Konusunu Oylayın.: Ağaç yaşken eğilir deyimi ve hikayesi

5 üzerinden 4.94 | Toplam : 63 kişi
Ağaç yaşken eğilir deyimi ve hikayesi
  1. 28.Nisan.2011, 19:13
    1
    Misafir

    Ağaç yaşken eğilir deyimi ve hikayesi






    Ağaç yaşken eğilir deyimi ve hikayesi Mumsema Ağaç yaşken eğilir deyimi ve hikayesi hakkında kısa bir yazı örneği lazım arkadaşlar yardım edin


  2. 28.Nisan.2011, 19:13
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 29.Nisan.2011, 10:54
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Ağaç yaşken eğilir deyimi ve hikayesi




    Ağaç yaş iken eğilir atasözünün anlamı
    Çocuklar mutlaka küçük yaşta eğitilmelidirler. Bu yaşlarda işlenmeye, her türlü bilgiyle donatılmaya elverişlidirler. Zaman geçip de büyüdükçe eğitilmeleri zorlaşır. Yaşlı insan kolay kolay eğitilmez. Onlar tıpkı kuru bir ağaç gibidirler. Eğilmezler, buna zorlanırlarsa kırılırlar. Bu sebeple onlara yeni bir davranış kazandırmak imkansız gibidir.



  4. 29.Nisan.2011, 10:54
    2
    Silent and lonely rains



    Ağaç yaş iken eğilir atasözünün anlamı
    Çocuklar mutlaka küçük yaşta eğitilmelidirler. Bu yaşlarda işlenmeye, her türlü bilgiyle donatılmaya elverişlidirler. Zaman geçip de büyüdükçe eğitilmeleri zorlaşır. Yaşlı insan kolay kolay eğitilmez. Onlar tıpkı kuru bir ağaç gibidirler. Eğilmezler, buna zorlanırlarsa kırılırlar. Bu sebeple onlara yeni bir davranış kazandırmak imkansız gibidir.



  5. 17.Mayıs.2014, 16:21
    3
    Misafir

    Cevap: Ağaç yaşken eğilir deyimi ve hikayesi

    Atasözleri geçmişten günümüze süregelmiştir, onlar insanlara doğru yol gösterirler. Küçüklerle, büyüklerle, aileyle, dostlukla ilgili atasözleri vardır, onları hayatımızda kullanabiliriz.
    Mesela, “Ağaç yaşken eğilir” diye bir atasözü var.Bu atasözü bence büyüklerin ve küçüklerin terbiyesiyle ilgili. Bir çocuk küçükken gelecekte onun nasıl bir insan olacağını bilmeyiz. Elbette, annelerle babalar kendi çocuğuna terbiye verirler. Onlar hiçbir zaman çocuğuna kötülük dilemezler, tam tersi iyi bir insan olmasına çalışırlar, çabalarlar. Bence çocuk küçükken öğretileri, bilgileri kolayca alabilirler. Terbiyeli, eğitimli insan hiçbir zaman, hiçbir yerde kendisini kaybetmez. Eğer çocuk kimseye itaat etmezse, kendisini yüksekte görürse, geleceğini düşünmezse kim bilir ne zaman yolunu kaybeder. İlk önce çocuklara anneleriyle babalarının bakmaları, ilgilenmeleri önemlidir, bu doğru, şu yanlış diye söylemeleri lazım. Sonra okuldaki öğretmenlerinin de eğitim vermesi önemli, çünkü çocuğun gününün yarısı okulda geçer, öğretmenleri davranışlarını bilirler. Çocuk büyüdükten sonra iyi terbiyesiyle hayatına ilginç bir şekilde devam edebilir, insanlarla ilişki kurmasını öğrenir. Kaba olsa, o zaman insanlar da ona öyle davranırlar. Çocuklara küçükken bir şeyi öğretmek kolaydır ama büyüklere zordur. Çünkü büyükler sadece kendisini dinlerler, başka insanlar bir şey söylese hoşlanmazlar ama çocuklar şirinler ve uysallar, her şeyi hemen anlarlar, kolayca öğrenirler ve alışırlar.Hepimiz bir zamanlar küçüktük, annelerimizle babalarımız bizi büyüttüler, okuttular, eğitim verdiler. Biz de bu aldığımız eğitimi gelecekte kendi çocuklarımıza verelim. Her şeyin doğrusunu öğretebilmemiz için önce kendimizin doğru olmamız gerekir. Alışkanlıkları ve aldığı eğitim sayesinde karakterleri şekillenir. Sağlam karakterli çocuklar yetiştirebilmek için çocuklara doğru eğitim vermek gerek. Doğrular daima doğrudur, yanlışlar da yanlıştır. Bunu iyice öğretmek gerek, ders verir gibi değil, yaşarken öğretelim ve kendimiz de iyi örnek olalım onlara. Onlar büyüklere bakarak aynılarını yaparlar, bunun için önce büyüklerin kendi hareketlerine dikkat etmeleri


