Konusunu Oylayın.: Doğruluk ve sözünde durmak,yardımda bulunmak,adalet ,hoşgörü ve bağışlama ilgili Ayet ve Hadisler

5 üzerinden 4.43 | Toplam : 14 kişi
Doğruluk ve sözünde durmak,yardımda bulunmak,adalet ,hoşgörü ve bağışlama ilgili Ayet ve Hadisler
  1. 07.Nisan.2011, 16:34
    1
    Misafir

    Doğruluk ve sözünde durmak,yardımda bulunmak,adalet ,hoşgörü ve bağışlama ilgili Ayet ve Hadisler






    Doğruluk ve sözünde durmak,yardımda bulunmak,adalet ,hoşgörü ve bağışlama ilgili Ayet ve Hadisler Mumsema doğruluk ve sözünde durmakla ,başkasına maddi yardımda bululunmak,adaletli olmak,hoşgörü ve bağışlama,insanlaraiyi davranmak ve güzelsöz söylemek,güler yüzlü olmakla ilgili hadis ve ayetler


  2. 07.Nisan.2011, 16:34
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    doğruluk ve sözünde durmakla ,başkasına maddi yardımda bululunmak,adaletli olmak,hoşgörü ve bağışlama,insanlaraiyi davranmak ve güzelsöz söylemek,güler yüzlü olmakla ilgili hadis ve ayetler


    Benzer Konular

    - Sözünde durmak ile ilgili ayet ve hadisler

    - Başkalarına maddi yardımda bulunmak ile ilgili hadisler

    - Bağışlama ve hoşgörü ile ilgili hadisler

    - Doğruluk ve adalet ile ilgili hadisler

    - Sözünde durmak hakkında hadisler

  3. 08.Nisan.2011, 09:34
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Doğruluk ve sözünde durmak,yardımda bulunmak,adalet ,hoşgörü ve bağışlama ilgili Ayet ve Hadisler




    Başkalarına Maddi yardımda bulunmak (İnfakla) ilgili Ayet ve Hadisler.

    "Ey iman edenler, kazandıklarınızın ve sizin için yerden çıkardığımız ürünlerin en helâl ve iyisinden Allah yolunda harcayın " (Bakara 267);

    "Mallarını gizli ve açık olarak gece ve gündüz harcayan kimseler… İşte onların, Rableri katında ecirleri vardır. Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir." (Bakara 274);

    "Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, her başağı yüz taneli yedi başak bitiren bir tohumun hâli gibidir. Allah dilediği kimseye daha kat kat verir. Allah'ın ihsanı çok geniştir. Her şeyi hakkıyla bilendir." (Bakara 261).

    Allah yolunda yapılan harcamanın, malın sevilen çeşidinden yapılması, kişiyi "en değerli hayırseverlik" derecesine ulaştırır. Ayette şöyle buyurulur: "Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcayıncaya kadar Cennete ve en değerli hayırseverlik makamına eremezsiniz" (Âl-i İmrân, 92).

    Bu ayet inince, Peygamberimizin ashabından Ebû Talha (r.a) en çok sevdiği malı olan bahçesini Allah yolunda sadaka vermek istemiş, Hz. Peygamber’in tavsiyesiyle onu yakın akrabalarına hediye etmiştir.

    Veda Haccı yılında Mekke'de hastalanan Sa'd bin Ebî Vakkas tek mirasçısı olan kızına çok servet kalacağını düşünerek servetinin üçte ikisini vasiyet yoluyla başkasına bırakmak ister. Hz. Peygamber razı olmaz. Yarısını bırakmak ister. Resulullah (s.a.s), "üçte birini vasiyet etmesi" ne izin verir ve şöyle buyurur:

    "Ey Sa'd! Senin mirasçılarını zengin bırakman, onları yoksul ve başkalarına avuç açar bir halde bırakmandan daha hayırlıdır. Sen, Allah rızası için harcadığın nafakadan dolayı ecir alırsın. Hatta, yemek yerken eşine yedirdiğin bir lokmadan dolayı bile sevap kazanırsın."

