Konusunu Oylayın.: Peygamberimizin çocuklarla ilgili anıları

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 85 kişi
Peygamberimizin çocuklarla ilgili anıları
  1. 25.Mart.2011, 19:47
    1
    Misafir

    Peygamberimizin çocuklarla ilgili anıları






    Peygamberimizin çocuklarla ilgili anıları Mumsema Peygamberimizin çocuklarla ilgili anıları nelerdir ? Hz. Muhammed s.a.v çocuklar hakkında anıları nelerdir ?


  2. 25.Mart.2011, 19:47
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Peygamberimizin çocuklarla ilgili anıları nelerdir ? Hz. Muhammed s.a.v çocuklar hakkında anıları nelerdir ?


    Benzer Konular

    - Peygamberimizin çocuklara verdiği önemle ilgili anıları

    - Hz. Muhammedin çocuklarla olan anıları

    - Peygamberimizin Çocuklarla İlgisi

    - Çocuklarla ile ilgili hadisler

    - Peygamberimizin Çocuklarla ilgili 40 hadis‎leri

  3. 26.Mart.2011, 07:34
    2
    kanarya
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Temmuz.2007
    Üye No: 1434
    Mesaj Sayısı: 357
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: Peygamberimizin çocuklarla ilgili anıları




    Peygamberimizin çocuklarla ilgili anıları

    Hz. Enes (r.a.), şöyle demektedir: "Ailesine karşı Ondan daha şefkatli olan hiç kimseyi görmedim. Oğlu İbrahim’in, Medine'nin kenar mahallelerinde oturan süt annesi vardı. Süt annenin kocası demircilik yapmaktaydı. Beraberinde biz de olduğumuz halde Hz. Peygamber, oraya çocuğu görmek için giderdi. Varınca, duman dolu eve girer, çocuğu kucağına alarak koklar ve öper, bir süre sonra dönerdi." (22) Henüz süt emme çağında iken vefat eden İbrahim'in ölüm ânını konu alan bir hadiste ise, Hz. Peygamber'in can vermekte olan oğlunu kucağına alıp öptüğü, bu sırada gözlerinden yaşlar boşandığı bildirilmekte ve bu durumu gören Abdurrahman b. Avf'ın (r.a.), "Siz de mi ağlıyorsunuz, Yâ Rasûlallah" demesi üzerine, "Bu ağlayış rahmet ve merhamettendir. Göz ağlar, kalp mahzun olur, fakat biz ancak Rabbimizin hoşnut olacağı şeyi söyleriz. İbrahim! Senden ayrıldığımız içen gerçekten mahzunuz." cevabını verdiği, rivayet edilmektedir. (23) Yine buna benzer bir olayda, kucağında can vermekte olan çocuğa bakınca dayanamamış ve gözleri yaşla dolmuştu. O'nun ağladığını görenler, "Bu nedir Yâ Resûlallah?" diye sorunca, "Bu, Allah'ın, kullarının kalplerine yerleştirdiği bir rahmet ve merhamettir. Allah, kullan arasında ancak merhametli olanlara rahmetiyle muamele eder." (24) buyurmuştu.
    Hz. Peygamber'in çocukları öptüğünü gören bir bedevi, bunu yadırgamış ve "Demek siz çocukları öpüyorsunuz ha!.. Halbuki biz onları hiç öpmeyiz!" demekten kendini alamamıştı. Bunun üzerine Hz. Peygamber: "Şayet senin kalbinden Allah merhameti söküp almışsa, ben ne yapabilirim." (25) buyurarak, çocuk sevgisinden yoksun bir kalpte merhametin de bulunamayacağını ifade etmişti.
    Alıntı...

