Konusunu Oylayın.: Sakalı kazımak harammıdır? ibadetlere izin vermeyen iş yerinde çalışmak cazimidir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Sakalı kazımak harammıdır? ibadetlere izin vermeyen iş yerinde çalışmak cazimidir?
  1. 10.Nisan.2011, 00:59
    1
    Misafir

    Sakalı kazımak harammıdır? ibadetlere izin vermeyen iş yerinde çalışmak cazimidir?






    Sakalı kazımak harammıdır? ibadetlere izin vermeyen iş yerinde çalışmak cazimidir? Mumsema ibadetlere izin vermeyen iş yerinde çalışmak cazimidir.?


  2. 10.Nisan.2011, 12:25
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Sakalı kazımak harammıdır? ibadetlere izin vermeyen iş yerinde çalışmak cazimidir?




    S.1-Sakalı kazımak harammıdır?

    C1-Sakalı tıraş etmek bazı alimlere göre mekruh bazılarına göre tahrimen (harama yakın) mekruh bazılarına göre ise haramdır. Bu durumda üzerinde ittifak edilen nokta mazeret yokken sakalı kesmenin en azından mekruh olduğudur.
    Bilindiği gibi mekruh din dilinde hoş görülmeyen ya da olmasa daha iyi olur denen şeylerdir. Bazılarının zannettiği gibi sakal sadece bir örf değildir.
    Çünkü Hz. Peygamber’in (as) öyle fiilleri vardır ki salt bir insan olarak ya da o tarihte ve o bölgede yaşadığı için öyle yapmıştır. Bunların dinî bir yönleri olmayabilir. Mesela o bir yerden bir yere gitmek için deveye binmiştir. Ama o zamanda araba ya da uçak bulunsa idi kuvvetle muhtemeldir ki onlara binmeyi tercih edecekti. O zamanki insanların giydiği izar ya da rida giymiştir. Başka bir elbise olmuş olsaydı onu da giyebilirdi. Nitekim o çok farklı yerlerden gelen farklı elbiseleri de giymiştir. İşte onun böyle eylemleri/fiilleri kendi zamanının örfüne kültürüne ve alışkanlıklarına bağlı olan eylemleridir.
    Bunlar salt birer sünnet değillerdir. Ama bunlar en azından şu anlama gelirler ki bunları yapmak caiz ve meşrudur. Bununla birlikte birisinin Hz. Peygamber giydiği için entari giymesi eğer yaşadığı memlekette bu elbise kınanmıyor ya da kadın elbisesini çağrıştırmıyorsa ona Hz. Peygamber’i (sa) izleme sevabı kazandırabilir.
    Onun fiillerinin/yapıp ettiklerinin sünnet özelliği kazanabilmesi şu üç şartı birlikte taşımalarına bağlıdır:
    1.Hz. Peygamber ne yaptı
    2.Niçin yaptı
    3.Nasıl yaptı?
    Mesela onun kan aldırmış olmasını ele alalım:
    1.O kan aldırdı.
    2. Niçin kan aldırdı? Zaman zaman boynunda ve ayaklarında ağrılar hissettiği için.
    3. Nasıl aldırdı? Bir uzman bularak ve ağrıyan yerlerinden kendi zamanında bilinen neşterle.
    İmdi bu sonuca göre zamanımızda bir kişinin durup dururken “kan aldırmak sünnettir hadi gel kan aldıralım” demiş ve bunu gerçekleştirmiş olması bir sünnetin yaşanması demek değildir.

    Sakala gelince yukarıda da değindiğimiz gibi onun sıradan bir örf ve kültür uygulaması olmadığını gösteren pek çok hadisi şerif vardır.
    Öyleyse onu dinen istenen bir eylem olarak görmek zorunluluğu bulunmaktadır.

    İşte ihtilaf bu talebin derecesi konusundadır.
    Sakal sünnet midir yoksa farz mıdır? Doğrusu sakal bırakmak en azından sünnettir ve farz diyenlerin bulunduğunu da hesaba katarsak sıradan bir sünnet te değildir.

    Sakalın hiçbir sebep yokken kesilmesi doğru değildir. Bu en azından bir mekruhtur.

