Konusunu Oylayın.: İslam'da Kadının Hak Ve Görevleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İslam'da Kadının Hak Ve Görevleri
  1. 30.Nisan.2011, 11:58
    1
    Misafir

    İslam'da Kadının Hak Ve Görevleri






    İslam'da Kadının Hak Ve Görevleri Mumsema İslam'da Kadının Hak Ve Görevleri Hakkında bilgi
    veya bir makale istiyorum. Şimdiden Allah razı olsun


  2. 30.Nisan.2011, 11:58
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 30.Nisan.2011, 12:01
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: İslam'da Kadının Hak Ve Görevleri




    İslam'da Kadının Hak Ve Görevleri

    Hak denilince toplum içerisinde bir grubun ya da ferdin, o toplumda geçerli olan kıstas ve değerlere uygun olarak elde ettiği haklar akla gelir. İslam’da genel olarak her fert, özel olarak da kadın yaratılış hikmetine ve hürriyetine uygun olarak bir takım haklara sahiptir. İçinde haksızlık ve batıl bulunmayan Allah’ın düzeni bunu koruma altına almıştır. O düzen ki, O’nun dünya ahiret maslahatını korumuş ve tüm hürriyetlerini fikir, inanç, görüş belirtmek ve İslam’ın hayat düzeni içerisinde çalışma hürriyetini vermiştir.


    Hak ve görevler arasında hakkı elde etme ve görevi yerine getirmekle insan hayatı dünya ve ahiret saadetini gerçekleştirir. Kadın da tıpkı erkek gibi bu insanlık yaşamının temel bir taşıdır. Bu kadın için bir şereftir. Kadın olsun erkek olsun eğer görevleri yoksa onların hayattaki konumu tam manasıyla anlaşılmaz ve Rabbin ikramına erişemezler. Ancak onlara ait haklar ve görevler olursa o görevlere tutunma oranlarına göre değerleri anlaşılır. Görevleri ihmal edip, yerine getirmemek en büyük kötülüktür. İslam sistemi erkek için neyse, kadın için de odur. İslam’ın kadına verdiği haklar ve kadının en çok faydalandığı önemli hususlara şöyle sıralayabiliriz:



    1- İslam, bütün kadınlar arasında hak ve görevde eşitliği esas tutmuştur. Bir kadını yüksek tabakadan diye ayırt etmediği gibi, diğer bir kadını aşağı tabakadan diye zayıf görmez. İslam’ın kadınlara değil bütün insanlara verdiği haklar aynıdır. Hak ve görevde eşittirler. En faziletlisi de Allah’tan en çok sakınandır.



    2-İslam, kadınla erkek arasında eşitlik gerektiren yerde eşitliği gerçekleştirdi. Hak ve vazifelerde bütün müminler Allah önünde mükelleftir. Her ikisi de mükellef oldukları şeyi yerine getirme hususunda hesaba çekilecektir. İslam kendilerine kız evlat verilen anne- babanın sıkılmamalarını emretti. Eğer bundan sıkıntı duyarlarsa günahları haddi aşan ve Allah’ın katında cahillerden olmuş olurlar.



    3- Gelişmeye başladığında İslam ebeveynlere çocukları sevgi ve şefkatle terbiye etmelerini emretti. Kız çocuklarına özel önem verilmesini teşvik etti. Cenneti de hayırlı kız çocukları yetiştirenin mükâfatı kıldı.



    4- Büyüyüp öğrenme yaşına geldiğinde babasına ona gerekli bilgileri öğretmesini vacip kıldı. Evlilik çağına geldiğinde evlilik konusunda izin alınmasını vacip kıldı. Velisi babası olsun veya başka biri olsun istemediği biriyle evliliğe zorlanmasına müsaade etmedi.



    5- Hayatını devam ettirme hakkı noksansız verildi. Kadın mülk edinebilir, miras bırakabilir ve mirasçı olur. Satar, satın alır, vekil olur ve İslam şeriatının meşru kıldığı tüm anlaşmaları yapabilir. Bu işleri yerine getirirken hiçbir helaka uğramaz.