    HZ. PEYGAMBER'İN TERBİYESİNDE YETİŞEN ÇOCUKLAR

    Hz. Peygamber'in bu yakın çevresindeki çocuklara alakası doğumdan itibaren başlar. 0, doğan çocukların kulaklarına ezan okur, onlara isim takar, önceden kötü isim takılmışsa onları değiştirir, onlar için akika kurbanı keserdi. Mesela, Hz. Hasan doğduğunda iki kulağına ‘ezan' okumuştu. İbrahim'in doğduğu gecenin ertesi günü ona isim takışını ise sahabesine şöyle açıklamıştı: "Bu gece bir oğlum oldu. Ona atam İbrahim'in ismini koydum!"1 Torunları Hz. Hasan, Hz. Hüseyin ve Muhassin'e başta konulan Harb ismini hoş bulmamış ve onları mezkur isimlerle değiştirmiş. Doğumla başlayan bu alaka hep devam edecektir. Hz. Peygamber onları evde bazen sırtına, bazen karnının üzerine alıp eğlendirirdi. Hatta bazen Hz. Peygamber, camide namaz kıldırıyorken bile çocuklar omzunda veya sırtındadır. Hz. Zeyneb'den kız torunu Umame bu çocuklardan biridir. Hz. Peygamber, onu namazda omzuna alır, rukuya gittiğinde yere kor, kalktığında tekrar omzuna alırdı.2 Bazen Hz. Peygamber secdeye gidince Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin gelip sırtına binerlerdi. Hz. Peygamber secdeden kalkarken onları yumuşak bir şekilde alıp yere kordu. Secdeye gidince onlar yine sırtına binerlerdi, bu durum, namaz bitene kadar böyle devam ederdi. Namaz bitince ise Hz. Peygamber onları, hiç kızmaksızın alıp dizlerine oturturdu.3 Bir defasında Hz. Peygamber secdedeyken sırtına Hz. Hasan veya Hz. Hüseyin binince, ininceye kadar secdeyi uzatmıştı. Bir gün de Hz. Peygamber zekat hurmalarını dağıtıyorken Hz. Hasan kucağında bulunuyordu. Dağıtma işi bitince onu omzuna almıştı.4 el-Bera' (ra) da, Hz. Peygamber omzunda Hz. Hasan olduğu halde; "Allah'ım, doğrusu ben bunu seviyorum. Onu Sen de sev." buyururken gördüğünü bildirmektedir. Çocuklar, bineğinin üzerinde de Hz. Peygamber'in yanındadırlar. Mekke'nin fethinde şehre girerken Hz. Zeyneb'den torunu Ali, terkisinde bulunuyordu. Hz. Peygamber, çocuk ve torunlarına olan sevgisini, alakasını her yerde, her fırsatta izhar ederdi.

    Hz. Peygamber, bir gün bir omzunda Hz. Hasan, diğerinde Hz. Hüseyin olduğu ve sırasıyla birini, öbürünü öperken sahabenin yanına gelmişti.5 Bir defasında hutbe okuyorken Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin camiye girince sözüne ara verip aşağı inmiş ve onları kucağına almıştı.6 Hz. Peygamber, Hz. Fatma huzuruna girdiğinde kalkar, elini tutar, kendisini öper ve yanına oturturdu. Hz. Fatma da Hz. Peygamber'e aynı şekilde davranırdı.7 Ebû Hureyre de şöyle bir olay anlatır: Rasûlullah ile beraber Medine'nin çarşılarından birinde idim. Derken o ayrıldı, ben de ayrıldım. O, (Hz. Fatma'nın evine gelip) üç defa; "Yaramaz nerede?" deyip Hz. Hasan'ı çağırttı. Gelince Hz. Peygamber kollarını açtı, o da açtı ve ona sarılıp öptü. Ardından da şöyle buyurdu: "Allah'ım, doğrusu ben bunu seviyorum. Onu Sen de sev, onu sevenleri de sev!"8 Benzer bir olay bir davete giderken de olmuştu. Şöyle ki, Hz. Peygamber, bir davete giderken yolda Hz. Hüseyin'i oynarken görünce öne çıkıp ellerini açmış ve Hz. Hüseyin'i tutup öpmüştü. Enes ise Hz. Peygamber'in İbrahim'i öpüp kokladığını nakletmektedir. Hz. Peygamber'in bu sevgi tezahürleri bazı sahabilerinin dikkatini çekiyordu. el-Akra' b. Habis Hz. Peygamber'i, Hz. Hasan'ı öperken görmüştü de; "Doğrusu benim 10 çocuğum var, hiçbirini öpmemişimdir!" demiş, Hz. Peygamber de şöyle mukabelede bulunmuştu: "Merhamet etmeyene merhamet edilmez."

