Konusunu Oylayın.: Kabir ziyareti nasıl olur, kadın da ziyaret edebilir mi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kabir ziyareti nasıl olur, kadın da ziyaret edebilir mi?
  1. 10.Nisan.2011, 00:02
    1
    Misafir

    Kabir ziyareti nasıl olur, kadın da ziyaret edebilir mi?






    Kabir ziyareti nasıl olur, kadın da ziyaret edebilir mi? Mumsema Kabir ziyareti nasıl olur, kadın da ziyaret edebilir mi?


  2. 10.Nisan.2011, 12:59
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Kabir ziyareti nasıl olur, kadın da ziyaret edebilir mi?




    KABİR ZİYARETİNİN ADABI NEDİR?



    Kabır ziyaretinin asabı şöyledir:

    1- Abdestli olmak,

    2- Muvakkaten de olsa dünya meşgalesini içinden atıp ahireti düşünmek ve dünyanın fani olduğunu, kısa bir zaman sonra şu kara toprağın altına gireceğini tasavvur etmek.

    3- Kabir sahibi hayatta olsaydı ona ne kadar yaklaşması uygun ise o kadar kabrine yaklaşmak,

    4- Yanına vardığında Peygamber (sav)`in ta`lim buyurduğu gibi selam vermek: "bu yurtta bulunan mü`min ve müslümanlara selam olsun. İnşallah biz de size yetişiriz. Bizler ve sizler için Allah`tan afiyet dilerim”.

    5- Kabrin yanında istiğfar edip duada bulunmak.

    Yazar: İslam Fıkhı Ansiklopedisi


    Kadınların kabir ziyareti yapması, ilgili hadisler

    Önce bu husustaki hadis-i şeriflere bir göz atalım:

    Ebû Hüreyre’nin rivayetine göre Resulullah (a.s.m.) şöyle buyururlar:

    “Kabirleri ziyaret ediniz. Çünkü size âhireti hatırlatır.”1

    İbni Mesud’un rivayetine göre Resulullah (a.s.m.) şöyle buyururlar:

    “Ben sizi kabirleri ziyaret etmekten men etmiştim. Bundan sonra kabirleri ziyaret ediniz. Çünkü şüphesiz kabirlerin ziyareti, dünyayı küçümsetir ve âhireti hatırlatır.”2

    İslâmın ilk yıllarında Peygamber Efendimiz kabir ziyaretini yasaklamıştı. Çünkü insanlar o zamanlar henüz Cahiliye âdetlerinden kendilerini bütünüyle çekip çevirememişlerdi, bazı eski alışkanlıklarından kurtulamamışlardı. Mezarlıkta uygunsuz konuşma, bağırıp çağırma, ölmüş olan meşhur yakınları ile övünme İslâm dışı hal ve hareketlerde bulunuyorlardı.

    Bu husus Nesâî’de rivayet edilen bir hadis-i şerifte şöyle dile getirilir:

    “Artık kim kabirleri ziyaret etmek isterse, ziyaret etsin; sakın kötü lâf etmeyin.”

    Ancak zaman içinde insanlar İslâmî hüküm âdâba intibak edince bu çeşit endişeler de kendiliğinden gitmiş oldu. Bunun üzerine Peygamberimiz yasağı kaldırdı ve kabir ziyaretini serbest bıraktı ve hattâ “dünya hırsını azaltması, aşırı bağlılığı kırması, ölümü ve âhireti hatırlatması” gibi gerekçelerle teşvikte bulundular.

    Kadınların kabir ziyaretinin caiz olup olmaması konusuna gelince, bu hususta yasaklayıcı ve hattâ haramlığına bile delil olan hadisler vardır. Meselâ Ebû Hüreyre’nin rivayetine göre Resulullah (a.s.m.) kabirleri ziyaret eden kadınları lânetlemiştir.3

    Bu hadis-i şerifin izahında şu açıklamalar dikkatimizi çekiyor:

    Kadınlar çoğunlukla mezar ziyaretine gittikleri zaman bağırıp çağırırlar, üstlerini başlarını yırtarlar, yüzlerini gözlerini döverler, kocalarının hukukunu çiğnerler, İslâmî tesettüre riayet etmezler, hattâ süslenerek giderler. Bu olumsuz davranışlarından dolayı İlâhî rahmetten uzak kalmaları yolunda Peygamberimizin (a.s.m.) bedduasına maruz kalmışlardır.

    Yukarıda meâlini verdiğimiz hadisi delil olarak getiren bazı Şâfiî, Mâlikî ve Hanefî âlimleri hanımların mezar ziyaretinin haramlığı kanaatine varmışlardır.