  6. 17.Mayıs.2014, 16:21
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Atasözleri geçmişten günümüze süregelmiştir, onlar insanlara doğru yol gösterirler. Küçüklerle, büyüklerle, aileyle, dostlukla ilgili atasözleri vardır, onları hayatımızda kullanabiliriz.
    Mesela, “Ağaç yaşken eğilir” diye bir atasözü var.Bu atasözü bence büyüklerin ve küçüklerin terbiyesiyle ilgili. Bir çocuk küçükken gelecekte onun nasıl bir insan olacağını bilmeyiz. Elbette, annelerle babalar kendi çocuğuna terbiye verirler. Onlar hiçbir zaman çocuğuna kötülük dilemezler, tam tersi iyi bir insan olmasına çalışırlar, çabalarlar. Bence çocuk küçükken öğretileri, bilgileri kolayca alabilirler. Terbiyeli, eğitimli insan hiçbir zaman, hiçbir yerde kendisini kaybetmez. Eğer çocuk kimseye itaat etmezse, kendisini yüksekte görürse, geleceğini düşünmezse kim bilir ne zaman yolunu kaybeder. İlk önce çocuklara anneleriyle babalarının bakmaları, ilgilenmeleri önemlidir, bu doğru, şu yanlış diye söylemeleri lazım. Sonra okuldaki öğretmenlerinin de eğitim vermesi önemli, çünkü çocuğun gününün yarısı okulda geçer, öğretmenleri davranışlarını bilirler. Çocuk büyüdükten sonra iyi terbiyesiyle hayatına ilginç bir şekilde devam edebilir, insanlarla ilişki kurmasını öğrenir. Kaba olsa, o zaman insanlar da ona öyle davranırlar. Çocuklara küçükken bir şeyi öğretmek kolaydır ama büyüklere zordur. Çünkü büyükler sadece kendisini dinlerler, başka insanlar bir şey söylese hoşlanmazlar ama çocuklar şirinler ve uysallar, her şeyi hemen anlarlar, kolayca öğrenirler ve alışırlar.Hepimiz bir zamanlar küçüktük, annelerimizle babalarımız bizi büyüttüler, okuttular, eğitim verdiler. Biz de bu aldığımız eğitimi gelecekte kendi çocuklarımıza verelim. Her şeyin doğrusunu öğretebilmemiz için önce kendimizin doğru olmamız gerekir. Alışkanlıkları ve aldığı eğitim sayesinde karakterleri şekillenir. Sağlam karakterli çocuklar yetiştirebilmek için çocuklara doğru eğitim vermek gerek. Doğrular daima doğrudur, yanlışlar da yanlıştır. Bunu iyice öğretmek gerek, ders verir gibi değil, yaşarken öğretelim ve kendimiz de iyi örnek olalım onlara. Onlar büyüklere bakarak aynılarını yaparlar, bunun için önce büyüklerin kendi hareketlerine dikkat etmeleri


  7. 26.Mayıs.2014, 20:22
    4
    Misafir

    Cevap: Ağaç yaşken eğilir deyimi ve hikayesi

    Allah rızası için yardım edin türkçe projemi 3haftadır yapıyom bitmiyo bir ata sözününhikayesini yazın şuraya lütfen :-) :-) :-) :-) :-( :-) :-) :-) :-) asdasd


  8. 26.Mayıs.2014, 20:22
    4
    beyza bilgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    beyza bilgin
    Misafir
    Allah rızası için yardım edin türkçe projemi 3haftadır yapıyom bitmiyo bir ata sözününhikayesini yazın şuraya lütfen :-) :-) :-) :-) :-( :-) :-) :-) :-) asdasd


  9. 16.Aralık.2014, 19:27
    5
    Misafir

    Cevap: Ağaç yaşken eğilir deyimi ve hikayesi

    Ağaç yaşken eğilir

    Bu Hureyre (r.a.)'dan Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Her çocuk, İslam fıtratı üzere dünyaya gelir. Ebeveyni (Yahudi ise) onu Yahudi; Hıristiyan ise onu Hıristiyan; Mecusi ise onu Mecusi yapar."

