Konusunu Oylayın.: Kurulan İstihbarat ağı ve İlk Seriyyeler Bedir'e kadar olan 7 serriyyenin amaç, gaye ve taktikleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kurulan İstihbarat ağı ve İlk Seriyyeler Bedir'e kadar olan 7 serriyyenin amaç, gaye ve taktikleri
  1. 05.Nisan.2011, 07:00
    1
    Misafir

    Kurulan İstihbarat ağı ve İlk Seriyyeler Bedir'e kadar olan 7 serriyyenin amaç, gaye ve taktikleri






    Kurulan İstihbarat ağı ve İlk Seriyyeler Bedir'e kadar olan 7 serriyyenin amaç, gaye ve taktikleri Mumsema Kurulan İstihbarat ağı ve İlk Seriyyeler
    Bedir'e kadar olan 7 serriyyenin amaç, gaye ve taktikleri


  2. 05.Nisan.2011, 07:00
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 16.Nisan.2011, 09:14
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Kurulan İstihbarat ağı ve İlk Seriyyeler Bedir'e kadar olan 7 serriyyenin amaç, gaye ve taktikleri





    SERİYYE

    Düşman üzerine gönderilen küçük askerî birlik.
    Seriyye, Hz. Muhammed (s.a.s)'in bizzat katılmayıp sancağı, ashabından birine teslim ederek onun komutası altında gönderdiği birliklerin gerçekleştirdiği siyasî ve askerî harekâtlardır. Seriyyeye "ba's" adı da verilmiştir. Seriyyeyi gazveden ayırmak gerekir. Bilindiği gibi gazve, Rasûlüllah'ın mücahidlerle birlikte bizzat katıldığı askerî harekâtlara denir. Ancak seriyyelere bazen "gazve" dendiği de olmuştur. Buna örnek olarak Mute gazvesi verilebilir. Hz. Peygamber'in bizzat yönetmediği savaş sadece budur. Bu savaşta bazı yiğit müslümanlar, Rasûlüllah (s.a.s) tarafından komutan olarak seçilmiştir. Bu da Hz. Muhammed (s.a.s)'in Sahabeyi, askerî komuta alanında eğitmek için benimsediği bir yöntemdi. İslâm ordusunun Bizans süvari birlikleriyle bu ilk karşılaşmasında ordu komutanı olarak Zeyd b. Hârise görevlendirilmişti.
    Öte yandan Hz. Peygamber bir seriyye gönderince, dönüşlerinde askerlere kendi durumları, komutanın kendilerine davranışı ve aralarında mevcut olan yardımlaşmanın boyutları hakkında soru sormakta idi.
    Hicretten hemen sonra peşpeşe seriyyeler ve gazveler başladı ve Medine dönemi boyunca devam etti. Bu bakımdan Rasûlüllah, İslâm davetini silâh gücüyle tehdit eden bâtıl güçlere karşı mücadele verebilmek için askerî kuvvetleri eğitme ihtiyacı hissediyordu.
    Hz. Peygamber (s.a.s) seriyyelerin başına harp bilgisi, sabrı ve cesareti ile temayüz etmiş kahraman müslümanlardan komutan seçiyordu. Hz. Hamza, Ubeyde b. Hâris, Sa'd b. Ebî Vakkas, Abdullah b. Revâha, Zeyd b. Sâbit, Ebû Ubeyde b. Cerrah bunlardandır. Daha sonra da Hâlid b. Velid ve Amr b. el-Âs, Hz. Peygamber (s.a.s)'in en seçkin komutanlarının başında yer aldı.
    Hz. Muhammed (s.a.s), herhangi bir seriyye için sancağı Ashabtan birine vereceği zaman, onu mescidin avlusuna diker ve yiğitlerden bir seçim yapar; harekât anı gelmeden seriyye komutanına gidecekleri yeri söylemezdi. Bazen de seriyye komutanına ağzı kapalı bir mektup verir; meselâ kuzeye veya güneye gitmelerini emreder, onlara bir yer tarif edip o yere gelmeden mektubu açmamalarını tenbih ederdi. Bütün bunlardan amaç, düşmana haber sızmasını önlemekti.
    İlk seriyyelerde gözetilen gaye; Mekke-Şam ticaret yolu gibi stratejik önem taşıyan bölgeleri kontrol altında tutmak; gerektiğinde orada sağladığı hâkimiyeti ve inisiyatifi Mekkeli müşrikleri susturmak amacıyla değerlendirmek, özellikle müşriklerin gözünü korkutmak, ummadıkları yerlerde karşılarına çıkabilecekleri izlenimini uyandırmak ve neler düşündükleri hakkında haber toplamaktı. Bu gaye ile hazırlanan seriyyelerden biri Hz. Hamza seriyyesi, bir diğeri de H.2/M.624 yılında Mekke ile Tâif arasındaki Batn-ı Nahle denilen yere gönderilmiş olan seriyye idi. Bu seriyyeye Abdullah b. Cahş komutan tayin edilmişti.
    Hz. Peygamber (s.a.s)'in katıldığı gazvelerin sayısı yirmi yedi iken; seriyyelerin sayısı otuz sekize ulaşır. Ancak bu rakamların daha fazla olduğunu söyleyenler de vardır


