Konusunu Oylayın.: Akşemseddin hazretleri'nin fetih görüşü

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Akşemseddin hazretleri'nin fetih görüşü
  1. 07.Nisan.2011, 18:02
    1
    Misafir

    Akşemseddin hazretleri'nin fetih görüşü

  2. 07.Nisan.2011, 18:37
    2
    GÖKHÜKÜMDAR
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Kasım.2009
    Üye No: 64293
    Mesaj Sayısı: 226
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 30
    Bulunduğu yer: antalya

    Cevap: Akşemseddin hazretleri'nin fetih görüşü




    Fatih Sultan Mehmed, hükümdar olduktan bir müddet sonra Edirne’de alimler ve amirlerle, memleketin ileri gelenleriyle istişare ederek, İstanbul’un fethi hususunda fikir alışverişinde bulunuyordu. (Müşavere heyetinde Molla Hüsrev, Molla Güranî ve Akşemseddin gibi büyükler de vardı.) Müzakere sırasında meclisteki alimler, ağırlıklı olarak görüş ve kanaatlerini şu şekilde ortaya koymuşlardı:


    “Ashab-ı Kiram’dan itibaren nice hükümdarlar ve kumandanlar İstanbul’un fethine teşebbüs etmişler, fakat muvaffak olamamışlardır. Bazı hadis rivayetlerinde, Kostantiniyye (İstanbul) fethinin Benî Asfar ile yapılan bir savaştan sonra Rasul-i Ekrem s.a.v.’in soyundan olan bir zat (Mehdi) tarafından tesbih ve tehlil desteğiyle fetholunacağı haber verilmiştir. Binaenaleyh, İstanbul’un fethi Mehdi’nin işidir.”

    Sultan Mehmed’in danışma meclisindeki alimler bu çerçevede görüş bildirmek suretiyle, İstanbul fethinin Sultan Fatih zamanında mümkün olmayacağını ileri sürüyorlar, padişahı böyle bir teşebbüsten vazgeçirmeye çalışıyorlardı. Ancak mevcut rivayetlere daha farklı ve tutarlı bir yorum getiren Akşemseddin Hazretleri, heyette hakim olan kanaatin aksine şu görüşü sunmuştur: Önce Kostantiniyye’yi Sultan Mehmed fetheder, daha sonra bir zaman gelir Benî Asfar (Sarıoğulları) İstanbul’u işgal eder. Mehdi’nin fethi ise bu hadiselerden daha sonrasıyla ilgilidir.

    İşte bu tesbiti muteber ve isabetli bulan Padişah, İstanbul’un fethine karar verir.

    İstanbul kuşatmasından elli gün sonra zaferden ümidi kesen ileri gelen alimler ve devlet adamları padişaha geldiler: “Bir sufinin sözüyle bu kadar asker zayi oldu, bunca hazine telef oldu. Şimdi Avrupa’dan da kâfire yardım geldi, fetih ümidi kalmadı.” dediler.

    Sultan Fatih işin sonunu merak ederek Akşemseddin’e haber saldı, fethin ne zaman mümkün olacağı hakkında görüş istedi. “Falan günün sabahı.” cevabını aldı. Gerçekten onun belirttiği vakitte (Salı günü) şehir fethedildi. Üç gün sonra Ayasofya camiye çevrildi. Orada ilk Cuma hutbesi de Akşemseddin tarafından okundu.



  3. 07.Nisan.2011, 18:37
    2
    Devamlı Üye



    Fatih Sultan Mehmed, hükümdar olduktan bir müddet sonra Edirne’de alimler ve amirlerle, memleketin ileri gelenleriyle istişare ederek, İstanbul’un fethi hususunda fikir alışverişinde bulunuyordu. (Müşavere heyetinde Molla Hüsrev, Molla Güranî ve Akşemseddin gibi büyükler de vardı.) Müzakere sırasında meclisteki alimler, ağırlıklı olarak görüş ve kanaatlerini şu şekilde ortaya koymuşlardı:


    “Ashab-ı Kiram’dan itibaren nice hükümdarlar ve kumandanlar İstanbul’un fethine teşebbüs etmişler, fakat muvaffak olamamışlardır. Bazı hadis rivayetlerinde, Kostantiniyye (İstanbul) fethinin Benî Asfar ile yapılan bir savaştan sonra Rasul-i Ekrem s.a.v.’in soyundan olan bir zat (Mehdi) tarafından tesbih ve tehlil desteğiyle fetholunacağı haber verilmiştir. Binaenaleyh, İstanbul’un fethi Mehdi’nin işidir.”

    Sultan Mehmed’in danışma meclisindeki alimler bu çerçevede görüş bildirmek suretiyle, İstanbul fethinin Sultan Fatih zamanında mümkün olmayacağını ileri sürüyorlar, padişahı böyle bir teşebbüsten vazgeçirmeye çalışıyorlardı. Ancak mevcut rivayetlere daha farklı ve tutarlı bir yorum getiren Akşemseddin Hazretleri, heyette hakim olan kanaatin aksine şu görüşü sunmuştur: Önce Kostantiniyye’yi Sultan Mehmed fetheder, daha sonra bir zaman gelir Benî Asfar (Sarıoğulları) İstanbul’u işgal eder. Mehdi’nin fethi ise bu hadiselerden daha sonrasıyla ilgilidir.

    İşte bu tesbiti muteber ve isabetli bulan Padişah, İstanbul’un fethine karar verir.

    İstanbul kuşatmasından elli gün sonra zaferden ümidi kesen ileri gelen alimler ve devlet adamları padişaha geldiler: “Bir sufinin sözüyle bu kadar asker zayi oldu, bunca hazine telef oldu. Şimdi Avrupa’dan da kâfire yardım geldi, fetih ümidi kalmadı.” dediler.

    Sultan Fatih işin sonunu merak ederek Akşemseddin’e haber saldı, fethin ne zaman mümkün olacağı hakkında görüş istedi. “Falan günün sabahı.” cevabını aldı. Gerçekten onun belirttiği vakitte (Salı günü) şehir fethedildi. Üç gün sonra Ayasofya camiye çevrildi. Orada ilk Cuma hutbesi de Akşemseddin tarafından okundu.






+ Yorum Gönder