    6- Evlendiği zaman İslam ona “mehir” hakkı verdi. O alınana mihri de kadına has kıldı. İstediği gibi tasarruf eder. Erkek onu yedirir, içirir, giydirir ve barındırır. Allah’ın erkeğe verdiği maldan israf yapmaksızın istediği gibi kullanır. Kocaya kadına karşı sert olmamasını, onu sıkıntıya sokacak kötü söze yönelmemesini öğütledi. Hatta İslam, kocadan karısının bazı hatalarına karşı sabırlı olmasını istedi. Kadın anne olunca çocukları üzerinde hak sahibi olur. İslam anneye iyiliği babaya iyiliğin önüne aldı. Cenneti annenin ayakları altında kıldı. Kadına erkeğe vacip kıldığı gibi ebeveyne iyiliği vacip kıldı. Kadına kocasına itaati ve evini gözetmeyi, erkeğe de ona saygı göstermesini vacip kıldı. Babaya çocukları korumayı vacip kıldığı gibi anneye de vacip kıldı.


    KADININ GÖREVLERİ



    Allah’a daveti erkeğin üzerine farz kıldığı gibi kadına da şu şartlar altında farz kıldı:



    A) Allah’a ve Hz. Peygamber ile gelen hak dine güzel öğüt ve mücadeleyle çağırması, davetin zorluklarına katlanması ve bu sahadaki meydan okumalara sıkılmadan göğüs germesi gerekir.



    B) Hemcinslerine iyiliği emretmesi, kötülükten nehyetmesi gücü nispetince ve durumunun elverdiği müddetçe buna devam etmesi lazımdır.



    C) Gücü yettiği ölçüde her alanda cihat faaliyetlerine katılması gerekir. Güzel bir sözle cihat etmekten tutun da, iş sahasında, okulda, mescitte, oturduğu mahallede komşuları, arkadaşları ve akrabaları arasında mücadelesini sürdürmesi gerekir.



    Müslüman kadın her faydalı işe katkıda bulunmaya ve bulunduğu her yerde iyiliğin yayılmasına çalışmalıdır. Bunun için eline geçen tüm fırsatları çok iyi değerlendirip yerinde çalışmalar yapmalıdır. Bunlar için gerekli tüm vasıtaları da kullanabilmelidir. Bu vasıtalardan belki de en önemlisi örnekliktir.



    Örneklik davette başarıya götürecek en etkili bir vasıtadır. Çünkü bu teorinin pratiğe dönüşmesidir. Bir kişiyi bir işe ikna etmek örnek olmaktan geçer. Davet edilen her fikir ve düşüncenin evvel emirde yaşanması gerekir. Bunun iki sebebi vardır. 1- İnsanlar üzerinde tesir bırakmak ve onları davetine çekebilmek 2- Başkalarına iyilikleri emrederken kendilerini unutanların durumuna düşmemek.



    Müslüman bir kadın davet görevini yerine getirirken dikkat ermesi gereken hususları şöyle sıralayabiliriz:



    1- Anlayış düzeyine göre İslam’ı anlamaya



    2- İbadet, amel ve diğer alanlarda bu anlayışa göre çalışmaya



    3- Hiçbir zaman ihlâsı elden bırakmamaya



    4- Her işinde İslam’ın adap ve ahlak prensiplerine özen göstermeye



    5- Giyiminde, görünümünde İslami ölçüye



    6- Yerken içerken, oturup kalkarken İslami ölçüye



    7- Yürüyüş ve hareketlerinde İslami ölçüye



    8- Diğer insanlarla ilişkilerinde İslami ölçüye



    9- Başkalarına iyilik ve ahlaka yönlendirirken şevkle hareket etmeye



    10- İslam’a mensup olmanın izzet sağladığına inanmaya



    11-Toplumu ıslah etme adına Allah yolunda vakit, güç ve amel fedakârlığı yapmaya dikkat etmelidir.