  4. 16.Nisan.2011, 09:14
    2
    Editör




    SERİYYE

    Düşman üzerine gönderilen küçük askerî birlik.
    Seriyye, Hz. Muhammed (s.a.s)'in bizzat katılmayıp sancağı, ashabından birine teslim ederek onun komutası altında gönderdiği birliklerin gerçekleştirdiği siyasî ve askerî harekâtlardır. Seriyyeye "ba's" adı da verilmiştir. Seriyyeyi gazveden ayırmak gerekir. Bilindiği gibi gazve, Rasûlüllah'ın mücahidlerle birlikte bizzat katıldığı askerî harekâtlara denir. Ancak seriyyelere bazen "gazve" dendiği de olmuştur. Buna örnek olarak Mute gazvesi verilebilir. Hz. Peygamber'in bizzat yönetmediği savaş sadece budur. Bu savaşta bazı yiğit müslümanlar, Rasûlüllah (s.a.s) tarafından komutan olarak seçilmiştir. Bu da Hz. Muhammed (s.a.s)'in Sahabeyi, askerî komuta alanında eğitmek için benimsediği bir yöntemdi. İslâm ordusunun Bizans süvari birlikleriyle bu ilk karşılaşmasında ordu komutanı olarak Zeyd b. Hârise görevlendirilmişti.
    Öte yandan Hz. Peygamber bir seriyye gönderince, dönüşlerinde askerlere kendi durumları, komutanın kendilerine davranışı ve aralarında mevcut olan yardımlaşmanın boyutları hakkında soru sormakta idi.
    Hicretten hemen sonra peşpeşe seriyyeler ve gazveler başladı ve Medine dönemi boyunca devam etti. Bu bakımdan Rasûlüllah, İslâm davetini silâh gücüyle tehdit eden bâtıl güçlere karşı mücadele verebilmek için askerî kuvvetleri eğitme ihtiyacı hissediyordu.
    Hz. Peygamber (s.a.s) seriyyelerin başına harp bilgisi, sabrı ve cesareti ile temayüz etmiş kahraman müslümanlardan komutan seçiyordu. Hz. Hamza, Ubeyde b. Hâris, Sa'd b. Ebî Vakkas, Abdullah b. Revâha, Zeyd b. Sâbit, Ebû Ubeyde b. Cerrah bunlardandır. Daha sonra da Hâlid b. Velid ve Amr b. el-Âs, Hz. Peygamber (s.a.s)'in en seçkin komutanlarının başında yer aldı.
    Hz. Muhammed (s.a.s), herhangi bir seriyye için sancağı Ashabtan birine vereceği zaman, onu mescidin avlusuna diker ve yiğitlerden bir seçim yapar; harekât anı gelmeden seriyye komutanına gidecekleri yeri söylemezdi. Bazen de seriyye komutanına ağzı kapalı bir mektup verir; meselâ kuzeye veya güneye gitmelerini emreder, onlara bir yer tarif edip o yere gelmeden mektubu açmamalarını tenbih ederdi. Bütün bunlardan amaç, düşmana haber sızmasını önlemekti.
    İlk seriyyelerde gözetilen gaye; Mekke-Şam ticaret yolu gibi stratejik önem taşıyan bölgeleri kontrol altında tutmak; gerektiğinde orada sağladığı hâkimiyeti ve inisiyatifi Mekkeli müşrikleri susturmak amacıyla değerlendirmek, özellikle müşriklerin gözünü korkutmak, ummadıkları yerlerde karşılarına çıkabilecekleri izlenimini uyandırmak ve neler düşündükleri hakkında haber toplamaktı. Bu gaye ile hazırlanan seriyyelerden biri Hz. Hamza seriyyesi, bir diğeri de H.2/M.624 yılında Mekke ile Tâif arasındaki Batn-ı Nahle denilen yere gönderilmiş olan seriyye idi. Bu seriyyeye Abdullah b. Cahş komutan tayin edilmişti.
    Hz. Peygamber (s.a.s)'in katıldığı gazvelerin sayısı yirmi yedi iken; seriyyelerin sayısı otuz sekize ulaşır. Ancak bu rakamların daha fazla olduğunu söyleyenler de vardır


