Konusunu Oylayın.: Baskıcı Anne ve Babaya karşı tavrım ne olmalıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Baskıcı Anne ve Babaya karşı tavrım ne olmalıdır?
  1. 19.Mart.2011, 22:41
    1
    Misafir

    Baskıcı Anne ve Babaya karşı tavrım ne olmalıdır?






    Baskıcı Anne ve Babaya karşı tavrım ne olmalıdır? Mumsema merhabalar ben 4 kardeşin en küçüğüyüm hayatım boyunca hep anne babamın baskısıyla yaşadım o kadar sıktılar ki beni onlarsız bir işe girişmekten çekinir oldum . şu anda 19 yaşındayım annem aşırı ilgili babam ise aşırı ilgisiz ve hatta babamla konuşmuyorum bile davranışlarımın normal olmadığının farkındayım.kendime güvensizlik sosyal ortamda rahat davranamamak ve hatta konuşmaya bile üşendiğim oluyor..babamla hiç kavga etmeden önce bu sorunların hiçbiri yoktu toplumda sevilen birisiydim ama babamla kavga ettikten sonra çok değiştim hiçbir şekilde rahat hareket edemiyorum sanki herkes bana bakıyomuş benim hakkımda konuşuyormuş gibi hissediyorum ne yapmalıyım ?


  2. 19.Mart.2011, 22:41
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    merhabalar ben 4 kardeşin en küçüğüyüm hayatım boyunca hep anne babamın baskısıyla yaşadım o kadar sıktılar ki beni onlarsız bir işe girişmekten çekinir oldum . şu anda 19 yaşındayım annem aşırı ilgili babam ise aşırı ilgisiz ve hatta babamla konuşmuyorum bile davranışlarımın normal olmadığının farkındayım.kendime güvensizlik sosyal ortamda rahat davranamamak ve hatta konuşmaya bile üşendiğim oluyor..babamla hiç kavga etmeden önce bu sorunların hiçbiri yoktu toplumda sevilen birisiydim ama babamla kavga ettikten sonra çok değiştim hiçbir şekilde rahat hareket edemiyorum sanki herkes bana bakıyomuş benim hakkımda konuşuyormuş gibi hissediyorum ne yapmalıyım ?


    Benzer Konular

    - Anne ve babaya karşı görevlerimiz nelerdir

    - Anne ve babaya karşı çakmanın kefareti nedir

    - Anne babaya karşı sorumluluklarımız ve görevlerimiz

    - Anne babaya karşı gelmek

    - Çocuğun anne babaya karşı sorumlulukları ile ilgili hadisler

  3. 20.Mart.2011, 12:02
    2
    meryemgül1
    ~~Medinenin Gülü ~~

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Haziran.2009
    Üye No: 48911
    Mesaj Sayısı: 3,926
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 77
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Baskıcı Anne ve Babaya karşı tavrım ne olmalıdır?




    İnsanın üzerinde bir çok haklar vardır ki, insan bu haklara riayet etmekle mükelleftir. İnsanın üzerindeki en büyük hak; Allah’ın hakkıdır. Bu hak; ancak onun emir ve yasaklarına uymak ile ifa edilebilir. Şayet diğer haklar, Allah’ın hakkı ile çatışıyor ise, üslubu ile yani kırmadan dökmeden, Allah’ın hakkı öncelik olarak ifa edilir, bu haklardan taviz vermek doğru olmaz.

    İnsanın üzerindeki ikinci büyük hak ise; anne baba hakkıdır. Her insan anne ve babasına karşı hürmet ve hizmet etmekle mükelleftir. Fikri, dini inancı ne olursa olsun, anne ve babanın evladı üzerindeki hakkı daimidir değişmez. Lakin anne ve baba açıktan evladına dinini yaşamakta engel çıkarıyor ise, evlat bu noktada anne ve babaya itaat etmez. Zira Allah’a itaatin gerekli olduğu yerde, kula itaat edilmez, önemli bir İslam prensibidir.

    Ama diğer noktalarda itaati devam ediyor. Yani evladın, nasıl olsa benim annem veya babam inançsız insanlar, ben onlara hiçbir noktada itaat etmem, onlara saygı göstermem gerekmez demeye hakkı yoktur. İnsan hem Allah’a, hem de anne ve babasına itaat etmekle yükümlüdür, şayet ikisi arasında çakışma olursa, öncelik Allah’a itaat etmektir.

    Bizim bu hususta öncelikli vazifemiz; yumuşak ve kavli leyyin bir şekide anne ve babamıza iman hakikatlerini ulaştırmamızdır. Yani onların hidayeti için güzelce gayret etmemiz gerekir. Bu gayret ister tavır ve ahlakla olur, ister söz ve ilim ile olur.

    Şimdi de Üstad'ımızın Risalelerde değindiği birkaç yeri veriyoruz:
    "Hem peder ve valideyi şefkatle teçhiz eden ve seni onların merhametli elleriyle terbiye ettiren hikmet ve rahmet hesabına onlara hürmet ve muhabbet, Cenâb ı Hakkın muhabbetine aittir. O muhabbet ve hürmet, şefkat, Allah için olduğunun alâmeti şudur ki: Onlar ihtiyar oldukları ve sana hiçbir faideleri kalmadığı ve seni zahmet ve meşakkate attıkları zaman, daha ziyade muhabbet ve merhamet ve şefkat etmektir."

