Konusunu Oylayın.: Kutsal metinlerde iş ahlakı: Kur'an-ı kerim örneği

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kutsal metinlerde iş ahlakı: Kur'an-ı kerim örneği
  1. 11.Nisan.2011, 15:57
    1
    Misafir

    Kutsal metinlerde iş ahlakı: Kur'an-ı kerim örneği

  2. 11.Nisan.2011, 16:45
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Kutsal metinlerde iş ahlakı: Kur'an-ı kerim örneği




    KUTSAL METİNLERDE İŞ AHLAKI: KUR’AN
    -I KERİM ÖRNEĞİ

    Doç. Dr. Muzaffer AYDEMĠR

    Bilecik Üniversitesi,


    ÖZET




    İŞ ahlakı son birkaç on yıldır araŞtırmacılar ve uygulamacılar arasında devam eden bir
    tartıŞma konusudur. Sıkça yaŞanan skandallar bilim insanlarının iŞ ahlakı alanına olan ilgisini
    önemli ölçüde arttırmıŞtır. Son zamanlarda iŞletmelerin ve üst düzey işletme yöneticilerinin
    tartışmalı uygulamalarının ve iş ahlakı alanındaki başarısızlıklarının medyada ses getirecek
    şekilde yer bulmasının da etkisiyle, iŞ ahlakı alanına olan ilgi artmıştır. Söz konusu
    gelişmelerle ilgili tartışmalara paralel olarak, bilim insanları ve uygulamacılar iş çevresinde
    ahl




    aki davranışların nasıl sağlanacağı konusunda bir arayışa girmişlerdir.

    Bazı bilim insanları dini inançların, iş ahlakı için uygun bir temel oluşturup

    oluşturamayacağını tartışmaya başlamışlardır. Bu bilim insanları, dinin iş ahlakından ayrı
    düşünülmesinden daha çok, iş ahlakının dini kendisi için sağlıklı bir temel olarak
    değerlendirmesi gerektiği görüşünü ileri sürmektedirler. Bunlar, insanların ekonomik kararlar
    verirlerken dine dayanmalarının engellenmesinin geçerli bir nedeninin olmadığını
    belirtmekted




    irler. Bu nedenle de, iş ahlakının kilit dini değerleri alarak, daha bütünleşmiĢ,

    ilginç ve özerk bir alan olması gerektiğini savunmaktadırlar.

    Bu bağlamda, mevcut çalışma, Kur‟an‟ı incelemekte ve örneğin “Kur‟an ahlaka aykırı insan
    davranışlarının ve iş uygulamalarının temel nedenlerini nasıl açıklamaktadır?”, “Kur‟an bu tür
    ahlaka aykırılıkları çözmek veya önlemek için neler önermektedir?” ve “Genel olarak



    Kur‟an‟ın iş ahlakına genel yaklaşımı nedir?” gibi bazı önemli sorulara cevaplar aramaktadır.


    KUR’AN’DA AHLAK VE İŞ AHLAKI

    Kur‟an




    , İslam dininin asıl kaynağıdır. Kur‟an‟da 114 sure ve 6236 ayet vardır (Yıldırım,


    1998: 2).


    Kur‟an‟dan sonra Ġslam ahlakı konusundaki en önemli kaynak ise, Hz. Peygamberin

    hadisleridir (Kılıç, 2005: 5).

    Çalışmanın bu kısmında Kur‟an‟da ahlak ve iş ahlakı olgusu incelenmiĢtir. Bu amaçla, Türkçe
    Kur‟an tercümelerinden yararlanılarak ahlak ve iş ahlakı ile ilgili ayetler çıkarılmıĢ; söz
    konusu ayetler konularına göre sınıflandırılmış ve daha sonra da, Kur‟an‟ın ahlak ve iş ahlakı
    ile ilgili yaklaşımı belirlenmeye çalışılmıştır.
    Bu kısımda, ilk olarak Kur‟an‟ın konuya nasıl yaklaştığı ele alınacak; ikinci olarak, Kur‟an‟a
    göre, ahlaka ve iş ahlakına aykırı davranışlara yol açan temel faktörlerin neler olduğu
    tartıĢılacak ve son olarak da, Kur‟an‟ın ahlaka ve iş ahlakına aykırı davranışlar konusunda
    sunduğu çözüm değerlendirilecektir.
    Kur’an’ın Ahlaka ve İş Ahlakına Genel Yaklaşımı
    Kur‟an