  5. 16.Nisan.2011, 09:15
    3
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Kurulan İstihbarat ağı ve İlk Seriyyeler Bedir'e kadar olan 7 serriyyenin amaç, gaye ve taktikleri

    İlk Seriyye
    Medine'ye hicretlerinden 7 ay sonra Ramazan ayında Resûl-i Ekrem Efendimiz, amcası Hz. Hamza'yı Mekkeli muhacirlerden 30 kişilik bir süvarî grubunun başında, Kureyş müşriklerinden üç yüz kişilik bir birliğin muhafazasında Şam'dan Mekke'ye gitmekte olan ticaret kervanını gözetlemek için gönderdi.1
    Süvari birliğinin içinde Ensardan bir tek Müslüman yoktu. Çünkü onlar, sadece Medine içinde korumak üzere Peygamber Efendimize söz vermişlerdi. Bu sebepledir ki, Resûl-i Ekrem, Bedir Muharebesine kadar Ensardan hiç kimseyi askerî seferlere göndermemiştir.2
    Medine'den yola çıkan Hz. Hamza, iys nahiyelerinden biri olan Seyfü'l-Bahre'de içinde Ebû Cehil'in de bulunduğu Kureyş kervanı ile karşılaştı. Taraflar çarpışmaya hazırlanırken, iki tarafın da dostu ve müttefiki bulunan Cühenîlerin reisi Mecdiy bin Amr aralarına girip çarpışmalarına mani oldu.
    Kureyş, kervanı ile Mekke'ye doğru yol alırken, Hz. Hamza da beraberindeki Müslümanlarla Medine'ye geri döndü.3
    Peygamber Efendimiz çarpışma çıkmamış olmasından memnunluk duydu.

    Ubeyde bin Haris Seriyyesi
    Hz. Hamza'nın Medine'ye dönüşünden sonra, Peygamber Efendimiz Şevval ayında Ubeyde bin Hâris'i Nabiğ Vadisine gönderdi. Mâiyetinde, muhacirlerden altmış süvari vardı.1Nabiğ Vadisine giden Hz. Ubeyde, orada Kureyş müşriklerinden 200 kişi ile karşılaştı. Birbirlerine hafif ok atışlarında bulundular. Müslümanların safında ilk ok, Sa'd bin Ebî Vakkas Hazretleri tarafından atıldı. Allah yolunda atılan ilk ok bu oldu.

