Konusunu Oylayın.: Takva üzere kurulan mescid Cami Medeniyetinin temellerinin atılışı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Takva üzere kurulan mescid Cami Medeniyetinin temellerinin atılışı
  1. 05.Nisan.2011, 06:57
    1
    Misafir

    Takva üzere kurulan mescid Cami Medeniyetinin temellerinin atılışı






    Takva üzere kurulan mescid Cami Medeniyetinin temellerinin atılışı Mumsema takva üzere kurulan mescid
    Cami Medeniyetinin temellerinin atılışı


  2. 10.Nisan.2011, 06:37
    2
    maydın
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Mayıs.2007
    Üye No: 761
    Mesaj Sayısı: 1,165
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 13
    Bulunduğu yer: iskenderun

    Cevap: Takva üzere kurulan mescid Cami Medeniyetinin temellerinin atılışı




    Medine-i Münevvere'de Peygamber (sav) Efendimizin bizzat kerpiç taşıyarak yapımına yardım ettiği cemaatle namaz kılınmak için yapılan ilk mescidin bugünkü hali

    Hz Peygamber (sav)'in Hicret esnâsında binâ ettiği ve içinde ashabıyla birlikte namaz kıldığı, İslâm'da inşa edilmiş ilk mescid İslâm'ın yükseliş devri arefesinde ve tam anlamıyla bir dönüm noktasında bina edildiği için önemli hatıralar taşır

    Hicret yıllarında Kubâ küçük bir köyden ibaretti Başlangıçta Medine'ye uzaklığı altı mil kadarken, Hicret'ten sonra yeni açılan ulaşım yolları ile gelişme göstermiş, Medine'nin de büyümesiyle aradaki mesâfe bugün kapanmıştır

    Mekke'den Medine'ye hicret eden ilk muhâcirler Kubâ'ya vardıklarında orada Amr b Avfoğullarının hurma kurutma yerini tesviye ederek, namaz kılmaya başladılar İçlerinde Hz Ömer (ra)'in de bulunduğu bu ilk muhacirlere en güzel Kur'an okuyanları olan Ebû Huzeyfe'nin azadlısı Sâlim imamlık yapıyordu(İbn Sa'd, Tabakâtu'l-Kübrâ, Beyrut 1985, III, 87, IV, 311)

    Hz Peygamber, Kubâ'ya Rebîulevvel ayının ortalarında bir pazartesi günü ulaştı Orada, Amr b Avfoğullarının yurdunda onların himâyesinde bulunan Külsüm b Hidm'in evinde bir müddet misâfir oldu Târihi kaynaklar Rasûlüllah'ın burada kaç gün kaldığı konusunda ihtilaf etmektedirler Buhârî'nin Hicret'le ilgili bir rivâyetine göre, on küsur gece kalmıştır (Buhârî, Menâkıb, 45)

    Hz Peygamber (sav), ilk muhacirlerin namaz kıldığı Külsüm b Hidm'in hurma harmanındaki sahayı genişleterek Kubâ Mescidi'ni bina etti Mescid kare şeklindeydi ve ebadları 66x66 zira idi (yaklaşık 32x32 m) Hz Peygamber (sas), Kubâlılardan taş getirmelerini istemiş, onlardan birini alıp kıble tarafına koyarak, Hz Ebû Bekir ve Ömer (ra)'in de aynı şekilde sırayla taş koymalarını emir buyurmuştu

    Mescid'in yapımında en büyük gayreti Ammar b Yâsir göstermiştir Bu bakımdan kendisi için "İslâm'da ilk mescid bina edendir" denilmiştir (İbn Hişâm, es-Siretün-Nebeviyye, II, 143) Abdullah b Revâha da hem çalışıp, hem şiir söylüyor, mü'minlerin yorgunluklarını hafifletiyordu

    Amr b Avfoğullarını kıskanan Ganem b Avflar Hz Peygamber (sas)'in Tebük seferi sırasında, Kubâ'da bir mescid daha yaptılar Ancak amaçları müslümanların arasını açmak, cemaati bölmek ve Hz Peygamber'e bir tuzak hazırlamaktı Liderleri olan Ebû Âmir er-Rahip, Bizans'tan yardım istemeye gitmişti

