Konusunu Oylayın.: Riyakarlık ile münafıklık aynı şey midir? Aynı şey olduğu durumlar da olur mu? Riyakarlık her zaman gizli şirk olur mu?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Riyakarlık ile münafıklık aynı şey midir? Aynı şey olduğu durumlar da olur mu? Riyakarlık her zaman gizli şirk olur mu?
  1. 30.Mart.2011, 10:13
    1
    Misafir

    Riyakarlık ile münafıklık aynı şey midir? Aynı şey olduğu durumlar da olur mu? Riyakarlık her zaman gizli şirk olur mu?






    Riyakarlık ile münafıklık aynı şey midir? Aynı şey olduğu durumlar da olur mu? Riyakarlık her zaman gizli şirk olur mu? Mumsema Riyakarlık ile münafıklık aynı şey midir?
    Aynı şey olduğu durumlar da olur mu?
    Riyakarlık her zaman gizli şirk olur mu?


  2. 30.Mart.2011, 10:13
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 30.Mart.2011, 10:58
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Riyakarlık ile münafıklık aynı şey midir? Aynı şey olduğu durumlar da olur mu? Riyakarlık her zaman gizli şirk ol




    Riyakarlık ile münafıklık aynı şeyler değildir. Bir Kur’an terminolojisi olarak münafıklık; bir iman-küfür meselesidir. İman ettiğini diliyle ilan etmekle beraber kalbinde küfrü saklamak manasına gelir. Yani münafık ikiyüzlü bir kâfirdir.

    Riyakarlık ise, bir kimsenin herhangi bir konuda samimiyetsiz olması, içi, dışı bir olmaması manasına gelir. Bu husus, kâfir- mümin herkes için geçerli olmakla beraber, daha çok yaygın olan şekli; bir müminin Allah rızası için yaptığı imajını verdiği bir işi, gerçekte Allah rızası dışındaki bazı amaçlar için yapmış olmasıdır.

    Münafıklık ile riyakarlık arasında yakın bir ilişki vardır. Eskilerin, eskimez ifadeleriyle aralarında “umum-husus” ilişkisi vardır. Buna göre, her münafıklık aynı zamanda bir çeşit riyakarlıktır, fakat her riyakarlık münafıklık değildir. Örneğin “Münâfıklar Allah’ı aldatmaya çalışırlar, Allah da onların hilelerini ve oyunlarını bozar. Onlar namaza kalkarken üşene üşene kalkarlar, müminlere karşı riyakarlık/gösteriş yaparlar. Yoksa aslında Allah’ı pek az hatırlarlar”(Nisa, 4/142) mealindeki ayette yer alan “riyakarlık” ile, Maun suresinde münafıklar için söz konusu edilen “riyakarlık”, aynı zamanda bir münafıklıktır. Yani burada riyakarlık ile münafıklık iç içe girmiştir.

    Küfür manasındaki münafıklık dışında, Allah rızasının esas olduğu ihlas sırrına aykırı olan ve içinde samimiyet olmayan her söz ve davranış bir çeşit riyakarlıktır, fakat münafıklık değildir. Örneğin “insanlar desinler” için yapılan güzel işler riyakarlıktır, fakat küfür manasındaki münafıklık değildir. Halk arasında “münafıklık” kavramı genellikle iki yüzlülük, riyakarlık manasında kullanılır. Fakat bu gerçek “küfrî münafıklık” olmadığı için konumuzun dışındadır.

    Riyakarlık her zaman gizli şirktir. Çünkü, riyakarlık demek sırf Allah’ın rızasını kazanmak için yapılması gereken bir işi, insanların rızasını kazanmayı da gözeterek yapmak manasına gelir. Bu ise, yapılan işte -biri Allah’ın rızası, diğeri insanların rızası olmak üzere- iki amaç gütmek ve insanların hatırını Allah’ın hatırına ortak etmek demektir. Bu ise gizli şirktir.