    اِمَّا يَبْلُغَنَّ عِنْدَكَ الْكِبَرَ اَحَدُهُمَاۤ اَوْ كِلاَهُمَا فَلاَ تَقُلْ لَهُمَاۤ اُفٍّ âyeti, beş mertebe hürmet ve şefkate evlâdı davet etmesi, Kur’ân’ın nazarında valideynin hukukları ne kadar ehemmiyetli ve ukukları ne derece çirkin olduğunu gösterir. Madem peder kimseyi değil, yalnız veledinin kendinden daha ziyade iyi olmasını ister. Ona mukabil, veled dahi pedere karşı hak dâvâ edemez. Demek, valideyn ve veled ortasında fıtraten sebeb-i münakaşa yok. Zira, münakaşa ya gıpta ve hasetten gelir. Pederde oğluna karşı o yok. Veya münakaşa, haksızlıktan gelir. Veledin hakkı yoktur ki, pederine karşı hak dâvâ etsin. Pederini haksız görse de, ona isyan edemez."

    "Demek pederine isyan eden ve onu rencide eden, insan bozması bir canavardır."
    (1)



  4. 20.Mart.2011, 12:02
    2
    ~~Medinenin Gülü ~~



    İnsanın üzerinde bir çok haklar vardır ki, insan bu haklara riayet etmekle mükelleftir. İnsanın üzerindeki en büyük hak; Allah’ın hakkıdır. Bu hak; ancak onun emir ve yasaklarına uymak ile ifa edilebilir. Şayet diğer haklar, Allah’ın hakkı ile çatışıyor ise, üslubu ile yani kırmadan dökmeden, Allah’ın hakkı öncelik olarak ifa edilir, bu haklardan taviz vermek doğru olmaz.

    İnsanın üzerindeki ikinci büyük hak ise; anne baba hakkıdır. Her insan anne ve babasına karşı hürmet ve hizmet etmekle mükelleftir. Fikri, dini inancı ne olursa olsun, anne ve babanın evladı üzerindeki hakkı daimidir değişmez. Lakin anne ve baba açıktan evladına dinini yaşamakta engel çıkarıyor ise, evlat bu noktada anne ve babaya itaat etmez. Zira Allah’a itaatin gerekli olduğu yerde, kula itaat edilmez, önemli bir İslam prensibidir.

    Ama diğer noktalarda itaati devam ediyor. Yani evladın, nasıl olsa benim annem veya babam inançsız insanlar, ben onlara hiçbir noktada itaat etmem, onlara saygı göstermem gerekmez demeye hakkı yoktur. İnsan hem Allah’a, hem de anne ve babasına itaat etmekle yükümlüdür, şayet ikisi arasında çakışma olursa, öncelik Allah’a itaat etmektir.

    Bizim bu hususta öncelikli vazifemiz; yumuşak ve kavli leyyin bir şekide anne ve babamıza iman hakikatlerini ulaştırmamızdır. Yani onların hidayeti için güzelce gayret etmemiz gerekir. Bu gayret ister tavır ve ahlakla olur, ister söz ve ilim ile olur.

    Şimdi de Üstad'ımızın Risalelerde değindiği birkaç yeri veriyoruz:
    "Hem peder ve valideyi şefkatle teçhiz eden ve seni onların merhametli elleriyle terbiye ettiren hikmet ve rahmet hesabına onlara hürmet ve muhabbet, Cenâb ı Hakkın muhabbetine aittir. O muhabbet ve hürmet, şefkat, Allah için olduğunun alâmeti şudur ki: Onlar ihtiyar oldukları ve sana hiçbir faideleri kalmadığı ve seni zahmet ve meşakkate attıkları zaman, daha ziyade muhabbet ve merhamet ve şefkat etmektir."

    اِمَّا يَبْلُغَنَّ عِنْدَكَ الْكِبَرَ اَحَدُهُمَاۤ اَوْ كِلاَهُمَا فَلاَ تَقُلْ لَهُمَاۤ اُفٍّ âyeti, beş mertebe hürmet ve şefkate evlâdı davet etmesi, Kur’ân’ın nazarında valideynin hukukları ne kadar ehemmiyetli ve ukukları ne derece çirkin olduğunu gösterir. Madem peder kimseyi değil, yalnız veledinin kendinden daha ziyade iyi olmasını ister. Ona mukabil, veled dahi pedere karşı hak dâvâ edemez. Demek, valideyn ve veled ortasında fıtraten sebeb-i münakaşa yok. Zira, münakaşa ya gıpta ve hasetten gelir. Pederde oğluna karşı o yok. Veya münakaşa, haksızlıktan gelir. Veledin hakkı yoktur ki, pederine karşı hak dâvâ etsin. Pederini haksız görse de, ona isyan edemez."

    "Demek pederine isyan eden ve onu rencide eden, insan bozması bir canavardır."
    (1)






+ Yorum Gönder