Konusunu Oylayın.: Salavat çekerken nelere dikkat etmeliyiz? Salavat çekmenin adabı nedir?

5 üzerinden 4.85 | Toplam : 27 kişi
Salavat çekerken nelere dikkat etmeliyiz? Salavat çekmenin adabı nedir?
  1. 17.Nisan.2011, 11:06
    1
    Misafir

    Salavat çekerken nelere dikkat etmeliyiz? Salavat çekmenin adabı nedir?






    Salavat çekerken nelere dikkat etmeliyiz? Salavat çekmenin adabı nedir? Mumsema Salavat çekerken nelere dikkat etmeliyiz? Salavat çekmenin adabı nedir?
    Doğru salavat nasıl çekilir?


  2. 17.Nisan.2011, 11:06
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Salavat çekerken nelere dikkat etmeliyiz? Salavat çekmenin adabı nedir?
    Doğru salavat nasıl çekilir?


    Benzer Konular

    - Oruçluyken nelere dikkat etmeliyiz

    - Dua Ederken Nelere Dikkat Etmeliyiz ?

    - Evlenirken nelere dikkat etmeliyiz?

    - Temizlikte nelere dikkat etmeliyiz?

    - Salavat çekmenin fazileti nedir?

  3. 17.Nisan.2011, 14:05
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Salavat çekerken nelere dikkat etmeliyiz? Salavat çekmenin adabı nedir?




    Allahumme Salli Ala Seyyidina Muhammedin
    Ve Ala Ali Seyyidina Muhammed


    “Allâh ve melekleri Peygamber’e çokça salât ederler. Ey mü’minler! Siz de O’na çokça salât getirin ve tam bir teslimiyetle selâm verin.” (el-Ahzâb 56)

    Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem-’in şânını yücelten âyet-i kerîmelerden biri de budur. Hem Allâh’ın hem de meleklerin Rasûlullâh Efendimiz’e salavât getirmeleri onun Allâh katındaki değerini ortaya koymaktadır.
    Allâh’ın Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem-’e salavât getirmesi “ona merhamet etmesi şan ve şerefini yüceltmesi”dir. Meleklerin Rasûlullâh’a salavât getirmesi de aynı şekilde “Onun kadr u kıymetini anıp yüce mertebelere erişmesi için Allâh’a niyazda bulunmaları” demektir.
    Allâh Teâlâ âyet-i kerîmede kendisinin ve meleklerin Rasûl-i Ekrem’e salavât getirdiklerini hatırlattıktan sonra kullarına hitâben:
    “-Ona -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bizim gibi siz de salât ü selâm getirin saygıların en yücesiyle O’nu yâdedin.” buyurmaktadır.