    Eğer İslam’ın pratik modelini kendi şahsında göstermede başarılı olursa davetine icabet edecek insanları toplamada da başarılı olur. Bizler müslümanlar olarak çağırdığımız dinin ahlak ve prensiplerini önce kendimizde yaşamız gerekir. İslam’da kadına verilen hak ve görevleri kısaca değinmeye çalıştık. İslam gibi kadına saygınlık kazandıran başka bir nizam yoktur. Bu tavır kadının İslam’dan önce uğradığı haksızlığa bir tepki olarak da oluşmadı. Bu tavır İslam’ın ilahi kaynaklı oluşundan dolayı, sağlıklı bir toplum meydana getirme isteğinden doğdu. Yarısı ihmal edilmiş bir toplum, sağlıklı bir toplum olabilir mi? VESSELAM…

    Ayşe Çetindağ



  4. 30.Nisan.2011, 12:01
    2
    Moderatör



    İslam'da Kadının Hak Ve Görevleri

    Hak denilince toplum içerisinde bir grubun ya da ferdin, o toplumda geçerli olan kıstas ve değerlere uygun olarak elde ettiği haklar akla gelir. İslam’da genel olarak her fert, özel olarak da kadın yaratılış hikmetine ve hürriyetine uygun olarak bir takım haklara sahiptir. İçinde haksızlık ve batıl bulunmayan Allah’ın düzeni bunu koruma altına almıştır. O düzen ki, O’nun dünya ahiret maslahatını korumuş ve tüm hürriyetlerini fikir, inanç, görüş belirtmek ve İslam’ın hayat düzeni içerisinde çalışma hürriyetini vermiştir.


    Hak ve görevler arasında hakkı elde etme ve görevi yerine getirmekle insan hayatı dünya ve ahiret saadetini gerçekleştirir. Kadın da tıpkı erkek gibi bu insanlık yaşamının temel bir taşıdır. Bu kadın için bir şereftir. Kadın olsun erkek olsun eğer görevleri yoksa onların hayattaki konumu tam manasıyla anlaşılmaz ve Rabbin ikramına erişemezler. Ancak onlara ait haklar ve görevler olursa o görevlere tutunma oranlarına göre değerleri anlaşılır. Görevleri ihmal edip, yerine getirmemek en büyük kötülüktür. İslam sistemi erkek için neyse, kadın için de odur. İslam’ın kadına verdiği haklar ve kadının en çok faydalandığı önemli hususlara şöyle sıralayabiliriz:



    1- İslam, bütün kadınlar arasında hak ve görevde eşitliği esas tutmuştur. Bir kadını yüksek tabakadan diye ayırt etmediği gibi, diğer bir kadını aşağı tabakadan diye zayıf görmez. İslam’ın kadınlara değil bütün insanlara verdiği haklar aynıdır. Hak ve görevde eşittirler. En faziletlisi de Allah’tan en çok sakınandır.



    2-İslam, kadınla erkek arasında eşitlik gerektiren yerde eşitliği gerçekleştirdi. Hak ve vazifelerde bütün müminler Allah önünde mükelleftir. Her ikisi de mükellef oldukları şeyi yerine getirme hususunda hesaba çekilecektir. İslam kendilerine kız evlat verilen anne- babanın sıkılmamalarını emretti. Eğer bundan sıkıntı duyarlarsa günahları haddi aşan ve Allah’ın katında cahillerden olmuş olurlar.



    3- Gelişmeye başladığında İslam ebeveynlere çocukları sevgi ve şefkatle terbiye etmelerini emretti. Kız çocuklarına özel önem verilmesini teşvik etti. Cenneti de hayırlı kız çocukları yetiştirenin mükâfatı kıldı.



    4- Büyüyüp öğrenme yaşına geldiğinde babasına ona gerekli bilgileri öğretmesini vacip kıldı. Evlilik çağına geldiğinde evlilik konusunda izin alınmasını vacip kıldı. Velisi babası olsun veya başka biri olsun istemediği biriyle evliliğe zorlanmasına müsaade etmedi.



    5- Hayatını devam ettirme hakkı noksansız verildi. Kadın mülk edinebilir, miras bırakabilir ve mirasçı olur. Satar, satın alır, vekil olur ve İslam şeriatının meşru kıldığı tüm anlaşmaları yapabilir. Bu işleri yerine getirirken hiçbir helaka uğramaz.



