Konusunu Oylayın.: İslam’'ın verdiği cezayı çeken bir kimse, ahirette o suçundan dolayı tekrar ceza görecek mi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İslam’'ın verdiği cezayı çeken bir kimse, ahirette o suçundan dolayı tekrar ceza görecek mi?
  1. 21.Nisan.2011, 15:27
    1
    Misafir

    İslam’'ın verdiği cezayı çeken bir kimse, ahirette o suçundan dolayı tekrar ceza görecek mi?






    İslam’'ın verdiği cezayı çeken bir kimse, ahirette o suçundan dolayı tekrar ceza görecek mi? Mumsema İslam’'ın verdiği cezayı çeken bir kimse, ahirette o suçundan dolayı tekrar ceza görecek mi?


  2. 21.Nisan.2011, 16:06
    2
    sevim yalçın
    Sürgün dünya....

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Ekim.2010
    Üye No: 80045
    Mesaj Sayısı: 217
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 26

    Cevap: İslam’'ın verdiği cezayı çeken bir kimse, ahirette o suçundan dolayı tekrar ceza görecek mi?




    Alimlerin çoğunluğuna göre, dünyada Allah adına- verilen cezalar, ahiretteki günahlara kefaret olur. Özellikle kişilerin cezalarını isteyerek çekmeleri makbul bir tövbe hükmündedir.
    Nitekim Müslim’in Sahihinde rivayet ettiğine göre, zina suçunu itiraf edip kendisinin temizlenmesini isteyen Hz. Maiz recm edildikten sonra, Hz. Peygamber (asm) arkadaşlarına “Maiz’in bağışlanması için dua edin.” buyurdu. Onlar da “Allah Maiz’i bağışlasın” diye dua ettiler. Sonra Hz. Peygamber (asm): “Yeminle söylüyorum ki, O öyle bir tövbe etti ki, onun tövbesi bir ümmet / büyük bir topluluk arasında taksim edilseydi hepsine yetiyor olacaktı.” buyurdu. (bk. Müslim, Hudud, 22).
    Yine Hz. Peygamber(asm) zina suçunu itiraf ederek recm edilen bir kadının cenaze namazını kıldırmıştır. Hz. Ömer “Ey Allah’ın Resulü! Siz, zina etmiş bir kadının cenaze namazını kılar mısınız?” şeklinde soru yöneltmesi üzerine, Efendimiz (asm) buyurdu ki;
    “Yemin olsun o öyle bir tövbe etti ki, Medine halkından yetmiş kişi arasında paylaştırılsaydı, hepsine yetecekti. Canını Allah için feda eden (sırf Allah için suçunu itiraf edip ölmeye karar veren) bu kadının tövbesinden daha üstün bir tövbe mi bulursun.” (Müslim, Hudud, 24)
    Buna göre, günahının şer’i haddini çekenler, ahiretteki cezadan kurtulur. Bu dünyada kim bir günah işler ve Allah'ın verdiği cezayı gönül rızasıyla çekerse, elbetteki Allah Teala o kuluna ahirette tekrar azap etmeyecektir.
    Büyük günahlardan birini işleyip de, onun cezasını dünyadayken çekmeyenlerin durumu ise Allah’a kalmıştır. Allah o kulun tövbesine, pişmanlığına ve hayat tarzına göre isterse affeder, isterse de cezalandırır.
    Ubâde b. Sâmit (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (asm) etrafında bulunan ashabına karşı şöyle buyurmuştu:
    “Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayacağınıza, hırsızlık yapmayacağınıza, zina etmeyeceğinize, çocuklarınızı açlık endişesiyle öldürmeyeceğinize, bana karşı gelmeyeceğinize, dinin emrettiği konularda bana karşı gelmeyeceğinize söz vererek bana biat ediniz. Kim sözünde durursa mükafatını Allah verecektir. Sizden biriniz yukarıda sayılanlardan herhangi birini işler de cezasını Dünya’da çekerse o ceza işlediği suçun kefaretidir. Ahirette ceza çekmez. Kim de bu suçlardan birini işlerde suçu gizli kalıp cezasını Dünya’da çekmezse onun işi Allah’a kalmıştır. Allah dilerse onu affeder dilerse cezalandırır.” (Müslim, Hudud: 10; Dârimi, Siyer: 17)
    İşlediği günahın cezasını dünyadayken çekmeyenler için de, Affedici ve Bağışlayıcı olan Allah'ın af ve rahmet kapısı açıktır. Hakkıyla tövbe edenlerin affedileceği Onun rahmetinden ümit edilir.


