Konusunu Oylayın.: Ranuna Vadisi İlk Hutbe

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Ranuna Vadisi İlk Hutbe
  1. 28.Mart.2011, 07:39
    1
    Misafir

    Ranuna Vadisi İlk Hutbe






    Ranuna Vadisi İlk Hutbe Mumsema Ranuna Vadisi İlk Hutbe


  2. 28.Mart.2011, 07:39
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 28.Mart.2011, 08:40
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Ranuna Vadisi İlk Hutbe




    Peygamber Efendimiz Mekke'den Medine'ye hicreti esnasında Kuba'ya ulaşmış ve burada ilk mescit olan Kuba Mescidini inşa etmişti. 24 Eylül 622 Cuma günu buradan Medine'ye yola çıkan Hz. Peygamber cuma vakti girince Ranuna vadisinde Salim b. Avf kabilesine misafir oldu ve buradaki namazgahta ilk Cuma hutbesini okuyarak ilk Cuma Namazını kıldırdı.

    Daha sonra buraya ilk cuma namazının hatırasını yaşatmak üzere Mescid-i Cuma adıyla bir mescit yaptırıldı.

    Mescid-i Atike(Vadi) adıyla anılan bu cami ilk olarak Medine valisi Ömer b. Abdülaziz tarafından inşa edilmiş, daha sonra Osmanlı Sultanı II.Beyazıt tarafından yeniden imar edilmiş ve Hz. Peygamberin namaz kıldığı yer belirgin hale getirilmiştir. 1992 yılında Suud Hükümeti tarafından yeniden inşa edilen Cuma Mescidi, Kuba mescidine yaklaşık 1Km uzaklıktadır.

    Osmanlı Mimarisini andıran yapısıyla ziyaretcilerini selamlıyan Cuma Mescidi'nin mimarı Mahmut Kirazoğlu'dur.

    Nihâyet Kubâ’da on dört günlük bir misâfirlikten sonra Allâh Rasû-lü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ve berâ-berindekiler, Medîne’ye hareket ettiler. Günlerden cuma idi. Öğle üzeri “Rânûnâ Vâdisi”ne varılmış, namaz vakti girmişti. Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- devesinden indi. O sırada, İslâm’ın iktidârının bir alâmeti olarak farz kılınan “cuma namazı”nı kıldırdı. Orada şu hutbeleri îrâd buyurdular:

    1. Hutbe:

    “Ey insanlar!

    Ölmeden önce tevbe edin; fırsat elde iken sâlih ameller işlemeye bakın! Gizli-açık bolca sa-daka vermek ve Allâh’ı çok çok zikretmekle Rabbinizle aranızı düzeltin! Böyle yaparsanız, rızıklandırılır, yardım görür ve kaçırmış olduğunuz şeyleri elde eder-siniz.





    İlk Cuma Namazı ve İlk Hutbe

    14 gün sonra, bir cuma günü Hz. Peygamber (s.a.s.) Efendimiz devesine bindi. Karşılamağa gelenlerle muhteşem bir alay içinde Medine’ye hareket etti. Yolda “Sâlim b. Avf oğulları”na âit “Rânûnâ Vâdisi”nde öğle vakti oldu. Rasûlullah (s.a.s.) burada arka arkaya iki hutbe okuyarak ilk Cuma Namazını kıldırdı.

    İlk hutbede Allah’a hamd ve senâ ettikten sonra:

    Ey nâs, ölmeden önce Allah’a tevbe ediniz, fırsat elde iken iyi işlere koşunuz. Allah’ı çok anmak, gizli ve âşikâr çok sadaka vermek sûretiyle O’nunla aranızdaki bağı kuvvetlendiriniz. Böyle yaparsanız, rızıklandırılır, yardım görürsünüz, kaçırdıklarınızı tekrâr elde edersiniz.

    Biliniz ki, Cenab-ı Hakk, içinde bulunduğum yılın bu ayında, bugün şu bulunduğum yerde Cuma namazını kıyâmete kadar, üzerinize farz kıldı. Hayâtımda veya benden sonra, -âdil veya zâlim- bir imamı olduğu halde, önemsiz gördüğü veya inkâr ettiği için kim bu namazı terkederse, Allah onun iki yakasını bir araya getirmesin ve hiç bir işine hayır vermesin. Biliniz ki, böylesinin, tevbe etmedikçe, ne namazı, ne zekâtı, ne haccı, ne orucu, ne de herhangi bir iyiliği Allah katında bir değer taşır. Ancak, kim tevbe ederse Allah tevbesini kabûl eder.(138)

