Konusunu Oylayın.: Hutbe: Sabah ve Yatsı Namazını Cemaatla Kılmanın Önemi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Hutbe: Sabah ve Yatsı Namazını Cemaatla Kılmanın Önemi
  1. 22.Nisan.2011, 07:05
    1
    Misafir

    Hutbe: Sabah ve Yatsı Namazını Cemaatla Kılmanın Önemi






    Hutbe: Sabah ve Yatsı Namazını Cemaatla Kılmanın Önemi Mumsema Hutbe: Sabah ve Yatsı Namazını Cemaatla Kılmanın Önemi


  2. 22.Nisan.2011, 09:31
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Hutbe: Sabah ve Yatsı Namazını Cemaatla Kılmanın Önemi




    Muhterem Müslümanlar!

    İslam dini birlik ve beraberliğe büyük önem vermiştir. Günde beş vakit namazın cemaatle kılınmasının teşvik edilmesi, haftada bir Cuma ve senede iki kez bayram namazlarının topluca kılınması bu önemden kaynaklanmaktadır. Cemaatle namaz, oluşturulmak istenen birlik ruhunun hem bir göstergesi ve hem de o birlik ruhunun sağlamlaştırıcısı ve devam ettiricisi olmaktadır. Yani cemaatle namaz Yüce dinimizin bir sembolü ve şiarıdır. Hutbemin başında okuduğum ayette: “Namazı kılın, Zekatı verin, rükü edenlerle birlikte siz de rükü ediniz”1 buyurulmuştur.
    Peygamber Efendimiz hayatı boyunca cemaate namaz kıldırmış, hastalandığında ise cemaate katılarak Hz. Ebû Bekir’in arkasında namaz kılmıştır. Resul-i Ekrem (s.a.v.) hadisi şerifte: “cemaatle kılınan namaz, yalnız kılınan namazdan yirmiyedi derece daha faziletlidir. Eğer mü’minler yatsı ve sabah namazlarının cemaatle kılınmasının sevabını bilseler emekleyerek camilere koşarlardı. Yatsı namazını cemaatle kılanlar, gece yarısına kadar namaz kılmış sayılırlar. Sabah namazını cemaatle kılanlar ise, bütün geceyi ibadetle geçirmiş gibi olacaklarını haber vermiştir.”2 Sevgili Peygamberimiz: “eğer müslümanlar birinci saftaki fazileti bilseler orada yer bulabilmek için aralarında kur’a çekmek zorunda kalırlardı, eğer camiye erken gitmenin sevabını bilseler, önce gidebilmek için yarışırlardı.” 3 “Camilere devam edenleri görürseniz onların cennetlik olduklarına şahitlik ediniz,4 buyurmuştur. Başka bir hadiste de; “günahların bağışlanmasını, derecelerin yükselmesini sağlayan iyiliklerden biri de camiye giderken atılan adımlardır.”5 “Kıyamet günü arşıâlânın gölgesinde istirahat edeceklerden biri de; camilere gönül veren, cemaate devam eden Müslümanlardır.6

    Değerli Müminler!

    Müslümanların, huşu ve huzurla namaz kılmaları ve Cenab-ı Hakk’ı zikretmeleri, davranışların en güzeli, ibadetlerin en mükemmelidir. Müslümanların bir arada bulunması, safların düzgün tutulması namazların kabulüne ve ruhların tekamülüne bir sebeptir. Makam mevki gözetilmeksizin, fakir zengin ayrımına gidilmeksizin, insanların fiziki yapısına bakılmaksızın, herkesin bir olan Allah’a ibadet etmek üzere bir araya gelmesi İslam’ın güzelliğinin yansımasıdır. Cemaate gelinmesi sonucunda insanların arasında bulunan dostluk, muhabbet, yardımlaşma ve dayanışmanın arttığı gözlenmektedir. Böylece insanlar arasındaki birlik ve beraberlik artmaktadır. Cemaatle namaz kılmanın önemine dair bu ve benzeri hadislerden ve ilgili âyetlerden hareketle Şâfiî mezhebinde gücü yeten erkeklere farz-ı kifâye Hanefî mezhebinde ise, müekked sünnettir.