    Bunun yanında, başta Hanefi âlimlerinin çoğuna, Mâlikî ve Hanbelî âlimlerinin bir kısmına göre hanımların mezar ziyareti caizdir. Hadiste kadınlara mezar ziyaretinin yasaklanması, mezar ziyaretine izin verilmediği zamandaydı. Daha sonra verilen izin sadece erkekleri değil, aynı zamanda hanımları da içine alıyor.

    Ayrıca Hanefî âlimleri Abdullah bin Ebû Müleyke’nin rivayet ettiği şu hadisi de bu meseleye delil olarak getirirler:

    “Âişe (r.a.) birgün mezarlıktan dönüyordu.

    “Ben ona, ‘Ey mü’minlerin annesi! Nereden geliyorsunuz?’ diye sordum.

    “Kardeşim Abdurrahman’ın mezarını ziyaretten geliyorum’ dedi.

    “Ben, ‘Resulullah (a.s.m.) mezar ziyaretini yasaklamamış mıydı?’ diye sordum.

    “Evet, Resulullah mezar ziyaretini yasakladı, ama daha sonra emretti’ buyurdu.”4

    Hadis şarihleri bu hadislerden şu hususlara dikkat çekerler: Hadisin verdiği izin örtülü olarak çıkan, âhireti düşünen, kabirde yatanlardan ibret alan, bağırıp çağırmayı, yüzünü dövmeyi, yakalarını yırtmayı ve kötü söz etmeyi terk eden kadınlar içindir. Konulan yasak da, anılan uygunsuz davranışlarda bulunan kadınlara mahsustur.

    Netice olarak denebilir ki: Hanımlar, özellikle gençler tesettüre riayet etmek, yanlarında anneleri ve teyzeleri gibi yaşlı hanımlar ve yakını olan erkekler bulunmak kaydıyla kabir ziyaretine gidebilirler. Böyle bir tedbir daha çok büyük yerleşim bölgelerinde önem taşımaktadır. Öyle ki, kabir ziyaretine gidip de sevap kazanayım derken, günaha ve bazı istenmeyen hallerle karşılaşma kaçınılmaz olacaktır. Zaten hanımlar bu ziyaretleri her zaman tekrarlamazlar. Ölmüş yakınlarına hediye edecekleri duaları kendi evlerinde okuyarak da göndermeleri mümkün ve daha güzeldir. Şayet ölenlerin imanları varsa, dünyanın neresinde olursa olsun mânevi hediyeler onların ruhuna ulaşır. Mesafenin yakınlığı ve uzaklığı aynıdır.

    1 İbni Mâce, Cenâiz: 47.
    2 İbni Mâce, Cenaiz: 47.
    3 İbni Mâce, Cenâiz: 49.
    4 Sünen-i İbni Mâce Terceme ve Şerhi, 4: 439.

    arşivden...





  3. 10.Nisan.2011, 12:59
    2
    Silent and lonely rains



    KABİR ZİYARETİNİN ADABI NEDİR?



    Kabır ziyaretinin asabı şöyledir:

    1- Abdestli olmak,

    2- Muvakkaten de olsa dünya meşgalesini içinden atıp ahireti düşünmek ve dünyanın fani olduğunu, kısa bir zaman sonra şu kara toprağın altına gireceğini tasavvur etmek.

    3- Kabir sahibi hayatta olsaydı ona ne kadar yaklaşması uygun ise o kadar kabrine yaklaşmak,

    4- Yanına vardığında Peygamber (sav)`in ta`lim buyurduğu gibi selam vermek: "bu yurtta bulunan mü`min ve müslümanlara selam olsun. İnşallah biz de size yetişiriz. Bizler ve sizler için Allah`tan afiyet dilerim”.

    5- Kabrin yanında istiğfar edip duada bulunmak.

    Yazar: İslam Fıkhı Ansiklopedisi


    Kadınların kabir ziyareti yapması, ilgili hadisler

    Önce bu husustaki hadis-i şeriflere bir göz atalım:

    Ebû Hüreyre’nin rivayetine göre Resulullah (a.s.m.) şöyle buyururlar:

    “Kabirleri ziyaret ediniz. Çünkü size âhireti hatırlatır.”1

    İbni Mesud’un rivayetine göre Resulullah (a.s.m.) şöyle buyururlar:

    “Ben sizi kabirleri ziyaret etmekten men etmiştim. Bundan sonra kabirleri ziyaret ediniz. Çünkü şüphesiz kabirlerin ziyareti, dünyayı küçümsetir ve âhireti hatırlatır.”2

    İslâmın ilk yıllarında Peygamber Efendimiz kabir ziyaretini yasaklamıştı. Çünkü insanlar o zamanlar henüz Cahiliye âdetlerinden kendilerini bütünüyle çekip çevirememişlerdi, bazı eski alışkanlıklarından kurtulamamışlardı. Mezarlıkta uygunsuz konuşma, bağırıp çağırma, ölmüş olan meşhur yakınları ile övünme İslâm dışı hal ve hareketlerde bulunuyorlardı.

