Konusunu Oylayın.: Gençlikte İbadete Yönelmek ile ilgili bazı ibretlik kıssalar

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Gençlikte İbadete Yönelmek ile ilgili bazı ibretlik kıssalar
  1. 04.Nisan.2011, 06:52
    1
    Misafir

    Gençlikte İbadete Yönelmek ile ilgili bazı ibretlik kıssalar






    Gençlikte İbadete Yönelmek ile ilgili bazı ibretlik kıssalar Mumsema Gençlikte İbadete Yönelmek ile ilgili bazı ibretlik kıssalar


  2. 04.Nisan.2011, 06:52
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 04.Nisan.2011, 08:32
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Gençlikte İbadete Yönelmek ile ilgili bazı ibretlik kıssalar




    Lokman Hekim oğluna şu nasihatı yapmış: “Yavrum! Kendilerine vaad edilen şey (ölüm) insanlara çok uzak geliyor, ancak ahirete doğru süratle gitmektedirler. Gitmek için dünyayı ardına almış, ahirete yönelmiş durumdasın. Yöneldiğin yurt, çıktığın yurttan daha yakındır.”
    Hasan-ı Basri şu tembihi çok yapardı: “Gençler! Yönünüzü ahirete çevirin. Ahireti çokça talep edin. Biz, ahireti talep edenin ahiretle birlikte dünyayı da elde ettiğini çok gördük. Ama dünyayı talep edip de, dünya ile birlikte ahireti elde edeni göremedik.”
    Hasan-ı Basri bir gün yanındakilere sordu: “Ey ihtiyarlar! Başak olgunlaştığında ne beklenir?” İhtiyarlar, “Hasadı” cevabını verdiler. Bu sefer, “Ey gençler! Bazen, olgunlaşmadan da ekine afet geldiği olur” dedi.
    Fudayl bin İyaz’dan: Pişman olmadan önce tefekkür edin, amel işleyin. Dünyaya aldanmayın. Çünkü sağlam olan bozulup dağılır, yeni olan eskir, nimetleri tükenir, gençlik ihtiyarlığa döner.
    Cüneyd-i Bağdadi anlatıyor: Seri-i Sakati’nin etrafında otururken bizlere şöyle nasihat ederdi:”Gençler! Ben sizler için ibret vesilesiyim. Amel edin çünkü amel gençlikte yapılır.“
    Ebu Abdullah-ı Mukri anlatıyor: “Yanımızda gece teheccüd kılan bir delikanlı vardı. Teheccüdünü bitirince benim anlamadığım bir şeyler söylerdi. Karanlık bir gecede kalktım ve beni görmeyeceği bir yerde onu dinledim. Gözyaşları içinde hüzünlü bir sesle şöyle demekteydi: Nefsime cennette olduğum, meyvelerinden yediğim, hurilerin yanımda olduğu ve oranın güzel elbiselerinden giydiğim şeklinde bir temsil getirdim. Yine nefsime cehennemde olduğum, ondaki zakkumdan yediğim, kaynar suyundan içtiğim ve vücuduma vurulan prangalarla depreştiğim şeklinde bir temsil daha getirdim. Sonra nefsime döndüm:”Ey nefsim, şimdi bunlardan hangisini arzuluyorsun?” Bana, “Dünyaya döndürülüp amel etmeyi (ve böylece cenneti kazanmayı)” dedi. Ona, “Şimdi emniyettesin.Çalış işte” dedim.
    Delikanlı daha sonra şu şiiri okudu:
    Nefsinin her bir istediğini yapıp ederken,
    her halükarda daim gülerek eğlenirken,
    Fiillerini bildiğin halde hiç tövbe etmezken,
    Nasıl hoşlanırsın hakim diye seslenilmekten?


  4. 04.Nisan.2011, 08:32
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Lokman Hekim oğluna şu nasihatı yapmış: “Yavrum! Kendilerine vaad edilen şey (ölüm) insanlara çok uzak geliyor, ancak ahirete doğru süratle gitmektedirler. Gitmek için dünyayı ardına almış, ahirete yönelmiş durumdasın. Yöneldiğin yurt, çıktığın yurttan daha yakındır.”
    Hasan-ı Basri şu tembihi çok yapardı: “Gençler! Yönünüzü ahirete çevirin. Ahireti çokça talep edin. Biz, ahireti talep edenin ahiretle birlikte dünyayı da elde ettiğini çok gördük. Ama dünyayı talep edip de, dünya ile birlikte ahireti elde edeni göremedik.”
    Hasan-ı Basri bir gün yanındakilere sordu: “Ey ihtiyarlar! Başak olgunlaştığında ne beklenir?” İhtiyarlar, “Hasadı” cevabını verdiler. Bu sefer, “Ey gençler! Bazen, olgunlaşmadan da ekine afet geldiği olur” dedi.
    Fudayl bin İyaz’dan: Pişman olmadan önce tefekkür edin, amel işleyin. Dünyaya aldanmayın. Çünkü sağlam olan bozulup dağılır, yeni olan eskir, nimetleri tükenir, gençlik ihtiyarlığa döner.
    Cüneyd-i Bağdadi anlatıyor: Seri-i Sakati’nin etrafında otururken bizlere şöyle nasihat ederdi:”Gençler! Ben sizler için ibret vesilesiyim. Amel edin çünkü amel gençlikte yapılır.“
    Ebu Abdullah-ı Mukri anlatıyor: “Yanımızda gece teheccüd kılan bir delikanlı vardı. Teheccüdünü bitirince benim anlamadığım bir şeyler söylerdi. Karanlık bir gecede kalktım ve beni görmeyeceği bir yerde onu dinledim. Gözyaşları içinde hüzünlü bir sesle şöyle demekteydi: Nefsime cennette olduğum, meyvelerinden yediğim, hurilerin yanımda olduğu ve oranın güzel elbiselerinden giydiğim şeklinde bir temsil getirdim. Yine nefsime cehennemde olduğum, ondaki zakkumdan yediğim, kaynar suyundan içtiğim ve vücuduma vurulan prangalarla depreştiğim şeklinde bir temsil daha getirdim. Sonra nefsime döndüm:”Ey nefsim, şimdi bunlardan hangisini arzuluyorsun?” Bana, “Dünyaya döndürülüp amel etmeyi (ve böylece cenneti kazanmayı)” dedi. Ona, “Şimdi emniyettesin.Çalış işte” dedim.
    Delikanlı daha sonra şu şiiri okudu:
    Nefsinin her bir istediğini yapıp ederken,
    her halükarda daim gülerek eğlenirken,
    Fiillerini bildiğin halde hiç tövbe etmezken,
    Nasıl hoşlanırsın hakim diye seslenilmekten?





+ Yorum Gönder