    Aziz Müslümanlar!

    Cami ve cemaatin bu fazilet ve güzelliklerinden istifade edebilmek için, gözetmemiz gereken bir takım incelikler vardır. Camiye gelirken güzel ve temiz elbise giymeli, mümkünse ağır olmayan güzel koku sürmeli, soğan, sarımsak gibi başkalarını rahatsız edecek şeyler yememelidir. Özellikle ayak ve çorap temizliğine dikkat edilmelidir. Camide namaz, zikir, Kur’an, tesbih ve dua ile meşgul olunmalıdır. Camide başkalarının ibadet huzurunu bozacak söz ve davranışlardan kaçınılmalıdır. Câmiye girince de, namaz kılmak için orada durduğu sürece, tıpkı namaz kılıyormuş gibi sevap kazanacağını bilmelidir. Resulullah (s) bir Hadis-i Şeriflerinde: “Biriniz namaz kıldığı yerden ayrılmadığı, orada kimseye eziyet etmediği ve abdestini bozmadığı müddetçe melekler: Allahım! Ona merhamet et! Allahım! Onu bağışla! Allahım! Onun tövbesini kabul et! diye dua ederler.”7 buyurmuştur.

    Hz. Peygamber cemaatle namazı teşvik sadedinde cemaatle kılınan namazın, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi veya yirmi beş derece daha faziletli olduğunu belirtmiştir (Buhârî, “Ezân”, 30; Müslim, “Mesâcid”, 42). Kendisi de hayatı boyunca cemaate namaz kıldırmış, hastalandığında ise cemaate katılarak Ebû Bekir’in arkasında namaz kılmıştır. Cemaatle namaz, içerdiği dayanışma ve yardımlaşma anlamı nedeniyle İslâm’ın bir şiarı ve sembolü haline gelmiştir ve vazgeçilmez bir uygulama olarak öylece devam etmiştir.

    Cuma namazı dışında en kuvvetli cemaat, sabah namazının cemaati, sonra yatsı namazının cemaati, sonra ikindi namazının cemaatidir. Ebû Hüreyre’den rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “İnsanlar ilk safın sevabını bilselerdi, ön safta durabilmek için kura çekmekten başka yol bulamazlardı. Namazı ilk vaktinde kılmanın sevabını bilselerdi bunun için yarışırlardı. Yatsı namazı ile sabah namazının faziletini bilselerdi, emekleyerek de olsa bu namazları cemaatle kılmaya gelirlerdi” (Buhârî, “Ezân”, 9, 32; Müslim, “Salât”, 129, 131). Bir başka hadiste de “Kim yatsı namazını cemaatle kılarsa, gece yarısına kadar namaz kılmış sevabını alır. Sabah namazını da cemaatle kılarsa bütün geceyi namaz kılarak geçirmiş gibi sevap alır” (Buhârî, “Ezân”, 34; Müslim, “Mesâcid”, 260) buyurmuşlardır.
    Safların en faziletlisi en ön saftır. Bu fazilet imama yakınlık derecesindedir. Fakat imama en yakın duran kişiler imamlığa ehil olan kişiler olmalı ki imamın abdesti bozulduğunda, hemen birini yerine geçirebilsin.

    1-Bakara: 2/43
    2-Riyazü’s-Salihîn, C.2.
    3-Riyazü’s-Salihîn, C.2 .
    4-Riyazü’s-Salihîn, C.2 .
    5-Riyazu’s-Salihîn, C.2.
    6-Riyazü’s-Salihîn. C.1.
    7-Diyanet İlmihali, c.1, s.272
    Muhammed AYDIN Erciş Vaizi


  3. 22.Nisan.2011, 09:31
    2
    Silent and lonely rains



    Muhterem Müslümanlar!