    Abdullâh bin Amr -radıyallâhu anh-’dan gelen bir rivâyette Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
    “Kim bana bir defa salât ü selâm getirirse bu sebeple Allâh Teâlâ da ona on misli merhamet eder.” (Müslim)
    Hadîsin bazı rivâyetlerinde Hazret-i Peygamber’e salavat getiren kimseye Cenâb-ı Hakk’ın on defa merhamet edeceği müjdesine ilâveten o kimsenin on günahının bağışlanacağı manevî derecesinin on derece daha yükseltileceği de haber verilmektedir. (Nesâî)
    Ashâb-ı Kirâm’dan Ebû Talhâ el-Ensârî’nin anlattığına göre birgün Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- mütebessim bir çehreyle Ashâb-ı Kirâm’ın yanına geldi ve Cebrâil -aleyhisselâm-’ın kendisine şu müjdeyi getirdiğini haber verdi:
    “-Muhammed! Ümmetinden biri sana bir salât getirdiğinde benim onun günahlarının bağışlanması için on defa istiğfar etmem o kimsenin sana bir selâm getirmesi hâlinde de benim ona on selâm vermem seni sevindirmez mi?” (Nesâî)
    Görüldüğü gibi Hazret-i Peygamber’e salât ü selâm getirmek Allâh’ın rahmetini ve rızâsını kazanmaya vesîledir. Bu sebeple her fırsatta Rasûl-i Ekrem Efendimiz’e salât ü selâm getirmelidir.
    İbn Mes’ûd’dan gelen bir rivâyette de Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyururlar:
    “Kıyâmet gününde insanların bana en yakın olanları bana en çok salât ü selâm getirenleridir.”
    Bir başka hadîs-i şerifte ise Evs b. Evs -radıyallâhu anh-’dan rivâyet edildiğine göre Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem-:
    “-Günlerin en fazîletlisi Cuma günüdür. Bu sebeple o gün bana çokça salât ü selâm getiriniz; zîrâ sizin salât ü selâmlarınız bana sunulur.” buyurunca Ashâb-ı Kirâm:
    “-Yâ Rasûlullâh! Vefât ettiğin ve senden hiçbir eser kalmadığı zaman salât ü selâmlarımız sana nasıl sunulur?” diye sordular. Bunun üzerine Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem-:
    “-Allâh Teâlâ peygamberlerin bedenlerini çürütmeyi toprağa haram kıldı.” buyurdu. (Ebû Dâvud)
    Hadisten de anlaşıldığı gibi Peygamber Efendimiz’e gönderilen salavâtlar ona takdim edilir. O da bu selâmları alır.
    Bu bulunmaz fırsatı kaçırmamak için ona her fırsatta salavât getirmeye gayret etmelidir. Ayrıca hadîste Cuma gününün fazîletinden de söz edilmiştir. Bu sebeple Rasûl-i Ekrem’e Cuma günü daha çok salât ü selâm göndermeli ve böylece Cenâb-ı Hakk’ın rızâsını kazanmaya çalışmalıdır.
    Rasûlullâh’a salât ü selâm getirmek sûretiyle kazanacağı mânevî ecre önem vermemiş kendini elde edeceği büyük bir sevaptan mahrum bırakmış kimseler hakkında Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem-:
    “Asıl cimri yanında adım anıldığı hâlde bana salâvât getirmeyen kimsedir.” buyurmuştur.
    * * *
    Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e çokça salavât getirebilmek için O’nu çok sevmeliyiz. Zîrâ insan sevdiğini dilinden düşürmez; O’nu her fırsatta anar. Rasûlullâh Efendimiz’in dindeki ve Allâh katındaki yerini ve önemini gerektiği şekilde kavrayamayanlar “Ben Allâh’ı daha çok seviyor ve her fırsatta O’nu anıyorum; ayrıca Hazret-i Peygamber’i anmaya ne gerek var?” diye düşünebilirler.
    İnsanın en fazla sevip sayması gereken şüphesiz Allâh Teâlâ’dır. O’na beslenecek muhabbeti ve hürmeti bir başka muhabbet ve hürmetle kıyaslamak elbette mümkün değildir. Bununla beraber Allâh Teâlâ Rasûl-i Ekrem’e beslenecek sevgi ve saygının önemini Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle hatırlatmaktadır:
    “Ey Rasûlüm insanlara de ki: Eğer Allâh’ı seviyorsanız bana uyun ki Allâh da sizi sevsin ve suçlarınızı bağışlasın.” (Âl-i İmrân 31)
    Allâh katında böylesine üstün yeri olan bir peygamber elbette sevilmeye sayılmaya ve her fırsatta anılmaya lâyık bir kimsedir.
    Müslümanlar hayatı ve yaşama biçimi olduğu kadar duâ ve ibâdeti de Allâh’ın Rasûlü’nden öğrenirler. Her işte olduğu gibi duânın da bir âdâbı ve usûlü vardır.
    Birgün Rasûlulllâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- namazdan sonra Allâh’a hamd etmeden Peygamber’e salavât getirmeden duâ eden bir adamı işitti. Bunun üzerine:
    “-Bu adam acele etti.” buyurdu. Sonra o adamı yanına çağırdı ve:
    “-Biriniz duâ edeceği zaman önce hamd ü senâ etsin sonra bana salât ü selâm getirsin. Daha sonra da dilediği şekilde duâ etsin.” buyurdu. (Ebû Dâvud Nesâî)
    * * *
    Peygamber Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem- salavât-ı şerîfe’nin fazîletini bildirdiği gibi kendisine nasıl salavât getirileceğini de haber vermiştir.
    Nitekim Ahzâb Sûresinin 56. âyeti nâzil olunca sahâbe Peygamber’e başvurarak nasıl salât getirileceğini öğrenmek istediler ve bunu Efendimiz’e sordular. Rasûl-i Ekrem Efendimiz kendisine bu suâl sorulduğu zaman sükût buyurdu. Ya âdeti üzere o konuda vahiy gelmesini bekledi veya bu suâle en uygun cevâbı verebilmek için düşünme ihtiyacı hissetti. Sükûtun uzaması Rasûlullâh’ı yorup üzdüklerini zanneden sahâbileri endişeye sevketti ve:
    “-Keşke bu suâl sorulmasaydı Rasûlullâh Efendimiz de üzülmeseydi.” diye aralarında konuştular. Çok geçmeden Rasûlullâh şu salavâtı tavsiye buyurdu.
    “Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âl-i Muhammed kemâ salleyte alâ âl-i ibrahim ve bârik alâ Muhammedin ve alâ âl-i Muhammed kemâ bârekte alâ âl-i İbrahim inneke hamîdun mecîd. (Allâh’ım! İbrahim’in âline rahmet ettiğin gibi Muhammed’e ve âline de rahmet et. Allâh’ım! İbrahim’in âline hayır ve bereket lutfettiğin gibi Muhammed’e ve âline de hayır ve bereket ihsân et. Şüphesiz Sen övülmeye lâyık ve yücesin.)
    Demek ki Efendimiz’e salavât getirirken Cenâb-ı Hakk’a şöyle duâ etmiş oluyoruz:
    “Yâ Rabbi! Rasûl-i Ekrem’in nâmını şânını hem dünya hem de âhirette yüce kıl. Onun getirdiği İslâm dinini bütün cihâna yay ve bu dini dünya varoldukça yaşat. Ona âhirette ümmetine şefâat etme hakkı ver ve kendisine sayısız sevap ihsan eyle!”
    Salât ü selâm böylesine derin manalar ihtivâ ettiğine ve faydası hem bize hem de bütün müslümanlara ulaştığına göre salavât-ı şerîfe getirme husûsunda cimrilik etmemeliyiz.

    Bir gün Ubey b. Ka’b -radıyallâhu anh- Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem-’e sordu:
    “- Yâ Rasûlallâh! Ben sana çok salavât-ı şerîfe getiriyorum. Acaba bunu ne kadar yapmam gerekir?”.
    “- Dilediğin kadar yap.” buyurdu.
    “- Duâlarımın dörtte birini salavât-ı şerîfeye ayırsam uygun olur mu?” diye sordum.
    “- Dilediğin kadarını ayır. Ama daha fazla yaparsan senin için hayırlı olur.” buyurdu.
    “- Öyleyse duâmın yarısını salavât-ı şerîfeye ayırayım.” dedim.
    “- Dilediğin kadar yap. Ama daha fazla yaparsan senin için hayırlı olur.” buyurdu.
    Ben yine:
    “- Şu hâlde üçte ikisi yeter mi?” diye sordum.
    “- İstediğin kadar. Ama artırırsan senin için iyi olur.” buyurdu.
    “- Öyleyse duâya ayırdığım zamanın hepsinde sana salavât-ı şerîfe getirsem nasıl olur?” deyince:
    “- O takdirde Allâh bütün sıkıntılarını giderir ve günahlarını bağışlar.” buyurdu.” (Tirmizî Kıyâmet 23)
    * * *