    Tebük Seferi dönüşünde Zû Evan denilen mevkide konaklayan Allah Rasûlünün yanına gelerek yaptıkları mescidde namaz kılmaya davet ettiler Hz Peygamber (sas), dâvete icabet etmeye hazırlanırken Allah tarafından uyarıldı ve bundan vazgeçti:

    "Zarar vermek, (hakkı) tanımamak ve mü'minlerin arasını açmak ve önceden Allah ve Rasûlü ile savaşmış olan (adamın gelmesin)i gözetmek için bir mescid yapanlar da var "İyilikten başka bir niyetimiz yoktu " diye de yemin edecekler Halbuki Allah onların yalan söylediklerine şâhitlik eder Orada asla namaza durma Tâ ilk günden takvâ üzerine kurulan mescid, elbette içinde namaza durmana daha uygundur Orada temizlenmeyi seven erkekler vardır Allah da temizlenenleri sever" (Tevbe, 9/107-108)

    Ayette geçen "Takva Mescidi" Kubâ Mescididir Âyette zikri geçen "temizliği seven erkekler" ifadesi ile Kubâ halkı kasdedilmiştir Çünkü onlar su ile tahareti âdet haline getirmişlerdi

    Kubâ Mescidi Hz Peygamber (sav)'in, düzenli olarak Cumartesi günleri, zaman zaman da Pazartesi günleri ziyaret etmeyi âdet haline getirdiği bir mesciddi Oraya bazen binekli olarak bazen yaya gider ve namaz kılardı Bir hadîs-i şeriflerinde bunu müslümanlara da tavsiye ederek şöyle buyururlar: "Kim güzel bir şekilde abdest alır, sonra Kubâ Mescidine gelir ve orada namaz kılarsa onun için umre sevabı vardır” (İbn Mâce, ikâme, 198; Tirmîzi, Sâlat, 242)

    Mescid-i Nebevî ve Medine'deki dokuz mescid gibi Kubâ Mescidinde de eğitim ve öğretim devam etmekte idi Hz Peygamber buraya her gelişlerinde buna nezâret ederdi (Muhammed Hamidullah, İslâm Peygamberi, Trc Salih Tuğ, İstanbul 1980, II, 893; İbn Abdilber'den)

    Hz Ömer (ra) halifeliğinde pazartesi ve perşembe günleri burayı ziyaret eder, Kubâ çok uzak bir yerde olsaydı devesini oraya ulaşmak için yine süreceğini ifade ederdi

    Ashâb-ı Kiramdan Sa'd el-Kurazi buranın müezzinliğini yapmaktaydı

    Bilâl-i Habeşî'nin Hz Peygamber'in vefatı üzerine üzüntüsünden Mescidi Nebevî'nin müezzinliğini bırakması üzerine Sa'd orada görev yapmaya başladı

    Kubâ Mescidi Hz Osman ve Ömer b Abdülaziz tarafından genişletildi Daha sonra bir çok defa tamirat görüp yenilendi 1245 (1829) yılında Sultan II Mahmud tarafından imar edilen tek minareli ve düz tavanlıydı Osmanlı İmparatorluğu’nun son zamanlarına kadar mescidin içinde iki mihrap bulunmakta, müezzinliğin arka tarafında bulunan küçük mihrabın üzerinde,

    “Dürise ayeti dirler burada kılındı

    Nüzul kain ol bunda gel ey muhtedi Eser–i Resul”

    yazısı Türkçe olarak nakşedilmişti

    Daha sonra Suudî Arabistan hükümeti tarafından yıkılıp kubbeli ve çifte minareli olarak büyütülerek yenilenmiştir

    1986' da Türk mühendis, mimar ve işçileri tarafından genişletilmiş ve 20 bin insanın namaz kılabilmesi için bugünkü haline getirilmiştir Selçuklu mimarisi özellikleri taşıyan camide dört minare bulunmakta, orta avlu sıcaktan korunmak için teknolojik imkanlarla otomatik açılır–kapanır şekilde özel bir örtü ile kaplanmış İçinde kütüphane, alışveriş merkezi, modern tuvalet ve abdest alma yerleri ihmal edilmeyen Kuba, güzel bir çevre düzenlemesi ile fıskiyeleri, şelaleleri ve yeşil bahçesi ile şanına yakışır bir duruma gelmiş Mescid içinde hacı ve ziyaretçileri aydınlatmak için bir danışma masasının bulunduğu mescidi unutmak âdeta imkansız Bu masada gelen her hacıya kendi lisanlarına göre hazırlanmış kitaplar verilmekte, cami hakkında sorulan sorular cevaplanmaktadır


