Konusunu Oylayın.: Yehova şahitleri nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Yehova şahitleri nedir?
  1. 25.Mart.2011, 14:02
    1
    Misafir

    Yehova şahitleri nedir?






    Yehova şahitleri nedir? Mumsema Yehova şahitleri nedir?


  2. 25.Mart.2011, 14:02
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 25.Mart.2011, 15:24
    2
    MaxiMilyan
    SÜPER EDİTÖR

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2007
    Üye No: 56
    Mesaj Sayısı: 417
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 29
    Bulunduğu yer: Hatay İskenderun

    Cevap: Yehova şahitleri nedir?




    Kur’an-ı Kerim, Tevhîd konusunda göstermiş olduğu hassasiyet nedeniyle “Teslis İnancını” benimseyen; “Allah üçün üçüncüsüdür” diyen Hıristiyanları şiddetle tenkit eder ve onların bu yorumlarıyla küfre düşmüş olduklarını belirtir. Hıristiyanlıkta teslis akidesinin resmi olarak dördüncü yüzyılda kabul edildiği göz önüne alınırsa; Kur’an’ın tenkide konu edindiği Hıristiyanların daha ziyade o yüzyılda ve sonrasında bu düşünceyi savunan Hıristiyanlar olduğu görülür. İlginç olan teslisi savunan Hıristiyanlar bu nazariyeyle putperestlikten kaçınmayı hedef almışlardır. Bu yüzden olsa gerektir ki Kur’an’ın teslise inanan Hıristiyanlar hakkındaki hükmü onlar için oldukça rahatsız edicidir. Çünkü Katolik, Protestan ve Ortodoks Hıristiyanlar teslis inancının putperestlik olmadığını savunur ve putperestliği reddederler. Bununla beraber Kur’an’ın onlar hakkındaki tenkidi; yani Meryem oğlu İsa’nın Allah olmadığı fikri, hıristiyanlığın kendi bünyesinden de destek görür. Bu düşünce Hıristiyanlığın ilk döneminde olduğu gibi tarih boyunca ve günümüzde de Hıristiyan ilahiyatçılar tarafından tartışılmaktadır. Yehova şahitleri söz konusu edilince onların bariz özelliklerinden birisi teslis inancını reddetmeleridir.

    Hıristiyanlar Hz. İsa’dan hemen sonra peygamberliğin bir destekleyici güç olarak yeniden ortaya çıktığını iddia ederler. Buna bağlı olarak Hıristiyanlık’ta, kilise bünyesinde peygamberliğin kurumsallaştırıldığı görülür; aynı zamanda Hıristiyan cemaatin her ferdi potansiyel olarak peygamberi faaliyet yetisine sahiptir. Yahova Şahitleri de teşkilat olarak kendilerinin Tanrı tarafından seçildiğini ve teşkilatları bünyesinde peygamberliğin geri döndüğünü iddia ederler. Onlar bu iddialarını Kitab-ı Mukaddes’e dayandırırlar. Diğer taraftan Yahudilikteki yeryüzünde Tanrının krallığını gerçekleştirecek olan bir Mesih beklentisi, Hz. İsa’nın ikinci dönüşü bağlamında bütün Hıristiyan akımları olduğu Yahova Şahitlerini de etkilemiştir. Öyle ki Yahova Şahitlerinin teolojik arka planı ve gelecekle ilgili (eskatolojik) düşünceleri tamamen bu beklentilerle ilintilidir. Dolayısıyla Yehova Şahitlerinin Yahudi ve Hıristiyanlığın dini ve kültürel öğretilerinin besleyip büyüttüğü bir çocuk olduğu söylenebilir. Ancak bizim bu çalışmadaki hedeflerimizden birisi de Yehova Şahitlerinin tam anlamıyla nereye oturduğunu tespit etmektir.

    Hıristiyanlık tarihinde Hz. İsa’ya sadece bir Mesih yada bir peygamber olarak olayların merkezinde yer verilmez; bunun ötesinde bütün bir Hıristiyan teoloji ve eskatoloji Hz. İsa’ya bağlı olarak şekillenmiştir. Bu nedenle Hıristiyanlar bakımından Hz. İsa bir peygamber olmanın ötesinde bir ilahi tabiata ve şahsiyete sahiptir. Bir Müslüman için Hz. İsa’yı bir peygamber olarak kabul etmek nasıl gayet tabii ve basitse, bir Hıristiyan için de, isterse bu Hıristiyan bir unitarianist (vahdaniyetçi) veya Yehova şahidi olsun, o kadar karmaşık ve zordur. Son ikisine göre Hz. İsa tanrı değildir ama bir peygamberden de ötedir. Gerçekte Hıristiyanlığın tarihinde ve geleneğinde bir Hıristiyan için Hz. İsa’nın beşer üstü olarak algılanmasını mümkün kılacak çok münbit bir ortam vardır. Bu ortam ve olaylara rağmen bir kimse hele bir Hıristiyan olarak Hz. İsa’nın tanrısal öze sahip olmadığını söylüyorsa bunu önemsemek gerekir.

    Bu nedenle bu çalışmada öncelikle Yehova Şahitlerinin teolojik arka planı üzerinde durulacaktır. İkinci olarak Yehova Şahitlerinin tanrı tarafından seçilmiş oldukları iddiası, teşkilatları bünyesinde yeniden kurumsal anlamda inşa ettikleri peygamberlik anlayışı ve Mesih’in dönüşü üzerinde durulacaktır. Konunun daha iyi kavranması bakımından nispeten mukayeseli bir yaklaşım izlenecektir; ancak mukayeseli çalışmaların zorluğu ve uzun araştırmaları gerektirmesi nedeniyle konu kısaca irdelenmeye çalışılacaktır.