    Velhâsıl âyet ve hadîs-i şeriflerde bildirildiği üzere salavât-ı şerîfe getirmenin pek çok faydaları vardır. Bunları kısaca özetleyecek olursak:
    1- Salavât Ahzâb Sûresi 56. âyette belirtildiği üzere Cenâb-ı Hakk’ın buyruğuna itâattir.
    2- Salavât günahların affedilmesine vesîledir.
    3- Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e yakın olmanın en güzel ve en kolay yolu ona salavât getirmektir.
    4- Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- kendisine salât okuyana mukâbelede bulunur.
    5- Her salât getirenin ismi Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e arz edilir.
    6- Salât ü selâm okuyan kimse Allâh ve Rasûlü’nün muhabbetini diğer muhabbetlere tercih etmiş olduğu için O’nun ahlâkıyla ahlaklanmada seviye alır kötü ahlaktan kurtulur fazîlete erer.
    7- Rasûl-i Ekrem’in kendisine olan muhabbeti arttığı gibi onun da Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem-’e olan muhabbeti devam eder ve katlanarak artar.
    8- Allâh Teâlâ’nın Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- ile bize ihsan ettiği lutuflar sayıya gelmeyecek kadar fazla olmasına rağmen salât ve selâm ile Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem-’in üzerimizdeki hakkını çok az da olsa ödemeye çalışmış oluruz.
    9- Allâh Teâlâ’nın rahmetinin üzerimize inmesine vesîledir.
    10- Salavât unutulan sözün hatırlanmasına sebep olur.
    11- Salavât duâların kabûlüne vesîledir.
    12- Yine salavât kıyâmetin o zor gününde arşın gölgesinde gölgelenmeye vesîledir ki hadîs-i şerif’te şöyle buyurulur:
    “Kıyamet gününde üç kişi Allâh’ın arşının gölgesinde gölgelenir:
    1- Üzüntülü kişinin sıkıntısını teselli eden kişi.
    2- Benim sünnetimi ihyâ eden kimse.
    3- Benim üzerime çok çok salavât getiren kimse.”


  4. 17.Nisan.2011, 14:05
    2
    Silent and lonely rains



    Allahumme Salli Ala Seyyidina Muhammedin
    Ve Ala Ali Seyyidina Muhammed


    “Allâh ve melekleri Peygamber’e çokça salât ederler. Ey mü’minler! Siz de O’na çokça salât getirin ve tam bir teslimiyetle selâm verin.” (el-Ahzâb 56)

    Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem-’in şânını yücelten âyet-i kerîmelerden biri de budur. Hem Allâh’ın hem de meleklerin Rasûlullâh Efendimiz’e salavât getirmeleri onun Allâh katındaki değerini ortaya koymaktadır.
    Allâh’ın Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem-’e salavât getirmesi “ona merhamet etmesi şan ve şerefini yüceltmesi”dir. Meleklerin Rasûlullâh’a salavât getirmesi de aynı şekilde “Onun kadr u kıymetini anıp yüce mertebelere erişmesi için Allâh’a niyazda bulunmaları” demektir.
    Allâh Teâlâ âyet-i kerîmede kendisinin ve meleklerin Rasûl-i Ekrem’e salavât getirdiklerini hatırlattıktan sonra kullarına hitâben:
    “-Ona -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bizim gibi siz de salât ü selâm getirin saygıların en yücesiyle O’nu yâdedin.” buyurmaktadır.

