Konusunu Oylayın.: Davetçinin uyku ile terbiyesi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Davetçinin uyku ile terbiyesi
  1. 06.Nisan.2011, 20:33
    1
    Misafir

    Davetçinin uyku ile terbiyesi






    Davetçinin uyku ile terbiyesi Mumsema Davetçinin uyku ile terbiyesi


  2. 06.Nisan.2011, 20:33
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 07.Nisan.2011, 11:18
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Davetçinin uyku ile terbiyesi




    Davetçinin uyku ile terbiyesi


    Ey örtüsüne bürünen,
    Gecenin birazı hariç olmak üzere geceleyin kalk,
    Gecenin yarısında yahut yarısından biraz eksilt veya bunu artır ve ağır ağır Kur'ân oku.
    Doğrusu biz, senin üzerine ağır bir söz bırakacağız.

    (Müzzemmil Süresi 1 – 5 )

    Nerden başlanması gerektiğini, Rabb’imizin bir topluma ilk olarak neleri öncelediğini görebilmemiz açısından Kur’anın nüzül sırasına göre okunup incelenmesi özel bir öneme sahiptir. Bu gözle bakıldığında Müzzemmil süresinin ilklerimizi düzenlemede bize ne kadar yardımcı olduğu görülecektir. Alak süresi ve Kalem süresiyle ilme ve okumaya verilen önemin ardından Müzzemmil süresiyle belkide bizim en sonlara yerleştirmeye bile tereddüt ettiğimiz bir alanı düzenliyor Rabbimiz. Uykumuzu…

    Yaratılışımız gereği birçok zaaflara sahibiz. Bu zaaflar terbiye edilerek asli vasfında kullanıldığında büyük bir imkan ve güçlü bir silah haline gelirken, tembellik ile beslendiğinde ve asli vasfının dışına çıktığında ise aşılması imkansız bir engel haline geliyor. Bu türden zaaflarımızın ilk sıralarında da uyku gelmektedir. Vücudun hayatsal devamlılığını sağlamak adına bir ihtiyaç olan uyku ölçüsünü kaçırdığımızda ayaklarımıza bağlanan bir pranga haline dönüşüyor. Rabbimiz insanın bu zaafının ıslah edilmesini ertelemiyor ve risaletin ilk yıllarında nazil olan Müzzemmil süresi ile düzenliyor.

    Bu düzenlemenin kuşkusuz zihnimizde bazı idrakleri canlandırması gerekiyor. Henüz yeni başlamışken, zaten birçok engel varken, kimse size destek olmadığı gibi birçok düşmanınız varken davetçinin birde uykusundan edilmesinin nedeni ne olabilir? Neden hemen böylesi bir emir gündeme geliyor? Bu sorularla zihnimizdeki ibadet kavramının da yeniden yorumlanması gerektiğini anlıyoruz.

    İbadetler yapıldığında sevap kazanılan, yapılmadığında bazı telafi yöntemleri ile birlikte ahirete yönelik bazı cezai gerekleri olan ve birbirinden bağımsız olduğu düşünülen sadece sevaba münhasır eylemler olarak anlıyoruz. Bu anlayış zamanın aşılması zor engellerinde, mücadeleci ve kararlı bir hayat yaşamamızda, karşılaştığımız her türlü ihanetlere karşı güçlü bir duruş sergilememizde ibadetlerin ne kadar önemli bir güç kaynağı olduğunu görmemizi engelliyor. Hatta öylesine bir güç kaynağı ki; peygamberliğin gerektirdiği zorluklara karşı, kararlı bir duruş sergileyebilecek kadar…

    Şüphesiz uykunun düzenlenmesi ibadetten çok bir eğitim, terbiye ve tamamen müslümanın omuzlarına yüklenecek ağır sorumluluğa karşı yetiştirme metodu olarak karşımıza çıkıyor. Öyle bir terbiye ki gecenin yarısında ya da yarısından biraz azı ya da yarısından biraz fazlası geçtiğinde Müslüman uykusunu bölecek, Kuranı tertil üzere, düşünerek, idrak ederek ve talimini yaparak okuyacak ve onun bu eylemi gündüz karşılaştığı sıkıntılara karşı dik durmasını veya tercihlerle baş başa bırakıldığında hakkı tereddütsüz tercih etmesini sağlayacak enerji, şuur ve bilinç aşılayacaktır. Böylesi bir güce ve bizi böyle terbiye edecek bir okula özellikle günümüz şartlarında ne kadar da çok ihtiyacımız var değil mi?

    Teheccüt namazlarımıza sadece nafile bir ibadet nazarıyla değil, zamanımızın şartlarına karşı gereken yerlerde “Hayır” diyebilme cesaretini ve şuurunu uyandıran, herkesin boyun eğdiği musibetlere karşı dik durabilme azmini aşılayan, fedakârlık ederek İslam adına verebilme vaz geçebilme bilincini ve ahlakını perçinleyen bir terbiye ve disiplin kaynağı olarak bakmamız gerekmektedir. Biz fazr ve nafile ibadetlerimizi ve uykumuzu bu şekliyle muhafaza edersek yaptığımız bu ibadetler de zamanın kasırgalarına karşı aynı şekilde bizi muhafaza edeceklerdir. Bu temennilerle Rabbimizden bizi ıslah etmesini, gecenin şuurundan ve bereketinden bizi mahrum bırakmamasını, gecenin bereketiyle peygamberine bahşettiği nimetleri bize de bahşetmesini diliyoruz.

