Konusunu Oylayın.: Kötü Huyların ilâçları

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kötü Huyların ilâçları
  1. 06.Nisan.2011, 18:27
    1
    Misafir

    Kötü Huyların ilâçları

  2. 06.Nisan.2011, 18:53
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Kötü Huyların ilâçları




    Her müslüman, kalbinden kötü huyları çıkarıp, iyi huyları yerleştirmelidir. Bir kaçını çıkarıp, bir kaçını yerleştirmekle insan güzel huylu olmaz. Bunun için müslüman, her şeyden evvel kalbini temizlemesi lâzımdır. Çünkü kalb, bütün bedenin reisidir. Bütün organlar kalbin emrindedir. Sevgili Peygamberimiz (İnsanın bedeninde bir et parçası vardır. Bu iyi olursa, bütün organlar iyi olur. Bu kötü olursa, bütün organlar bozuk olur. Bu, kalbdir) buyurdu. Yani bu, yürek denilen et parçasındaki gönüldür. Bunun iyi olması, kötü ahlâktan temizlenmesi ve iyi ahlâk ile süslenmesidir.
    Kötü huylar, kalbin hastalıklarıdır. Bunların tedavileri güçtür. İlâçlarını iyi bilmek ve iyi kullanmak lâzımdır. Ahlâkı değiştirmek, kötüsünü yok edip, yerine iyisini getirmekle mümkündür. Sevgili Peygamberimiz (Ahlâkınızı iyileştiriniz!) buyurdu. İslâmiyet, mümkün olmayan şeyi emretmez. Tecrübeler de böyle olduğunu göstermektedir, insanların ahlâklarının değiştirilmesi bazıları için kolay, bazıları için de zor olur. Kötü huylardan kurtulmak için, başvurulacak çareleri şöyle sıralamak mümkündür

    1- Kötü huyların hepsi için müşterek ilâç, hastalığı ve zararını, sebebini, zıddını ve ilâcın faydasını bilmektir. Sonra bu hastalığı kendinde teşhis etmek, aramak, bulmak gelir. Bu teşhisi kendi yapar. Yahut bir âlimin, rehberin bildirmesi ile anlar. Mü'min, mü'minin aynasıdır, însan kendi kusurlarını zor anlar. Güvendiği arkadaşına sorarak da, kusurunu öğrenir. Sâdık olan dost, onu tehlikelerden, korkulardan koruyan kimsedir. Böyle arkadaş güç bulunur.

    2- Düşmanlarının kendisine karşı kullandıkları kelimeler de, insana ayıplarını tanıtmağa yarar. Çünkü düşman, insanın ayıplarını arayıp, yüzüne çarpar. Arkadaşlar ise, insanın ayıbını, kusurunu pek görmezler.

    Birisi İbrahim Edhem hazretlerine, aybını, kusurunu bildirmesi için yalvarınca, seni dost edindim, her hâlin, hareketlerin bana güzel görünüyor. Aybını başkalarına sor dedi: Başkasından bir ayıp görünce, bunu kendinde aramak, kendinde bulursa, bundan kurtulmağa çalışmak da kötü huyların ilâçlarındandır. (Mü' min mü'minin aynasıdır) hadîs-i şerifinin mânâsı budur. Yani, başkasının ayıplarında, kendi ayıplarını görür. İsa aleyhisselâma, bu güzel ahlâkını kimden öğrendin dediklerinde (Bir kimseden öğrenmedim, insanlara baktım. Hoşuma gitmeyen şeylerinden sakındım. Beğendiklerimi ben de yaptım) buyurdu. Lokman Hakime, (Edebi kimden öğrendin) dediklerinde, (Edebsizden!) dedi. Selef-i sâlihinin, Eshâb-ı kiramın, velîlerin hayat hikâyelerini okumak da, iyi huylu olmaya sebep olur.

    3- Kendinde kötü huy bulunan kimse, buna yakalanmanın sebebini araştırmak, bu sebebi yok etmeğe, bunun zıddını yapmağa çalışmalıdır Kötü huydan kurtulmak, bunun zıddını yapmak için çok uğraşmak lâzımdır. Çünkü, insanın alıştığı şeyden kurtulması güçtür. Kötü şeyler nefse tatlı gelir.

    4- İnsanın kötü şey yapınca, arkasından nefse güç gelen şeyi yapmayı âdet edinmesi de faydalı ilâçtır. Meselâ; bir kötülük yaparsam, şu kadar sadaka vereceğim veya oruç tutacağım, gece namazları kılacağım diye adamalı veya bunları yapmak için, yemin etmelidir. Nefsi, bu güç şeyleri yapmamak için, onlara sebep olan kötü âdetini yapmaz.