    Abdullâh bin Amr -radıyallâhu anh-’dan gelen bir rivâyette Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
    “Kim bana bir defa salât ü selâm getirirse bu sebeple Allâh Teâlâ da ona on misli merhamet eder.” (Müslim)
    Hadîsin bazı rivâyetlerinde Hazret-i Peygamber’e salavat getiren kimseye Cenâb-ı Hakk’ın on defa merhamet edeceği müjdesine ilâveten o kimsenin on günahının bağışlanacağı manevî derecesinin on derece daha yükseltileceği de haber verilmektedir. (Nesâî)
    Ashâb-ı Kirâm’dan Ebû Talhâ el-Ensârî’nin anlattığına göre birgün Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- mütebessim bir çehreyle Ashâb-ı Kirâm’ın yanına geldi ve Cebrâil -aleyhisselâm-’ın kendisine şu müjdeyi getirdiğini haber verdi:
    “-Muhammed! Ümmetinden biri sana bir salât getirdiğinde benim onun günahlarının bağışlanması için on defa istiğfar etmem o kimsenin sana bir selâm getirmesi hâlinde de benim ona on selâm vermem seni sevindirmez mi?” (Nesâî)
    Görüldüğü gibi Hazret-i Peygamber’e salât ü selâm getirmek Allâh’ın rahmetini ve rızâsını kazanmaya vesîledir. Bu sebeple her fırsatta Rasûl-i Ekrem Efendimiz’e salât ü selâm getirmelidir.
    İbn Mes’ûd’dan gelen bir rivâyette de Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyururlar:
    “Kıyâmet gününde insanların bana en yakın olanları bana en çok salât ü selâm getirenleridir.”
    Bir başka hadîs-i şerifte ise Evs b. Evs -radıyallâhu anh-’dan rivâyet edildiğine göre Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem-:
    “-Günlerin en fazîletlisi Cuma günüdür. Bu sebeple o gün bana çokça salât ü selâm getiriniz; zîrâ sizin salât ü selâmlarınız bana sunulur.” buyurunca Ashâb-ı Kirâm:
    “-Yâ Rasûlullâh! Vefât ettiğin ve senden hiçbir eser kalmadığı zaman salât ü selâmlarımız sana nasıl sunulur?” diye sordular. Bunun üzerine Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem-:
    “-Allâh Teâlâ peygamberlerin bedenlerini çürütmeyi toprağa haram kıldı.” buyurdu. (Ebû Dâvud)
    Hadisten de anlaşıldığı gibi Peygamber Efendimiz’e gönderilen salavâtlar ona takdim edilir. O da bu selâmları alır.
    Bu bulunmaz fırsatı kaçırmamak için ona her fırsatta salavât getirmeye gayret etmelidir. Ayrıca hadîste Cuma gününün fazîletinden de söz edilmiştir. Bu sebeple Rasûl-i Ekrem’e Cuma günü daha çok salât ü selâm göndermeli ve böylece Cenâb-ı Hakk’ın rızâsını kazanmaya çalışmalıdır.
    Rasûlullâh’a salât ü selâm getirmek sûretiyle kazanacağı mânevî ecre önem vermemiş kendini elde edeceği büyük bir sevaptan mahrum bırakmış kimseler hakkında Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem-:
    “Asıl cimri yanında adım anıldığı hâlde bana salâvât getirmeyen kimsedir.” buyurmuştur.
    * * *
    Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e çokça salavât getirebilmek için O’nu çok sevmeliyiz. Zîrâ insan sevdiğini dilinden düşürmez; O’nu her fırsatta anar. Rasûlullâh Efendimiz’in dindeki ve Allâh katındaki yerini ve önemini gerektiği şekilde kavrayamayanlar “Ben Allâh’ı daha çok seviyor ve her fırsatta O’nu anıyorum; ayrıca Hazret-i Peygamber’i anmaya ne gerek var?” diye düşünebilirler.
    İnsanın en fazla sevip sayması gereken şüphesiz Allâh Teâlâ’dır. O’na beslenecek muhabbeti ve hürmeti bir başka muhabbet ve hürmetle kıyaslamak elbette mümkün değildir. Bununla beraber Allâh Teâlâ Rasûl-i Ekrem’e beslenecek sevgi ve saygının önemini Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle hatırlatmaktadır:
    “Ey Rasûlüm insanlara de ki: Eğer Allâh’ı seviyorsanız bana uyun ki Allâh da sizi sevsin ve suçlarınızı bağışlasın.” (Âl-i İmrân 31)
    Allâh katında böylesine üstün yeri olan bir peygamber elbette sevilmeye sayılmaya ve her fırsatta anılmaya lâyık bir kimsedir.
    Müslümanlar hayatı ve yaşama biçimi olduğu kadar duâ ve ibâdeti de Allâh’ın Rasûlü’nden öğrenirler. Her işte olduğu gibi duânın da bir âdâbı ve usûlü vardır.
    Birgün Rasûlulllâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- namazdan sonra Allâh’a hamd etmeden Peygamber’e salavât getirmeden duâ eden bir adamı işitti. Bunun üzerine:
    “-Bu adam acele etti.” buyurdu. Sonra o adamı yanına çağırdı ve:
    “-Biriniz duâ edeceği zaman önce hamd ü senâ etsin sonra bana salât ü selâm getirsin. Daha sonra da dilediği şekilde duâ etsin.” buyurdu. (Ebû Dâvud Nesâî)
    * * *
    Peygamber Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem- salavât-ı şerîfe’nin fazîletini bildirdiği gibi kendisine nasıl salavât getirileceğini de haber vermiştir.
    Nitekim Ahzâb Sûresinin 56. âyeti nâzil olunca sahâbe Peygamber’e başvurarak nasıl salât getirileceğini öğrenmek istediler ve bunu Efendimiz’e sordular. Rasûl-i Ekrem Efendimiz kendisine bu suâl sorulduğu zaman sükût buyurdu. Ya âdeti üzere o konuda vahiy gelmesini bekledi veya bu suâle en uygun cevâbı verebilmek için düşünme ihtiyacı hissetti. Sükûtun uzaması Rasûlullâh’ı yorup üzdüklerini zanneden sahâbileri endişeye sevketti ve:
    “-Keşke bu suâl sorulmasaydı Rasûlullâh Efendimiz de üzülmeseydi.” diye aralarında konuştular. Çok geçmeden Rasûlullâh şu salavâtı tavsiye buyurdu.
    “Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âl-i Muhammed kemâ salleyte alâ âl-i ibrahim ve bârik alâ Muhammedin ve alâ âl-i Muhammed kemâ bârekte alâ âl-i İbrahim inneke hamîdun mecîd. (Allâh’ım! İbrahim’in âline rahmet ettiğin gibi Muhammed’e ve âline de rahmet et. Allâh’ım! İbrahim’in âline hayır ve bereket lutfettiğin gibi Muhammed’e ve âline de hayır ve bereket ihsân et. Şüphesiz Sen övülmeye lâyık ve yücesin.)
    Demek ki Efendimiz’e salavât getirirken Cenâb-ı Hakk’a şöyle duâ etmiş oluyoruz:
    “Yâ Rabbi! Rasûl-i Ekrem’in nâmını şânını hem dünya hem de âhirette yüce kıl. Onun getirdiği İslâm dinini bütün cihâna yay ve bu dini dünya varoldukça yaşat. Ona âhirette ümmetine şefâat etme hakkı ver ve kendisine sayısız sevap ihsan eyle!”
    Salât ü selâm böylesine derin manalar ihtivâ ettiğine ve faydası hem bize hem de bütün müslümanlara ulaştığına göre salavât-ı şerîfe getirme husûsunda cimrilik etmemeliyiz.

    Bir gün Ubey b. Ka’b -radıyallâhu anh- Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem-’e sordu:
    “- Yâ Rasûlallâh! Ben sana çok salavât-ı şerîfe getiriyorum. Acaba bunu ne kadar yapmam gerekir?”.
    “- Dilediğin kadar yap.” buyurdu.
    “- Duâlarımın dörtte birini salavât-ı şerîfeye ayırsam uygun olur mu?” diye sordum.
    “- Dilediğin kadarını ayır. Ama daha fazla yaparsan senin için hayırlı olur.” buyurdu.
    “- Öyleyse duâmın yarısını salavât-ı şerîfeye ayırayım.” dedim.
    “- Dilediğin kadar yap. Ama daha fazla yaparsan senin için hayırlı olur.” buyurdu.
    Ben yine:
    “- Şu hâlde üçte ikisi yeter mi?” diye sordum.
    “- İstediğin kadar. Ama artırırsan senin için iyi olur.” buyurdu.
    “- Öyleyse duâya ayırdığım zamanın hepsinde sana salavât-ı şerîfe getirsem nasıl olur?” deyince:
    “- O takdirde Allâh bütün sıkıntılarını giderir ve günahlarını bağışlar.” buyurdu.” (Tirmizî Kıyâmet 23)
    * * *

    Velhâsıl âyet ve hadîs-i şeriflerde bildirildiği üzere salavât-ı şerîfe getirmenin pek çok faydaları vardır. Bunları kısaca özetleyecek olursak:
    1- Salavât Ahzâb Sûresi 56. âyette belirtildiği üzere Cenâb-ı Hakk’ın buyruğuna itâattir.
    2- Salavât günahların affedilmesine vesîledir.
    3- Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e yakın olmanın en güzel ve en kolay yolu ona salavât getirmektir.
    4- Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- kendisine salât okuyana mukâbelede bulunur.
    5- Her salât getirenin ismi Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e arz edilir.
    6- Salât ü selâm okuyan kimse Allâh ve Rasûlü’nün muhabbetini diğer muhabbetlere tercih etmiş olduğu için O’nun ahlâkıyla ahlaklanmada seviye alır kötü ahlaktan kurtulur fazîlete erer.
    7- Rasûl-i Ekrem’in kendisine olan muhabbeti arttığı gibi onun da Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem-’e olan muhabbeti devam eder ve katlanarak artar.
    8- Allâh Teâlâ’nın Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- ile bize ihsan ettiği lutuflar sayıya gelmeyecek kadar fazla olmasına rağmen salât ve selâm ile Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem-’in üzerimizdeki hakkını çok az da olsa ödemeye çalışmış oluruz.
    9- Allâh Teâlâ’nın rahmetinin üzerimize inmesine vesîledir.
    10- Salavât unutulan sözün hatırlanmasına sebep olur.
    11- Salavât duâların kabûlüne vesîledir.
    12- Yine salavât kıyâmetin o zor gününde arşın gölgesinde gölgelenmeye vesîledir ki hadîs-i şerif’te şöyle buyurulur:
    “Kıyamet gününde üç kişi Allâh’ın arşının gölgesinde gölgelenir:
    1- Üzüntülü kişinin sıkıntısını teselli eden kişi.
    2- Benim sünnetimi ihyâ eden kimse.
    3- Benim üzerime çok çok salavât getiren kimse.”