  4. 25.Mart.2011, 15:24
    2
    SÜPER EDİTÖR



    Kur’an-ı Kerim, Tevhîd konusunda göstermiş olduğu hassasiyet nedeniyle “Teslis İnancını” benimseyen; “Allah üçün üçüncüsüdür” diyen Hıristiyanları şiddetle tenkit eder ve onların bu yorumlarıyla küfre düşmüş olduklarını belirtir. Hıristiyanlıkta teslis akidesinin resmi olarak dördüncü yüzyılda kabul edildiği göz önüne alınırsa; Kur’an’ın tenkide konu edindiği Hıristiyanların daha ziyade o yüzyılda ve sonrasında bu düşünceyi savunan Hıristiyanlar olduğu görülür. İlginç olan teslisi savunan Hıristiyanlar bu nazariyeyle putperestlikten kaçınmayı hedef almışlardır. Bu yüzden olsa gerektir ki Kur’an’ın teslise inanan Hıristiyanlar hakkındaki hükmü onlar için oldukça rahatsız edicidir. Çünkü Katolik, Protestan ve Ortodoks Hıristiyanlar teslis inancının putperestlik olmadığını savunur ve putperestliği reddederler. Bununla beraber Kur’an’ın onlar hakkındaki tenkidi; yani Meryem oğlu İsa’nın Allah olmadığı fikri, hıristiyanlığın kendi bünyesinden de destek görür. Bu düşünce Hıristiyanlığın ilk döneminde olduğu gibi tarih boyunca ve günümüzde de Hıristiyan ilahiyatçılar tarafından tartışılmaktadır. Yehova şahitleri söz konusu edilince onların bariz özelliklerinden birisi teslis inancını reddetmeleridir.

    Hıristiyanlar Hz. İsa’dan hemen sonra peygamberliğin bir destekleyici güç olarak yeniden ortaya çıktığını iddia ederler. Buna bağlı olarak Hıristiyanlık’ta, kilise bünyesinde peygamberliğin kurumsallaştırıldığı görülür; aynı zamanda Hıristiyan cemaatin her ferdi potansiyel olarak peygamberi faaliyet yetisine sahiptir. Yahova Şahitleri de teşkilat olarak kendilerinin Tanrı tarafından seçildiğini ve teşkilatları bünyesinde peygamberliğin geri döndüğünü iddia ederler. Onlar bu iddialarını Kitab-ı Mukaddes’e dayandırırlar. Diğer taraftan Yahudilikteki yeryüzünde Tanrının krallığını gerçekleştirecek olan bir Mesih beklentisi, Hz. İsa’nın ikinci dönüşü bağlamında bütün Hıristiyan akımları olduğu Yahova Şahitlerini de etkilemiştir. Öyle ki Yahova Şahitlerinin teolojik arka planı ve gelecekle ilgili (eskatolojik) düşünceleri tamamen bu beklentilerle ilintilidir. Dolayısıyla Yehova Şahitlerinin Yahudi ve Hıristiyanlığın dini ve kültürel öğretilerinin besleyip büyüttüğü bir çocuk olduğu söylenebilir. Ancak bizim bu çalışmadaki hedeflerimizden birisi de Yehova Şahitlerinin tam anlamıyla nereye oturduğunu tespit etmektir.

    Hıristiyanlık tarihinde Hz. İsa’ya sadece bir Mesih yada bir peygamber olarak olayların merkezinde yer verilmez; bunun ötesinde bütün bir Hıristiyan teoloji ve eskatoloji Hz. İsa’ya bağlı olarak şekillenmiştir. Bu nedenle Hıristiyanlar bakımından Hz. İsa bir peygamber olmanın ötesinde bir ilahi tabiata ve şahsiyete sahiptir. Bir Müslüman için Hz. İsa’yı bir peygamber olarak kabul etmek nasıl gayet tabii ve basitse, bir Hıristiyan için de, isterse bu Hıristiyan bir unitarianist (vahdaniyetçi) veya Yehova şahidi olsun, o kadar karmaşık ve zordur. Son ikisine göre Hz. İsa tanrı değildir ama bir peygamberden de ötedir. Gerçekte Hıristiyanlığın tarihinde ve geleneğinde bir Hıristiyan için Hz. İsa’nın beşer üstü olarak algılanmasını mümkün kılacak çok münbit bir ortam vardır. Bu ortam ve olaylara rağmen bir kimse hele bir Hıristiyan olarak Hz. İsa’nın tanrısal öze sahip olmadığını söylüyorsa bunu önemsemek gerekir.

    Bu nedenle bu çalışmada öncelikle Yehova Şahitlerinin teolojik arka planı üzerinde durulacaktır. İkinci olarak Yehova Şahitlerinin tanrı tarafından seçilmiş oldukları iddiası, teşkilatları bünyesinde yeniden kurumsal anlamda inşa ettikleri peygamberlik anlayışı ve Mesih’in dönüşü üzerinde durulacaktır. Konunun daha iyi kavranması bakımından nispeten mukayeseli bir yaklaşım izlenecektir; ancak mukayeseli çalışmaların zorluğu ve uzun araştırmaları gerektirmesi nedeniyle konu kısaca irdelenmeye çalışılacaktır.





+ Yorum Gönder