Konusunu Oylayın.: Cuma Hutbesi okunurken Hatip Tarafından uyulması gereken kurallar?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Cuma Hutbesi okunurken Hatip Tarafından uyulması gereken kurallar?
  1. 28.Mart.2011, 06:43
    1
    Misafir

    Cuma Hutbesi okunurken Hatip Tarafından uyulması gereken kurallar?






    Cuma Hutbesi okunurken Hatip Tarafından uyulması gereken kurallar? Mumsema Cuma Hutbesi okunurken Hatip Tarafından uyulması gereken kurallar?


  2. 28.Mart.2011, 06:43
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 28.Mart.2011, 11:37
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Cuma Hutbesi okunurken Hatip Tarafından uyulması gereken kurallar?




    Hutbenin şartları:

    Cuma hutbesinin sahih olabilmesi için cuma vaktinde ve namazdan önce okunması, hutbeyi dinleyen belirli miktarda bir cemaatin bulunması, hutbeye niyet edilmesi, hutbenin rükünlerinin Arapça okunması gibi şartlar aranmıştır. Hutbe için gerekli cemaat Hanefîler'e göre en az bir, Mâlikîler'e göre on iki, Şafiî ve Hanbelîler'e göre ise kırk kişiden oluşur. Cuma namazında ise Hanefiler cemaat olarak en az üç kişinin varlığını şart koşarken diğer mezhepler hutbe ile namaz arasında bir fark gözetmemişlerdir. Hutbede niyet yalnız Hanefî ve Hanbelî mezheplerine göre şart olup diğer iki mezhep bunu gerekli görmemiştir. Hutbenin Arapça okunması, Hanefîler'den Ebû Yûsuf ile Muhammed'in de dahil olduğu çoğunluğa göre şarttır. Ebû Hanîfe ile diğer Hanefî fakihleri ise bu görüşe katılmamış ve hutbenin Arapça'dan başka bir dille de okunmasının sahih olacağını söylemişlerdir. Hutbenin Arapça okunmasını şart kabul eden Hanbelîler'e göre hatip Arapça bilmiyorsa başka dilde de okuyabilir. Şafiî âlimleri de hutbenin rükünleri Arapça olmak kaydıyla başka dilde ayrıca vaaz ve irşadda bulunulmasında bir sakınca olmadığını belirtmişlerdir. Hutbede Arapça okuma şartı, esasen Kur'ân-î Kerîm ile hamdele ve salvele gibi şekilleri sünnetle belirlenen dua ve zikirlerle ilgili bulunduğu gibi, hutbenin asıl amacı cemaati dinî konularda aydınlatmak olduğundan öğüt kısmının her toplumun kendi dilinde okunması tabiidir.

    Hutbenin minberden okunması ve hatibin hutbeye başlamadan önce bir süre oturması, abdestli olması (Şâfiîler'e göre şarttır), cemaate dönmesi ve minbere oturduğu zaman huzurunda ezan okunması hutbenin sünnetleri arasında yer alır. Saîd b. Yezîd'in rivayetine göre cuma günü ilk ezan, Hz. Peygamber ile ilk iki halife devrinde imam minbere oturduğu vakit okunurdu. Hz. Osman'ın hilâfeti döneminde Medine nüfusunun artması üzerine günümüzde minarelerde okunan dış ezan ilâve edilmiştir (Buhârî, "Cumca", 21). Hatibin sesini yükseltmesi, hutbenin uzatılmaması, ikinci hutbenin daha kısa tutulması da hutbenin sünnetlerindendir. Resûl-i Ekrem namazın uzun, hutbenin kısa tutulmasını emretmiştir (Müs-ned, IV, 263; Dârimî, "Şalât", 199; Müslim, "Cumca'\ 47). Hz. Peygamberin hutbe okurken asâ veya yay gibi bir nesneye dayandığı rivayet edildiği için {Müsned, IV, 212; Ebû Dâvûd, "Şalât", 223) hatibin bu tür şeylerden birine dayanmasının sünnet olduğu fakihlerin çoğunluğu tarafından kaydedilmişse de Hanefî âlimleri, yalnız savaş yoluyla fethedilen ülkelerde İslâm'ın gücüne imada bulunmak üzere kılıca dayanılarak hutbe okunmasını uygun görmüşlerdir.