    Hz. Peygamber, bir sefere çıkacağında da en son Hz. Fatma'ya uğrar, dönüşünde ise ilk olarak onu ziyaret eder ve öperdi. Sefer dönüşlerinde ailesinin çocukları tarafından karşılanan Hz. Peygamber, uzağında kalan çocuklarını da hep soruşturmuş, takip etmişti. Mesela; Hz. Rukayye, kocası Hz. Osman ile Habeşistan'a hicret ettiğinde bir ara haberleri kesilmişti. O zaman Hz. Peygamber çıkar, o taraflardan gelenlere haberlerini sorardı.

    Bir defasında Hz. Fatma hastalanmıştı da Ma'kil b. Yesar'i yanına alarak ziyaretine gitmişti.9 Ev içi huzursuzluk anlarında da Hz. Peygamber çocuklarının yanında olurdu. Bir ara Hz. Fatma ile Hz. Ali'nin arasında bir kırgınlık belirmişti de Hz. Peygamber araya girip onları barıştırmıştı.

    Kederli anlardan biri de ölüm olaylarında yaşanır. O zamanlarda da Hz. Peygamber çocuklarının yani başındadır. Hz. Rukayye öldüğünde Hz. Peygamber kabrin yanına oturmuştu. Hz. Fatma da yanındaydı, ağlıyordu. Hz. Peygamber ise bir bez parçası ile Hz. Fatma'nın gözyaşlarını siliyordu.10 Diğer bir ölüm olayında Hz. Peygamber can çekişen küçük bir kızını alıp bağrına basmış, çocuk önünde can verince de ağlamıştı.11 Hz. Ümmü Külsüm defnedilirken ise toprak atarak aralıkların kapatılmasını emrediyor ve söyle buyuruyordu: "Bunun bir yararı yok. Ama geride kalanların gönlünü hoş eder!"12 Hz. Peygamber'in çocuklarına bir alakası ise onları çeşitli durumlarda koruma seklinde olmuştur. Mesela; kızlarını evlendirirken hem damat seçiminde, hem mihir tesbiti ve güzel bir düğün yaptırmada, hem de kumalı evliliğe rıza göstermemede bir baba olarak çocuklarını koruması söz konusudur. Şöyle ki, Hz. Peygamber Hz. Fatma'ya ayrı ayrı talib olan Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer'e, küçüklüğünü söyleyerek müsbet cevap vermemiş, Hz. Ali ile evlendirince de mihir tesbitinde ve gerdek öncesinde çok yakından alakadar olmuştu. O zaman Hz. Fatma'ya da söyle demişti: "Fatma! Vallahi seni onların en alimi, en ağırbaşlı ve akıllısı ve en önce Müslüman olanı ile evlendirdim!" Yine bu cümleden olarak Hz. Peygamber kızları hususunda çok kıskanç davranır, kızlarını kuma üzerine evlendirmediği gibi evli kızlarının üzerine kuma getirilmesine de şiddetle karşı çıkardı. Bu hususta yani kızların üzerine ikinci bir evlilik yapmayacaklarına dair damatlarından söz aldığı nakledilmektedir. Bu sebeple Hz. Peygamber verdiği sözde durup kızının üzerine ikinci bir evlilik yapmayan Ebû'l-As'ı övgü ile yad ederken Hz. Fatma'nın üzerine kuma getirmek isteyen Hz. Ali'ye şiddetle karşı çıkabilmiştir.