  5. 10.Şubat.2013, 02:59
    3
    Necef_
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Kasım.2012
    Üye No: 98559
    Mesaj Sayısı: 210
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Salavat çekerken nelere dikkat etmeliyiz? Salavat çekmenin adabı nedir?

    Ayrıyetten peygamberimiz Eksik salavatı doğru bulmamıştır

    Resulullah (s.a.a)’in şöyle buyurduğunu nakletmiştir:
    "Bana kesik salavat getirmeyin."
    Ya Resulellah, kesik salavat nedir? dediklerinde:
    Allâh umme salli ala Muhammed : söyleyerek susmanızdır;
    Halbuki şöyle söylemelisiniz:
    Allâh umme salli ala Muhammed ve ala Âl-i Muhammed” buyurdular.

    Rasulullah, kendisine salat ve selamı tarif ederken, Ehl-i Beyt’ini kendisiyle birlikte zikrediyor, birlikte salat ve selam edilmesini emir buyuruyor.
    Yani sadece "Allahumme salli alâ Seyyidinâ Muhammed" veya (SAV)"Sallallahu aleyhi ve sellem" cümlesiyle yetiniliyor bu doğru değildir.

    Bu yüzden peygamberimiz isminin yanına yazılan (sav) eki doğru olmaz onun yerine (saa) yani "Sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem" böylece peygamberimizin istediği şekilde ona salavat göndermiş oluyoruz.


  6. 10.Şubat.2013, 02:59
    3
    Necef_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Ayrıyetten peygamberimiz Eksik salavatı doğru bulmamıştır

    Resulullah (s.a.a)’in şöyle buyurduğunu nakletmiştir:
    "Bana kesik salavat getirmeyin."
    Ya Resulellah, kesik salavat nedir? dediklerinde:
    Allâh umme salli ala Muhammed : söyleyerek susmanızdır;
    Halbuki şöyle söylemelisiniz:
    Allâh umme salli ala Muhammed ve ala Âl-i Muhammed” buyurdular.

    Rasulullah, kendisine salat ve selamı tarif ederken, Ehl-i Beyt’ini kendisiyle birlikte zikrediyor, birlikte salat ve selam edilmesini emir buyuruyor.
    Yani sadece "Allahumme salli alâ Seyyidinâ Muhammed" veya (SAV)"Sallallahu aleyhi ve sellem" cümlesiyle yetiniliyor bu doğru değildir.

    Bu yüzden peygamberimiz isminin yanına yazılan (sav) eki doğru olmaz onun yerine (saa) yani "Sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem" böylece peygamberimizin istediği şekilde ona salavat göndermiş oluyoruz.


  7. 10.Şubat.2013, 10:08
    4
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,511
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Salavat çekerken nelere dikkat etmeliyiz? Salavat çekmenin adabı nedir?

    Alıntı
    Resulullah (s.a.a)’in şöyle buyurduğunu nakletmiştir:
    "Bana kesik salavat getirmeyin."
    Ya Resulellah, kesik salavat nedir? dediklerinde:
    Allâh umme salli ala Muhammed : söyleyerek susmanızdır;
    Halbuki şöyle söylemelisiniz:
    Allâh umme salli ala Muhammed ve ala Âl-i Muhammed” buyurdular.

    Rasulullah, kendisine salat ve selamı tarif ederken, Ehl-i Beyt’ini kendisiyle birlikte zikrediyor, birlikte salat ve selam edilmesini emir buyuruyor.
    Yani sadece "Allahumme salli alâ Seyyidinâ Muhammed" veya (SAV)"Sallallahu aleyhi ve sellem" cümlesiyle yetiniliyor bu doğru değildir.

    Bu yüzden peygamberimiz isminin yanına yazılan (sav) eki doğru olmaz onun yerine (saa) yani "Sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem" böylece peygamberimizin istediği şekilde ona salavat göndermiş oluyoruz.
    Ehli beyte can feda onlara sayısızca selam olsun.
    Bu hadisin şia uydurması olduğunu duymuştum.
    Kaynak verirmisin araştıracağım


  8. 10.Şubat.2013, 10:08
    4
    Üye
    Alıntı
    Resulullah (s.a.a)’in şöyle buyurduğunu nakletmiştir:
    "Bana kesik salavat getirmeyin."
    Ya Resulellah, kesik salavat nedir? dediklerinde:
    Allâh umme salli ala Muhammed : söyleyerek susmanızdır;
    Halbuki şöyle söylemelisiniz:
    Allâh umme salli ala Muhammed ve ala Âl-i Muhammed” buyurdular.

    Rasulullah, kendisine salat ve selamı tarif ederken, Ehl-i Beyt’ini kendisiyle birlikte zikrediyor, birlikte salat ve selam edilmesini emir buyuruyor.
    Yani sadece "Allahumme salli alâ Seyyidinâ Muhammed" veya (SAV)"Sallallahu aleyhi ve sellem" cümlesiyle yetiniliyor bu doğru değildir.