    Hutbe sırasında zaruret olmadıkça konuşmak Hanefî ve Şafiî mezheplerine göre mekruh, Hanbelîler ve Mâlikilere göre haramdır. Hanefî ve Mâlikîler'e göre namaz kılmak da böyledir. Şafiî ve Hanbelîler'e göre ise bu durumda yalnız tahiyyetü'1-mescid namazı kılınabilir.

    Ramazan ve kurban bayramlarında okunan hutbeler sünnettir. Bunlar cuma hutbesinden farklı olarak namazdan sonra okunur ve hutbeye tekbir getirilerek başlanır. İlk hutbenin dokuz, ikinci hutbenin yedi tekbîrle başlaması müstehaptır. Hac ibadetinin ifası esnasında okunan hutbeler de sünnet olup Şâfiîler'e göre dört, diğer mezheplere göre üç defa icra edilir. Birinci hutbe zilhicce ayının?, günü Kabe'nin yanında öğle namazından sonra, ikincisi arefe günü Arafat'ta cem' ile kılınacak namazdan önce, üçüncüsü bayram günü Mina'da, dördüncü hutbe ise ikinci gün yine Mina'da okunur. Birinci ve üçüncü hutbede hatip oturmayıp konuşmasını tek hutbe halinde yapar. Bu hutbelerin hepsinde hac menâsikiyle ilgili bilgiler verilir. Fakihlerin çoğunluğuna göre yağmur duası münasebetiyle kılınacak namazdan sonra hutbe okumak menduptur. Ebû Hanîfe ise bu esnada hem namazın cemaatle kılınmayacağı hem de hutbe okunmayacağı görüşündedir. Öte yandan Şafiî fakihîeri, güneş tutulması sırasında kılınacak namazdan sonra da cuma hutbesi gibi iki hutbe okunmasının mendup olduğunu söylemişlerdir
    .



  4. 28.Mart.2011, 11:37
    2
    Silent and lonely rains



    Hutbenin şartları:

    Cuma hutbesinin sahih olabilmesi için cuma vaktinde ve namazdan önce okunması, hutbeyi dinleyen belirli miktarda bir cemaatin bulunması, hutbeye niyet edilmesi, hutbenin rükünlerinin Arapça okunması gibi şartlar aranmıştır. Hutbe için gerekli cemaat Hanefîler'e göre en az bir, Mâlikîler'e göre on iki, Şafiî ve Hanbelîler'e göre ise kırk kişiden oluşur. Cuma namazında ise Hanefiler cemaat olarak en az üç kişinin varlığını şart koşarken diğer mezhepler hutbe ile namaz arasında bir fark gözetmemişlerdir. Hutbede niyet yalnız Hanefî ve Hanbelî mezheplerine göre şart olup diğer iki mezhep bunu gerekli görmemiştir. Hutbenin Arapça okunması, Hanefîler'den Ebû Yûsuf ile Muhammed'in de dahil olduğu çoğunluğa göre şarttır. Ebû Hanîfe ile diğer Hanefî fakihleri ise bu görüşe katılmamış ve hutbenin Arapça'dan başka bir dille de okunmasının sahih olacağını söylemişlerdir. Hutbenin Arapça okunmasını şart kabul eden Hanbelîler'e göre hatip Arapça bilmiyorsa başka dilde de okuyabilir. Şafiî âlimleri de hutbenin rükünleri Arapça olmak kaydıyla başka dilde ayrıca vaaz ve irşadda bulunulmasında bir sakınca olmadığını belirtmişlerdir. Hutbede Arapça okuma şartı, esasen Kur'ân-î Kerîm ile hamdele ve salvele gibi şekilleri sünnetle belirlenen dua ve zikirlerle ilgili bulunduğu gibi, hutbenin asıl amacı cemaati dinî konularda aydınlatmak olduğundan öğüt kısmının her toplumun kendi dilinde okunması tabiidir.