    Demek ki dünyaya gelen her çocuk, Müslümanlığa yatkın bir fıtratta gelir. Annesi ve babası Müslümansa, çocuk Müslüman olarak yetişir; eğer Yahudi veya Mecusi ise onların vermiş olduğu ahkam ve ahlakla yetişeceğinden anne ve babasına verilen hükmün aynısı ona da verilir. Velev ki, ömrünün sonunda Allah tarafından kendisine hidayet verilirse Müslüman, yoksa isyankar (kafir) olarak ölür. Çocuklarımız, ekmek yapılmaya hazır hamur gibidirler. Hamur usta bir fırıncının elinde ise, ona vereceği güzel bir şekille pişirdikten sonra insanın karnı tok olsa bile yemek için canı çekerken, iş bilmeyen bir ekmekçinin baştan savma ve yenmeyecek kıvamda pişirdiği ekmeği aç da olsa, yemekte zorluk çeker. Allah'a ve ahirete inanmış, mü'min, muvahhid bir Müslüman aile, çocuğunu Allah'ın rızasına uygun şekilde yetiştirmeye çalışırken, bunun aksine elinden, dilinden küfür akan, çevreye mikrop saçan gençlere de rastlamaktayız. Aslında bu gençler de aslında İslam fıtratı üzere dünyaya gelmişler, ama ne yazık ki müşrik bir ailede büyümüşlerdir. Nitekim çocuk, kendisine verilen eğitim ve öğretime göre şekillenmektedir. Nuh suresi 26 ve 27. ayetlerde: "Nuh (a.s.) dua etti ve dedi ki: 'Ey Rabbim, yeryüzünde barınan kafirlerden dönüp dolaşan bir kimse bırakma. Çünkü eğer Sen, onları bırakırsan (mü'min) kullarını (bile bile) saptırırlar ve facirden (kötülükte sınırı aşan) kafirden başka (evlat) doğurmazlar."

    Tahrim suresinin altıncı ayetinde: "Tutuşturucusu, yakıtı insanlar ve taşlar olan o ateşten, nefislerinizi ve ailelerinizi (çoluk-çocuğunuzu öğütle) koruyunuz." Çok uzun gibi görünen dünya hayatı, sonunda ölümle sonuçlanacaktır. Akıllı insan, canı kadar sevdiği çocuklarının geleceğini hazırlarken, dünya menfaatleri yanında edeb, terbiye, din, ahlak ve fazilet dersleri de vermelidir. Yoksa yarın yaşlandığımızda ve çocuklarımızdan bir bardak su isterken, "sürahi yanında, al da iç!" gibi cevaplar alırsak, şaşırma-yalım. Ve kimsede hata aramayalım. Çünkü hata bizde... Ne demişler: Ağaç yaş iken eğilir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.): "Hiçbir baba, çocuğuna güzel edep ve terbiyeden daha faydalı bir şey vermemiştir (veremez)" buyurmuştur. Bir kimsede bulunması gereken en büyük varlık, zenginlik, terbiye ve ahlaktır. Bir babanın çocuğuna bırakacağı miras, gün gelir elden çıkabilir. Fakat dini terbiye ve ahlak, tükenmeyen bir hazine gibidir. Rasulullah (s.a.v.): "Çocuklarınıza değer verin. Onların terbiyelerini güzel yapın. Bir kimse, üç kız çocuğunu İslam üzere yetiştirip terbiye eder de onları evlendirirse ve onlara iyilikte de devam ederse; o kimseye Cennet vardır" buyurmuştur.

    Ali Çatalyürek


  10. 16.Aralık.2014, 19:27
    5
    bube - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    bube
    Misafir
    Ağaç yaşken eğilir

    Bu Hureyre (r.a.)'dan Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Her çocuk, İslam fıtratı üzere dünyaya gelir. Ebeveyni (Yahudi ise) onu Yahudi; Hıristiyan ise onu Hıristiyan; Mecusi ise onu Mecusi yapar."