    Yalçın PEKOK


  4. 07.Nisan.2011, 11:18
    2
    Silent and lonely rains



    Davetçinin uyku ile terbiyesi


    Ey örtüsüne bürünen,
    Gecenin birazı hariç olmak üzere geceleyin kalk,
    Gecenin yarısında yahut yarısından biraz eksilt veya bunu artır ve ağır ağır Kur'ân oku.
    Doğrusu biz, senin üzerine ağır bir söz bırakacağız.

    (Müzzemmil Süresi 1 – 5 )

    Nerden başlanması gerektiğini, Rabb’imizin bir topluma ilk olarak neleri öncelediğini görebilmemiz açısından Kur’anın nüzül sırasına göre okunup incelenmesi özel bir öneme sahiptir. Bu gözle bakıldığında Müzzemmil süresinin ilklerimizi düzenlemede bize ne kadar yardımcı olduğu görülecektir. Alak süresi ve Kalem süresiyle ilme ve okumaya verilen önemin ardından Müzzemmil süresiyle belkide bizim en sonlara yerleştirmeye bile tereddüt ettiğimiz bir alanı düzenliyor Rabbimiz. Uykumuzu…

    Yaratılışımız gereği birçok zaaflara sahibiz. Bu zaaflar terbiye edilerek asli vasfında kullanıldığında büyük bir imkan ve güçlü bir silah haline gelirken, tembellik ile beslendiğinde ve asli vasfının dışına çıktığında ise aşılması imkansız bir engel haline geliyor. Bu türden zaaflarımızın ilk sıralarında da uyku gelmektedir. Vücudun hayatsal devamlılığını sağlamak adına bir ihtiyaç olan uyku ölçüsünü kaçırdığımızda ayaklarımıza bağlanan bir pranga haline dönüşüyor. Rabbimiz insanın bu zaafının ıslah edilmesini ertelemiyor ve risaletin ilk yıllarında nazil olan Müzzemmil süresi ile düzenliyor.

    Bu düzenlemenin kuşkusuz zihnimizde bazı idrakleri canlandırması gerekiyor. Henüz yeni başlamışken, zaten birçok engel varken, kimse size destek olmadığı gibi birçok düşmanınız varken davetçinin birde uykusundan edilmesinin nedeni ne olabilir? Neden hemen böylesi bir emir gündeme geliyor? Bu sorularla zihnimizdeki ibadet kavramının da yeniden yorumlanması gerektiğini anlıyoruz.

    İbadetler yapıldığında sevap kazanılan, yapılmadığında bazı telafi yöntemleri ile birlikte ahirete yönelik bazı cezai gerekleri olan ve birbirinden bağımsız olduğu düşünülen sadece sevaba münhasır eylemler olarak anlıyoruz. Bu anlayış zamanın aşılması zor engellerinde, mücadeleci ve kararlı bir hayat yaşamamızda, karşılaştığımız her türlü ihanetlere karşı güçlü bir duruş sergilememizde ibadetlerin ne kadar önemli bir güç kaynağı olduğunu görmemizi engelliyor. Hatta öylesine bir güç kaynağı ki; peygamberliğin gerektirdiği zorluklara karşı, kararlı bir duruş sergileyebilecek kadar…

    Şüphesiz uykunun düzenlenmesi ibadetten çok bir eğitim, terbiye ve tamamen müslümanın omuzlarına yüklenecek ağır sorumluluğa karşı yetiştirme metodu olarak karşımıza çıkıyor. Öyle bir terbiye ki gecenin yarısında ya da yarısından biraz azı ya da yarısından biraz fazlası geçtiğinde Müslüman uykusunu bölecek, Kuranı tertil üzere, düşünerek, idrak ederek ve talimini yaparak okuyacak ve onun bu eylemi gündüz karşılaştığı sıkıntılara karşı dik durmasını veya tercihlerle baş başa bırakıldığında hakkı tereddütsüz tercih etmesini sağlayacak enerji, şuur ve bilinç aşılayacaktır. Böylesi bir güce ve bizi böyle terbiye edecek bir okula özellikle günümüz şartlarında ne kadar da çok ihtiyacımız var değil mi?

    Teheccüt namazlarımıza sadece nafile bir ibadet nazarıyla değil, zamanımızın şartlarına karşı gereken yerlerde “Hayır” diyebilme cesaretini ve şuurunu uyandıran, herkesin boyun eğdiği musibetlere karşı dik durabilme azmini aşılayan, fedakârlık ederek İslam adına verebilme vaz geçebilme bilincini ve ahlakını perçinleyen bir terbiye ve disiplin kaynağı olarak bakmamız gerekmektedir. Biz fazr ve nafile ibadetlerimizi ve uykumuzu bu şekliyle muhafaza edersek yaptığımız bu ibadetler de zamanın kasırgalarına karşı aynı şekilde bizi muhafaza edeceklerdir. Bu temennilerle Rabbimizden bizi ıslah etmesini, gecenin şuurundan ve bereketinden bizi mahrum bırakmamasını, gecenin bereketiyle peygamberine bahşettiği nimetleri bize de bahşetmesini diliyoruz.

    Yalçın PEKOK





+ Yorum Gönder