    Hz. Peygamber, çocuk ve torunlarının maddi ve manevi eğitimiyle de ilgilenir, onlara, dünya ve ahiret mutluluklarını sağlamaya yönelik irşadlarda bulunurdu. Zekat hurmalarıyla alakalı bir olay meşhurdur. Hz. Hasan, bir gün zekat hurmalarından birini ağzına atmıştı da Hz. Peygamber hemen onu ağzından çıkartmış ve; "Bilmiyor musun, Âl-i Muhammed, zekat mali yiyemez." buyurmuştu.13 Mekke'de bisetin ilk yıllarında cereyan eden meşhur "inzar" olayında Hz. Fatma'ya da hitap vardır: "Muhammed'in kızı Fatıma! Malımdan dilediğini benden iste. Ben seni Allah'a karsı hiçbir şeyden müstağni kılamam!" Hz. Peygamber, böylece dinin hükümleri karşısında çocuklarının, diğer Müslümanlardan bir ayrıcalıklarının olmadığını da öğretmiş oluyordu. Onun bu hususa zaman zaman dikkat çektiği görülmektedir.

    Hz. Peygamber'in çocuklarını irşadlarında namaz ve zühd üzerinde çok durduğu görülmektedir. Enes Hz. Peygamber'in sabah namazına çıkarken altı ay Hz. Fatma'nın kapısına uğrayıp onları namaza çağırdığını bildirmektedir. Hz. Peygamber onların kapılarını gece namazına kalkmaları için de çalardı. Diğer taraftan Hz. Peygamber, el değirmenini çevirmekten şikayet edip kendisine bir hizmetçi verilmesini isteyen Hz. Fatma'ya hizmetçi verme yerine, yatmadan önce tesbihat okumasını tavsiye etmişti.14

    Hz. Peygamber'in çocuk ve torunlarıyla münasebetinde dikkat çeken bir husus da, onlar arasında ayrım yapmamaya, onlara eşit davranmaya özen göstermesidir. Bu hususta şu olayı zikredebiliriz: Bir gün Hz. Peygamber Hz. Fatma'nın evine gitmişti. O esnada Hz. Ali uyuyordu. Derken Hz. Hüseyin içecek bir şey istemiş, Hz. Peygamber de bir koyun sağmaya yönelmiş. O zaman Hz. Hasan yanına gelmiş, ama Hz. Peygamber sağdığını ona vermemişti. Bunun üzerine Hz. Fatma, Hz. Hüseyin'i mi daha çok sevdiğini sormuş, Hz. Peygamber de şöyle buyurmuştu: "Hayır, o ondan önce içecek istemişti." Tabiatıyla bu bütün çocukları aynı derecede sevdiğini ifade etmez. Bazı çocukları diğerlerinden daha çok sevdiğini belirten haberler vardır. Bunda ilk çocuk olma, o esnadaki en küçük çocuk olma, bazı kabiliyetlere sahip olma gibi sebepler etkili olmuş olmalıdır.

    Hz. Peygamber, kendisine hediye gelen bir gerdanlığı; "Bunu ailemden en çok sevdiğime vereceğim!" demiş, sonra onu torunu Umame'ye vermiştir. Her halde bu olayın meydana geldiği zamanda Umame ailenin en küçüğüydü. Hz. Hasan'a bütün çocuklardan fazla gösterdiği müsamaha ve sevginin sebebinin, onun ilerde Hz. Peygamber'in çocuk ve torunlarına muamelesi hakkında söylenen hususları, onların Hz. Peygamber'le alakalı hatıraları da teyid etmektedir

