Konusunu Oylayın.: Allaha, Peygambere ve Büyüklere saygı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Allaha, Peygambere ve Büyüklere saygı
  1. 01.Nisan.2011, 16:02
    1
    Misafir

    Allaha, Peygambere ve Büyüklere saygı






    Allaha, Peygambere ve Büyüklere saygı Mumsema allaha peygambere ve buyuklere saygı


  2. 01.Nisan.2011, 16:02
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 04.Ağustos.2013, 08:04
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Allaha, Peygambere ve Büyüklere saygı




    Büyüklere saygı göstermek İslâm’ın esaslarındandır.
    İbn Abbas (ra) Peygamberimiz'in (asm) şöyle buyurduğunu rivâyet etmiştir:
    “Büyüklerimize saygı göstermeyen, küçüğümüze merhamet etmeyen, iyiliği emredip, kötülükten nehyetmeyen bizden değildir.” (Ahmed, Tirmizi, İbn Hibban)
    Bir hadîste de:
    “İlim öğreniniz. İlim için sekinet ve vakar da öğreniniz. Kendisinden ilim öğrendiğiniz kişiye de mütevazî olunuz (saygılı olunuz).” (Taberânî)
    Diğer bir hadîste de:
    “Kim Allah’a ve âhiret gününe iman ediyorsa, bir kavmin büyüğü geldiğinde ona ikramda bulunsun ve saygılı olsun”
    Büyüklerimize veya içimizden seçilmişlere itaat edilmelidir.
    “Ey îman edenler! Allah’a itaat edin; peygambere ve sizden olan ulü’l-emre (emir sâhibi idârecilerinize) de itaat edin! O hâlde bir şey hakkında ihtilâfa düşerseniz, Allah’a ve âhiret gününe îman ediyorsanız, artık onu Allah’a ve peygambere arz edin! Bu hem hayırlı, hem de netîce i‘tibârıyla daha güzeldir.” (Nisa, 59)
    Hiçbir konuda büyüklere tekaddüm (öne geçme ve geçirme) olmamalıdır.
    “Ey iman edenler, Allah ve Resûlünün huzurunda öne geçmeyin. Allah’tan korkun, çünkü Allah (her şeyi) hakkıyla işiten ve bilendir.” (Hucurat, 1)
    Bunu:
    a) Din ve dünya işlerinde söz ve fiil olarak büyüklerden önce bir şey yapmaya kalkışmamak
    b) Büyüklerin konuşması ve karar vermesi gereken bir konuda onların önüne geçmemek şeklinde anlayabiliriz.
    Büyüklerin yanında konuşurken yüksek sesle konuşmamak. Mümkün olduğu kadar saygı, ağırbaşlılık, sükûnet, edeb ve izinle konuşulmalıdır.
    a) Yüksek sesle konuşma büyüklere karşı saygısızlıktır; hem büyüklerin ihtiramını nefyeder.
    b) Bir mecliste çok konuşan kim ise, mütekellim odur. Büyüklerin yanında çok konuşulursa nazarlar oraya çevrilir. Bu da büyüklerin huzur edebine zıddır.
    “Ey iman edenler, seslerinizi peygamberlerin sesi üzerine çıkarmayınız.” (Hucurat, 2)
    Büyükleri çağırırken herhangi bir kimseye hitab edercesine hitab edilmemeli lâkaplarıyla ve ismiyle çağrılmamalıdır. Mümkünse makamıyla veya ihtiram ifade eden sözlerle hitap edilmelidir.
    “Birbirinize yüksek sesle çağırdığınız gibi O’na da yüksek sesle çağırmayınız. Sonra amelleriniz boşa gider de farkında olamazsınız.” (Hucurat, 2)
    Büyüklerle konuşurken kesin ve net konuşulmalı, argo ve başka anlamlara gelecek mânâlardaki kelimeler kulanılmamalıdır.
    Büyüklerle konuşurken onlara layık olduğu makam ve sözlerle hitap edilmelidir.
    Büyüklerden bir şey istenirken kibar, nazik olmalı merhamet ve sevgilerini celb edecek sözlerle istenilmelidir.
    Büyükler, istirahat saatinde veya uygun olmayan bir vakitte hanelerinde rahatsız edilmemelidir.
    Bedîüzzaman Hazretleri istemediği zamanda ziyarete gelenler için şöyle der:
    “Hem bende bir tevahhuş var; herkesi, her vakit kabul edemiyorum. Halkın hediyesini kabul etmek, onların hatırını sayıp istemediğim vakitte onları kabul etmek lâzım geliyor.. o da hoşuma gitmiyor.” (Mektubat, 10)
    Büyüklerin hanesine, makamına, hususi odasına veya sofrasına izin alınmadan veya davet edilmeden girilmemelidir.


