan itimadı sarsmak için, İngilizler asırlardır, İslâm âlimlerinin kitaplarında uydurma hadis olabileceğini telkin etmeye çalışmışlar, bunda da oldukça başarı sağladıkları, birçok genci zehirledikleri anlaşılmaktadır.
    Bir müctehid, başka bir müctehide hata ettin demez. Çünkü ictihad ictihadla nakzedilemez.
    Dört mezhepte birbirinden farklı hükümler vardır. Fakat hiçbiri, diğerini sapıklıkla, hata etmekle itham etmemiştir. Çünkü hadis-i şerifte (Âlimlerin farklı ictihadları, mezheblere ayrılmaları rahmettir.) buyuruluyor. Müctehid hata etse de sevap alır.
    Hanefi ve Hanbeli’de gusülde ağzın içini yıkamak farz iken, Maliki ve Şafiî’de farz değildir. Bunun için mezhebin birine doğru, ötekine yanlış denemez. Her müctehidin bir hadisten hüküm çıkarması farklıdır. Bir müctehidin sahih dediği bir hadise, başka bir müctehid mevdu diyebilir.
    Hadis ilminde müctehid bir âlim, bir hadise mevdu derse, diğer müctehidler buna sahih diyebilir. Çünkü mevdu diyen müctehid, bir hadisin sahih olması için lüzum gördüğü şartları taşımayan bir hadis için, “Mezhebimin usulünün kaidelerine göre mevdudur” der. Yani bu sözün hadis olduğu bence anlaşılamamıştır, der. Yoksa, “Bu söz, Peygamber efendimizin sözü değildir” demek istemez. Aynı hadis için başka bir müctehid, sahihtir diyebilir. Sahih olduğunu söyleyen müctehid ötekine, “Peygamber efendimizin bu sözüne nasıl mevdu dersin?” demediği gibi, öteki de, “Bu uydurma söze sen nasıl hadis diyebilirsin?” demez. Diyelim ki, İmam-ı Süyutî ve İmam-ı Zehebî gibi hadis âlimleri, İmam-ı a’zam ve İmam-ı Gazalî hazretlerinin sahih dediği bir hadise mevdu dese, o hadis, ancak bu iki zata göre mevdu sayılır. Hadisi bildiren imamlara göre yine sahihtir. Fakat Acluni, hadis imamlarının bildirdiği hadis-i şeriflere mevdu derse, o hadis mevdu olmaz. Peygamber efendimizin, mucize olarak gelecekten haber veren birçok hadis-i şerifleri vardır. Bunların çoğu çıktı. (Uydurma hadis çoktur, Kur’an okuyalım) diyenlerin de çıkacağını bildirerek, (Bir zaman gelir, beni yalanlayanlar çıkar. Benden bir hadis söylenince, “Resulullah böyle şey söylemez. Bunu bırak, Kur’andan söyle” der.) buyurdu. (Ebu Ya’la)
    Herkes Kur’an-ı kerimden hüküm çıkarabilseydi, hadis-i şeriflere, Eshab-ı kirama ve âlimlere ihtiyaç kalmazdı. Onun için Allahü teâlâ da, Peygamber efendimiz de âlimlere uymamızı emrediyor. İmam-ı Rabbanî hazretleri, (Hadis-i şeriflerle amel etmek, bize caiz olmaz. Mezhebimizin hükmüne aykırı gibi görülen hadis-i şerifler, âlimlerin sözlerini reddetmek için delil olamaz.) buyurdu. [Müj. M. 312]
    İmam-ı Gazalî gibi büyük âlimlerin kitaplarında uydurma hadis olduğunu söyleyen Acluni ve M. Şemseddin Sehavi ve Peygamber efendimizin ana-babasına kâfir diyen Aliyyül Kari gibilerin sözlerine aldanarak, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarına dil uzatmamalı ve onların kitaplarında uydurma hadis var sanmamalı. Hiçbir Ehl-i sünnet âliminin kitabında uydurma hadis olmaz.
    İslâm âlimleri, hadis uydurmanın ve uydurulmuş hadisi nakletmenin vebalinin büyüklüğünü bildikleri için, kitaplarına uydurma hadis almazlar. Çünkü hadis-i şerifte, (Benden duyduğunuz ayet ve hadisi tebliğ edin! Benî İsrail’den bildirdiklerimi de söyleyin! Yalnız bana bilerek yalan isnat eden cehennemdeki yerine hazırlansın!) buyuruluyor. (Buharî)






+ Yorum Gönder