Konusunu Oylayın.: Salat-ı tefriciye duasının esrarı doğru mudur?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Salat-ı tefriciye duasının esrarı doğru mudur?
  1. 30.Nisan.2011, 10:43
    1
    Misafir

    Salat-ı tefriciye duasının esrarı doğru mudur?

  2. 04.Ağustos.2013, 08:07
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Salat-ı tefriciye duasının esrarı doğru mudur?




    “Salât-ı Münciye”, “Salât-ı Tefrîciye” duaları, Hz. Peygamberden (s.a.s.) nakledilen dualardan değildir. Kur’an-ı Kerim’in, Hz. Peygamber (s.a.s.)’e salât-ü selâm getirmeyi emreden ayetine istinaden asr-ı saâdetten çok sonraları tanzim edilmiş dualardır. Dualar Allah’a arz edilmeden önce, Allah’a hamd-ü senâ ve Peygamberine de (s.a.s.) salât-ü selâm getirilmelidir. Rasûlüllah (s.a.s.) dua eden bir adamın, dua sırasında kendisine salât ve selam okumadığını görmüş ve “Bu kimse acele etti.” buyurmuş, sonra adamı çağırıp “Biriniz dua ederken, Allah Teâla’ya hamd-ü senâ ederek başlasın, sonra O’nun Peygamberine salât okusun, sonra da dilediğini istesin.” buyurmuştur (Ebû Dâvud, Salât 358; Nesâî, Sehv, 48). Salavât, Hz. Peygamber (s.a.s.) için okunan ve Allah’ın rahmet ve selâmının O’nun üzerine olması dileğini ifade eden dualara denir. Salavât, genellikle “Allahümme salli...” lafızlarıyla başlar. Kur’an-ı Kerim’de: “Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber (s.a.s.)’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin.”(Ahzâb, 33/56) buyurulmaktadır. Hz. Peygamber (s.a.s.)’e Allah Teâlâ’nın salât etmesi, rahmet etmesi; meleklerin salât etmesi, şanının yüceltilmesini dilemeleri, istiğfar etmeleri; müminlerin salât etmesi ise, dua etmeleri anlamını ifade eder (Elmalılı, Hak Dini Kur’an Dili, VI, 3923). Buna göre dinî bir gereklilik olduğu inancına kapılmaksızın bu dualar okunabilir.


  3. 04.Ağustos.2013, 08:07
    2
    Editör



    “Salât-ı Münciye”, “Salât-ı Tefrîciye” duaları, Hz. Peygamberden (s.a.s.) nakledilen dualardan değildir. Kur’an-ı Kerim’in, Hz. Peygamber (s.a.s.)’e salât-ü selâm getirmeyi emreden ayetine istinaden asr-ı saâdetten çok sonraları tanzim edilmiş dualardır. Dualar Allah’a arz edilmeden önce, Allah’a hamd-ü senâ ve Peygamberine de (s.a.s.) salât-ü selâm getirilmelidir. Rasûlüllah (s.a.s.) dua eden bir adamın, dua sırasında kendisine salât ve selam okumadığını görmüş ve “Bu kimse acele etti.” buyurmuş, sonra adamı çağırıp “Biriniz dua ederken, Allah Teâla’ya hamd-ü senâ ederek başlasın, sonra O’nun Peygamberine salât okusun, sonra da dilediğini istesin.” buyurmuştur (Ebû Dâvud, Salât 358; Nesâî, Sehv, 48). Salavât, Hz. Peygamber (s.a.s.) için okunan ve Allah’ın rahmet ve selâmının O’nun üzerine olması dileğini ifade eden dualara denir. Salavât, genellikle “Allahümme salli...” lafızlarıyla başlar. Kur’an-ı Kerim’de: “Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber (s.a.s.)’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin.”(Ahzâb, 33/56) buyurulmaktadır. Hz. Peygamber (s.a.s.)’e Allah Teâlâ’nın salât etmesi, rahmet etmesi; meleklerin salât etmesi, şanının yüceltilmesini dilemeleri, istiğfar etmeleri; müminlerin salât etmesi ise, dua etmeleri anlamını ifade eder (Elmalılı, Hak Dini Kur’an Dili, VI, 3923). Buna göre dinî bir gereklilik olduğu inancına kapılmaksızın bu dualar okunabilir.





+ Yorum Gönder