    Ey Nâs, kendinize âhiret için azık hazırlayıp önceden gönderin. Hepiniz ölecek ve sürünüzü çobansız bırakacaksınız. Sonra Rabbınız, -arada tercümân veya perdedâr olmaksızın- bizzat:

    - Sana benim peygamberim gelip haber vermedi mi? Ben sana mal vermiş, ihsânda bulunmuştum. Sen bunlardan âhiretin için ne gönderdin? diye soracaktır. O kimse sağına, soluna bakacak, hiç bir şey göremeyecek. Sonra önüne bakacak, orada Cehennem’i görecek. Öyleyse yarım hurma ile de olsa, kendini ateşten korumağa gücü yeten, bunu yapsın. Buna gücü yetmeyen, bâri güzel sözle kendini kurtarsın. Çünkü bir iyiliğe 10′dan 700 katına kadar sevap verilir. Allah’ın selâm ve rahmeti üzerinize olsun.(139)

    Rasûlullah (s.a.s.) birinci hutbeyi böylece bitirdikten sonra ikinci hutbede de şunları söylemiştir.

    Hamd Allah’a mahsustur. O’na hamdeder. O’ndan yardım dileriz. Nefislerimizin şerlerinden ve kötü işlerimizden Allah’a sığınırız. Allah’ın hidâyet verdiğini kimse saptıramaz. O’nun saptırdığını da kimse doğru yola koyamaz.
    Allah’tan başka ilâh olmadığına şehâdet ederim. O birdir, eşi , ortağı ve benzeri yoktur.

    Sözlerin en güzeli, Allah Kitabı (Kur’ân-ı Kerîm) dir. Allah’ın kalbini Kur’ân ile süslediği, küfürden sonra İslâm’a soktuğu, Kur’ân’ı diğer sözlere tercîh eden kimse felâh bulup kurtulmuştur.

    Allah’ın sevdiğini seviniz. Allah’ı bütün kalbinizle (can ve gönülden) seviniz. Allah Kelâmı Kur’an’dan ve zikrinden usanmayınız.

    Allah’ın Kelâmına karşı kalbiniz katılaşmasın.

    Yalnız Allah’a kulluk edip ibâdetinizde O’na hiç bir şeyi ortak yapmayınız. O’ndan hakkıyla sakınınız. Yaptığınız iyi şeyleri dilinizle doğrulayınız. Aranızda Allah’ın rahmet ve merhametiyle sevişiniz. Allah’ın selâm ve rahmeti üzerinize olsun.(140)
    Main-bord



  4. 28.Mart.2011, 08:40
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Peygamber Efendimiz Mekke'den Medine'ye hicreti esnasında Kuba'ya ulaşmış ve burada ilk mescit olan Kuba Mescidini inşa etmişti. 24 Eylül 622 Cuma günu buradan Medine'ye yola çıkan Hz. Peygamber cuma vakti girince Ranuna vadisinde Salim b. Avf kabilesine misafir oldu ve buradaki namazgahta ilk Cuma hutbesini okuyarak ilk Cuma Namazını kıldırdı.

    Daha sonra buraya ilk cuma namazının hatırasını yaşatmak üzere Mescid-i Cuma adıyla bir mescit yaptırıldı.

    Mescid-i Atike(Vadi) adıyla anılan bu cami ilk olarak Medine valisi Ömer b. Abdülaziz tarafından inşa edilmiş, daha sonra Osmanlı Sultanı II.Beyazıt tarafından yeniden imar edilmiş ve Hz. Peygamberin namaz kıldığı yer belirgin hale getirilmiştir. 1992 yılında Suud Hükümeti tarafından yeniden inşa edilen Cuma Mescidi, Kuba mescidine yaklaşık 1Km uzaklıktadır.

    Osmanlı Mimarisini andıran yapısıyla ziyaretcilerini selamlıyan Cuma Mescidi'nin mimarı Mahmut Kirazoğlu'dur.

    Nihâyet Kubâ’da on dört günlük bir misâfirlikten sonra Allâh Rasû-lü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ve berâ-berindekiler, Medîne’ye hareket ettiler. Günlerden cuma idi. Öğle üzeri “Rânûnâ Vâdisi”ne varılmış, namaz vakti girmişti. Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- devesinden indi. O sırada, İslâm’ın iktidârının bir alâmeti olarak farz kılınan “cuma namazı”nı kıldırdı. Orada şu hutbeleri îrâd buyurdular:

    1. Hutbe:

    “Ey insanlar!