    Prof. Dr. Abdullah Aydınlı



  4. 26.Mart.2011, 07:34
    2
    Devamlı Üye



    Peygamberimizin çocuklarla ilgili anıları

    Hz. Enes (r.a.), şöyle demektedir: "Ailesine karşı Ondan daha şefkatli olan hiç kimseyi görmedim. Oğlu İbrahim’in, Medine'nin kenar mahallelerinde oturan süt annesi vardı. Süt annenin kocası demircilik yapmaktaydı. Beraberinde biz de olduğumuz halde Hz. Peygamber, oraya çocuğu görmek için giderdi. Varınca, duman dolu eve girer, çocuğu kucağına alarak koklar ve öper, bir süre sonra dönerdi." (22) Henüz süt emme çağında iken vefat eden İbrahim'in ölüm ânını konu alan bir hadiste ise, Hz. Peygamber'in can vermekte olan oğlunu kucağına alıp öptüğü, bu sırada gözlerinden yaşlar boşandığı bildirilmekte ve bu durumu gören Abdurrahman b. Avf'ın (r.a.), "Siz de mi ağlıyorsunuz, Yâ Rasûlallah" demesi üzerine, "Bu ağlayış rahmet ve merhamettendir. Göz ağlar, kalp mahzun olur, fakat biz ancak Rabbimizin hoşnut olacağı şeyi söyleriz. İbrahim! Senden ayrıldığımız içen gerçekten mahzunuz." cevabını verdiği, rivayet edilmektedir. (23) Yine buna benzer bir olayda, kucağında can vermekte olan çocuğa bakınca dayanamamış ve gözleri yaşla dolmuştu. O'nun ağladığını görenler, "Bu nedir Yâ Resûlallah?" diye sorunca, "Bu, Allah'ın, kullarının kalplerine yerleştirdiği bir rahmet ve merhamettir. Allah, kullan arasında ancak merhametli olanlara rahmetiyle muamele eder." (24) buyurmuştu.
    Hz. Peygamber'in çocukları öptüğünü gören bir bedevi, bunu yadırgamış ve "Demek siz çocukları öpüyorsunuz ha!.. Halbuki biz onları hiç öpmeyiz!" demekten kendini alamamıştı. Bunun üzerine Hz. Peygamber: "Şayet senin kalbinden Allah merhameti söküp almışsa, ben ne yapabilirim." (25) buyurarak, çocuk sevgisinden yoksun bir kalpte merhametin de bulunamayacağını ifade etmişti.
    Alıntı...

    HZ. PEYGAMBER'İN TERBİYESİNDE YETİŞEN ÇOCUKLAR

    Hz. Peygamber'in bu yakın çevresindeki çocuklara alakası doğumdan itibaren başlar. 0, doğan çocukların kulaklarına ezan okur, onlara isim takar, önceden kötü isim takılmışsa onları değiştirir, onlar için akika kurbanı keserdi. Mesela, Hz. Hasan doğduğunda iki kulağına ‘ezan' okumuştu. İbrahim'in doğduğu gecenin ertesi günü ona isim takışını ise sahabesine şöyle açıklamıştı: "Bu gece bir oğlum oldu. Ona atam İbrahim'in ismini koydum!"1 Torunları Hz. Hasan, Hz. Hüseyin ve Muhassin'e başta konulan Harb ismini hoş bulmamış ve onları mezkur isimlerle değiştirmiş. Doğumla başlayan bu alaka hep devam edecektir. Hz. Peygamber onları evde bazen sırtına, bazen karnının üzerine alıp eğlendirirdi. Hatta bazen Hz. Peygamber, camide namaz kıldırıyorken bile çocuklar omzunda veya sırtındadır. Hz. Zeyneb'den kız torunu Umame bu çocuklardan biridir. Hz. Peygamber, onu namazda omzuna alır, rukuya gittiğinde yere kor, kalktığında tekrar omzuna alırdı.2 Bazen Hz. Peygamber secdeye gidince Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin gelip sırtına binerlerdi. Hz. Peygamber secdeden kalkarken onları yumuşak bir şekilde alıp yere kordu. Secdeye gidince onlar yine sırtına binerlerdi, bu durum, namaz bitene kadar böyle devam ederdi. Namaz bitince ise Hz. Peygamber onları, hiç kızmaksızın alıp dizlerine oturturdu.3 Bir defasında Hz. Peygamber secdedeyken sırtına Hz. Hasan veya Hz. Hüseyin binince, ininceye kadar secdeyi uzatmıştı. Bir gün de Hz. Peygamber zekat hurmalarını dağıtıyorken Hz. Hasan kucağında bulunuyordu. Dağıtma işi bitince onu omzuna almıştı.4 el-Bera' (ra) da, Hz. Peygamber omzunda Hz. Hasan olduğu halde; "Allah'ım, doğrusu ben bunu seviyorum. Onu Sen de sev." buyururken gördüğünü bildirmektedir. Çocuklar, bineğinin üzerinde de Hz. Peygamber'in yanındadırlar. Mekke'nin fethinde şehre girerken Hz. Zeyneb'den torunu Ali, terkisinde bulunuyordu. Hz. Peygamber, çocuk ve torunlarına olan sevgisini, alakasını her yerde, her fırsatta izhar ederdi.

