Konusunu Oylayın.: Suların tükeneceği ilgili hadis varmı? Su ile ilgili hadisler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Suların tükeneceği ilgili hadis varmı? Su ile ilgili hadisler
  1. 05.Nisan.2011, 06:21
    1
    Misafir

    Suların tükeneceği ilgili hadis varmı? Su ile ilgili hadisler






    Suların tükeneceği ilgili hadis varmı? Su ile ilgili hadisler Mumsema Suların tükeneceği ilgili hadis varmı? Su ile ilgili hadisler


  2. 05.Nisan.2011, 06:21
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 05.Nisan.2011, 21:21
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Suların tükeneceği ilgili hadis varmı? Su ile ilgili hadisler




    Bu konuda daha çok Fırat nehrinin kurumasından söz eden haberler vardır:

    - Bir rivayette anlatıldığına göre, Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Fırat nehri altından bir dağ çıkarmadan kıyamet kopmaz. Bunu gören insanlar orada toplanır ve birbiriyle savaşmaya başlar. Herkes, belki ben kurtulurum, diye savaşmaya devam edecektir. Nihayet Onlardan %99’u ölür(bk. Kenzu’l-Ummal, h. No: 38397)..

    - Rivayete göre, bazı insanlar, Fıratın kabardığını, su basmasından korktuklarını, oraya bir seddin yapılması hususunda Hz. Abdullah b. Mesud’a şikayette bulundular. Bunun üzerine İbn Mesud “Vallahi öyle bir zaman gelecek ki, Fıratta bir leğen su ararsanız bulamazsınız. Her su kendi unsuruna/asıl kaynağına dönecek ve insanlar orada yaya yürüyeceklerdir” (bk. Mecmau’z-zevaid, 7/333).

    - Yine Yecuc-Mecucla ilgili olarak, onların Fırat nehrini ve diğer suları içip bitireceklerine dair gelen rivayetler vardır(bk. Kenzu’l-Ummal, h. No: 4495). Bazı rivayetlerde Fıratla birlikte “Dicle ve Taberiye gölü”nün suyunu içip bitirecekleri söz konusu edilmiştir(bk. a.g.e, h. No: 38645).

    Öyle anlaşılıyor ki, Kıyametin büyük alametlerinden biri olan Yecuc-Mecuc fitnesinin baş gösterdiği dönemde, mevcut önemli su kaynakları tükenecektir.

    Kanaatimize göre, Allah’ın kulları için hazırladığı yeryüzündeki ihtiyaç maddeleri, normalde kıyamete kadar insanlık camiasına yeterli olacak ölçüdedir. Tarih boyunca -seller, tufanlar yanında- defalarca meydana gelen kıtlıklar da birer ilahî cezadır. Bu kıtlıklar, kaynakların yetersizliğinden ötürü değil, ilâhî ambargonun bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu günkü dünyanın yüz yüze kaldığı ve ileride daha da kalacağı sıkıntıların tek müsebbibi, insanların isyanları, nankörlükleri ve azgınlıklarıdır.

    İnsanlık camiası doğayla barışık halde yaşamak istiyorsa, doğanın yaratıcısı olan yüce Allah ile barışmalı, ona karşı saygılı olmalı ve kulluğunu kuşanmalıdır



  4. 05.Nisan.2011, 21:21
    2
    Editör



    Bu konuda daha çok Fırat nehrinin kurumasından söz eden haberler vardır:

    - Bir rivayette anlatıldığına göre, Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Fırat nehri altından bir dağ çıkarmadan kıyamet kopmaz. Bunu gören insanlar orada toplanır ve birbiriyle savaşmaya başlar. Herkes, belki ben kurtulurum, diye savaşmaya devam edecektir. Nihayet Onlardan %99’u ölür(bk. Kenzu’l-Ummal, h. No: 38397)..

    - Rivayete göre, bazı insanlar, Fıratın kabardığını, su basmasından korktuklarını, oraya bir seddin yapılması hususunda Hz. Abdullah b. Mesud’a şikayette bulundular. Bunun üzerine İbn Mesud “Vallahi öyle bir zaman gelecek ki, Fıratta bir leğen su ararsanız bulamazsınız. Her su kendi unsuruna/asıl kaynağına dönecek ve insanlar orada yaya yürüyeceklerdir” (bk. Mecmau’z-zevaid, 7/333).

    - Yine Yecuc-Mecucla ilgili olarak, onların Fırat nehrini ve diğer suları içip bitireceklerine dair gelen rivayetler vardır(bk. Kenzu’l-Ummal, h. No: 4495). Bazı rivayetlerde Fıratla birlikte “Dicle ve Taberiye gölü”nün suyunu içip bitirecekleri söz konusu edilmiştir(bk. a.g.e, h. No: 38645).

    Öyle anlaşılıyor ki, Kıyametin büyük alametlerinden biri olan Yecuc-Mecuc fitnesinin baş gösterdiği dönemde, mevcut önemli su kaynakları tükenecektir.

    Kanaatimize göre, Allah’ın kulları için hazırladığı yeryüzündeki ihtiyaç maddeleri, normalde kıyamete kadar insanlık camiasına yeterli olacak ölçüdedir. Tarih boyunca -seller, tufanlar yanında- defalarca meydana gelen kıtlıklar da birer ilahî cezadır. Bu kıtlıklar, kaynakların yetersizliğinden ötürü değil, ilâhî ambargonun bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu günkü dünyanın yüz yüze kaldığı ve ileride daha da kalacağı sıkıntıların tek müsebbibi, insanların isyanları, nankörlükleri ve azgınlıklarıdır.

    İnsanlık camiası doğayla barışık halde yaşamak istiyorsa, doğanın yaratıcısı olan yüce Allah ile barışmalı, ona karşı saygılı olmalı ve kulluğunu kuşanmalıdır






+ Yorum Gönder