    , dünya ve ahiret hayatına bir bütün olarak bakmakta ve insan davranıĢlarını da bu

    bütünlük içinde ele almaktadır. Aşağıdaki analizlerden de anlaĢılabileceği gibi, Kur‟an ahiret

    hayatını kazanmaya odaklanmış; her düşüncesinde ve hareketinde adaleti ve ahlakı ön planda
    tutan; insanların malını haksız yere yemek bir tarafa, gerektiğinde sahip olduğu serveti ihtiyaç
    sahipler




    iyle paylaşan ve serveti (dolayısıyla da, ekonomiyi ve ticareti) dünya ve ahiret
    saadetine ulaşmada bir vesile olarak gören bir insan modeli hedeflemektedir.

    ġimdi kısaca Kur‟an‟da ahlak ve iş ahlakı ile ilgili olarak ele alınan belli başlı konuları

    sıralayalım:




    Faiz ve Zekât.
    Ahlak ve iĢ ahlakı ile ilgili konu baĢlıklarından birisi, faiz ve zekâttır. Kur‟an

    sadaka ve zekâtı açıkça emretmekte, faizi ise yasaklamaktadır. Kur‟an‟da faizin “haram”
    olduğu vurgulanmakta (2/275, 278, 279; 4/130) ve özetle, “Allah alışverişi helal, faizi haram
    kılmıĢtır” (2/275) denilmektedir. Bazı ayetlerde, “faiz” ile “sadaka / zekât” birlikte ele
    alınmakta (2/276, 277; 30/39) ve “Allah, faiz malını mahveder, sadakaları ise artırır” (2/276)
    denilmektedir. Söz konusu karĢılaĢtırma ile okuyucuya “faizle insanların paralarını haksız
    yere yemek bir tarafa, sizler ihtiyaç sahiplerine sadaka / zekât şeklinde karşılıksız yardımlar
    yapmalısınız! Çünkü siz servetin gerçek sahibi değil, emanetçilerisiniz!” vurgusu
    yapılmaktadır.
    Kur‟an ayrıca “Kendinizin göz yummadan alıcısı olmayacağınız bayağı şeyleri sadaka olarak
    vermeye kalkıĢmayın!” (2/267) uyarııile sadakanı iyi mallardan verilmesi gerektiğnin
    altııçzerken, işahlakıa da öemli bir gödermede bulunuyor: Eğer sadaka gibi (sevap
    dışında) herhangi bir karĢılık beklenmeyen davranıĢlara konu olacak şeyler, iyi ve kaliteli
    olması gerekiyorsa, karşılığında bir ücret alınan ticari mal ve hizmetlerin iyi ve kaliteli olması
    gerekmez mi?




    Yalancı Şahitlik, Suçu Başkalarına Atma, Aldatma ve Adalet.
    Kur‟an‟da ahlakla ilgili

