Konusunu Oylayın.: Allah c.c nun Rahmetiyle ilgili Ayet-i Kerimeleri bildirimisiniz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Allah c.c nun Rahmetiyle ilgili Ayet-i Kerimeleri bildirimisiniz?
  1. 07.Nisan.2011, 16:05
    1
    Misafir

    Allah c.c nun Rahmetiyle ilgili Ayet-i Kerimeleri bildirimisiniz?






    Allah c.c nun Rahmetiyle ilgili Ayet-i Kerimeleri bildirimisiniz? Mumsema Allah c.c nun Rahmetiyle ilgili Ayet-i Kerimeleri bildirimisiniz?


  2. 08.Nisan.2011, 08:15
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Allah c.c nun Rahmetiyle ilgili Ayet-i Kerimeleri bildirimisiniz?




    Yüce Rabbimiz sonsuz rahmet sahibidir. Ayet-i Kerime de Rahmetim her şeyi kuşatmıştır. [1] buyurmaktadır.
    Cenab-ı Allah’ın bizleri mükemmel bir şekilde yaratması, bizlere sayısız nimetler ihsan etmesi, kitaplar göndermesi, peygamberler göndermesi onun sonsuz rahmetinin tecellilerindendir. Yine yapılan bir kötülüğe misliyle karşılık verilmesi, yapılan bir iyiliğe ise en az on misliyle mükâfat verilmesi de onun sonsuz rahmetinin eseridir. Konu ile ilgili Ayeti Kerime şu şekildedir. Kim (Allah’ın huzuruna) iyilikle gelirse ona getirdiğinin on katı vardır. Kim de kötülükle gelirse o sadece getirdiğinin dengiyle cezalandırılır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.” [2]
    Şu Ayeti Kerimede de Yüce Rabbimizin rahmetinin denizler kadar engin olduğu ve insanı ümit deryasına daldırdığı görülmektedir. De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah’ü Teala bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.”[3]
    Müslüman Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez. Benim Rabbim rahmet kaynağıdır, benim kusurlarımı bağışlar diye ümit içerisinde olur. Zaten Cenab-ı Hak birçok Ayet-i Kerimede kendisini “Gafurun Rahim” olarak yani Çok bağışlayan, koruyup gözeten olarak tanıtmaktadır. [4]
    O halde insan ne kadar hatalı ve kusurlu olursa olsun Allah’ın kendisini bağışlaya-cağından ümidini kesmemelidir.
    Allah’ü Teala rahmetini yüz parçaya ayırıp bunun sadece bir parçasını yeryüzüne indirmiştir. İlk canlının yaratıldığı günden dünyanın son gününe kadar gelip geçecek bütün varlıklar onun yeryüzüne indirdiği bu bir parça rahmet sayesinde birbirini sever, birbirine acır. Anneler bu sayede yavrularına şefkat gösterir. Yabani hayvanlar ve kuşlar bunun sonucu olarak birbirine merhamet eder. Rahmetinin geri kalan doksan dokuzunu kıyamet gününde kullarına merhamet etmek için yanında alıkoymuştur.” [5]
    Cenab-ı Allah hadis-i kutsi de “Ben kulumun beni zannettiği gibiyim”[6] buyurmak-tadır. Yani kul “Benim Rabbim bağışlayıcıdır, merhamet sahibidir diye düşündüğünde Cenâb-ı Allah ona aynen düşündüğü gibi muamele eder. Yani ona merhamet eder ve onu bağışlar. Tam aksine hadis-i şeriften “Artık beni Allah bile bağışlamaz” diye düşünen kişiyi ise bağışlamayacağını anlamaktayız.
    Allah’ü Teala, kulu günah işlediği zaman “Allahım günahımı bağışla” diye kendisine yalvarmasından son derece memnun olur ve Kulum bir günah işledi, ama günahını bağışlayacak veya kendisini sorgulayacak bir Rabbi olduğunu bildi. Ben kulumu affettim, artık dilediğini yapsın.” [7] diye onu bağışlar.
    Öyleyse, Mevlâna hazretlerinin “Kim olursan ol yine gel. İster Mecusi, ister putperest, ister kâfir ol yine gel. Ümitsizlik dergâhı değildir bizim dergâhımız. Yüz kere tövbeni bozmuş olsan yine gel…” dediği gibi Müslüman ümitsizliğe kapılmamalıdır. Bir hata, bir kusur yaptığında, bir günah işlediğinde hemen pişmanlık duyarak ve Yüce Yaratıcının affedeceğine inanarak ondan af dilemeli, tövbe etmek suretiyle günahlarından arınmalıdır.
    [1] -A’raf 7/156
    [2] -Enam 6/160
    [3] -Zümer 39/53
    [4] -Bakara 2/173,182…
    [5] -Buhari Edep 19, Müslim Tevbe 17,21
    [6] -Buhari Tevhid 15, Müslim Zikr 2
    [7] -Buhari Tevhid 35, Müslim Tevbe 29