    Hutbenin minberden okunması ve hatibin hutbeye başlamadan önce bir süre oturması, abdestli olması (Şâfiîler'e göre şarttır), cemaate dönmesi ve minbere oturduğu zaman huzurunda ezan okunması hutbenin sünnetleri arasında yer alır. Saîd b. Yezîd'in rivayetine göre cuma günü ilk ezan, Hz. Peygamber ile ilk iki halife devrinde imam minbere oturduğu vakit okunurdu. Hz. Osman'ın hilâfeti döneminde Medine nüfusunun artması üzerine günümüzde minarelerde okunan dış ezan ilâve edilmiştir (Buhârî, "Cumca", 21). Hatibin sesini yükseltmesi, hutbenin uzatılmaması, ikinci hutbenin daha kısa tutulması da hutbenin sünnetlerindendir. Resûl-i Ekrem namazın uzun, hutbenin kısa tutulmasını emretmiştir (Müs-ned, IV, 263; Dârimî, "Şalât", 199; Müslim, "Cumca'\ 47). Hz. Peygamberin hutbe okurken asâ veya yay gibi bir nesneye dayandığı rivayet edildiği için {Müsned, IV, 212; Ebû Dâvûd, "Şalât", 223) hatibin bu tür şeylerden birine dayanmasının sünnet olduğu fakihlerin çoğunluğu tarafından kaydedilmişse de Hanefî âlimleri, yalnız savaş yoluyla fethedilen ülkelerde İslâm'ın gücüne imada bulunmak üzere kılıca dayanılarak hutbe okunmasını uygun görmüşlerdir.

    Hutbe sırasında zaruret olmadıkça konuşmak Hanefî ve Şafiî mezheplerine göre mekruh, Hanbelîler ve Mâlikilere göre haramdır. Hanefî ve Mâlikîler'e göre namaz kılmak da böyledir. Şafiî ve Hanbelîler'e göre ise bu durumda yalnız tahiyyetü'1-mescid namazı kılınabilir.

    Ramazan ve kurban bayramlarında okunan hutbeler sünnettir. Bunlar cuma hutbesinden farklı olarak namazdan sonra okunur ve hutbeye tekbir getirilerek başlanır. İlk hutbenin dokuz, ikinci hutbenin yedi tekbîrle başlaması müstehaptır. Hac ibadetinin ifası esnasında okunan hutbeler de sünnet olup Şâfiîler'e göre dört, diğer mezheplere göre üç defa icra edilir. Birinci hutbe zilhicce ayının?, günü Kabe'nin yanında öğle namazından sonra, ikincisi arefe günü Arafat'ta cem' ile kılınacak namazdan önce, üçüncüsü bayram günü Mina'da, dördüncü hutbe ise ikinci gün yine Mina'da okunur. Birinci ve üçüncü hutbede hatip oturmayıp konuşmasını tek hutbe halinde yapar. Bu hutbelerin hepsinde hac menâsikiyle ilgili bilgiler verilir. Fakihlerin çoğunluğuna göre yağmur duası münasebetiyle kılınacak namazdan sonra hutbe okumak menduptur. Ebû Hanîfe ise bu esnada hem namazın cemaatle kılınmayacağı hem de hutbe okunmayacağı görüşündedir. Öte yandan Şafiî fakihîeri, güneş tutulması sırasında kılınacak namazdan sonra da cuma hutbesi gibi iki hutbe okunmasının mendup olduğunu söylemişlerdir
    .






+ Yorum Gönder