    diğer önemli bir konu başlığı ise, “adalet”tir. Kur‟an‟da, adalete aykırı davranıĢ ve
    uygulamalar anlatıldıktan sonra, adalete vurgu yapılmaktadır.
    Kur‟an yalancı şahitliği yasaklamakta (4/135; 5/8) ve doğru şahitlik yapmayı emretmektedir
    (65/2, 70/33). Örneğin; “Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın
    aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun.
    (şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine
    de daha yakındır. Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (Ģahitlik ederken
    gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan
    hakkıyla haberdardır.” (4/135)
    “Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler
    olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Âdil olun. Bu, Allah‟a karşı
    gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah‟a karĢı gelmekten sakının. ġüphesiz Allah,
    yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” (5/8)
    Kur‟an, anlaĢmalara uymayı, verilen sözü ve yeminleri tutmayı emreder (16/91, 92, 94, 95;
    17/34; 61/2, 3; 70/32).
    Kur‟an, iftirayı, suçsuz insanlar üzerine suç atmayı da yasaklamaktadır: “Kim bir hata iĢler
    veya bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz iftira etmiş, apaçık
    bir günah yüklenmiş olur.” (4/112)
    Kur‟an, hilekârlığı (6/123), yol kesmeyi (29/29), karaborsacılığı (34/19), doğruluğundan emin
    olunmayan bilginin yayılarak insanlara zarar verilmesini (49/6) ve rüşveti (2/188) yasakladığı
    gibi, işlerin doğru ve düzgün bir şekilde yapılmasını da emreder. (34/10, 11)
    Kur‟an, adaletle karar vermeyi, adaletle yönetmeyi ve kaynakları adaletle dağıtmayı emreder
    (4/58; 5/42; 16/76; 38/24). Örneğin, “Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve
    insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor.” (4/58)
    Kur‟an, yöneticilere itaati emrederken, Kuran‟ın hükümlerine aykırı emirlere itaati de
    yasaklıyor: “Ey iman edenler! Allah‟a itaat edin. Peygamber‟e itaat edin ve sizden olan
    idarecilere de itaat edin. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah‟a ve
    ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resûlüne arz edin (Kur‟an‟a ve sünnete



    bakın).”

    (4/59) Bu ayette, yönetilenlerin yöneticilerden gelen ahlaka aykırı emirlere

    uymamaları gerektiği belirtilmektedir. Her insan kendisine emredilen işin ahlaka
    uygunluğunu ölçüp tartmak durumundadır… “ġüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı,
    yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp
    tutasınız diye size öğüt veriyor.” (16/90)




    Ölçüyü ve tartıyı tam yapma.
    Kur‟an‟da sıklıkla dile getirilen diğer bir önemli konu da, ölçü

    ve tartıda adalettir. Kur‟an “ölçü ve tartıda haksızlık yapmamayı”, “ölçü ve tartıda adaleti
    gözetmeyi” emretmektedir (6/159; 7/85; 11/84, 85; 17/35; 26/181, 182, 183; 55/8, 9). Kur‟an
    aĢağıdaki ayet ile ölçüde ve tartıda hile yapmanın ne kadar “yanlış” ve “aksı”bir uygulama
    olduğnu açıç götermektedir: “Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay hâline! Onlar
    insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler. Fakat kendileri onlara bir Ģey ölçüp
    yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar.” (83/1, 2, 3) Bu ayet okuyucuya adeta,
    “kendini karĢıdaki insanın yerine koy ve yeniden düşün!” diyor.
    “Ölçüde ve tartıda adalet” ilkesini sadece “terazi” ile yapılan tartma iĢlemiyle sınırlı ve dar bir
    şekilde değerlendirmek doğru olmaz. Çünkü bu ilke, “işe alma” ya da “terfi” gibi kararlarda
    adaletli davranmadan, “haksız rekabetten kaçınmaya” kadar bir dizi durumda yol gösterici
    olabilecek genel bir ilkedir.
    Yukarıdaki açıklamalardan yola çıkarak, Kur‟an‟ın ahlaka aykırı davranışları ele alırken
    izlediği yaklaşımın öne çıkan iki özelliğinden söz edilebilir: 1) Kur‟an sadece ahlaka aykırı
    olan “yanlış” davranışarısıalamakla kalmamakta, söz konusu yanlış davranıĢların yerine
    konması gereken “doğru” davranıĢları da göstermektedir. 2) Üstelik “yanlış” davranışı neden
    yanlıĢolduğnu da, bireysel ve toplumsal sonuçlarını vurgulayarak açıklamaktadır.