    6- Evlendiği zaman İslam ona “mehir” hakkı verdi. O alınana mihri de kadına has kıldı. İstediği gibi tasarruf eder. Erkek onu yedirir, içirir, giydirir ve barındırır. Allah’ın erkeğe verdiği maldan israf yapmaksızın istediği gibi kullanır. Kocaya kadına karşı sert olmamasını, onu sıkıntıya sokacak kötü söze yönelmemesini öğütledi. Hatta İslam, kocadan karısının bazı hatalarına karşı sabırlı olmasını istedi. Kadın anne olunca çocukları üzerinde hak sahibi olur. İslam anneye iyiliği babaya iyiliğin önüne aldı. Cenneti annenin ayakları altında kıldı. Kadına erkeğe vacip kıldığı gibi ebeveyne iyiliği vacip kıldı. Kadına kocasına itaati ve evini gözetmeyi, erkeğe de ona saygı göstermesini vacip kıldı. Babaya çocukları korumayı vacip kıldığı gibi anneye de vacip kıldı.


    KADININ GÖREVLERİ



    Allah’a daveti erkeğin üzerine farz kıldığı gibi kadına da şu şartlar altında farz kıldı:



    A) Allah’a ve Hz. Peygamber ile gelen hak dine güzel öğüt ve mücadeleyle çağırması, davetin zorluklarına katlanması ve bu sahadaki meydan okumalara sıkılmadan göğüs germesi gerekir.



    B) Hemcinslerine iyiliği emretmesi, kötülükten nehyetmesi gücü nispetince ve durumunun elverdiği müddetçe buna devam etmesi lazımdır.



    C) Gücü yettiği ölçüde her alanda cihat faaliyetlerine katılması gerekir. Güzel bir sözle cihat etmekten tutun da, iş sahasında, okulda, mescitte, oturduğu mahallede komşuları, arkadaşları ve akrabaları arasında mücadelesini sürdürmesi gerekir.



    Müslüman kadın her faydalı işe katkıda bulunmaya ve bulunduğu her yerde iyiliğin yayılmasına çalışmalıdır. Bunun için eline geçen tüm fırsatları çok iyi değerlendirip yerinde çalışmalar yapmalıdır. Bunlar için gerekli tüm vasıtaları da kullanabilmelidir. Bu vasıtalardan belki de en önemlisi örnekliktir.



    Örneklik davette başarıya götürecek en etkili bir vasıtadır. Çünkü bu teorinin pratiğe dönüşmesidir. Bir kişiyi bir işe ikna etmek örnek olmaktan geçer. Davet edilen her fikir ve düşüncenin evvel emirde yaşanması gerekir. Bunun iki sebebi vardır. 1- İnsanlar üzerinde tesir bırakmak ve onları davetine çekebilmek 2- Başkalarına iyilikleri emrederken kendilerini unutanların durumuna düşmemek.



    Müslüman bir kadın davet görevini yerine getirirken dikkat ermesi gereken hususları şöyle sıralayabiliriz:



    1- Anlayış düzeyine göre İslam’ı anlamaya



    2- İbadet, amel ve diğer alanlarda bu anlayışa göre çalışmaya



    3- Hiçbir zaman ihlâsı elden bırakmamaya



    4- Her işinde İslam’ın adap ve ahlak prensiplerine özen göstermeye



    5- Giyiminde, görünümünde İslami ölçüye



    6- Yerken içerken, oturup kalkarken İslami ölçüye



    7- Yürüyüş ve hareketlerinde İslami ölçüye



    8- Diğer insanlarla ilişkilerinde İslami ölçüye



    9- Başkalarına iyilik ve ahlaka yönlendirirken şevkle hareket etmeye



    10- İslam’a mensup olmanın izzet sağladığına inanmaya



    11-Toplumu ıslah etme adına Allah yolunda vakit, güç ve amel fedakârlığı yapmaya dikkat etmelidir.



    Eğer İslam’ın pratik modelini kendi şahsında göstermede başarılı olursa davetine icabet edecek insanları toplamada da başarılı olur. Bizler müslümanlar olarak çağırdığımız dinin ahlak ve prensiplerini önce kendimizde yaşamız gerekir. İslam’da kadına verilen hak ve görevleri kısaca değinmeye çalıştık. İslam gibi kadına saygınlık kazandıran başka bir nizam yoktur. Bu tavır kadının İslam’dan önce uğradığı haksızlığa bir tepki olarak da oluşmadı. Bu tavır İslam’ın ilahi kaynaklı oluşundan dolayı, sağlıklı bir toplum meydana getirme isteğinden doğdu. Yarısı ihmal edilmiş bir toplum, sağlıklı bir toplum olabilir mi? VESSELAM…

    Ayşe Çetindağ






+ Yorum Gönder