  4. 04.Ağustos.2013, 08:04
    2
    Editör



    Büyüklere saygı göstermek İslâm’ın esaslarındandır.
    İbn Abbas (ra) Peygamberimiz'in (asm) şöyle buyurduğunu rivâyet etmiştir:
    “Büyüklerimize saygı göstermeyen, küçüğümüze merhamet etmeyen, iyiliği emredip, kötülükten nehyetmeyen bizden değildir.” (Ahmed, Tirmizi, İbn Hibban)
    Bir hadîste de:
    “İlim öğreniniz. İlim için sekinet ve vakar da öğreniniz. Kendisinden ilim öğrendiğiniz kişiye de mütevazî olunuz (saygılı olunuz).” (Taberânî)
    Diğer bir hadîste de:
    “Kim Allah’a ve âhiret gününe iman ediyorsa, bir kavmin büyüğü geldiğinde ona ikramda bulunsun ve saygılı olsun”
    Büyüklerimize veya içimizden seçilmişlere itaat edilmelidir.
    “Ey îman edenler! Allah’a itaat edin; peygambere ve sizden olan ulü’l-emre (emir sâhibi idârecilerinize) de itaat edin! O hâlde bir şey hakkında ihtilâfa düşerseniz, Allah’a ve âhiret gününe îman ediyorsanız, artık onu Allah’a ve peygambere arz edin! Bu hem hayırlı, hem de netîce i‘tibârıyla daha güzeldir.” (Nisa, 59)
    Hiçbir konuda büyüklere tekaddüm (öne geçme ve geçirme) olmamalıdır.
    “Ey iman edenler, Allah ve Resûlünün huzurunda öne geçmeyin. Allah’tan korkun, çünkü Allah (her şeyi) hakkıyla işiten ve bilendir.” (Hucurat, 1)
    Bunu:
    a) Din ve dünya işlerinde söz ve fiil olarak büyüklerden önce bir şey yapmaya kalkışmamak
    b) Büyüklerin konuşması ve karar vermesi gereken bir konuda onların önüne geçmemek şeklinde anlayabiliriz.
    Büyüklerin yanında konuşurken yüksek sesle konuşmamak. Mümkün olduğu kadar saygı, ağırbaşlılık, sükûnet, edeb ve izinle konuşulmalıdır.
    a) Yüksek sesle konuşma büyüklere karşı saygısızlıktır; hem büyüklerin ihtiramını nefyeder.
    b) Bir mecliste çok konuşan kim ise, mütekellim odur. Büyüklerin yanında çok konuşulursa nazarlar oraya çevrilir. Bu da büyüklerin huzur edebine zıddır.
    “Ey iman edenler, seslerinizi peygamberlerin sesi üzerine çıkarmayınız.” (Hucurat, 2)
    Büyükleri çağırırken herhangi bir kimseye hitab edercesine hitab edilmemeli lâkaplarıyla ve ismiyle çağrılmamalıdır. Mümkünse makamıyla veya ihtiram ifade eden sözlerle hitap edilmelidir.
    “Birbirinize yüksek sesle çağırdığınız gibi O’na da yüksek sesle çağırmayınız. Sonra amelleriniz boşa gider de farkında olamazsınız.” (Hucurat, 2)
    Büyüklerle konuşurken kesin ve net konuşulmalı, argo ve başka anlamlara gelecek mânâlardaki kelimeler kulanılmamalıdır.
    Büyüklerle konuşurken onlara layık olduğu makam ve sözlerle hitap edilmelidir.
    Büyüklerden bir şey istenirken kibar, nazik olmalı merhamet ve sevgilerini celb edecek sözlerle istenilmelidir.
    Büyükler, istirahat saatinde veya uygun olmayan bir vakitte hanelerinde rahatsız edilmemelidir.
    Bedîüzzaman Hazretleri istemediği zamanda ziyarete gelenler için şöyle der:
    “Hem bende bir tevahhuş var; herkesi, her vakit kabul edemiyorum. Halkın hediyesini kabul etmek, onların hatırını sayıp istemediğim vakitte onları kabul etmek lâzım geliyor.. o da hoşuma gitmiyor.” (Mektubat, 10)
    Büyüklerin hanesine, makamına, hususi odasına veya sofrasına izin alınmadan veya davet edilmeden girilmemelidir.





+ Yorum Gönder