    Ölmeden önce tevbe edin; fırsat elde iken sâlih ameller işlemeye bakın! Gizli-açık bolca sa-daka vermek ve Allâh’ı çok çok zikretmekle Rabbinizle aranızı düzeltin! Böyle yaparsanız, rızıklandırılır, yardım görür ve kaçırmış olduğunuz şeyleri elde eder-siniz.





    İlk Cuma Namazı ve İlk Hutbe

    14 gün sonra, bir cuma günü Hz. Peygamber (s.a.s.) Efendimiz devesine bindi. Karşılamağa gelenlerle muhteşem bir alay içinde Medine’ye hareket etti. Yolda “Sâlim b. Avf oğulları”na âit “Rânûnâ Vâdisi”nde öğle vakti oldu. Rasûlullah (s.a.s.) burada arka arkaya iki hutbe okuyarak ilk Cuma Namazını kıldırdı.

    İlk hutbede Allah’a hamd ve senâ ettikten sonra:

    Ey nâs, ölmeden önce Allah’a tevbe ediniz, fırsat elde iken iyi işlere koşunuz. Allah’ı çok anmak, gizli ve âşikâr çok sadaka vermek sûretiyle O’nunla aranızdaki bağı kuvvetlendiriniz. Böyle yaparsanız, rızıklandırılır, yardım görürsünüz, kaçırdıklarınızı tekrâr elde edersiniz.

    Biliniz ki, Cenab-ı Hakk, içinde bulunduğum yılın bu ayında, bugün şu bulunduğum yerde Cuma namazını kıyâmete kadar, üzerinize farz kıldı. Hayâtımda veya benden sonra, -âdil veya zâlim- bir imamı olduğu halde, önemsiz gördüğü veya inkâr ettiği için kim bu namazı terkederse, Allah onun iki yakasını bir araya getirmesin ve hiç bir işine hayır vermesin. Biliniz ki, böylesinin, tevbe etmedikçe, ne namazı, ne zekâtı, ne haccı, ne orucu, ne de herhangi bir iyiliği Allah katında bir değer taşır. Ancak, kim tevbe ederse Allah tevbesini kabûl eder.(138)

    Ey Nâs, kendinize âhiret için azık hazırlayıp önceden gönderin. Hepiniz ölecek ve sürünüzü çobansız bırakacaksınız. Sonra Rabbınız, -arada tercümân veya perdedâr olmaksızın- bizzat:

    - Sana benim peygamberim gelip haber vermedi mi? Ben sana mal vermiş, ihsânda bulunmuştum. Sen bunlardan âhiretin için ne gönderdin? diye soracaktır. O kimse sağına, soluna bakacak, hiç bir şey göremeyecek. Sonra önüne bakacak, orada Cehennem’i görecek. Öyleyse yarım hurma ile de olsa, kendini ateşten korumağa gücü yeten, bunu yapsın. Buna gücü yetmeyen, bâri güzel sözle kendini kurtarsın. Çünkü bir iyiliğe 10′dan 700 katına kadar sevap verilir. Allah’ın selâm ve rahmeti üzerinize olsun.(139)

    Rasûlullah (s.a.s.) birinci hutbeyi böylece bitirdikten sonra ikinci hutbede de şunları söylemiştir.

    Hamd Allah’a mahsustur. O’na hamdeder. O’ndan yardım dileriz. Nefislerimizin şerlerinden ve kötü işlerimizden Allah’a sığınırız. Allah’ın hidâyet verdiğini kimse saptıramaz. O’nun saptırdığını da kimse doğru yola koyamaz.
    Allah’tan başka ilâh olmadığına şehâdet ederim. O birdir, eşi , ortağı ve benzeri yoktur.

    Sözlerin en güzeli, Allah Kitabı (Kur’ân-ı Kerîm) dir. Allah’ın kalbini Kur’ân ile süslediği, küfürden sonra İslâm’a soktuğu, Kur’ân’ı diğer sözlere tercîh eden kimse felâh bulup kurtulmuştur.

    Allah’ın sevdiğini seviniz. Allah’ı bütün kalbinizle (can ve gönülden) seviniz. Allah Kelâmı Kur’an’dan ve zikrinden usanmayınız.

    Allah’ın Kelâmına karşı kalbiniz katılaşmasın.

    Yalnız Allah’a kulluk edip ibâdetinizde O’na hiç bir şeyi ortak yapmayınız. O’ndan hakkıyla sakınınız. Yaptığınız iyi şeyleri dilinizle doğrulayınız. Aranızda Allah’ın rahmet ve merhametiyle sevişiniz. Allah’ın selâm ve rahmeti üzerinize olsun.(140)
    Main-bord






+ Yorum Gönder