    5- Kötü huyların zararlarını okumak, işitmek de, faydalı ilâçtır. Bu zararları bildiren hadîs-i şerifler çoktur. Bunlardan birkaçı şunlardır:

    (Allah katında kötü huydan büyük günah yoktur.) Çünkü, bunun günah olduğunu bilmez. Tövbe etmez, işledikçe, günahı kat kat artar.

    (İnsanların hiç çekinmeden, sıkılmadan yaptıkları günah, kötü huylu olmaktır).

    (Her günahın tövbesi vardır. Kötü huyun tövbesi olmaz. İnsan kötü huyun tövbesini yapmayıp, daha kötüsünü yapar).

    (Sıcak su buzu erittiği gibi, iyi huy da hataları eritir. Sirke balı bozduğu gibi, kötü huy da, hayratı hasenatı (iyilikleri) yok eder).

    6- İyi huylu olmak için ve iyi huyunu muhafaza edebilmek için, salih kimselerle, iyi huylularla arkadaşlık etmelidir. İnsanın huyu, arkadaşının huyu gibi olur. Ahlâk, hastalık gibi bulaşıcıdır. Kötü huylu ile arkadaşlık etmemelidir. Hadîs-i şerifte, (İnsanın dîni, arkadaşının dîni gibi olur) buyuruldu.

    7- Faydasız şeylerden, oyunlardan, zararlı şakalaşmaktan ve münakaşa etmekten sakınmalıdır. İlim öğrenmeli ve faydalı işler yapmalıdır. Ahlâkı bozan, şehveti harekete getiren seks, fuhuş kitapları okumamak, böyle radyo ve televizyon programı ve filmlerini dinlemekten ve seyretmekten sakınmalıdır.

    8- İyi huyların faydaları ve haramların zararları hep hatırlanmalıdır. Mal, mevki' arkasında koşanlardan hiçbiri muradına kavuşamamıştır. Malı, mevki'i hayır için arıyan ve hayır işlerde kullanan, rahata, huzura kavuşmuştur. Mal, mevki gaye olmamalı, hayra vasıta olmalıdır.

    Mal, mevki' bir deryaya benzer. Çok kimse, bu denizde boğulmuştur. Allah korkusu, bu denizin gemisidir. Hadîs-i şerifte (Dünyada, kalıcı değil, yolcu gibi yaşamalı! Öleceğini hiç unutmamalı!) buyuruldu. İnsan, dünyada kalıcı değildir. Dünya zevklerine daldıkça, sıkıntılar, üzüntüler, güçlükler artar.

    9- Kötü huylardan uzaklaşmak ve iyi huylu olmak için, aşağıdaki hadîs-i şerifleri hiç unutmamalıdır.

    (İbâdetleri az olan bir kul, iyi huyu ile, kıyamette yüksek derecelere kavuşur).

    (İbâdetlerin en kolayı ve çok faydalısı, az konuşmak ve iyi huylu olmaktır).

    (Bir kulun ibâdetleri çok olsa da, kötü huyu onu Cehennemin dibine götürür. Bazan küfre götürür).

    Birinin gündüzleri oruç tuttuğu, geceleri namaz kıldığı, fakat kötü huylu olduğu, dili ile komşularını, arkadaşlarını incittiği söylendikte, Resûlullah "sallAllah ü aleyhi ve sellem" cevabında: (Böyle olmak iyi değildir. Gideceği yer, Cehennem ateşidir) buyurdu.

    (İyi huylu olan, dünya ve âhıret saadetlerine kavuşur). Çünkü iyi kimse, Allaha ve kullara karşı olan hakları, vazifeleri yerine getirir.

    (Kendinden uzaklaşanlara yaklaşmak, zulüm edenleri affetmek, kendini mahrum edenlere ihsan etmek, güzel huylu olmaktır). İyi huylu kimse, kendisine darılana iyilik yapar. İhsanda bulunur. Malına, haysiyetine, bedenine zarar vereni affeder.

    (Kızdığı zaman, yumuşak davrananın kalbini Allahü teâlâ emniyet ve îmân ile doldurur). Korkusuz ve emin olur.

    10- Kötülük edene iyilik yapmak, iyi huyların en üstünüdür. Olgun insan olmanın alâmetidir. Düşmanları dost yapar. İmâm-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki: İncilde gördüm. İsa aleyhisselâm, (Kötülük yapana kötülükle cevap vermeyiniz! Sağ yanağınıza vurana, sol yanağınızı çeviriniz!; Paltonuzu alana, şalvarınızı da veriniz!) buyurdu.