    Bunun dışında herhangi bir çatışma olmadan iki taraf birbirlerinden uzaklaştı.
    Bu arada Müslüman olan, fakat bir türlü fırsatını bulup Müslümanlar arasına katılamayan Mikdad bin Amr ile Utbe bin Gazvan da bu durumu fırsat bilerek müşrikler arasından ayrılarak mücahidlere katıldılar.

    *Seriyye, Peygamberimiz (s.a.v.)in bizzat bulunmayıp, Sahabîlerden herhangi birisinin kumandası altında gönderdikleri askerî birliklere denilir. En azı 5 kişilik, en çoğu da 300-400 kişilik olur.

    1. Sîre, 2/245; Tabakât, 2/6
    2. Tabakât, 2/6
    3. Tabakât, 2/6



  6. 16.Nisan.2011, 09:15
    3
    Editör
    İlk Seriyye
    Medine'ye hicretlerinden 7 ay sonra Ramazan ayında Resûl-i Ekrem Efendimiz, amcası Hz. Hamza'yı Mekkeli muhacirlerden 30 kişilik bir süvarî grubunun başında, Kureyş müşriklerinden üç yüz kişilik bir birliğin muhafazasında Şam'dan Mekke'ye gitmekte olan ticaret kervanını gözetlemek için gönderdi.1
    Süvari birliğinin içinde Ensardan bir tek Müslüman yoktu. Çünkü onlar, sadece Medine içinde korumak üzere Peygamber Efendimize söz vermişlerdi. Bu sebepledir ki, Resûl-i Ekrem, Bedir Muharebesine kadar Ensardan hiç kimseyi askerî seferlere göndermemiştir.2
    Medine'den yola çıkan Hz. Hamza, iys nahiyelerinden biri olan Seyfü'l-Bahre'de içinde Ebû Cehil'in de bulunduğu Kureyş kervanı ile karşılaştı. Taraflar çarpışmaya hazırlanırken, iki tarafın da dostu ve müttefiki bulunan Cühenîlerin reisi Mecdiy bin Amr aralarına girip çarpışmalarına mani oldu.
    Kureyş, kervanı ile Mekke'ye doğru yol alırken, Hz. Hamza da beraberindeki Müslümanlarla Medine'ye geri döndü.3
    Peygamber Efendimiz çarpışma çıkmamış olmasından memnunluk duydu.

    Ubeyde bin Haris Seriyyesi
    Hz. Hamza'nın Medine'ye dönüşünden sonra, Peygamber Efendimiz Şevval ayında Ubeyde bin Hâris'i Nabiğ Vadisine gönderdi. Mâiyetinde, muhacirlerden altmış süvari vardı.1Nabiğ Vadisine giden Hz. Ubeyde, orada Kureyş müşriklerinden 200 kişi ile karşılaştı. Birbirlerine hafif ok atışlarında bulundular. Müslümanların safında ilk ok, Sa'd bin Ebî Vakkas Hazretleri tarafından atıldı. Allah yolunda atılan ilk ok bu oldu.

    Bunun dışında herhangi bir çatışma olmadan iki taraf birbirlerinden uzaklaştı.
    Bu arada Müslüman olan, fakat bir türlü fırsatını bulup Müslümanlar arasına katılamayan Mikdad bin Amr ile Utbe bin Gazvan da bu durumu fırsat bilerek müşrikler arasından ayrılarak mücahidlere katıldılar.

    *Seriyye, Peygamberimiz (s.a.v.)in bizzat bulunmayıp, Sahabîlerden herhangi birisinin kumandası altında gönderdikleri askerî birliklere denilir. En azı 5 kişilik, en çoğu da 300-400 kişilik olur.

    1. Sîre, 2/245; Tabakât, 2/6
    2. Tabakât, 2/6
    3. Tabakât, 2/6






+ Yorum Gönder