    Kur’an’a Göre Ahlaka Aykırı Davranışların ve Uygulamaların Nedenleri


    Kur‟an‟daki anlatımdan, ahlaka aykırı davranıĢlara yol açan temel nedenin (başat faktörün),

    “daha çok kazanç elde etme hırsı” ve “kazanamama korkusu ya da açlık endişesi” olarak
    ortaya çıktığı görülmektedir. Diğer bir deyişle, ahlaka aykırı davranışların “rızık” olgusuyla,
    (daha geniş bir ifadeyle, ekonomi ile) yakından ilgili olduğu anlaşılmaktadır.
    Kur‟an, (dünyadaki varlık nedenini unutmuş) insanın çok hırslı olduğunu (70/19), malı
    (89/20) ve servet biriktirmeyi çok sevdiğini (70/17, 18) ve bu nedenle de, ihtiyaç sahiplerine
    mallarından yedirmediğini (89/17; 74/44), yoksulu doyurma konusunda birbirini teşvik
    etmediğini (69/34; 89/18; 107/2, 3) ve hatta en ufak bir yardıma dahi engel olduğunu (107/7)
    vurgulamaktadır.
    Kur‟an, farklı bağlamlarda insana “daha çok kazanma hırsıyla ya da açlık endiĢesi ile ahlak
    dıĢı yollara sapma!” mesajı vermektedir. Bu konudaki örneklerden bazılarını aşağıdaki şekilde
    özetlemek olanaklıdır:




    Örnek 1:
    Rızık endişesi ile ahlaksızlık yapmayın!

    Medyen halkına da kardeĢleri ġu‟ayb‟ı peygamber gönderdik. O, şöyle dedi: “Ey
    kavmim! Allah‟a kulluk edin. Sizin O‟ndan baĢka hiçbir ilâhınız yoktur. Ölçüyü ve
    tartıyı eksik yapmayın. Ben sizi bolluk içinde görüyorum. Ben sizin adınıza kuĢatıcı
    bir günün azabından korkuyorum. (11/84)
    Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. insanların eşyalarını (mallarını ve
    haklarını) eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.



    (11/85)
    alıntı....



  3. 11.Nisan.2011, 16:45
    2
    Silent and lonely rains



    KUTSAL METİNLERDE İŞ AHLAKI: KUR’AN
    -I KERİM ÖRNEĞİ

    Doç. Dr. Muzaffer AYDEMĠR

    Bilecik Üniversitesi,


    ÖZET




    İŞ ahlakı son birkaç on yıldır araŞtırmacılar ve uygulamacılar arasında devam eden bir
    tartıŞma konusudur. Sıkça yaŞanan skandallar bilim insanlarının iŞ ahlakı alanına olan ilgisini
    önemli ölçüde arttırmıŞtır. Son zamanlarda iŞletmelerin ve üst düzey işletme yöneticilerinin
    tartışmalı uygulamalarının ve iş ahlakı alanındaki başarısızlıklarının medyada ses getirecek
    şekilde yer bulmasının da etkisiyle, iŞ ahlakı alanına olan ilgi artmıştır. Söz konusu
    gelişmelerle ilgili tartışmalara paralel olarak, bilim insanları ve uygulamacılar iş çevresinde
    ahl




    aki davranışların nasıl sağlanacağı konusunda bir arayışa girmişlerdir.

    Bazı bilim insanları dini inançların, iş ahlakı için uygun bir temel oluşturup

    oluşturamayacağını tartışmaya başlamışlardır. Bu bilim insanları, dinin iş ahlakından ayrı
    düşünülmesinden daha çok, iş ahlakının dini kendisi için sağlıklı bir temel olarak
    değerlendirmesi gerektiği görüşünü ileri sürmektedirler. Bunlar, insanların ekonomik kararlar
    verirlerken dine dayanmalarının engellenmesinin geçerli bir nedeninin olmadığını
    belirtmekted




    irler. Bu nedenle de, iş ahlakının kilit dini değerleri alarak, daha bütünleşmiĢ,

    ilginç ve özerk bir alan olması gerektiğini savunmaktadırlar.