    Ama bununla birlikte şunu da bilmeliyiz ki İSLAM’ın emir ve yasakları arasında bir hiyerarşi ve sıralama vardır.
    Çünkü İSLAM “iyilikleri kazandırmak kötülükleri bertaraf etmek” yani “def’i mazarrât celb-i manafi” için gönderilmiştir.
    Daha önemli ile önemli çatıştığında önemli bırakılıp daha önemli olan yapılır.
    En iyi ile iyi çatıştığında iyi bırakılıp en iyi yapılır; en kötü ile kötü çatıştığında en kötüden kurtulmak için kötü yapılır iyi ile kötü çatıştığında da kötünün yapılmaması tercih edilir.
    Varsın iyi de yapılmamış olsun. Çünkü kötülüğü önlemek iyiliği yapmaktan daha önemli ve önceliklidir. (Def-i mazarrat celb-i menâfi’den evladır)
    Bu durumda sakal bırakmayı iyi bir iş olarak alır ve bırakılması halinde nelerin oluştuğuna ya da yapıldığına bakarız.

    Kaynak:Prof.Dr.Faruk Beşer




    S.2- ibadetlere izin vermeyen iş yerinde çalışmak cazimidir?

    C.2
    Alıntı
    Bu gibi durumlarda kardeşlere tavsiyemiz işe girmeden önce sözleşmede namazı şart koşmalarıdır.
    ama iş işten geçmiş bundan sonra yapacağınız tek bir şey var Patronlarınızla konuşup izin almak yada kendinize yeni bir iş bulup o iş yerini terketmeniz.
    Bütün müslümanlar biliyorlar ki namaz kılmamaya fetva yoktur.
    eve döndükten sonra kılmanız şuna benzer:
    Bir komutan bir eri çağırır ama er gitmez. bir kaç defa çağırdıktan sonra akşam ictimada er komutanının huzuruna 5 selamı birden çakıp "emret komutanım" demesi gibi. komutan ne der bu er'e!

    Bir patron Rabb/Rezzak değildir (haşa). siz takvayı seçin Allah cc size daha güzel bir kapı açar.

    Ebu Zerr-i Ğifariy r.a. dedi ki, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu: “Muhakkak ki ben bir ayet biliyorum ki, eğer insanlar ona sarılsaydılar, onlara yeterdi” Sonra: “Kim Allah’dan ittika ederse, (Allah) onun için bir mahrec (çıkış yeri) oluşturur. Ve onu, ihtisab etmediği (hesab etmediği, zannetmediği, ummadığı) bir taraftan rızıklandırır”

    Namaz kılmadığınızda da isminizi alanları da unutmayın!
    Not: size işten eve döndükten sonra kılabilirsiniz çünkü mazeretiniz var diyenlere inanmayın.
    Allaha emanet olun
    mumsema hocadan alıntı.



  3. 10.Nisan.2011, 12:25
    2
    Silent and lonely rains



    S.1-Sakalı kazımak harammıdır?

    C1-Sakalı tıraş etmek bazı alimlere göre mekruh bazılarına göre tahrimen (harama yakın) mekruh bazılarına göre ise haramdır. Bu durumda üzerinde ittifak edilen nokta mazeret yokken sakalı kesmenin en azından mekruh olduğudur.
    Bilindiği gibi mekruh din dilinde hoş görülmeyen ya da olmasa daha iyi olur denen şeylerdir. Bazılarının zannettiği gibi sakal sadece bir örf değildir.
    Çünkü Hz. Peygamber’in (as) öyle fiilleri vardır ki salt bir insan olarak ya da o tarihte ve o bölgede yaşadığı için öyle yapmıştır. Bunların dinî bir yönleri olmayabilir. Mesela o bir yerden bir yere gitmek için deveye binmiştir. Ama o zamanda araba ya da uçak bulunsa idi kuvvetle muhtemeldir ki onlara binmeyi tercih edecekti. O zamanki insanların giydiği izar ya da rida giymiştir. Başka bir elbise olmuş olsaydı onu da giyebilirdi. Nitekim o çok farklı yerlerden gelen farklı elbiseleri de giymiştir. İşte onun böyle eylemleri/fiilleri kendi zamanının örfüne kültürüne ve alışkanlıklarına bağlı olan eylemleridir.
    Bunlar salt birer sünnet değillerdir. Ama bunlar en azından şu anlama gelirler ki bunları yapmak caiz ve meşrudur. Bununla birlikte birisinin Hz. Peygamber giydiği için entari giymesi eğer yaşadığı memlekette bu elbise kınanmıyor ya da kadın elbisesini çağrıştırmıyorsa ona Hz. Peygamber’i (sa) izleme sevabı kazandırabilir.
    Onun fiillerinin/yapıp ettiklerinin sünnet özelliği kazanabilmesi şu üç şartı birlikte taşımalarına bağlıdır:
    1.Hz. Peygamber ne yaptı
    2.Niçin yaptı
    3.Nasıl yaptı?
    Mesela onun kan aldırmış olmasını ele alalım:
    1.O kan aldırdı.
    2. Niçin kan aldırdı? Zaman zaman boynunda ve ayaklarında ağrılar hissettiği için.
    3. Nasıl aldırdı? Bir uzman bularak ve ağrıyan yerlerinden kendi zamanında bilinen neşterle.
    İmdi bu sonuca göre zamanımızda bir kişinin durup dururken “kan aldırmak sünnettir hadi gel kan aldıralım” demiş ve bunu gerçekleştirmiş olması bir sünnetin yaşanması demek değildir.