    Bu yüzden peygamberimiz isminin yanına yazılan (sav) eki doğru olmaz onun yerine (saa) yani "Sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem" böylece peygamberimizin istediği şekilde ona salavat göndermiş oluyoruz.
    Ehli beyte can feda onlara sayısızca selam olsun.
    Bu hadisin şia uydurması olduğunu duymuştum.
    Kaynak verirmisin araştıracağım


  9. 10.Şubat.2013, 14:37
    5
    Necef_
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Kasım.2012
    Üye No: 98559
    Mesaj Sayısı: 210
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Salavat çekerken nelere dikkat etmeliyiz? Salavat çekmenin adabı nedir?

    Tabi buyrun

    Sahih-i Buharî, c.4, s.118.





    Ayrıyetten ek bilgiler

    Dar-ı Kutnî, senetleriyle Ebu Mesud Ensarî'den naklen Peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Kim namaz kılar da içinde bana ve Ehlibeyt'ime salâvat getirmezse namazı kabul olmaz."
    Sünen, Dar-u Kutnî, s.355.



    İbn-i Hacer de es-Savaiku'l-Muhrika'da şöyle yazar: "Deylemî kendi senediyle Peygamber'den şöyle nakletmiştir: Muhammed (s.a.a) ve Ehlibeyt'ine (a.s) salavat getirmedikçe hiçbir dua gökyüzüne yükselmez
    es-Savaiku'l-Muhrika, İbn-i Hacer, s.148



    Taberanî, el-Mucemu'l-Evsat adlı eserinde Hz.Ali'den (ra) şöyle rivayet etmiştir: "Muhammed ve Âl-i Muhammed'e salavat getirilmedikçe okunan dualar durdurulur."
    Feyzu'l-Kadir, c.5, s.16; Kenzu'l-Ummal, c.1, s.490, Hadis no: 2153.



    İmam Şafiî, şöyle söylemiştir: "Kim Ehlibeyt'e salâvat getirmezse namazı batıldır."


  10. 10.Şubat.2013, 14:37
    5
    Necef_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Tabi buyrun

    Sahih-i Buharî, c.4, s.118.





    Ayrıyetten ek bilgiler

    Dar-ı Kutnî, senetleriyle Ebu Mesud Ensarî'den naklen Peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Kim namaz kılar da içinde bana ve Ehlibeyt'ime salâvat getirmezse namazı kabul olmaz."
    Sünen, Dar-u Kutnî, s.355.



    İbn-i Hacer de es-Savaiku'l-Muhrika'da şöyle yazar: "Deylemî kendi senediyle Peygamber'den şöyle nakletmiştir: Muhammed (s.a.a) ve Ehlibeyt'ine (a.s) salavat getirmedikçe hiçbir dua gökyüzüne yükselmez
    es-Savaiku'l-Muhrika, İbn-i Hacer, s.148



    Taberanî, el-Mucemu'l-Evsat adlı eserinde Hz.Ali'den (ra) şöyle rivayet etmiştir: "Muhammed ve Âl-i Muhammed'e salavat getirilmedikçe okunan dualar durdurulur."
    Feyzu'l-Kadir, c.5, s.16; Kenzu'l-Ummal, c.1, s.490, Hadis no: 2153.



    İmam Şafiî, şöyle söylemiştir: "Kim Ehlibeyt'e salâvat getirmezse namazı batıldır."


  11. 12.Ağustos.2013, 01:04
    6
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,605
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 70
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    Cevap: Salavat çekerken nelere dikkat etmeliyiz? Salavat çekmenin adabı nedir?

    Alıntı
    Bu hadisin şia uydurması olduğunu duymuştum.
    aynen uydurmadir, hadisi yarim kendilerine yorarak degistirmislerdir, millete sanki Hz. ALI ile ilgisi varmis gibi yansitirlar halbuki bu böyle degil..

    Sahabeler, "Şüphe yok ki ALLAH ve melekleri, Peygamber'e salâvat getirir; ey inanlar, siz de ona salâvat getirin, tam bir teslimiyetle selam verin." [234] ayeti nazil olduğunda Peygamber'in yanına gelerek, "Sana nasıl salat ve selam etmemiz gerektiğini bilmiyoruz, bunu bize göster" dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz şöyle buyurdu: "ALLAHumme salli alâ Muhammed ve alâ âl-i Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrahim ve alâ âl-i İbrahim, inneke hamîdun mecîd."» Peygamberimiz "Bana eksik salâvat getirmeyin" buyurdu "Ey Peygamber, eksik salâvat nedir?" diye sorulunca da "ALLAHumme salli alâ Muhammed, deyip susmanızdır; ALLAH kâmildir ve kâmil olmayan bir şeyi kabul etmez"
    Sahih-i Buharî, c.4, s.118.


    Alıntı
    Resulullah (s.a.a)’in şöyle buyurduğunu nakletmiştir:
    "Bana kesik salavat getirmeyin."
    Ya Resulellah, kesik salavat nedir? dediklerinde:
    Allâh umme salli ala Muhammed : söyleyerek susmanızdır;
    Halbuki şöyle söylemelisiniz:
    Allâh umme salli ala Muhammed ve ala Âl-i Muhammed” buyurdular.

    Rasulullah, kendisine salat ve selamı tarif ederken, Ehl-i Beyt’ini kendisiyle birlikte zikrediyor, birlikte salat ve selam edilmesini emir buyuruyor.
    Yani sadece "Allahumme salli alâ Seyyidinâ Muhammed" veya (SAV)"Sallallahu aleyhi ve sellem" cümlesiyle yetiniliyor bu doğru değildir.

    Bu yüzden peygamberimiz isminin yanına yazılan (sav) eki doğru olmaz onun yerine (saa) yani "Sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem" böylece peygamberimizin istediği şekilde ona salavat göndermiş oluyoruz.


    kendin bi kez buhariyi acip bu hadise baktigina inanmiyorum, yapsaydin hadisi dogru yazardin!
    googleden alinti yapmissin kardes..
    ehlibeyt sadece hz. aliden ibaret degildir!



  12. 12.Ağustos.2013, 01:04
    6
    Aciz Kul
    Alıntı
    Bu hadisin şia uydurması olduğunu duymuştum.
    aynen uydurmadir, hadisi yarim kendilerine yorarak degistirmislerdir, millete sanki Hz. ALI ile ilgisi varmis gibi yansitirlar halbuki bu böyle degil..

