Konusunu Oylayın.: Cenaze namazında neden ayakta kılınır? Rükü ve secdesi neden yoktur?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 5 kişi
Cenaze namazında neden ayakta kılınır? Rükü ve secdesi neden yoktur?
  1. 09.Nisan.2011, 13:50
    1
    Misafir

    Cenaze namazında neden ayakta kılınır? Rükü ve secdesi neden yoktur?






    Cenaze namazında neden ayakta kılınır? Rükü ve secdesi neden yoktur? Mumsema Cenaze namazında neden secde yapılmaz?


  2. 09.Nisan.2011, 15:08
    2
    şaf_ak
    ...MüPteLaNıM...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Aralık.2007
    Üye No: 5730
    Mesaj Sayısı: 1,134
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 18
    Yaş: 30

    Cevap: Cenaze namazında neden ayakta kılınır? Rükü ve secdesi neden yoktur?




    Cenaze namazı esas itibarıyla bir dua mahiyetindedir. Duada rüku ve secde şart değildir. Yani namazdan maksat vefat eden kişiye duadır, Allah’ın affetmesini ve bağışlamasını dilemektir. Bu nedenle secde ve rüku yoktur, Kur'an değil, duâ okunur. Böylece Allah rızası için ibadet yapılmakla beraber, vefat eden kişiye duâ mânası da gerçekleşmiş olur.

    Cenaze namazında rüku ve secdenin olmamasının hikmetine yönelik çeşitli yorumlar yapılsa da, cenaze namazı dua yeridir; kıraat mahalli değildir.

    Cenaze namazı, ölü için dua ve istiğfardan ibaret farz-ı kifâye bir namazdır; ölünün günah ve kusurlarının affolunmasını Allah'tan istemektir.

    Cenaze namazında dua etmek rükündür. Hz. Peygamber, "Cenaze namazı kıldığınızda ölen kimse için içtenlikle dua ediniz" (Ebû Dâvûd, Cenâiz 56) buyurmuştur.

    Cenaze namazı kılındığı zaman, hiçbir ayırım yapmadan ölen için içtenlikle dua edilmesi gerektiğini görmekteyiz. Bunlar Peygamber Efendimiz’in hem yaptığı hem de bize tavsiye ettiği birer sünnettir. Ancak burada bir nokta daha dikkat çekmektedir. O da, ölen kimsenin iyi veya kötü olduğuna bakılmadan onun bağışlanması için samimiyetle dua etmektir. Günahkâr kimselerin duaya herkesten daha fazla ihtiyacı vardır. Aslına bakılırsa iyi veya kötü herkesin duaya ihtiyacı vardır. Vefat eden herkesin, cemaatin önüne getirilmesinin sebebi de budur.

    Esasen ölüm olayı karşısında samimi davranmak, ölen müslüman için duygulu bir gönülle dua etmek, şüphesiz ölen kadar o duayı yapan diri için de faydalı ve lüzumludur.

    Hadîs–i şerîfteki “ahlisû lehü’d-du┠ifadesini, “duayı ölene tahsis edin, sadece onun için dua edin” şeklinde anlamak mümkün görünmekle beraber, sadece vefat eden kişi için dua etmek gibi bir sınırlama yoktur. Nitekim Peygamber efendimiz cenaze namazında okuduğu bir duada şöyle demiştir: “Allahım! Dirilerimizi ve ölülerimizi, küçüklerimizi ve büyüklerimizi, erkeklerimizi ve kadınlarımızı, burada bulunanlarımızı ve bulunmayanlarımızı bağışla! Allahıım! Bizden hayatta bırakacaklarını İslâm üzere yaşat. Öldüreceklerini iman ile öldür. Bizi bu cenazede bulunmanın sevabından mahrum etme ve ondan sonra bizi fitneye düşürme!” (Tirmizî, Cenâiz 38; Ebû Dâvûd, Cenâiz 56) Ancak ilgili hadisi, cenaze namazında cenazeyi unutarak sadece diriler için dua etmeyin. Duanızda mutlaka ölüye bir yer ayırın” şeklinde anlamak daha doğrudur.