    Bu husus Nesâî’de rivayet edilen bir hadis-i şerifte şöyle dile getirilir:

    “Artık kim kabirleri ziyaret etmek isterse, ziyaret etsin; sakın kötü lâf etmeyin.”

    Ancak zaman içinde insanlar İslâmî hüküm âdâba intibak edince bu çeşit endişeler de kendiliğinden gitmiş oldu. Bunun üzerine Peygamberimiz yasağı kaldırdı ve kabir ziyaretini serbest bıraktı ve hattâ “dünya hırsını azaltması, aşırı bağlılığı kırması, ölümü ve âhireti hatırlatması” gibi gerekçelerle teşvikte bulundular.

    Kadınların kabir ziyaretinin caiz olup olmaması konusuna gelince, bu hususta yasaklayıcı ve hattâ haramlığına bile delil olan hadisler vardır. Meselâ Ebû Hüreyre’nin rivayetine göre Resulullah (a.s.m.) kabirleri ziyaret eden kadınları lânetlemiştir.3

    Bu hadis-i şerifin izahında şu açıklamalar dikkatimizi çekiyor:

    Kadınlar çoğunlukla mezar ziyaretine gittikleri zaman bağırıp çağırırlar, üstlerini başlarını yırtarlar, yüzlerini gözlerini döverler, kocalarının hukukunu çiğnerler, İslâmî tesettüre riayet etmezler, hattâ süslenerek giderler. Bu olumsuz davranışlarından dolayı İlâhî rahmetten uzak kalmaları yolunda Peygamberimizin (a.s.m.) bedduasına maruz kalmışlardır.

    Yukarıda meâlini verdiğimiz hadisi delil olarak getiren bazı Şâfiî, Mâlikî ve Hanefî âlimleri hanımların mezar ziyaretinin haramlığı kanaatine varmışlardır.

    Bunun yanında, başta Hanefi âlimlerinin çoğuna, Mâlikî ve Hanbelî âlimlerinin bir kısmına göre hanımların mezar ziyareti caizdir. Hadiste kadınlara mezar ziyaretinin yasaklanması, mezar ziyaretine izin verilmediği zamandaydı. Daha sonra verilen izin sadece erkekleri değil, aynı zamanda hanımları da içine alıyor.

    Ayrıca Hanefî âlimleri Abdullah bin Ebû Müleyke’nin rivayet ettiği şu hadisi de bu meseleye delil olarak getirirler:

    “Âişe (r.a.) birgün mezarlıktan dönüyordu.

    “Ben ona, ‘Ey mü’minlerin annesi! Nereden geliyorsunuz?’ diye sordum.

    “Kardeşim Abdurrahman’ın mezarını ziyaretten geliyorum’ dedi.

    “Ben, ‘Resulullah (a.s.m.) mezar ziyaretini yasaklamamış mıydı?’ diye sordum.

    “Evet, Resulullah mezar ziyaretini yasakladı, ama daha sonra emretti’ buyurdu.”4

    Hadis şarihleri bu hadislerden şu hususlara dikkat çekerler: Hadisin verdiği izin örtülü olarak çıkan, âhireti düşünen, kabirde yatanlardan ibret alan, bağırıp çağırmayı, yüzünü dövmeyi, yakalarını yırtmayı ve kötü söz etmeyi terk eden kadınlar içindir. Konulan yasak da, anılan uygunsuz davranışlarda bulunan kadınlara mahsustur.

    Netice olarak denebilir ki: Hanımlar, özellikle gençler tesettüre riayet etmek, yanlarında anneleri ve teyzeleri gibi yaşlı hanımlar ve yakını olan erkekler bulunmak kaydıyla kabir ziyaretine gidebilirler. Böyle bir tedbir daha çok büyük yerleşim bölgelerinde önem taşımaktadır. Öyle ki, kabir ziyaretine gidip de sevap kazanayım derken, günaha ve bazı istenmeyen hallerle karşılaşma kaçınılmaz olacaktır. Zaten hanımlar bu ziyaretleri her zaman tekrarlamazlar. Ölmüş yakınlarına hediye edecekleri duaları kendi evlerinde okuyarak da göndermeleri mümkün ve daha güzeldir. Şayet ölenlerin imanları varsa, dünyanın neresinde olursa olsun mânevi hediyeler onların ruhuna ulaşır. Mesafenin yakınlığı ve uzaklığı aynıdır.

    1 İbni Mâce, Cenâiz: 47.
    2 İbni Mâce, Cenaiz: 47.
    3 İbni Mâce, Cenâiz: 49.
    4 Sünen-i İbni Mâce Terceme ve Şerhi, 4: 439.

    arşivden...








+ Yorum Gönder