  3. 21.Nisan.2011, 16:06
    2
    Sürgün dünya....



    Alimlerin çoğunluğuna göre, dünyada Allah adına- verilen cezalar, ahiretteki günahlara kefaret olur. Özellikle kişilerin cezalarını isteyerek çekmeleri makbul bir tövbe hükmündedir.
    Nitekim Müslim’in Sahihinde rivayet ettiğine göre, zina suçunu itiraf edip kendisinin temizlenmesini isteyen Hz. Maiz recm edildikten sonra, Hz. Peygamber (asm) arkadaşlarına “Maiz’in bağışlanması için dua edin.” buyurdu. Onlar da “Allah Maiz’i bağışlasın” diye dua ettiler. Sonra Hz. Peygamber (asm): “Yeminle söylüyorum ki, O öyle bir tövbe etti ki, onun tövbesi bir ümmet / büyük bir topluluk arasında taksim edilseydi hepsine yetiyor olacaktı.” buyurdu. (bk. Müslim, Hudud, 22).
    Yine Hz. Peygamber(asm) zina suçunu itiraf ederek recm edilen bir kadının cenaze namazını kıldırmıştır. Hz. Ömer “Ey Allah’ın Resulü! Siz, zina etmiş bir kadının cenaze namazını kılar mısınız?” şeklinde soru yöneltmesi üzerine, Efendimiz (asm) buyurdu ki;
    “Yemin olsun o öyle bir tövbe etti ki, Medine halkından yetmiş kişi arasında paylaştırılsaydı, hepsine yetecekti. Canını Allah için feda eden (sırf Allah için suçunu itiraf edip ölmeye karar veren) bu kadının tövbesinden daha üstün bir tövbe mi bulursun.” (Müslim, Hudud, 24)
    Buna göre, günahının şer’i haddini çekenler, ahiretteki cezadan kurtulur. Bu dünyada kim bir günah işler ve Allah'ın verdiği cezayı gönül rızasıyla çekerse, elbetteki Allah Teala o kuluna ahirette tekrar azap etmeyecektir.
    Büyük günahlardan birini işleyip de, onun cezasını dünyadayken çekmeyenlerin durumu ise Allah’a kalmıştır. Allah o kulun tövbesine, pişmanlığına ve hayat tarzına göre isterse affeder, isterse de cezalandırır.
    Ubâde b. Sâmit (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (asm) etrafında bulunan ashabına karşı şöyle buyurmuştu:
    “Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayacağınıza, hırsızlık yapmayacağınıza, zina etmeyeceğinize, çocuklarınızı açlık endişesiyle öldürmeyeceğinize, bana karşı gelmeyeceğinize, dinin emrettiği konularda bana karşı gelmeyeceğinize söz vererek bana biat ediniz. Kim sözünde durursa mükafatını Allah verecektir. Sizden biriniz yukarıda sayılanlardan herhangi birini işler de cezasını Dünya’da çekerse o ceza işlediği suçun kefaretidir. Ahirette ceza çekmez. Kim de bu suçlardan birini işlerde suçu gizli kalıp cezasını Dünya’da çekmezse onun işi Allah’a kalmıştır. Allah dilerse onu affeder dilerse cezalandırır.” (Müslim, Hudud: 10; Dârimi, Siyer: 17)
    İşlediği günahın cezasını dünyadayken çekmeyenler için de, Affedici ve Bağışlayıcı olan Allah'ın af ve rahmet kapısı açıktır. Hakkıyla tövbe edenlerin affedileceği Onun rahmetinden ümit edilir.





+ Yorum Gönder