  3. 08.Nisan.2011, 08:15
    2
    Editör



    Yüce Rabbimiz sonsuz rahmet sahibidir. Ayet-i Kerime de Rahmetim her şeyi kuşatmıştır. [1] buyurmaktadır.
    Cenab-ı Allah’ın bizleri mükemmel bir şekilde yaratması, bizlere sayısız nimetler ihsan etmesi, kitaplar göndermesi, peygamberler göndermesi onun sonsuz rahmetinin tecellilerindendir. Yine yapılan bir kötülüğe misliyle karşılık verilmesi, yapılan bir iyiliğe ise en az on misliyle mükâfat verilmesi de onun sonsuz rahmetinin eseridir. Konu ile ilgili Ayeti Kerime şu şekildedir. Kim (Allah’ın huzuruna) iyilikle gelirse ona getirdiğinin on katı vardır. Kim de kötülükle gelirse o sadece getirdiğinin dengiyle cezalandırılır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.” [2]
    Şu Ayeti Kerimede de Yüce Rabbimizin rahmetinin denizler kadar engin olduğu ve insanı ümit deryasına daldırdığı görülmektedir. De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah’ü Teala bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.”[3]
    Müslüman Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez. Benim Rabbim rahmet kaynağıdır, benim kusurlarımı bağışlar diye ümit içerisinde olur. Zaten Cenab-ı Hak birçok Ayet-i Kerimede kendisini “Gafurun Rahim” olarak yani Çok bağışlayan, koruyup gözeten olarak tanıtmaktadır. [4]
    O halde insan ne kadar hatalı ve kusurlu olursa olsun Allah’ın kendisini bağışlaya-cağından ümidini kesmemelidir.
    Allah’ü Teala rahmetini yüz parçaya ayırıp bunun sadece bir parçasını yeryüzüne indirmiştir. İlk canlının yaratıldığı günden dünyanın son gününe kadar gelip geçecek bütün varlıklar onun yeryüzüne indirdiği bu bir parça rahmet sayesinde birbirini sever, birbirine acır. Anneler bu sayede yavrularına şefkat gösterir. Yabani hayvanlar ve kuşlar bunun sonucu olarak birbirine merhamet eder. Rahmetinin geri kalan doksan dokuzunu kıyamet gününde kullarına merhamet etmek için yanında alıkoymuştur.” [5]
    Cenab-ı Allah hadis-i kutsi de “Ben kulumun beni zannettiği gibiyim”[6] buyurmak-tadır. Yani kul “Benim Rabbim bağışlayıcıdır, merhamet sahibidir diye düşündüğünde Cenâb-ı Allah ona aynen düşündüğü gibi muamele eder. Yani ona merhamet eder ve onu bağışlar. Tam aksine hadis-i şeriften “Artık beni Allah bile bağışlamaz” diye düşünen kişiyi ise bağışlamayacağını anlamaktayız.
    Allah’ü Teala, kulu günah işlediği zaman “Allahım günahımı bağışla” diye kendisine yalvarmasından son derece memnun olur ve Kulum bir günah işledi, ama günahını bağışlayacak veya kendisini sorgulayacak bir Rabbi olduğunu bildi. Ben kulumu affettim, artık dilediğini yapsın.” [7] diye onu bağışlar.
    Öyleyse, Mevlâna hazretlerinin “Kim olursan ol yine gel. İster Mecusi, ister putperest, ister kâfir ol yine gel. Ümitsizlik dergâhı değildir bizim dergâhımız. Yüz kere tövbeni bozmuş olsan yine gel…” dediği gibi Müslüman ümitsizliğe kapılmamalıdır. Bir hata, bir kusur yaptığında, bir günah işlediğinde hemen pişmanlık duyarak ve Yüce Yaratıcının affedeceğine inanarak ondan af dilemeli, tövbe etmek suretiyle günahlarından arınmalıdır.
    [1] -A’raf 7/156
    [2] -Enam 6/160
    [3] -Zümer 39/53
    [4] -Bakara 2/173,182…
    [5] -Buhari Edep 19, Müslim Tevbe 17,21
    [6] -Buhari Tevhid 15, Müslim Zikr 2
    [7] -Buhari Tevhid 35, Müslim Tevbe 29





+ Yorum Gönder