    Bu bağlamda, mevcut çalışma, Kur‟an‟ı incelemekte ve örneğin “Kur‟an ahlaka aykırı insan
    davranışlarının ve iş uygulamalarının temel nedenlerini nasıl açıklamaktadır?”, “Kur‟an bu tür
    ahlaka aykırılıkları çözmek veya önlemek için neler önermektedir?” ve “Genel olarak



    Kur‟an‟ın iş ahlakına genel yaklaşımı nedir?” gibi bazı önemli sorulara cevaplar aramaktadır.


    KUR’AN’DA AHLAK VE İŞ AHLAKI

    Kur‟an




    , İslam dininin asıl kaynağıdır. Kur‟an‟da 114 sure ve 6236 ayet vardır (Yıldırım,


    1998: 2).


    Kur‟an‟dan sonra Ġslam ahlakı konusundaki en önemli kaynak ise, Hz. Peygamberin

    hadisleridir (Kılıç, 2005: 5).

    Çalışmanın bu kısmında Kur‟an‟da ahlak ve iş ahlakı olgusu incelenmiĢtir. Bu amaçla, Türkçe
    Kur‟an tercümelerinden yararlanılarak ahlak ve iş ahlakı ile ilgili ayetler çıkarılmıĢ; söz
    konusu ayetler konularına göre sınıflandırılmış ve daha sonra da, Kur‟an‟ın ahlak ve iş ahlakı
    ile ilgili yaklaşımı belirlenmeye çalışılmıştır.
    Bu kısımda, ilk olarak Kur‟an‟ın konuya nasıl yaklaştığı ele alınacak; ikinci olarak, Kur‟an‟a
    göre, ahlaka ve iş ahlakına aykırı davranışlara yol açan temel faktörlerin neler olduğu
    tartıĢılacak ve son olarak da, Kur‟an‟ın ahlaka ve iş ahlakına aykırı davranışlar konusunda
    sunduğu çözüm değerlendirilecektir.
    Kur’an’ın Ahlaka ve İş Ahlakına Genel Yaklaşımı
    Kur‟an




    , dünya ve ahiret hayatına bir bütün olarak bakmakta ve insan davranıĢlarını da bu

    bütünlük içinde ele almaktadır. Aşağıdaki analizlerden de anlaĢılabileceği gibi, Kur‟an ahiret

    hayatını kazanmaya odaklanmış; her düşüncesinde ve hareketinde adaleti ve ahlakı ön planda
    tutan; insanların malını haksız yere yemek bir tarafa, gerektiğinde sahip olduğu serveti ihtiyaç
    sahipler




    iyle paylaşan ve serveti (dolayısıyla da, ekonomiyi ve ticareti) dünya ve ahiret
    saadetine ulaşmada bir vesile olarak gören bir insan modeli hedeflemektedir.

    ġimdi kısaca Kur‟an‟da ahlak ve iş ahlakı ile ilgili olarak ele alınan belli başlı konuları

    sıralayalım:




    Faiz ve Zekât.
    Ahlak ve iĢ ahlakı ile ilgili konu baĢlıklarından birisi, faiz ve zekâttır. Kur‟an