  3. 06.Nisan.2011, 18:53
    2
    Silent and lonely rains



    Her müslüman, kalbinden kötü huyları çıkarıp, iyi huyları yerleştirmelidir. Bir kaçını çıkarıp, bir kaçını yerleştirmekle insan güzel huylu olmaz. Bunun için müslüman, her şeyden evvel kalbini temizlemesi lâzımdır. Çünkü kalb, bütün bedenin reisidir. Bütün organlar kalbin emrindedir. Sevgili Peygamberimiz (İnsanın bedeninde bir et parçası vardır. Bu iyi olursa, bütün organlar iyi olur. Bu kötü olursa, bütün organlar bozuk olur. Bu, kalbdir) buyurdu. Yani bu, yürek denilen et parçasındaki gönüldür. Bunun iyi olması, kötü ahlâktan temizlenmesi ve iyi ahlâk ile süslenmesidir.
    Kötü huylar, kalbin hastalıklarıdır. Bunların tedavileri güçtür. İlâçlarını iyi bilmek ve iyi kullanmak lâzımdır. Ahlâkı değiştirmek, kötüsünü yok edip, yerine iyisini getirmekle mümkündür. Sevgili Peygamberimiz (Ahlâkınızı iyileştiriniz!) buyurdu. İslâmiyet, mümkün olmayan şeyi emretmez. Tecrübeler de böyle olduğunu göstermektedir, insanların ahlâklarının değiştirilmesi bazıları için kolay, bazıları için de zor olur. Kötü huylardan kurtulmak için, başvurulacak çareleri şöyle sıralamak mümkündür

    1- Kötü huyların hepsi için müşterek ilâç, hastalığı ve zararını, sebebini, zıddını ve ilâcın faydasını bilmektir. Sonra bu hastalığı kendinde teşhis etmek, aramak, bulmak gelir. Bu teşhisi kendi yapar. Yahut bir âlimin, rehberin bildirmesi ile anlar. Mü'min, mü'minin aynasıdır, însan kendi kusurlarını zor anlar. Güvendiği arkadaşına sorarak da, kusurunu öğrenir. Sâdık olan dost, onu tehlikelerden, korkulardan koruyan kimsedir. Böyle arkadaş güç bulunur.

    2- Düşmanlarının kendisine karşı kullandıkları kelimeler de, insana ayıplarını tanıtmağa yarar. Çünkü düşman, insanın ayıplarını arayıp, yüzüne çarpar. Arkadaşlar ise, insanın ayıbını, kusurunu pek görmezler.

    Birisi İbrahim Edhem hazretlerine, aybını, kusurunu bildirmesi için yalvarınca, seni dost edindim, her hâlin, hareketlerin bana güzel görünüyor. Aybını başkalarına sor dedi: Başkasından bir ayıp görünce, bunu kendinde aramak, kendinde bulursa, bundan kurtulmağa çalışmak da kötü huyların ilâçlarındandır. (Mü' min mü'minin aynasıdır) hadîs-i şerifinin mânâsı budur. Yani, başkasının ayıplarında, kendi ayıplarını görür. İsa aleyhisselâma, bu güzel ahlâkını kimden öğrendin dediklerinde (Bir kimseden öğrenmedim, insanlara baktım. Hoşuma gitmeyen şeylerinden sakındım. Beğendiklerimi ben de yaptım) buyurdu. Lokman Hakime, (Edebi kimden öğrendin) dediklerinde, (Edebsizden!) dedi. Selef-i sâlihinin, Eshâb-ı kiramın, velîlerin hayat hikâyelerini okumak da, iyi huylu olmaya sebep olur.

    3- Kendinde kötü huy bulunan kimse, buna yakalanmanın sebebini araştırmak, bu sebebi yok etmeğe, bunun zıddını yapmağa çalışmalıdır Kötü huydan kurtulmak, bunun zıddını yapmak için çok uğraşmak lâzımdır. Çünkü, insanın alıştığı şeyden kurtulması güçtür. Kötü şeyler nefse tatlı gelir.

    4- İnsanın kötü şey yapınca, arkasından nefse güç gelen şeyi yapmayı âdet edinmesi de faydalı ilâçtır. Meselâ; bir kötülük yaparsam, şu kadar sadaka vereceğim veya oruç tutacağım, gece namazları kılacağım diye adamalı veya bunları yapmak için, yemin etmelidir. Nefsi, bu güç şeyleri yapmamak için, onlara sebep olan kötü âdetini yapmaz.