    Sahabeler, "Şüphe yok ki ALLAH ve melekleri, Peygamber'e salâvat getirir; ey inanlar, siz de ona salâvat getirin, tam bir teslimiyetle selam verin." [234] ayeti nazil olduğunda Peygamber'in yanına gelerek, "Sana nasıl salat ve selam etmemiz gerektiğini bilmiyoruz, bunu bize göster" dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz şöyle buyurdu: "ALLAHumme salli alâ Muhammed ve alâ âl-i Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrahim ve alâ âl-i İbrahim, inneke hamîdun mecîd."» Peygamberimiz "Bana eksik salâvat getirmeyin" buyurdu "Ey Peygamber, eksik salâvat nedir?" diye sorulunca da "ALLAHumme salli alâ Muhammed, deyip susmanızdır; ALLAH kâmildir ve kâmil olmayan bir şeyi kabul etmez"
    Sahih-i Buharî, c.4, s.118.


    Alıntı
    Resulullah (s.a.a)’in şöyle buyurduğunu nakletmiştir:
    "Bana kesik salavat getirmeyin."
    Ya Resulellah, kesik salavat nedir? dediklerinde:
    Allâh umme salli ala Muhammed : söyleyerek susmanızdır;
    Halbuki şöyle söylemelisiniz:
    Allâh umme salli ala Muhammed ve ala Âl-i Muhammed” buyurdular.

    Rasulullah, kendisine salat ve selamı tarif ederken, Ehl-i Beyt’ini kendisiyle birlikte zikrediyor, birlikte salat ve selam edilmesini emir buyuruyor.
    Yani sadece "Allahumme salli alâ Seyyidinâ Muhammed" veya (SAV)"Sallallahu aleyhi ve sellem" cümlesiyle yetiniliyor bu doğru değildir.

    Bu yüzden peygamberimiz isminin yanına yazılan (sav) eki doğru olmaz onun yerine (saa) yani "Sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem" böylece peygamberimizin istediği şekilde ona salavat göndermiş oluyoruz.


    kendin bi kez buhariyi acip bu hadise baktigina inanmiyorum, yapsaydin hadisi dogru yazardin!
    googleden alinti yapmissin kardes..
    ehlibeyt sadece hz. aliden ibaret degildir!



  13. 12.Ağustos.2013, 02:12
    7
    Necef_
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Kasım.2012
    Üye No: 98559
    Mesaj Sayısı: 210
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Salavat çekerken nelere dikkat etmeliyiz? Salavat çekmenin adabı nedir?

    her ehlibeyti öven şeye ŞİA UYDURMASI demekten bıkmadınız dimi.ama bitane muaviyeyi öven UYDURMA bişey atsam ortaya hiç laf çıkmaz ne güzel denir geçilir.ama iş peygamberimizin Ehlibeytine gelince imam Aliye gelince birden kükremeler başlıyor.hemen denilenin zayıf uydurma olduğuna dair bişeyler bulmaya çalışılıyor ama dediğim gibi muaviye hakkında övücü uydurma bişey paylaşsam kimse zayıflığını uydurma olduğunu aramaz direk kabul eder geçer...

    Alıntı
    Sahabeler, "Şüphe yok ki ALLAH ve melekleri, Peygamber'e salâvat getirir; ey inanlar, siz de ona salâvat getirin, tam bir teslimiyetle selam verin." [234] ayeti nazil olduğunda Peygamber'in yanına gelerek, "Sana nasıl salat ve selam etmemiz gerektiğini bilmiyoruz, bunu bize göster" dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz şöyle buyurdu: "ALLAHumme salli alâ Muhammed ve alâ âl-i Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrahim ve alâ âl-i İbrahim, inneke hamîdun mecîd."» Peygamberimiz "Bana eksik salâvat getirmeyin" buyurdu "Ey Peygamber, eksik salâvat nedir?" diye sorulunca da "ALLAHumme salli alâ Muhammed, deyip susmanızdır; ALLAH kâmildir ve kâmil olmayan bir şeyi kabul etmez"
    Sahih-i Buharî, c.4, s.118.
    arada çok farklı bişey varmı .asıl söylenilmek isteni orda yazdım evet tam metni böyledir tabiki ama sondakiler özetidir onu paylaştım.nasıl uydurma diyebiliyorsunuz ???


    Ehlibeyt Âli Abadır...ahzap 33 teki ehlibeyt kısmını kimleri abasının altına alarak okuduysa işte onlar ehlibeytidir..


  14. 12.Ağustos.2013, 02:12
    7
    Necef_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    her ehlibeyti öven şeye ŞİA UYDURMASI demekten bıkmadınız dimi.ama bitane muaviyeyi öven UYDURMA bişey atsam ortaya hiç laf çıkmaz ne güzel denir geçilir.ama iş peygamberimizin Ehlibeytine gelince imam Aliye gelince birden kükremeler başlıyor.hemen denilenin zayıf uydurma olduğuna dair bişeyler bulmaya çalışılıyor ama dediğim gibi muaviye hakkında övücü uydurma bişey paylaşsam kimse zayıflığını uydurma olduğunu aramaz direk kabul eder geçer...

    Alıntı
    Sahabeler, "Şüphe yok ki ALLAH ve melekleri, Peygamber'e salâvat getirir; ey inanlar, siz de ona salâvat getirin, tam bir teslimiyetle selam verin." [234] ayeti nazil olduğunda Peygamber'in yanına gelerek, "Sana nasıl salat ve selam etmemiz gerektiğini bilmiyoruz, bunu bize göster" dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz şöyle buyurdu: "ALLAHumme salli alâ Muhammed ve alâ âl-i Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrahim ve alâ âl-i İbrahim, inneke hamîdun mecîd."» Peygamberimiz "Bana eksik salâvat getirmeyin" buyurdu "Ey Peygamber, eksik salâvat nedir?" diye sorulunca da "ALLAHumme salli alâ Muhammed, deyip susmanızdır; ALLAH kâmildir ve kâmil olmayan bir şeyi kabul etmez"
    Sahih-i Buharî, c.4, s.118.
    arada çok farklı bişey varmı .asıl söylenilmek isteni orda yazdım evet tam metni böyledir tabiki ama sondakiler özetidir onu paylaştım.nasıl uydurma diyebiliyorsunuz ???


    Ehlibeyt Âli Abadır...ahzap 33 teki ehlibeyt kısmını kimleri abasının altına alarak okuduysa işte onlar ehlibeytidir..