    Hz. Peygamber, bir gün bir omzunda Hz. Hasan, diğerinde Hz. Hüseyin olduğu ve sırasıyla birini, öbürünü öperken sahabenin yanına gelmişti.5 Bir defasında hutbe okuyorken Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin camiye girince sözüne ara verip aşağı inmiş ve onları kucağına almıştı.6 Hz. Peygamber, Hz. Fatma huzuruna girdiğinde kalkar, elini tutar, kendisini öper ve yanına oturturdu. Hz. Fatma da Hz. Peygamber'e aynı şekilde davranırdı.7 Ebû Hureyre de şöyle bir olay anlatır: Rasûlullah ile beraber Medine'nin çarşılarından birinde idim. Derken o ayrıldı, ben de ayrıldım. O, (Hz. Fatma'nın evine gelip) üç defa; "Yaramaz nerede?" deyip Hz. Hasan'ı çağırttı. Gelince Hz. Peygamber kollarını açtı, o da açtı ve ona sarılıp öptü. Ardından da şöyle buyurdu: "Allah'ım, doğrusu ben bunu seviyorum. Onu Sen de sev, onu sevenleri de sev!"8 Benzer bir olay bir davete giderken de olmuştu. Şöyle ki, Hz. Peygamber, bir davete giderken yolda Hz. Hüseyin'i oynarken görünce öne çıkıp ellerini açmış ve Hz. Hüseyin'i tutup öpmüştü. Enes ise Hz. Peygamber'in İbrahim'i öpüp kokladığını nakletmektedir. Hz. Peygamber'in bu sevgi tezahürleri bazı sahabilerinin dikkatini çekiyordu. el-Akra' b. Habis Hz. Peygamber'i, Hz. Hasan'ı öperken görmüştü de; "Doğrusu benim 10 çocuğum var, hiçbirini öpmemişimdir!" demiş, Hz. Peygamber de şöyle mukabelede bulunmuştu: "Merhamet etmeyene merhamet edilmez."

    Hz. Peygamber, bir sefere çıkacağında da en son Hz. Fatma'ya uğrar, dönüşünde ise ilk olarak onu ziyaret eder ve öperdi. Sefer dönüşlerinde ailesinin çocukları tarafından karşılanan Hz. Peygamber, uzağında kalan çocuklarını da hep soruşturmuş, takip etmişti. Mesela; Hz. Rukayye, kocası Hz. Osman ile Habeşistan'a hicret ettiğinde bir ara haberleri kesilmişti. O zaman Hz. Peygamber çıkar, o taraflardan gelenlere haberlerini sorardı.

    Bir defasında Hz. Fatma hastalanmıştı da Ma'kil b. Yesar'i yanına alarak ziyaretine gitmişti.9 Ev içi huzursuzluk anlarında da Hz. Peygamber çocuklarının yanında olurdu. Bir ara Hz. Fatma ile Hz. Ali'nin arasında bir kırgınlık belirmişti de Hz. Peygamber araya girip onları barıştırmıştı.