    Namuslu Olmak: Her insanın ahlaklı olmasını emreden İslam, insana ahlaki olmayan her türlü yolu ve namussuzluğu yasaklamıştır. Bu konuda K. Kerim’de şöyle buyuruluyor: “Ve onlar ki, iffetlerini korurlar”.(23/5)

    -- Arabuluculuk Yapmak: Kavga eden küs olan insanların arasını düzeltmeyi emir eden İslam, üç günden fazla bir müslümanın diğerine küs durmasını yasaklayarak toplumun sevgi, barış ve huzurlu olmasını emretmiştir. Bu konuda K. Kerim’de şöyle buyuruluyor: “Eğer müminlerden iki gurup birbirleriyle vuruşurlarsa aralarını düzeltin. Şayet biri ötekine saldırırsa, Allah’ın buyruğuna dönünceye kadar saldıran tarafla savaşın.Eğer dönerse artık aralarını adaletle düzeltin ve her işte adaletli davranın. Şüphesiz ki Allah, adil davrananları sever”.(49/9)

    -- Emanete Riayet Etmek: Güvenilir Muhammed olan Peygamberin ümmeti olarak bizlere de emanete riayet etmek düşer. Bize verilen bir emaneti kendi malımız gibi korumalı ve zamanı gelince sahibine teslim etmeliyiz. Bu konuda K. Kerim’de şöyle buyuruluyor: “Biz, Onların boyunlarına halkalar geçirdik. O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzden kafaları yukarı kalkıktır”. (23/8)

    -- Adil Olmak: Haklıya hakkını vermek, suçluya da cezasını vermek olarak tanımlanan adalet, müslümanın vazgeçilmezi olmalıdır. Adalet olmayan toplumda yolsuzluk ve kavga olur. Bu konuda K. Kerim’de şöyle buyuruluyor: “Muhakkak ki; Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, Çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor”. (16/90)

    -- Hoşgörü ve bağışlama: Birbirimize karşı hoşgörülü olmamızı emreden İslam, bu anlayış sayesinde insanlar arasındaki huzursuzlukların çıkmasını önlemeye çalışır.Bu konuda “Öfkeyle kalkan zararla oturur” atasözü bu gerçeği açıklamaktadır. Her Müslüman öfkesini kontrol etmeli başkalarının hatalarını mümkün olduğunca hoş görmeli ve bağışlamalıdır. Bu konuda K. Kerim’de şöyle buyuruluyor: “O takva sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar, öfkelerini yutarlar ve insanları affederler.Allah da güzel davranışta bulunanları affeder”. (3/ 134)

    -- Alçak gönüllük: İnsanların kibir ve gururlu olmamalarını, büyüklük taslamalarını yasaklayan İslam alçak gönüllü olmayı emretmiştir. Bu konuda K. Kerim’de şöyle buyuruluyor: “Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah, kendini beğenmiş övünüp duran kimseleri asla sevmez”. (31/18)

    -- Sözünde Durmak: Verilen sözü yerine getirmek çok güzel bir davranış olmakla beraber sözünde durmayanlar toplumda da Allah katında da sevilmezler ve yalancı diye anılırlar. Allah bu tavrı yasaklayarak sözünde durmayı ve doğru konuşmayı emrediyor. Bu konuda K. Kerim’de şöyle buyuruluyor: “Ey iman edenler! Yapacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz. Yapamayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir nefretle karşılanır”. (61/2-3)

    -- Görgülü Olmak: Topluma uyulması gereken nezaket kurallarına uymakta güzel davranışlardandır. Müslüman kibar, efendi ve nazik olmak zorundadır. Bu tavırla insanlarla diyalogu daha iyi olmakla beraber Allah’ın da hoşnut olduğu bir işi yapmış olur. Bu konuda K. Kerim’de şöyle buyuruluyor: “Bir selam ile selamlandığınız zaman sizde ondan daha güzeli ile selamlayın.yahut aynı ile karşılık verin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını arayandır”. (4/86)

    -- İnsanlara iyi davranmak ve güzel söz söylemek: Toplumda huzuru barışı ve güveni sağlamak için bütün önlemleri alan İslam beşeri ilişkilerde huzuru huzur’u dinamitleyen fiilleri engellemek için insanlar arsındaki münasebetleri “güzel söz ve güler yüz” esasına dayandırmıştır. Bu konuda K. Kerim’de şöyle buyuruluyor: “Kullarıma söyle sözün en güzelini söylesinler. Sonra şeytan aralarını bozar.Çünkü şeytan insanın apaçık düşmanıdır”. (17/53)