    İslam dini birlik ve beraberliğe büyük önem vermiştir. Günde beş vakit namazın cemaatle kılınmasının teşvik edilmesi, haftada bir Cuma ve senede iki kez bayram namazlarının topluca kılınması bu önemden kaynaklanmaktadır. Cemaatle namaz, oluşturulmak istenen birlik ruhunun hem bir göstergesi ve hem de o birlik ruhunun sağlamlaştırıcısı ve devam ettiricisi olmaktadır. Yani cemaatle namaz Yüce dinimizin bir sembolü ve şiarıdır. Hutbemin başında okuduğum ayette: “Namazı kılın, Zekatı verin, rükü edenlerle birlikte siz de rükü ediniz”1 buyurulmuştur.
    Peygamber Efendimiz hayatı boyunca cemaate namaz kıldırmış, hastalandığında ise cemaate katılarak Hz. Ebû Bekir’in arkasında namaz kılmıştır. Resul-i Ekrem (s.a.v.) hadisi şerifte: “cemaatle kılınan namaz, yalnız kılınan namazdan yirmiyedi derece daha faziletlidir. Eğer mü’minler yatsı ve sabah namazlarının cemaatle kılınmasının sevabını bilseler emekleyerek camilere koşarlardı. Yatsı namazını cemaatle kılanlar, gece yarısına kadar namaz kılmış sayılırlar. Sabah namazını cemaatle kılanlar ise, bütün geceyi ibadetle geçirmiş gibi olacaklarını haber vermiştir.”2 Sevgili Peygamberimiz: “eğer müslümanlar birinci saftaki fazileti bilseler orada yer bulabilmek için aralarında kur’a çekmek zorunda kalırlardı, eğer camiye erken gitmenin sevabını bilseler, önce gidebilmek için yarışırlardı.” 3 “Camilere devam edenleri görürseniz onların cennetlik olduklarına şahitlik ediniz,4 buyurmuştur. Başka bir hadiste de; “günahların bağışlanmasını, derecelerin yükselmesini sağlayan iyiliklerden biri de camiye giderken atılan adımlardır.”5 “Kıyamet günü arşıâlânın gölgesinde istirahat edeceklerden biri de; camilere gönül veren, cemaate devam eden Müslümanlardır.6

    Değerli Müminler!

    Müslümanların, huşu ve huzurla namaz kılmaları ve Cenab-ı Hakk’ı zikretmeleri, davranışların en güzeli, ibadetlerin en mükemmelidir. Müslümanların bir arada bulunması, safların düzgün tutulması namazların kabulüne ve ruhların tekamülüne bir sebeptir. Makam mevki gözetilmeksizin, fakir zengin ayrımına gidilmeksizin, insanların fiziki yapısına bakılmaksızın, herkesin bir olan Allah’a ibadet etmek üzere bir araya gelmesi İslam’ın güzelliğinin yansımasıdır. Cemaate gelinmesi sonucunda insanların arasında bulunan dostluk, muhabbet, yardımlaşma ve dayanışmanın arttığı gözlenmektedir. Böylece insanlar arasındaki birlik ve beraberlik artmaktadır. Cemaatle namaz kılmanın önemine dair bu ve benzeri hadislerden ve ilgili âyetlerden hareketle Şâfiî mezhebinde gücü yeten erkeklere farz-ı kifâye Hanefî mezhebinde ise, müekked sünnettir.

    Aziz Müslümanlar!

    Cami ve cemaatin bu fazilet ve güzelliklerinden istifade edebilmek için, gözetmemiz gereken bir takım incelikler vardır. Camiye gelirken güzel ve temiz elbise giymeli, mümkünse ağır olmayan güzel koku sürmeli, soğan, sarımsak gibi başkalarını rahatsız edecek şeyler yememelidir. Özellikle ayak ve çorap temizliğine dikkat edilmelidir. Camide namaz, zikir, Kur’an, tesbih ve dua ile meşgul olunmalıdır. Camide başkalarının ibadet huzurunu bozacak söz ve davranışlardan kaçınılmalıdır. Câmiye girince de, namaz kılmak için orada durduğu sürece, tıpkı namaz kılıyormuş gibi sevap kazanacağını bilmelidir. Resulullah (s) bir Hadis-i Şeriflerinde: “Biriniz namaz kıldığı yerden ayrılmadığı, orada kimseye eziyet etmediği ve abdestini bozmadığı müddetçe melekler: Allahım! Ona merhamet et! Allahım! Onu bağışla! Allahım! Onun tövbesini kabul et! diye dua ederler.”7 buyurmuştur.

