Konusunu Oylayın.: İyi ve kötü huyların oyunu

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İyi ve kötü huyların oyunu
  1. 06.Nisan.2011, 18:27
    1
    Misafir

    İyi ve kötü huyların oyunu

  2. 08.Nisan.2011, 07:43
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: İyi ve kötü huyların oyunu




    Uzun zaman önce, insanlar dünyaya ayak basmadan önce, iyi huylar ve kötü huylar ne yapacaklarını bilemez halde dolanıyorlarmış. Bir gün, toplanmışlar ve her zamankinden daha fazla canları sıkkın oturuyorlarken; Saflık ortaya bir fikir atmış:
    Kaynak : yorumla.net - '' Neden saklambaç oynamıyoruz? ''
    Ve hepsi bu fikri beğenmiş, hemen Çılgınlık bağırmış:
    '' Ben ebe olmak ve saymak istiyorum! ''
    Aralarında başka hiç kimse Çılgınlık'ı arayacak kadar çıldırmadığı için, hemen kabul etmişler. Çılgınlık bir ağaca yaslanmış ve saymaya başlamış, '1,2,3...' Ve çılgınlık saydıkça, iyi huylarla kötü huylar saklanacak yer aramışlar. Şefkat Ay'ın boynuzuna asılmış, Sevgi bulutların arasına kıvrılmış, Yalan bir taşın altına saklanacağını söylemiş ama yalan söylemiş çünkü gölün dibine saklanmış, Tutku dünyanın merkezine saklanmış, Para Hırsı bir çuvalın içine girerken çuvalı yırtmış. Ve Çılgınlık saymaya devam etmiş,'' 79,80,81,82...'' Aşk'ın dışında,bütün iyi ve kötü huylar o ana kadar zaten saklanmış. Aşk kararsız olduğu gibi; nereye saklanacağını da bilmiyormuş. Çünkü hepimiz aşkı saklamanın ne kadar zor olduğunu biliriz... Ve Çılgınlık 95,96,97 ye gelmiş. 100'e geldiği anda, Aşk sıçrayıp güllerin arasına girmiş ve saklanmış... Ve Çılgınlık bağırmış:
    '' Önüm, arkam, sağım, solum sobe, saklanmayan ebe! Geliyorum!''
    Arkasını gördüğünde ilk önce Tembellik'i görmüş, o ayaktaymış çünkü saklanacak enerjisi yokmuş. Sonra Şefkat'i ayın boynuzunda görmüş ve İhanet'i çöplerin arasında, Sevgi'yi bulutların arasında, Yalan'ı gölün dibinde, Tutku'yu dünyanın merkezinde... Hepsini birer birer bulmuş, sadece biri hariç. Ve Çılgınlık umutsuzluğa kapılmış, en son saklı kişiyi bulamamış. Derken Haset, Aşk bulunamadığı için haset duyarak, Çılgınlık'ın kulağına fısıldamış:
    ''Aşk'ı bulamıyorsun çünkü o güllerin arasında saklanıyor''
    Çılgınlık çatal şeklinde tahta bir sopa almış ve güllerin arasına çılgınca saplamış, saplamış, saplamış. Ta ki yürek burkan bir haykırma onu durdurana kadar. Ve haykırıştan sonra Aşk elleriyle yüzünü kapayarak ortaya çıkmış, parmaklarının arasından sicim gibi kan akıyormuş. Çılgınlık, Aşk'ı bulmak için heyecandan Aşk'ın gözlerini çatal sopa ile kör etmiş.
    ''Ne yaptım ben? Ne yaptım ben?'' diye bağırmış Çılgınlık, '' Seni kör ettim. Nasıl onarabilirim?''
    '' Gözlerimi geri veremezsin, ama benim için bir şey yapmak istersen benim kılavuzum olabilirsin...''
    O günden itibaren, Aşk'ın gözü kördür ve o günden beri de Çılgınlık her zaman onun yanındadır.



  3. 08.Nisan.2011, 07:43
    2
    Editör



    Uzun zaman önce, insanlar dünyaya ayak basmadan önce, iyi huylar ve kötü huylar ne yapacaklarını bilemez halde dolanıyorlarmış. Bir gün, toplanmışlar ve her zamankinden daha fazla canları sıkkın oturuyorlarken; Saflık ortaya bir fikir atmış:
    Kaynak : yorumla.net - '' Neden saklambaç oynamıyoruz? ''
    Ve hepsi bu fikri beğenmiş, hemen Çılgınlık bağırmış:
    '' Ben ebe olmak ve saymak istiyorum! ''
    Aralarında başka hiç kimse Çılgınlık'ı arayacak kadar çıldırmadığı için, hemen kabul etmişler. Çılgınlık bir ağaca yaslanmış ve saymaya başlamış, '1,2,3...' Ve çılgınlık saydıkça, iyi huylarla kötü huylar saklanacak yer aramışlar. Şefkat Ay'ın boynuzuna asılmış, Sevgi bulutların arasına kıvrılmış, Yalan bir taşın altına saklanacağını söylemiş ama yalan söylemiş çünkü gölün dibine saklanmış, Tutku dünyanın merkezine saklanmış, Para Hırsı bir çuvalın içine girerken çuvalı yırtmış. Ve Çılgınlık saymaya devam etmiş,'' 79,80,81,82...'' Aşk'ın dışında,bütün iyi ve kötü huylar o ana kadar zaten saklanmış. Aşk kararsız olduğu gibi; nereye saklanacağını da bilmiyormuş. Çünkü hepimiz aşkı saklamanın ne kadar zor olduğunu biliriz... Ve Çılgınlık 95,96,97 ye gelmiş. 100'e geldiği anda, Aşk sıçrayıp güllerin arasına girmiş ve saklanmış... Ve Çılgınlık bağırmış:
    '' Önüm, arkam, sağım, solum sobe, saklanmayan ebe! Geliyorum!''
    Arkasını gördüğünde ilk önce Tembellik'i görmüş, o ayaktaymış çünkü saklanacak enerjisi yokmuş. Sonra Şefkat'i ayın boynuzunda görmüş ve İhanet'i çöplerin arasında, Sevgi'yi bulutların arasında, Yalan'ı gölün dibinde, Tutku'yu dünyanın merkezinde... Hepsini birer birer bulmuş, sadece biri hariç. Ve Çılgınlık umutsuzluğa kapılmış, en son saklı kişiyi bulamamış. Derken Haset, Aşk bulunamadığı için haset duyarak, Çılgınlık'ın kulağına fısıldamış:
    ''Aşk'ı bulamıyorsun çünkü o güllerin arasında saklanıyor''
    Çılgınlık çatal şeklinde tahta bir sopa almış ve güllerin arasına çılgınca saplamış, saplamış, saplamış. Ta ki yürek burkan bir haykırma onu durdurana kadar. Ve haykırıştan sonra Aşk elleriyle yüzünü kapayarak ortaya çıkmış, parmaklarının arasından sicim gibi kan akıyormuş. Çılgınlık, Aşk'ı bulmak için heyecandan Aşk'ın gözlerini çatal sopa ile kör etmiş.
    ''Ne yaptım ben? Ne yaptım ben?'' diye bağırmış Çılgınlık, '' Seni kör ettim. Nasıl onarabilirim?''
    '' Gözlerimi geri veremezsin, ama benim için bir şey yapmak istersen benim kılavuzum olabilirsin...''
    O günden itibaren, Aşk'ın gözü kördür ve o günden beri de Çılgınlık her zaman onun yanındadır.






+ Yorum Gönder