    Sakala gelince yukarıda da değindiğimiz gibi onun sıradan bir örf ve kültür uygulaması olmadığını gösteren pek çok hadisi şerif vardır.
    Öyleyse onu dinen istenen bir eylem olarak görmek zorunluluğu bulunmaktadır.

    İşte ihtilaf bu talebin derecesi konusundadır.
    Sakal sünnet midir yoksa farz mıdır? Doğrusu sakal bırakmak en azından sünnettir ve farz diyenlerin bulunduğunu da hesaba katarsak sıradan bir sünnet te değildir.

    Sakalın hiçbir sebep yokken kesilmesi doğru değildir. Bu en azından bir mekruhtur.

    Ama bununla birlikte şunu da bilmeliyiz ki İSLAM’ın emir ve yasakları arasında bir hiyerarşi ve sıralama vardır.
    Çünkü İSLAM “iyilikleri kazandırmak kötülükleri bertaraf etmek” yani “def’i mazarrât celb-i manafi” için gönderilmiştir.
    Daha önemli ile önemli çatıştığında önemli bırakılıp daha önemli olan yapılır.
    En iyi ile iyi çatıştığında iyi bırakılıp en iyi yapılır; en kötü ile kötü çatıştığında en kötüden kurtulmak için kötü yapılır iyi ile kötü çatıştığında da kötünün yapılmaması tercih edilir.
    Varsın iyi de yapılmamış olsun. Çünkü kötülüğü önlemek iyiliği yapmaktan daha önemli ve önceliklidir. (Def-i mazarrat celb-i menâfi’den evladır)
    Bu durumda sakal bırakmayı iyi bir iş olarak alır ve bırakılması halinde nelerin oluştuğuna ya da yapıldığına bakarız.

    Kaynak:Prof.Dr.Faruk Beşer




    S.2- ibadetlere izin vermeyen iş yerinde çalışmak cazimidir?

    C.2
    Alıntı
    Bu gibi durumlarda kardeşlere tavsiyemiz işe girmeden önce sözleşmede namazı şart koşmalarıdır.
    ama iş işten geçmiş bundan sonra yapacağınız tek bir şey var Patronlarınızla konuşup izin almak yada kendinize yeni bir iş bulup o iş yerini terketmeniz.
    Bütün müslümanlar biliyorlar ki namaz kılmamaya fetva yoktur.
    eve döndükten sonra kılmanız şuna benzer:
    Bir komutan bir eri çağırır ama er gitmez. bir kaç defa çağırdıktan sonra akşam ictimada er komutanının huzuruna 5 selamı birden çakıp "emret komutanım" demesi gibi. komutan ne der bu er'e!

    Bir patron Rabb/Rezzak değildir (haşa). siz takvayı seçin Allah cc size daha güzel bir kapı açar.

    Ebu Zerr-i Ğifariy r.a. dedi ki, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu: “Muhakkak ki ben bir ayet biliyorum ki, eğer insanlar ona sarılsaydılar, onlara yeterdi” Sonra: “Kim Allah’dan ittika ederse, (Allah) onun için bir mahrec (çıkış yeri) oluşturur. Ve onu, ihtisab etmediği (hesab etmediği, zannetmediği, ummadığı) bir taraftan rızıklandırır”

    Namaz kılmadığınızda da isminizi alanları da unutmayın!
    Not: size işten eve döndükten sonra kılabilirsiniz çünkü mazeretiniz var diyenlere inanmayın.
    Allaha emanet olun
    mumsema hocadan alıntı.






+ Yorum Gönder