  15. 12.Ağustos.2013, 02:45
    8
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,605
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 70
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    Cevap: Salavat çekerken nelere dikkat etmeliyiz? Salavat çekmenin adabı nedir?

    tabiki fark var, tekrar oku istersen

    sen sunni degilsin degilmi? böyle bir cevap verdigine göre cok gücendin bakiyorum da hadisi dogru yazinca ve sianin uydurmasi oldugunu dile getirmemiz seni neden bu kadar kizdirsin..
    tabiki hz. ali ile ilgisi yok bu hadisin..


  16. 12.Ağustos.2013, 02:45
    8
    Aciz Kul
    tabiki fark var, tekrar oku istersen

    sen sunni degilsin degilmi? böyle bir cevap verdigine göre cok gücendin bakiyorum da hadisi dogru yazinca ve sianin uydurmasi oldugunu dile getirmemiz seni neden bu kadar kizdirsin..
    tabiki hz. ali ile ilgisi yok bu hadisin..


  17. 12.Ağustos.2013, 02:49
    9
    Necef_
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Kasım.2012
    Üye No: 98559
    Mesaj Sayısı: 210
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Salavat çekerken nelere dikkat etmeliyiz? Salavat çekmenin adabı nedir?

    şu sitede kaç defa dicem ben şia mezhebinden değilim diye ? hatta Allahı bile şahit tutmuştum hala nediyorsunuz anlamış değilim...
    benim gücenmem ehlibeyti övücü alakalı çoğu şeye ŞİA UYDURMASI demeniz hemen...benim dediğim kısım geçiyormu kaynakta ? geçiyor dahası ne ???

    Allah aşkına bu nasıl bir anlayıştır ya Hz.Ali ehlibeytten değilimi nasıl alakası yok....Ehlibeyt kimlerden oluşuyor acaba ??? içlerinde Hz.Alide yokmu ha ???


  18. 12.Ağustos.2013, 02:49
    9
    Necef_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    şu sitede kaç defa dicem ben şia mezhebinden değilim diye ? hatta Allahı bile şahit tutmuştum hala nediyorsunuz anlamış değilim...
    benim gücenmem ehlibeyti övücü alakalı çoğu şeye ŞİA UYDURMASI demeniz hemen...benim dediğim kısım geçiyormu kaynakta ? geçiyor dahası ne ???

    Allah aşkına bu nasıl bir anlayıştır ya Hz.Ali ehlibeytten değilimi nasıl alakası yok....Ehlibeyt kimlerden oluşuyor acaba ??? içlerinde Hz.Alide yokmu ha ???


  19. 12.Ağustos.2013, 03:23
    10
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,605
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 70
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    Cevap: Salavat çekerken nelere dikkat etmeliyiz? Salavat çekmenin adabı nedir?

    lafi istedigin gibi anlayip ugurastiriyorsun zamanimizi aliyorsun.
    senin paylasmis oldugun hadis hadis degildir!! hadisi degistirmek dinen caiz degildir!
    dogrusunu yazdim! ve senin yazdigin hadisle cok farkli!
    hz. aliyi vurguluyorsun alakasi olmayan mevzuya sürüklüyorsun.. efendimiz orda hz, aliden bahsetmemis! ehli beytine selamdan bahsetmis..

    cevap versene tekrar vermiycem cünkü istedigin gibi anliyorsun.
    vesSelam


  20. 12.Ağustos.2013, 03:23
    10
    Aciz Kul
    lafi istedigin gibi anlayip ugurastiriyorsun zamanimizi aliyorsun.
    senin paylasmis oldugun hadis hadis degildir!! hadisi degistirmek dinen caiz degildir!
    dogrusunu yazdim! ve senin yazdigin hadisle cok farkli!
    hz. aliyi vurguluyorsun alakasi olmayan mevzuya sürüklüyorsun.. efendimiz orda hz, aliden bahsetmemis! ehli beytine selamdan bahsetmis..

    cevap versene tekrar vermiycem cünkü istedigin gibi anliyorsun.
    vesSelam


  21. 12.Ağustos.2013, 03:28
    11
    Necef_
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Kasım.2012
    Üye No: 98559
    Mesaj Sayısı: 210
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Salavat çekerken nelere dikkat etmeliyiz? Salavat çekmenin adabı nedir?

    Allah aşkına hadisimi değiştirdik ? sadece hadisin başındaki durumu eklemedik.zaten eklenmesi durumda yine bişey değişmiyordu boş nedenler aramayanız ..kendinde gördün o dediğim kısımın hadiste olduğunu hala ne diyorsunuz anlamış değilim..
    anlamıyormusunuz Hz.Alinin ehlibeytten olduğunu ???? ben sadece hz.ali olduğuna dair bişey demedim de...

    bence siz anlıyorsunuz istediğiniz gibi. bahaneler türetiyorsunuz kendinizi haklı çıkarmak için


  22. 12.Ağustos.2013, 03:28
    11
    Necef_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Allah aşkına hadisimi değiştirdik ? sadece hadisin başındaki durumu eklemedik.zaten eklenmesi durumda yine bişey değişmiyordu boş nedenler aramayanız ..kendinde gördün o dediğim kısımın hadiste olduğunu hala ne diyorsunuz anlamış değilim..
    anlamıyormusunuz Hz.Alinin ehlibeytten olduğunu ???? ben sadece hz.ali olduğuna dair bişey demedim de...

    bence siz anlıyorsunuz istediğiniz gibi. bahaneler türetiyorsunuz kendinizi haklı çıkarmak için


  23. 17.Ağustos.2013, 22:12
    12
    Misafir

    Cevap: Salavat çekerken nelere dikkat etmeliyiz? Salavat çekmenin adabı nedir?

    orada "ve ala ALİ muhammed" demesi Hz. Ali anlamında değildir. onun aliine demek ehlibeytine demektir. o yüzden düz çeviri yapmanızdan kaynaklanan bir hata var.


  24. 17.Ağustos.2013, 22:12
    12
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    orada "ve ala ALİ muhammed" demesi Hz. Ali anlamında değildir. onun aliine demek ehlibeytine demektir. o yüzden düz çeviri yapmanızdan kaynaklanan bir hata var.





+ Yorum Gönder
Git 12 Son