    Demek ki dünyaya gelen her çocuk, Müslümanlığa yatkın bir fıtratta gelir. Annesi ve babası Müslümansa, çocuk Müslüman olarak yetişir; eğer Yahudi veya Mecusi ise onların vermiş olduğu ahkam ve ahlakla yetişeceğinden anne ve babasına verilen hükmün aynısı ona da verilir. Velev ki, ömrünün sonunda Allah tarafından kendisine hidayet verilirse Müslüman, yoksa isyankar (kafir) olarak ölür. Çocuklarımız, ekmek yapılmaya hazır hamur gibidirler. Hamur usta bir fırıncının elinde ise, ona vereceği güzel bir şekille pişirdikten sonra insanın karnı tok olsa bile yemek için canı çekerken, iş bilmeyen bir ekmekçinin baştan savma ve yenmeyecek kıvamda pişirdiği ekmeği aç da olsa, yemekte zorluk çeker. Allah'a ve ahirete inanmış, mü'min, muvahhid bir Müslüman aile, çocuğunu Allah'ın rızasına uygun şekilde yetiştirmeye çalışırken, bunun aksine elinden, dilinden küfür akan, çevreye mikrop saçan gençlere de rastlamaktayız. Aslında bu gençler de aslında İslam fıtratı üzere dünyaya gelmişler, ama ne yazık ki müşrik bir ailede büyümüşlerdir. Nitekim çocuk, kendisine verilen eğitim ve öğretime göre şekillenmektedir. Nuh suresi 26 ve 27. ayetlerde: "Nuh (a.s.) dua etti ve dedi ki: 'Ey Rabbim, yeryüzünde barınan kafirlerden dönüp dolaşan bir kimse bırakma. Çünkü eğer Sen, onları bırakırsan (mü'min) kullarını (bile bile) saptırırlar ve facirden (kötülükte sınırı aşan) kafirden başka (evlat) doğurmazlar."

    Tahrim suresinin altıncı ayetinde: "Tutuşturucusu, yakıtı insanlar ve taşlar olan o ateşten, nefislerinizi ve ailelerinizi (çoluk-çocuğunuzu öğütle) koruyunuz." Çok uzun gibi görünen dünya hayatı, sonunda ölümle sonuçlanacaktır. Akıllı insan, canı kadar sevdiği çocuklarının geleceğini hazırlarken, dünya menfaatleri yanında edeb, terbiye, din, ahlak ve fazilet dersleri de vermelidir. Yoksa yarın yaşlandığımızda ve çocuklarımızdan bir bardak su isterken, "sürahi yanında, al da iç!" gibi cevaplar alırsak, şaşırma-yalım. Ve kimsede hata aramayalım. Çünkü hata bizde... Ne demişler: Ağaç yaş iken eğilir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.): "Hiçbir baba, çocuğuna güzel edep ve terbiyeden daha faydalı bir şey vermemiştir (veremez)" buyurmuştur. Bir kimsede bulunması gereken en büyük varlık, zenginlik, terbiye ve ahlaktır. Bir babanın çocuğuna bırakacağı miras, gün gelir elden çıkabilir. Fakat dini terbiye ve ahlak, tükenmeyen bir hazine gibidir. Rasulullah (s.a.v.): "Çocuklarınıza değer verin. Onların terbiyelerini güzel yapın. Bir kimse, üç kız çocuğunu İslam üzere yetiştirip terbiye eder de onları evlendirirse ve onlara iyilikte de devam ederse; o kimseye Cennet vardır" buyurmuştur.

    Ali Çatalyürek


  11. 21.Şubat.2016, 20:48
    6
    Misafir

    Cevap: Ağaç yaşken eğilir deyimi ve hikayesi

    Ağaç yaş iken eğilir hikayesi çok güzel ödevime yaradı


  12. 21.Şubat.2016, 20:48
    6
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Ağaç yaş iken eğilir hikayesi çok güzel ödevime yaradı


  13. 11.Mayıs.2016, 18:25
    7
    Misafir

    Cevap: Ağaç yaşken eğilir deyimi ve hikayesi

    Bir hikaye yazmadınız şuraya ALLAH rızası için ağaç yaşken eğilir atasözüyle ilgili hikaye yazın LÜTFEN çok önemli


  14. 11.Mayıs.2016, 18:25
    7
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Bir hikaye yazmadınız şuraya ALLAH rızası için ağaç yaşken eğilir atasözüyle ilgili hikaye yazın LÜTFEN çok önemli





+ Yorum Gönder