    -- Dünya ahiret dengesini Korumak: İnsanlar dünyada yaptıkları işlerin ahirette karşılığını görecekleri bilinciyle hareket etmelidirler. Bu bilinç onlara hep dengeli hareket etmeyi öğretecektir. Bu konuda K. Kerim’de şöyle buyuruluyor: “Doğrusu dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Eğer iman eder ve sakınırsanız Allah size mükafatınızı verir”. (47/36)
    Evet görülüyor ki İslam, insanların huzurları, mutlulukları için bütün önlemleri almış ve bazı fiilleri emrederek bazılarını yasaklamıştır. Dünyada ve ahirette mutlu olmak isteyen her insan bu kurallara uymalıdır ki huzuru ve mutluluğu yakalayabilsin.





  4. 08.Nisan.2011, 09:34
    2
    Silent and lonely rains



    Başkalarına Maddi yardımda bulunmak (İnfakla) ilgili Ayet ve Hadisler.

    "Ey iman edenler, kazandıklarınızın ve sizin için yerden çıkardığımız ürünlerin en helâl ve iyisinden Allah yolunda harcayın " (Bakara 267);

    "Mallarını gizli ve açık olarak gece ve gündüz harcayan kimseler… İşte onların, Rableri katında ecirleri vardır. Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir." (Bakara 274);

    "Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, her başağı yüz taneli yedi başak bitiren bir tohumun hâli gibidir. Allah dilediği kimseye daha kat kat verir. Allah'ın ihsanı çok geniştir. Her şeyi hakkıyla bilendir." (Bakara 261).

    Allah yolunda yapılan harcamanın, malın sevilen çeşidinden yapılması, kişiyi "en değerli hayırseverlik" derecesine ulaştırır. Ayette şöyle buyurulur: "Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcayıncaya kadar Cennete ve en değerli hayırseverlik makamına eremezsiniz" (Âl-i İmrân, 92).

    Bu ayet inince, Peygamberimizin ashabından Ebû Talha (r.a) en çok sevdiği malı olan bahçesini Allah yolunda sadaka vermek istemiş, Hz. Peygamber’in tavsiyesiyle onu yakın akrabalarına hediye etmiştir.

    Veda Haccı yılında Mekke'de hastalanan Sa'd bin Ebî Vakkas tek mirasçısı olan kızına çok servet kalacağını düşünerek servetinin üçte ikisini vasiyet yoluyla başkasına bırakmak ister. Hz. Peygamber razı olmaz. Yarısını bırakmak ister. Resulullah (s.a.s), "üçte birini vasiyet etmesi" ne izin verir ve şöyle buyurur:

    "Ey Sa'd! Senin mirasçılarını zengin bırakman, onları yoksul ve başkalarına avuç açar bir halde bırakmandan daha hayırlıdır. Sen, Allah rızası için harcadığın nafakadan dolayı ecir alırsın. Hatta, yemek yerken eşine yedirdiğin bir lokmadan dolayı bile sevap kazanırsın."

    Namuslu Olmak: Her insanın ahlaklı olmasını emreden İslam, insana ahlaki olmayan her türlü yolu ve namussuzluğu yasaklamıştır. Bu konuda K. Kerim’de şöyle buyuruluyor: “Ve onlar ki, iffetlerini korurlar”.(23/5)

    -- Arabuluculuk Yapmak: Kavga eden küs olan insanların arasını düzeltmeyi emir eden İslam, üç günden fazla bir müslümanın diğerine küs durmasını yasaklayarak toplumun sevgi, barış ve huzurlu olmasını emretmiştir. Bu konuda K. Kerim’de şöyle buyuruluyor: “Eğer müminlerden iki gurup birbirleriyle vuruşurlarsa aralarını düzeltin. Şayet biri ötekine saldırırsa, Allah’ın buyruğuna dönünceye kadar saldıran tarafla savaşın.Eğer dönerse artık aralarını adaletle düzeltin ve her işte adaletli davranın. Şüphesiz ki Allah, adil davrananları sever”.(49/9)