    Hz. Peygamber cemaatle namazı teşvik sadedinde cemaatle kılınan namazın, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi veya yirmi beş derece daha faziletli olduğunu belirtmiştir (Buhârî, “Ezân”, 30; Müslim, “Mesâcid”, 42). Kendisi de hayatı boyunca cemaate namaz kıldırmış, hastalandığında ise cemaate katılarak Ebû Bekir’in arkasında namaz kılmıştır. Cemaatle namaz, içerdiği dayanışma ve yardımlaşma anlamı nedeniyle İslâm’ın bir şiarı ve sembolü haline gelmiştir ve vazgeçilmez bir uygulama olarak öylece devam etmiştir.

    Cuma namazı dışında en kuvvetli cemaat, sabah namazının cemaati, sonra yatsı namazının cemaati, sonra ikindi namazının cemaatidir. Ebû Hüreyre’den rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “İnsanlar ilk safın sevabını bilselerdi, ön safta durabilmek için kura çekmekten başka yol bulamazlardı. Namazı ilk vaktinde kılmanın sevabını bilselerdi bunun için yarışırlardı. Yatsı namazı ile sabah namazının faziletini bilselerdi, emekleyerek de olsa bu namazları cemaatle kılmaya gelirlerdi” (Buhârî, “Ezân”, 9, 32; Müslim, “Salât”, 129, 131). Bir başka hadiste de “Kim yatsı namazını cemaatle kılarsa, gece yarısına kadar namaz kılmış sevabını alır. Sabah namazını da cemaatle kılarsa bütün geceyi namaz kılarak geçirmiş gibi sevap alır” (Buhârî, “Ezân”, 34; Müslim, “Mesâcid”, 260) buyurmuşlardır.
    Safların en faziletlisi en ön saftır. Bu fazilet imama yakınlık derecesindedir. Fakat imama en yakın duran kişiler imamlığa ehil olan kişiler olmalı ki imamın abdesti bozulduğunda, hemen birini yerine geçirebilsin.

    1-Bakara: 2/43
    2-Riyazü’s-Salihîn, C.2.
    3-Riyazü’s-Salihîn, C.2 .
    4-Riyazü’s-Salihîn, C.2 .
    5-Riyazu’s-Salihîn, C.2.
    6-Riyazü’s-Salihîn. C.1.
    7-Diyanet İlmihali, c.1, s.272
    Muhammed AYDIN Erciş Vaizi


  4. 01.Aralık.2011, 06:31
    3
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,512
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Hutbe: Sabah ve Yatsı Namazını Cemaatla Kılmanın Önemi

    221- Osman b Afvân (r a )’den rivâyete göre, Rasûlullah (s a v ) şöyle buyurdu: “Yatsı namazını cemaatle kılan kimse gece yarısını ibadetle geçirmiş gibi sevap kazanır Yatsı ve sabah namazını cemaatle kılan kimse ise tüm geceyi ibadetle geçirmiş gibi sevap kazanır ” (Müslim, Mesacid: 46)


  5. 01.Aralık.2011, 06:31
    3
    Üye
    221- Osman b Afvân (r a )’den rivâyete göre, Rasûlullah (s a v ) şöyle buyurdu: “Yatsı namazını cemaatle kılan kimse gece yarısını ibadetle geçirmiş gibi sevap kazanır Yatsı ve sabah namazını cemaatle kılan kimse ise tüm geceyi ibadetle geçirmiş gibi sevap kazanır ” (Müslim, Mesacid: 46)





+ Yorum Gönder