    Kederli anlardan biri de ölüm olaylarında yaşanır. O zamanlarda da Hz. Peygamber çocuklarının yani başındadır. Hz. Rukayye öldüğünde Hz. Peygamber kabrin yanına oturmuştu. Hz. Fatma da yanındaydı, ağlıyordu. Hz. Peygamber ise bir bez parçası ile Hz. Fatma'nın gözyaşlarını siliyordu.10 Diğer bir ölüm olayında Hz. Peygamber can çekişen küçük bir kızını alıp bağrına basmış, çocuk önünde can verince de ağlamıştı.11 Hz. Ümmü Külsüm defnedilirken ise toprak atarak aralıkların kapatılmasını emrediyor ve söyle buyuruyordu: "Bunun bir yararı yok. Ama geride kalanların gönlünü hoş eder!"12 Hz. Peygamber'in çocuklarına bir alakası ise onları çeşitli durumlarda koruma seklinde olmuştur. Mesela; kızlarını evlendirirken hem damat seçiminde, hem mihir tesbiti ve güzel bir düğün yaptırmada, hem de kumalı evliliğe rıza göstermemede bir baba olarak çocuklarını koruması söz konusudur. Şöyle ki, Hz. Peygamber Hz. Fatma'ya ayrı ayrı talib olan Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer'e, küçüklüğünü söyleyerek müsbet cevap vermemiş, Hz. Ali ile evlendirince de mihir tesbitinde ve gerdek öncesinde çok yakından alakadar olmuştu. O zaman Hz. Fatma'ya da söyle demişti: "Fatma! Vallahi seni onların en alimi, en ağırbaşlı ve akıllısı ve en önce Müslüman olanı ile evlendirdim!" Yine bu cümleden olarak Hz. Peygamber kızları hususunda çok kıskanç davranır, kızlarını kuma üzerine evlendirmediği gibi evli kızlarının üzerine kuma getirilmesine de şiddetle karşı çıkardı. Bu hususta yani kızların üzerine ikinci bir evlilik yapmayacaklarına dair damatlarından söz aldığı nakledilmektedir. Bu sebeple Hz. Peygamber verdiği sözde durup kızının üzerine ikinci bir evlilik yapmayan Ebû'l-As'ı övgü ile yad ederken Hz. Fatma'nın üzerine kuma getirmek isteyen Hz. Ali'ye şiddetle karşı çıkabilmiştir.

    Hz. Peygamber, çocuk ve torunlarının maddi ve manevi eğitimiyle de ilgilenir, onlara, dünya ve ahiret mutluluklarını sağlamaya yönelik irşadlarda bulunurdu. Zekat hurmalarıyla alakalı bir olay meşhurdur. Hz. Hasan, bir gün zekat hurmalarından birini ağzına atmıştı da Hz. Peygamber hemen onu ağzından çıkartmış ve; "Bilmiyor musun, Âl-i Muhammed, zekat mali yiyemez." buyurmuştu.13 Mekke'de bisetin ilk yıllarında cereyan eden meşhur "inzar" olayında Hz. Fatma'ya da hitap vardır: "Muhammed'in kızı Fatıma! Malımdan dilediğini benden iste. Ben seni Allah'a karsı hiçbir şeyden müstağni kılamam!" Hz. Peygamber, böylece dinin hükümleri karşısında çocuklarının, diğer Müslümanlardan bir ayrıcalıklarının olmadığını da öğretmiş oluyordu. Onun bu hususa zaman zaman dikkat çektiği görülmektedir.

    Hz. Peygamber'in çocuklarını irşadlarında namaz ve zühd üzerinde çok durduğu görülmektedir. Enes Hz. Peygamber'in sabah namazına çıkarken altı ay Hz. Fatma'nın kapısına uğrayıp onları namaza çağırdığını bildirmektedir. Hz. Peygamber onların kapılarını gece namazına kalkmaları için de çalardı. Diğer taraftan Hz. Peygamber, el değirmenini çevirmekten şikayet edip kendisine bir hizmetçi verilmesini isteyen Hz. Fatma'ya hizmetçi verme yerine, yatmadan önce tesbihat okumasını tavsiye etmişti.14

    Hz. Peygamber'in çocuk ve torunlarıyla münasebetinde dikkat çeken bir husus da, onlar arasında ayrım yapmamaya, onlara eşit davranmaya özen göstermesidir. Bu hususta şu olayı zikredebiliriz: Bir gün Hz. Peygamber Hz. Fatma'nın evine gitmişti. O esnada Hz. Ali uyuyordu. Derken Hz. Hüseyin içecek bir şey istemiş, Hz. Peygamber de bir koyun sağmaya yönelmiş. O zaman Hz. Hasan yanına gelmiş, ama Hz. Peygamber sağdığını ona vermemişti. Bunun üzerine Hz. Fatma, Hz. Hüseyin'i mi daha çok sevdiğini sormuş, Hz. Peygamber de şöyle buyurmuştu: "Hayır, o ondan önce içecek istemişti." Tabiatıyla bu bütün çocukları aynı derecede sevdiğini ifade etmez. Bazı çocukları diğerlerinden daha çok sevdiğini belirten haberler vardır. Bunda ilk çocuk olma, o esnadaki en küçük çocuk olma, bazı kabiliyetlere sahip olma gibi sebepler etkili olmuş olmalıdır.

