Konusunu Oylayın.: Sivil Polisler eşliğinde okunan ilk "TÜRKÇE HUTBE"

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Sivil Polisler eşliğinde okunan ilk "TÜRKÇE HUTBE"
  1. 28.Mart.2011, 07:35
    1
    Misafir

    Sivil Polisler eşliğinde okunan ilk "TÜRKÇE HUTBE"

  2. 28.Mart.2011, 09:51
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Sivil Polisler eşliğinde okunan ilk "TÜRKÇE HUTBE"




    İlk Türkçe Hutbe, Süleymaniye Camisi’nde Atatürk’ün direktifiyle okunmuştur. Ses sanatkârı Sadettin Kaynak, o anları şu şekilde anlatmıştır (Bir Başka Açıdan Kemalizm, s. 217):

    “Türkçe Kur’ an’ nın anlattığım bu tecrübesinden sonra, Fatih Camiinde ilk defa Türkçe Kur’ an okudum. Bunu müteakip, Türkçe hutbeye sıra gelmişti.

    Atatürk:
    -Haydi bakalım. Türkçe hutbeyi de Süleymaniye camiinde mukabele oku! Amma, okuyacağını önce tertib et, bir göreyim, dedi.
    Yazdım, verdim. Beğendi.

    Fakat:
    -Paşam, bende hitabet kabiliyeti yok. Bu başka iş, hafızlığa benzemez, dedim.
    -Zarar yok, tecrübe edelim… buyurdu.

    Bunun üzerine tekrar sordum:
    -Hutbeye çıkarken sarık saracak mıyım?
    -Hayır, sarığı bırak… Benim gibi başı açık ve fraklı!…
    Ne diyeyim, inkilap yapılıyor, peki dedim.

    O gün, hıncahınç dolmuş Süleymaniye camiinde cemaat arasına karışmış yüz elli de sivil polis vardı.
    Bu tedbirin isabetli olduğu çok geçmeden anlaşıldı.
    Ben Türkçe hutbeyi okur okumaz, kalabalık arasından, bilahare Arap olduğu anlaşılan biri, sesini yükselterek:
    -Bu namaz olmadı! .. diye bağırdı.

    Onu da derhal karakola götürdüler… ve tabii benzettiler. (Sadettin Kaynak)


  3. 28.Mart.2011, 09:51
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    İlk Türkçe Hutbe, Süleymaniye Camisi’nde Atatürk’ün direktifiyle okunmuştur. Ses sanatkârı Sadettin Kaynak, o anları şu şekilde anlatmıştır (Bir Başka Açıdan Kemalizm, s. 217):

    “Türkçe Kur’ an’ nın anlattığım bu tecrübesinden sonra, Fatih Camiinde ilk defa Türkçe Kur’ an okudum. Bunu müteakip, Türkçe hutbeye sıra gelmişti.

    Atatürk:
    -Haydi bakalım. Türkçe hutbeyi de Süleymaniye camiinde mukabele oku! Amma, okuyacağını önce tertib et, bir göreyim, dedi.
    Yazdım, verdim. Beğendi.

    Fakat:
    -Paşam, bende hitabet kabiliyeti yok. Bu başka iş, hafızlığa benzemez, dedim.
    -Zarar yok, tecrübe edelim… buyurdu.

    Bunun üzerine tekrar sordum:
    -Hutbeye çıkarken sarık saracak mıyım?
    -Hayır, sarığı bırak… Benim gibi başı açık ve fraklı!…
    Ne diyeyim, inkilap yapılıyor, peki dedim.

    O gün, hıncahınç dolmuş Süleymaniye camiinde cemaat arasına karışmış yüz elli de sivil polis vardı.
    Bu tedbirin isabetli olduğu çok geçmeden anlaşıldı.
    Ben Türkçe hutbeyi okur okumaz, kalabalık arasından, bilahare Arap olduğu anlaşılan biri, sesini yükselterek:
    -Bu namaz olmadı! .. diye bağırdı.

    Onu da derhal karakola götürdüler… ve tabii benzettiler. (Sadettin Kaynak)


  4. 28.Mart.2011, 11:06
    3
    acikgoz
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Nisan.2009
    Üye No: 47710
    Mesaj Sayısı: 96
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 39

    Cevap: Sivil Polisler eşliğinde okunan ilk "TÜRKÇE HUTBE"

    S.A Zamanımızdaki yanlışlıklardan biride bazılarının hiç bilgi sahibi olmadığı konularda kendinde yetki varmış gibi o konuya müdahale etmesidir.Bu durum hem bunu yapanlar açısından hemde bu kişilere uyanlar açısından mesuliyettir.İnsanların her konuda bilgi sahibi olması güzel fakat derinliğine vakıf olmadığı konuda değişikliğe gitmek ayrıdır bunu ayırmak lazım her kesin bu konuyu iyi düşünüp araştırması lazım.
    Bir konuda hele dini saha gibi çok ince ve hassas meselelerde mütahassas olmayan kişilerin söz ve faaliyetleri hiç hükmündedir.
    Bu duruma dikkat edelim.


  5. 28.Mart.2011, 11:06
    3
    Devamlı Üye
    S.A Zamanımızdaki yanlışlıklardan biride bazılarının hiç bilgi sahibi olmadığı konularda kendinde yetki varmış gibi o konuya müdahale etmesidir.Bu durum hem bunu yapanlar açısından hemde bu kişilere uyanlar açısından mesuliyettir.İnsanların her konuda bilgi sahibi olması güzel fakat derinliğine vakıf olmadığı konuda değişikliğe gitmek ayrıdır bunu ayırmak lazım her kesin bu konuyu iyi düşünüp araştırması lazım.
    Bir konuda hele dini saha gibi çok ince ve hassas meselelerde mütahassas olmayan kişilerin söz ve faaliyetleri hiç hükmündedir.
    Bu duruma dikkat edelim.





+ Yorum Gönder