    sadaka ve zekâtı açıkça emretmekte, faizi ise yasaklamaktadır. Kur‟an‟da faizin “haram”
    olduğu vurgulanmakta (2/275, 278, 279; 4/130) ve özetle, “Allah alışverişi helal, faizi haram
    kılmıĢtır” (2/275) denilmektedir. Bazı ayetlerde, “faiz” ile “sadaka / zekât” birlikte ele
    alınmakta (2/276, 277; 30/39) ve “Allah, faiz malını mahveder, sadakaları ise artırır” (2/276)
    denilmektedir. Söz konusu karĢılaĢtırma ile okuyucuya “faizle insanların paralarını haksız
    yere yemek bir tarafa, sizler ihtiyaç sahiplerine sadaka / zekât şeklinde karşılıksız yardımlar
    yapmalısınız! Çünkü siz servetin gerçek sahibi değil, emanetçilerisiniz!” vurgusu
    yapılmaktadır.
    Kur‟an ayrıca “Kendinizin göz yummadan alıcısı olmayacağınız bayağı şeyleri sadaka olarak
    vermeye kalkıĢmayın!” (2/267) uyarııile sadakanı iyi mallardan verilmesi gerektiğnin
    altııçzerken, işahlakıa da öemli bir gödermede bulunuyor: Eğer sadaka gibi (sevap
    dışında) herhangi bir karĢılık beklenmeyen davranıĢlara konu olacak şeyler, iyi ve kaliteli
    olması gerekiyorsa, karşılığında bir ücret alınan ticari mal ve hizmetlerin iyi ve kaliteli olması
    gerekmez mi?




    Yalancı Şahitlik, Suçu Başkalarına Atma, Aldatma ve Adalet.
    Kur‟an‟da ahlakla ilgili

    diğer önemli bir konu başlığı ise, “adalet”tir. Kur‟an‟da, adalete aykırı davranıĢ ve
    uygulamalar anlatıldıktan sonra, adalete vurgu yapılmaktadır.
    Kur‟an yalancı şahitliği yasaklamakta (4/135; 5/8) ve doğru şahitlik yapmayı emretmektedir
    (65/2, 70/33). Örneğin; “Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın
    aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun.
    (şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine
    de daha yakındır. Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (Ģahitlik ederken
    gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan
    hakkıyla haberdardır.” (4/135)
    “Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler
    olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Âdil olun. Bu, Allah‟a karşı
    gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah‟a karĢı gelmekten sakının. ġüphesiz Allah,
    yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” (5/8)
    Kur‟an, anlaĢmalara uymayı, verilen sözü ve yeminleri tutmayı emreder (16/91, 92, 94, 95;
    17/34; 61/2, 3; 70/32).
    Kur‟an, iftirayı, suçsuz insanlar üzerine suç atmayı da yasaklamaktadır: “Kim bir hata iĢler
    veya bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz iftira etmiş, apaçık
    bir günah yüklenmiş olur.” (4/112)
    Kur‟an, hilekârlığı (6/123), yol kesmeyi (29/29), karaborsacılığı (34/19), doğruluğundan emin
    olunmayan bilginin yayılarak insanlara zarar verilmesini (49/6) ve rüşveti (2/188) yasakladığı
    gibi, işlerin doğru ve düzgün bir şekilde yapılmasını da emreder. (34/10, 11)
    Kur‟an, adaletle karar vermeyi, adaletle yönetmeyi ve kaynakları adaletle dağıtmayı emreder
    (4/58; 5/42; 16/76; 38/24). Örneğin, “Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve
    insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor.” (4/58)
    Kur‟an, yöneticilere itaati emrederken, Kuran‟ın hükümlerine aykırı emirlere itaati de
    yasaklıyor: “Ey iman edenler! Allah‟a itaat edin. Peygamber‟e itaat edin ve sizden olan
    idarecilere de itaat edin. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah‟a ve
    ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resûlüne arz edin (Kur‟an‟a ve sünnete



    bakın).”