    Gizli şirk olması demek, küfür manasına gelen açık şirk olmaması demektir. Bu sebeple gizli şirkin boyutu aynı olmayıp, yapılan işte insanların hatırını saymakla orantılı olarak az veya çok olabilir. Örneğin; -yanında kimseler olsun, olmasın- Allah rızası için namaz kılmayı esas alan bir kimsenin namazın herhangi bir yerinde şeytana uyup orada bulunanları da % 10 oranında gözetmesinin şirki ile, namazında % 70 oranında insanların hatırını gözeten kimsenin şirki aynı değildir.


  4. 30.Mart.2011, 10:58
    2
    Silent and lonely rains



    Riyakarlık ile münafıklık aynı şeyler değildir. Bir Kur’an terminolojisi olarak münafıklık; bir iman-küfür meselesidir. İman ettiğini diliyle ilan etmekle beraber kalbinde küfrü saklamak manasına gelir. Yani münafık ikiyüzlü bir kâfirdir.

    Riyakarlık ise, bir kimsenin herhangi bir konuda samimiyetsiz olması, içi, dışı bir olmaması manasına gelir. Bu husus, kâfir- mümin herkes için geçerli olmakla beraber, daha çok yaygın olan şekli; bir müminin Allah rızası için yaptığı imajını verdiği bir işi, gerçekte Allah rızası dışındaki bazı amaçlar için yapmış olmasıdır.

    Münafıklık ile riyakarlık arasında yakın bir ilişki vardır. Eskilerin, eskimez ifadeleriyle aralarında “umum-husus” ilişkisi vardır. Buna göre, her münafıklık aynı zamanda bir çeşit riyakarlıktır, fakat her riyakarlık münafıklık değildir. Örneğin “Münâfıklar Allah’ı aldatmaya çalışırlar, Allah da onların hilelerini ve oyunlarını bozar. Onlar namaza kalkarken üşene üşene kalkarlar, müminlere karşı riyakarlık/gösteriş yaparlar. Yoksa aslında Allah’ı pek az hatırlarlar”(Nisa, 4/142) mealindeki ayette yer alan “riyakarlık” ile, Maun suresinde münafıklar için söz konusu edilen “riyakarlık”, aynı zamanda bir münafıklıktır. Yani burada riyakarlık ile münafıklık iç içe girmiştir.

    Küfür manasındaki münafıklık dışında, Allah rızasının esas olduğu ihlas sırrına aykırı olan ve içinde samimiyet olmayan her söz ve davranış bir çeşit riyakarlıktır, fakat münafıklık değildir. Örneğin “insanlar desinler” için yapılan güzel işler riyakarlıktır, fakat küfür manasındaki münafıklık değildir. Halk arasında “münafıklık” kavramı genellikle iki yüzlülük, riyakarlık manasında kullanılır. Fakat bu gerçek “küfrî münafıklık” olmadığı için konumuzun dışındadır.

    Riyakarlık her zaman gizli şirktir. Çünkü, riyakarlık demek sırf Allah’ın rızasını kazanmak için yapılması gereken bir işi, insanların rızasını kazanmayı da gözeterek yapmak manasına gelir. Bu ise, yapılan işte -biri Allah’ın rızası, diğeri insanların rızası olmak üzere- iki amaç gütmek ve insanların hatırını Allah’ın hatırına ortak etmek demektir. Bu ise gizli şirktir.

    Gizli şirk olması demek, küfür manasına gelen açık şirk olmaması demektir. Bu sebeple gizli şirkin boyutu aynı olmayıp, yapılan işte insanların hatırını saymakla orantılı olarak az veya çok olabilir. Örneğin; -yanında kimseler olsun, olmasın- Allah rızası için namaz kılmayı esas alan bir kimsenin namazın herhangi bir yerinde şeytana uyup orada bulunanları da % 10 oranında gözetmesinin şirki ile, namazında % 70 oranında insanların hatırını gözeten kimsenin şirki aynı değildir.





+ Yorum Gönder