    -- Emanete Riayet Etmek: Güvenilir Muhammed olan Peygamberin ümmeti olarak bizlere de emanete riayet etmek düşer. Bize verilen bir emaneti kendi malımız gibi korumalı ve zamanı gelince sahibine teslim etmeliyiz. Bu konuda K. Kerim’de şöyle buyuruluyor: “Biz, Onların boyunlarına halkalar geçirdik. O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzden kafaları yukarı kalkıktır”. (23/8)

    -- Adil Olmak: Haklıya hakkını vermek, suçluya da cezasını vermek olarak tanımlanan adalet, müslümanın vazgeçilmezi olmalıdır. Adalet olmayan toplumda yolsuzluk ve kavga olur. Bu konuda K. Kerim’de şöyle buyuruluyor: “Muhakkak ki; Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, Çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor”. (16/90)

    -- Hoşgörü ve bağışlama: Birbirimize karşı hoşgörülü olmamızı emreden İslam, bu anlayış sayesinde insanlar arasındaki huzursuzlukların çıkmasını önlemeye çalışır.Bu konuda “Öfkeyle kalkan zararla oturur” atasözü bu gerçeği açıklamaktadır. Her Müslüman öfkesini kontrol etmeli başkalarının hatalarını mümkün olduğunca hoş görmeli ve bağışlamalıdır. Bu konuda K. Kerim’de şöyle buyuruluyor: “O takva sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar, öfkelerini yutarlar ve insanları affederler.Allah da güzel davranışta bulunanları affeder”. (3/ 134)

    -- Alçak gönüllük: İnsanların kibir ve gururlu olmamalarını, büyüklük taslamalarını yasaklayan İslam alçak gönüllü olmayı emretmiştir. Bu konuda K. Kerim’de şöyle buyuruluyor: “Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah, kendini beğenmiş övünüp duran kimseleri asla sevmez”. (31/18)

    -- Sözünde Durmak: Verilen sözü yerine getirmek çok güzel bir davranış olmakla beraber sözünde durmayanlar toplumda da Allah katında da sevilmezler ve yalancı diye anılırlar. Allah bu tavrı yasaklayarak sözünde durmayı ve doğru konuşmayı emrediyor. Bu konuda K. Kerim’de şöyle buyuruluyor: “Ey iman edenler! Yapacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz. Yapamayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir nefretle karşılanır”. (61/2-3)

    -- Görgülü Olmak: Topluma uyulması gereken nezaket kurallarına uymakta güzel davranışlardandır. Müslüman kibar, efendi ve nazik olmak zorundadır. Bu tavırla insanlarla diyalogu daha iyi olmakla beraber Allah’ın da hoşnut olduğu bir işi yapmış olur. Bu konuda K. Kerim’de şöyle buyuruluyor: “Bir selam ile selamlandığınız zaman sizde ondan daha güzeli ile selamlayın.yahut aynı ile karşılık verin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını arayandır”. (4/86)

    -- İnsanlara iyi davranmak ve güzel söz söylemek: Toplumda huzuru barışı ve güveni sağlamak için bütün önlemleri alan İslam beşeri ilişkilerde huzuru huzur’u dinamitleyen fiilleri engellemek için insanlar arsındaki münasebetleri “güzel söz ve güler yüz” esasına dayandırmıştır. Bu konuda K. Kerim’de şöyle buyuruluyor: “Kullarıma söyle sözün en güzelini söylesinler. Sonra şeytan aralarını bozar.Çünkü şeytan insanın apaçık düşmanıdır”. (17/53)

    -- Dünya ahiret dengesini Korumak: İnsanlar dünyada yaptıkları işlerin ahirette karşılığını görecekleri bilinciyle hareket etmelidirler. Bu bilinç onlara hep dengeli hareket etmeyi öğretecektir. Bu konuda K. Kerim’de şöyle buyuruluyor: “Doğrusu dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Eğer iman eder ve sakınırsanız Allah size mükafatınızı verir”. (47/36)
    Evet görülüyor ki İslam, insanların huzurları, mutlulukları için bütün önlemleri almış ve bazı fiilleri emrederek bazılarını yasaklamıştır. Dünyada ve ahirette mutlu olmak isteyen her insan bu kurallara uymalıdır ki huzuru ve mutluluğu yakalayabilsin.








+ Yorum Gönder