    (4/59) Bu ayette, yönetilenlerin yöneticilerden gelen ahlaka aykırı emirlere

    uymamaları gerektiği belirtilmektedir. Her insan kendisine emredilen işin ahlaka
    uygunluğunu ölçüp tartmak durumundadır… “ġüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı,
    yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp
    tutasınız diye size öğüt veriyor.” (16/90)




    Ölçüyü ve tartıyı tam yapma.
    Kur‟an‟da sıklıkla dile getirilen diğer bir önemli konu da, ölçü

    ve tartıda adalettir. Kur‟an “ölçü ve tartıda haksızlık yapmamayı”, “ölçü ve tartıda adaleti
    gözetmeyi” emretmektedir (6/159; 7/85; 11/84, 85; 17/35; 26/181, 182, 183; 55/8, 9). Kur‟an
    aĢağıdaki ayet ile ölçüde ve tartıda hile yapmanın ne kadar “yanlış” ve “aksı”bir uygulama
    olduğnu açıç götermektedir: “Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay hâline! Onlar
    insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler. Fakat kendileri onlara bir Ģey ölçüp
    yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar.” (83/1, 2, 3) Bu ayet okuyucuya adeta,
    “kendini karĢıdaki insanın yerine koy ve yeniden düşün!” diyor.
    “Ölçüde ve tartıda adalet” ilkesini sadece “terazi” ile yapılan tartma iĢlemiyle sınırlı ve dar bir
    şekilde değerlendirmek doğru olmaz. Çünkü bu ilke, “işe alma” ya da “terfi” gibi kararlarda
    adaletli davranmadan, “haksız rekabetten kaçınmaya” kadar bir dizi durumda yol gösterici
    olabilecek genel bir ilkedir.
    Yukarıdaki açıklamalardan yola çıkarak, Kur‟an‟ın ahlaka aykırı davranışları ele alırken
    izlediği yaklaşımın öne çıkan iki özelliğinden söz edilebilir: 1) Kur‟an sadece ahlaka aykırı
    olan “yanlış” davranışarısıalamakla kalmamakta, söz konusu yanlış davranıĢların yerine
    konması gereken “doğru” davranıĢları da göstermektedir. 2) Üstelik “yanlış” davranışı neden
    yanlıĢolduğnu da, bireysel ve toplumsal sonuçlarını vurgulayarak açıklamaktadır.




    Kur’an’a Göre Ahlaka Aykırı Davranışların ve Uygulamaların Nedenleri


    Kur‟an‟daki anlatımdan, ahlaka aykırı davranıĢlara yol açan temel nedenin (başat faktörün),

    “daha çok kazanç elde etme hırsı” ve “kazanamama korkusu ya da açlık endişesi” olarak
    ortaya çıktığı görülmektedir. Diğer bir deyişle, ahlaka aykırı davranışların “rızık” olgusuyla,
    (daha geniş bir ifadeyle, ekonomi ile) yakından ilgili olduğu anlaşılmaktadır.
    Kur‟an, (dünyadaki varlık nedenini unutmuş) insanın çok hırslı olduğunu (70/19), malı
    (89/20) ve servet biriktirmeyi çok sevdiğini (70/17, 18) ve bu nedenle de, ihtiyaç sahiplerine
    mallarından yedirmediğini (89/17; 74/44), yoksulu doyurma konusunda birbirini teşvik
    etmediğini (69/34; 89/18; 107/2, 3) ve hatta en ufak bir yardıma dahi engel olduğunu (107/7)
    vurgulamaktadır.
    Kur‟an, farklı bağlamlarda insana “daha çok kazanma hırsıyla ya da açlık endiĢesi ile ahlak
    dıĢı yollara sapma!” mesajı vermektedir. Bu konudaki örneklerden bazılarını aşağıdaki şekilde
    özetlemek olanaklıdır:




    Örnek 1:
    Rızık endişesi ile ahlaksızlık yapmayın!

    Medyen halkına da kardeĢleri ġu‟ayb‟ı peygamber gönderdik. O, şöyle dedi: “Ey
    kavmim! Allah‟a kulluk edin. Sizin O‟ndan baĢka hiçbir ilâhınız yoktur. Ölçüyü ve
    tartıyı eksik yapmayın. Ben sizi bolluk içinde görüyorum. Ben sizin adınıza kuĢatıcı
    bir günün azabından korkuyorum. (11/84)
    Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. insanların eşyalarını (mallarını ve
    haklarını) eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.



    (11/85)
    alıntı....






+ Yorum Gönder