    Hz. Peygamber, kendisine hediye gelen bir gerdanlığı; "Bunu ailemden en çok sevdiğime vereceğim!" demiş, sonra onu torunu Umame'ye vermiştir. Her halde bu olayın meydana geldiği zamanda Umame ailenin en küçüğüydü. Hz. Hasan'a bütün çocuklardan fazla gösterdiği müsamaha ve sevginin sebebinin, onun ilerde Hz. Peygamber'in çocuk ve torunlarına muamelesi hakkında söylenen hususları, onların Hz. Peygamber'le alakalı hatıraları da teyid etmektedir

    Prof. Dr. Abdullah Aydınlı



  5. 05.Ocak.2012, 22:30
    3
    Misafir

    Cevap: Peygamberimizin çocuklarla ilgili anıları

    aklıma birsey geldi


  6. 05.Ocak.2012, 22:30
    3
    misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    misafir
    Misafir
    aklıma birsey geldi


  7. 29.Aralık.2012, 02:40
    4
    Misafir

    Cevap: Peygamberimizin çocuklarla ilgili anıları

    bence çok güzel anılar


  8. 29.Aralık.2012, 02:40
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    bence çok güzel anılar


  9. 05.Ocak.2013, 22:36
    5
    Misafir

    Cevap: Peygamberimizin çocuklarla ilgili anıları

    bence çok güzel anılar


  10. 05.Ocak.2013, 22:36
    5
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    bence çok güzel anılar


  11. 19.Şubat.2013, 00:43
    6
    Misafir

    Cevap: Peygamberimizin çocuklarla ilgili anıları

    bece hz. muhammed çok iyi bir insan inş bizlerde onun gibi iyi bir insan olabiliriz


  12. 19.Şubat.2013, 00:43
    6
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    bece hz. muhammed çok iyi bir insan inş bizlerde onun gibi iyi bir insan olabiliriz


  13. 05.Mart.2013, 22:22
    7
    Misafir

    Cevap: Peygamberimizin çocuklarla ilgili anıları

    allahım bizide onun gibi iyi yapsın


  14. 05.Mart.2013, 22:22
    7
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    allahım bizide onun gibi iyi yapsın


  15. 09.Nisan.2013, 23:22
    8
    Misafir

    Cevap: Peygamberimizin çocuklarla ilgili anıları

    çok güzel okumanızı tavsiye ederim


  16. 09.Nisan.2013, 23:22
    8
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    çok güzel okumanızı tavsiye ederim


  17. 15.Nisan.2013, 13:07
    9
    Misafir

    Cevap: Peygamberimizin çocuklarla ilgili anıları

    ne geldiğini merak ettim.Çok güzel ödevime de yardımcı oldu


  18. 15.Nisan.2013, 13:07
    9
    iğ.lşp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    iğ.lşp
    Misafir
    ne geldiğini merak ettim.Çok güzel ödevime de yardımcı oldu


  19. 04.Mayıs.2014, 10:40
    10
    Misafir

    Cevap: Peygamberimizin çocuklarla ilgili anıları

    ödevime yardımcı olsu sağolun...


  20. 04.Mayıs.2014, 10:40
    10
    demet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    demet
    Misafir
    ödevime yardımcı olsu sağolun...


  21. 18.Aralık.2014, 11:26
    11
    Misafir

    Cevap: Peygamberimizin çocuklarla ilgili anıları

    ödevime çok yardımcı oldu çok güzel hikayeler bence okumalısınız


  22. 18.Aralık.2014, 11:26
    11
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    ödevime çok yardımcı oldu çok güzel hikayeler bence okumalısınız


  23. 14.Ocak.2015, 18:44
    12
    Misafir

    Cevap: Peygamberimizin çocuklarla ilgili anıları

    evet bencede çok güzel anı


  24. 14.Ocak.2015, 18:44
    12
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    evet bencede çok güzel anı





+ Yorum Gönder
Git 12 Son