    5- Kötü huyların zararlarını okumak, işitmek de, faydalı ilâçtır. Bu zararları bildiren hadîs-i şerifler çoktur. Bunlardan birkaçı şunlardır:

    (Allah katında kötü huydan büyük günah yoktur.) Çünkü, bunun günah olduğunu bilmez. Tövbe etmez, işledikçe, günahı kat kat artar.

    (İnsanların hiç çekinmeden, sıkılmadan yaptıkları günah, kötü huylu olmaktır).

    (Her günahın tövbesi vardır. Kötü huyun tövbesi olmaz. İnsan kötü huyun tövbesini yapmayıp, daha kötüsünü yapar).

    (Sıcak su buzu erittiği gibi, iyi huy da hataları eritir. Sirke balı bozduğu gibi, kötü huy da, hayratı hasenatı (iyilikleri) yok eder).

    6- İyi huylu olmak için ve iyi huyunu muhafaza edebilmek için, salih kimselerle, iyi huylularla arkadaşlık etmelidir. İnsanın huyu, arkadaşının huyu gibi olur. Ahlâk, hastalık gibi bulaşıcıdır. Kötü huylu ile arkadaşlık etmemelidir. Hadîs-i şerifte, (İnsanın dîni, arkadaşının dîni gibi olur) buyuruldu.

    7- Faydasız şeylerden, oyunlardan, zararlı şakalaşmaktan ve münakaşa etmekten sakınmalıdır. İlim öğrenmeli ve faydalı işler yapmalıdır. Ahlâkı bozan, şehveti harekete getiren seks, fuhuş kitapları okumamak, böyle radyo ve televizyon programı ve filmlerini dinlemekten ve seyretmekten sakınmalıdır.

    8- İyi huyların faydaları ve haramların zararları hep hatırlanmalıdır. Mal, mevki' arkasında koşanlardan hiçbiri muradına kavuşamamıştır. Malı, mevki'i hayır için arıyan ve hayır işlerde kullanan, rahata, huzura kavuşmuştur. Mal, mevki gaye olmamalı, hayra vasıta olmalıdır.

    Mal, mevki' bir deryaya benzer. Çok kimse, bu denizde boğulmuştur. Allah korkusu, bu denizin gemisidir. Hadîs-i şerifte (Dünyada, kalıcı değil, yolcu gibi yaşamalı! Öleceğini hiç unutmamalı!) buyuruldu. İnsan, dünyada kalıcı değildir. Dünya zevklerine daldıkça, sıkıntılar, üzüntüler, güçlükler artar.

    9- Kötü huylardan uzaklaşmak ve iyi huylu olmak için, aşağıdaki hadîs-i şerifleri hiç unutmamalıdır.

    (İbâdetleri az olan bir kul, iyi huyu ile, kıyamette yüksek derecelere kavuşur).

    (İbâdetlerin en kolayı ve çok faydalısı, az konuşmak ve iyi huylu olmaktır).

    (Bir kulun ibâdetleri çok olsa da, kötü huyu onu Cehennemin dibine götürür. Bazan küfre götürür).

    Birinin gündüzleri oruç tuttuğu, geceleri namaz kıldığı, fakat kötü huylu olduğu, dili ile komşularını, arkadaşlarını incittiği söylendikte, Resûlullah "sallAllah ü aleyhi ve sellem" cevabında: (Böyle olmak iyi değildir. Gideceği yer, Cehennem ateşidir) buyurdu.

    (İyi huylu olan, dünya ve âhıret saadetlerine kavuşur). Çünkü iyi kimse, Allaha ve kullara karşı olan hakları, vazifeleri yerine getirir.

    (Kendinden uzaklaşanlara yaklaşmak, zulüm edenleri affetmek, kendini mahrum edenlere ihsan etmek, güzel huylu olmaktır). İyi huylu kimse, kendisine darılana iyilik yapar. İhsanda bulunur. Malına, haysiyetine, bedenine zarar vereni affeder.

    (Kızdığı zaman, yumuşak davrananın kalbini Allahü teâlâ emniyet ve îmân ile doldurur). Korkusuz ve emin olur.

    10- Kötülük edene iyilik yapmak, iyi huyların en üstünüdür. Olgun insan olmanın alâmetidir. Düşmanları dost yapar. İmâm-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki: İncilde gördüm. İsa aleyhisselâm, (Kötülük yapana kötülükle cevap vermeyiniz! Sağ yanağınıza vurana, sol yanağınızı çeviriniz!; Paltonuzu alana, şalvarınızı da veriniz!) buyurdu.





+ Yorum Gönder