    Buna göre:

    1. Cenaze namazı tekbirlerden ve duadan ibarettir.

    2. Duada esas olan ihlâstır.

    3. Cenâze namazında hem ölü hem de diriler için dua edilir.

    4. Cenaze namazı kılınan kimse için günahsız, günahkâr ayırımı yapmadan samimiyetle dua etmek gerekir.


  3. 09.Nisan.2011, 15:08
    2
    ...MüPteLaNıM...



    Cenaze namazı esas itibarıyla bir dua mahiyetindedir. Duada rüku ve secde şart değildir. Yani namazdan maksat vefat eden kişiye duadır, Allah’ın affetmesini ve bağışlamasını dilemektir. Bu nedenle secde ve rüku yoktur, Kur'an değil, duâ okunur. Böylece Allah rızası için ibadet yapılmakla beraber, vefat eden kişiye duâ mânası da gerçekleşmiş olur.

    Cenaze namazında rüku ve secdenin olmamasının hikmetine yönelik çeşitli yorumlar yapılsa da, cenaze namazı dua yeridir; kıraat mahalli değildir.

    Cenaze namazı, ölü için dua ve istiğfardan ibaret farz-ı kifâye bir namazdır; ölünün günah ve kusurlarının affolunmasını Allah'tan istemektir.

    Cenaze namazında dua etmek rükündür. Hz. Peygamber, "Cenaze namazı kıldığınızda ölen kimse için içtenlikle dua ediniz" (Ebû Dâvûd, Cenâiz 56) buyurmuştur.

    Cenaze namazı kılındığı zaman, hiçbir ayırım yapmadan ölen için içtenlikle dua edilmesi gerektiğini görmekteyiz. Bunlar Peygamber Efendimiz’in hem yaptığı hem de bize tavsiye ettiği birer sünnettir. Ancak burada bir nokta daha dikkat çekmektedir. O da, ölen kimsenin iyi veya kötü olduğuna bakılmadan onun bağışlanması için samimiyetle dua etmektir. Günahkâr kimselerin duaya herkesten daha fazla ihtiyacı vardır. Aslına bakılırsa iyi veya kötü herkesin duaya ihtiyacı vardır. Vefat eden herkesin, cemaatin önüne getirilmesinin sebebi de budur.

    Esasen ölüm olayı karşısında samimi davranmak, ölen müslüman için duygulu bir gönülle dua etmek, şüphesiz ölen kadar o duayı yapan diri için de faydalı ve lüzumludur.

    Hadîs–i şerîfteki “ahlisû lehü’d-du┠ifadesini, “duayı ölene tahsis edin, sadece onun için dua edin” şeklinde anlamak mümkün görünmekle beraber, sadece vefat eden kişi için dua etmek gibi bir sınırlama yoktur. Nitekim Peygamber efendimiz cenaze namazında okuduğu bir duada şöyle demiştir: “Allahım! Dirilerimizi ve ölülerimizi, küçüklerimizi ve büyüklerimizi, erkeklerimizi ve kadınlarımızı, burada bulunanlarımızı ve bulunmayanlarımızı bağışla! Allahıım! Bizden hayatta bırakacaklarını İslâm üzere yaşat. Öldüreceklerini iman ile öldür. Bizi bu cenazede bulunmanın sevabından mahrum etme ve ondan sonra bizi fitneye düşürme!” (Tirmizî, Cenâiz 38; Ebû Dâvûd, Cenâiz 56) Ancak ilgili hadisi, cenaze namazında cenazeyi unutarak sadece diriler için dua etmeyin. Duanızda mutlaka ölüye bir yer ayırın” şeklinde anlamak daha doğrudur.

    Buna göre:

    1. Cenaze namazı tekbirlerden ve duadan ibarettir.

    2. Duada esas olan ihlâstır.

    3. Cenâze namazında hem ölü hem de diriler için dua edilir.

    4. Cenaze namazı kılınan kimse için günahsız, günahkâr ayırımı yapmadan samimiyetle dua etmek gerekir.





+ Yorum Gönder