  3. 10.Nisan.2011, 06:37
    2
    Özel Üye



    Medine-i Münevvere'de Peygamber (sav) Efendimizin bizzat kerpiç taşıyarak yapımına yardım ettiği cemaatle namaz kılınmak için yapılan ilk mescidin bugünkü hali

    Hz Peygamber (sav)'in Hicret esnâsında binâ ettiği ve içinde ashabıyla birlikte namaz kıldığı, İslâm'da inşa edilmiş ilk mescid İslâm'ın yükseliş devri arefesinde ve tam anlamıyla bir dönüm noktasında bina edildiği için önemli hatıralar taşır

    Hicret yıllarında Kubâ küçük bir köyden ibaretti Başlangıçta Medine'ye uzaklığı altı mil kadarken, Hicret'ten sonra yeni açılan ulaşım yolları ile gelişme göstermiş, Medine'nin de büyümesiyle aradaki mesâfe bugün kapanmıştır

    Mekke'den Medine'ye hicret eden ilk muhâcirler Kubâ'ya vardıklarında orada Amr b Avfoğullarının hurma kurutma yerini tesviye ederek, namaz kılmaya başladılar İçlerinde Hz Ömer (ra)'in de bulunduğu bu ilk muhacirlere en güzel Kur'an okuyanları olan Ebû Huzeyfe'nin azadlısı Sâlim imamlık yapıyordu(İbn Sa'd, Tabakâtu'l-Kübrâ, Beyrut 1985, III, 87, IV, 311)

    Hz Peygamber, Kubâ'ya Rebîulevvel ayının ortalarında bir pazartesi günü ulaştı Orada, Amr b Avfoğullarının yurdunda onların himâyesinde bulunan Külsüm b Hidm'in evinde bir müddet misâfir oldu Târihi kaynaklar Rasûlüllah'ın burada kaç gün kaldığı konusunda ihtilaf etmektedirler Buhârî'nin Hicret'le ilgili bir rivâyetine göre, on küsur gece kalmıştır (Buhârî, Menâkıb, 45)

    Hz Peygamber (sav), ilk muhacirlerin namaz kıldığı Külsüm b Hidm'in hurma harmanındaki sahayı genişleterek Kubâ Mescidi'ni bina etti Mescid kare şeklindeydi ve ebadları 66x66 zira idi (yaklaşık 32x32 m) Hz Peygamber (sas), Kubâlılardan taş getirmelerini istemiş, onlardan birini alıp kıble tarafına koyarak, Hz Ebû Bekir ve Ömer (ra)'in de aynı şekilde sırayla taş koymalarını emir buyurmuştu

    Mescid'in yapımında en büyük gayreti Ammar b Yâsir göstermiştir Bu bakımdan kendisi için "İslâm'da ilk mescid bina edendir" denilmiştir (İbn Hişâm, es-Siretün-Nebeviyye, II, 143) Abdullah b Revâha da hem çalışıp, hem şiir söylüyor, mü'minlerin yorgunluklarını hafifletiyordu

    Amr b Avfoğullarını kıskanan Ganem b Avflar Hz Peygamber (sas)'in Tebük seferi sırasında, Kubâ'da bir mescid daha yaptılar Ancak amaçları müslümanların arasını açmak, cemaati bölmek ve Hz Peygamber'e bir tuzak hazırlamaktı Liderleri olan Ebû Âmir er-Rahip, Bizans'tan yardım istemeye gitmişti

    Tebük Seferi dönüşünde Zû Evan denilen mevkide konaklayan Allah Rasûlünün yanına gelerek yaptıkları mescidde namaz kılmaya davet ettiler Hz Peygamber (sas), dâvete icabet etmeye hazırlanırken Allah tarafından uyarıldı ve bundan vazgeçti:

    "Zarar vermek, (hakkı) tanımamak ve mü'minlerin arasını açmak ve önceden Allah ve Rasûlü ile savaşmış olan (adamın gelmesin)i gözetmek için bir mescid yapanlar da var "İyilikten başka bir niyetimiz yoktu " diye de yemin edecekler Halbuki Allah onların yalan söylediklerine şâhitlik eder Orada asla namaza durma Tâ ilk günden takvâ üzerine kurulan mescid, elbette içinde namaza durmana daha uygundur Orada temizlenmeyi seven erkekler vardır Allah da temizlenenleri sever" (Tevbe, 9/107-108)

    Ayette geçen "Takva Mescidi" Kubâ Mescididir Âyette zikri geçen "temizliği seven erkekler" ifadesi ile Kubâ halkı kasdedilmiştir Çünkü onlar su ile tahareti âdet haline getirmişlerdi

    Kubâ Mescidi Hz Peygamber (sav)'in, düzenli olarak Cumartesi günleri, zaman zaman da Pazartesi günleri ziyaret etmeyi âdet haline getirdiği bir mesciddi Oraya bazen binekli olarak bazen yaya gider ve namaz kılardı Bir hadîs-i şeriflerinde bunu müslümanlara da tavsiye ederek şöyle buyururlar: "Kim güzel bir şekilde abdest alır, sonra Kubâ Mescidine gelir ve orada namaz kılarsa onun için umre sevabı vardır” (İbn Mâce, ikâme, 198; Tirmîzi, Sâlat, 242)

    Mescid-i Nebevî ve Medine'deki dokuz mescid gibi Kubâ Mescidinde de eğitim ve öğretim devam etmekte idi Hz Peygamber buraya her gelişlerinde buna nezâret ederdi (Muhammed Hamidullah, İslâm Peygamberi, Trc Salih Tuğ, İstanbul 1980, II, 893; İbn Abdilber'den)

    Hz Ömer (ra) halifeliğinde pazartesi ve perşembe günleri burayı ziyaret eder, Kubâ çok uzak bir yerde olsaydı devesini oraya ulaşmak için yine süreceğini ifade ederdi

    Ashâb-ı Kiramdan Sa'd el-Kurazi buranın müezzinliğini yapmaktaydı

    Bilâl-i Habeşî'nin Hz Peygamber'in vefatı üzerine üzüntüsünden Mescidi Nebevî'nin müezzinliğini bırakması üzerine Sa'd orada görev yapmaya başladı

    Kubâ Mescidi Hz Osman ve Ömer b Abdülaziz tarafından genişletildi Daha sonra bir çok defa tamirat görüp yenilendi 1245 (1829) yılında Sultan II Mahmud tarafından imar edilen tek minareli ve düz tavanlıydı Osmanlı İmparatorluğu’nun son zamanlarına kadar mescidin içinde iki mihrap bulunmakta, müezzinliğin arka tarafında bulunan küçük mihrabın üzerinde,

    “Dürise ayeti dirler burada kılındı

    Nüzul kain ol bunda gel ey muhtedi Eser–i Resul”

    yazısı Türkçe olarak nakşedilmişti

    Daha sonra Suudî Arabistan hükümeti tarafından yıkılıp kubbeli ve çifte minareli olarak büyütülerek yenilenmiştir

    1986' da Türk mühendis, mimar ve işçileri tarafından genişletilmiş ve 20 bin insanın namaz kılabilmesi için bugünkü haline getirilmiştir Selçuklu mimarisi özellikleri taşıyan camide dört minare bulunmakta, orta avlu sıcaktan korunmak için teknolojik imkanlarla otomatik açılır–kapanır şekilde özel bir örtü ile kaplanmış İçinde kütüphane, alışveriş merkezi, modern tuvalet ve abdest alma yerleri ihmal edilmeyen Kuba, güzel bir çevre düzenlemesi ile fıskiyeleri, şelaleleri ve yeşil bahçesi ile şanına yakışır bir duruma gelmiş Mescid içinde hacı ve ziyaretçileri aydınlatmak için bir danışma masasının bulunduğu mescidi unutmak âdeta imkansız Bu masada gelen her hacıya kendi lisanlarına göre hazırlanmış kitaplar verilmekte, cami hakkında sorulan sorular cevaplanmaktadır





+ Yorum Gönder