Konusunu Oylayın.: Ana ile baba çocuğa isim koyma hususunda anlaşamadıklarında isim koyma hakkı kimindir ?

5 üzerinden 4.29 | Toplam : 7 kişi
Ana ile baba çocuğa isim koyma hususunda anlaşamadıklarında isim koyma hakkı kimindir ?
  1. 19.Mart.2011, 21:10
    1
    Misafir

    Ana ile baba çocuğa isim koyma hususunda anlaşamadıklarında isim koyma hakkı kimindir ?






    Ana ile baba çocuğa isim koyma hususunda anlaşamadıklarında isim koyma hakkı kimindir ? Mumsema Ana ile baba çocuğa isim koyma hususunda anlaşamadıklarında isim koyma hakkı kimindir ?


  2. 19.Mart.2011, 21:10
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Ana ile baba çocuğa isim koyma hususunda anlaşamadıklarında isim koyma hakkı kimindir ?


    Benzer Konular

    - Çocuğa isim verme hakkı kimindir?

    - Çocuğa isim koyma nasıl yapılır

    - Çocuğa isim koyma hakkı kimdedir

    - Çocuğa isim koyma hakkı

    - Dinimize uygun isim koyma

  3. 20.Mart.2011, 20:14
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Ana ile baba çocuğa isim koyma hususunda anlaşamadıklarında isim koyma hakkı kimindir ?




    Çocuklarımıza isim koyma konusunda bilgiler..


    Çocuğumuza isim koyma konusunda aile içinde anlaşmazlığa düştük. Her birimiz başka bir adı tercih edince bir tek isimde birleşemedik.

    Ayrıca modern isimlerden söz edenler de oldu. Çocuklarımıza isim koyma konusunda dikkate almamız gereken bağlayıcı ölçü var mı? Nelere dikkat etmeliyiz isim koyarken? Bir de çocuk dünyaya geldikten sonra kurban kesmekten söz ediyorlar. Bu da mecburi bir adak mı, yoksa durumu müsait olanların kesmeleri gereken isteğe bağlı bir şükür kurbanı mı? Bu konularda bize bilgi verebilir misiniz??
    Efendim, bu kadar çok sorunun cevabını kısaca şöyle özetleyebilirim:
    - Her ana-babanın borcudur doğan çocuklarına Müslüman ismi koymaları. Zaten doğan çocuk ana-baba üzerinde üç hakla birlikte doğar. Birincisi: Müslüman ismi koymaları. İkincisi: Baliğ oluncaya kadar dinini öğretmeleri, ilmihal bilgilerini almasını sağlamaları. Üçüncüsü de: Evlendirerek Müslümanca bir aile yuvası kurmasını temin etmeleridir. Bu üç görevin en başında gelen Müslüman ismi koyma konusunda ise dikkate alınacak ilk husus, ismin manasının güzel olması, gayrimüslime mahsus isim olmamasıdır. Nitekim Efendimiz (sas) Hazretleri hicretin yedinci senesinde Hayber?e gelerek İslam?la şereflenen meşhur sahabi Ebu Hureyre?ye ilk olarak adını sormuş, o da: ?Abdüşşems? olduğunu söylemiş, yani güneşin kulu! demiş... Bunun üzerine Efendimiz: ?İnsan ayın, güneşin kulu olmaz, senin adın Abdurrahman?dır.? buyurmuştur. Yani güneşin kulu yerine, Rahman?ın kulu manasına gelen adı uygun bulmuştur. Kötü manalı isimleri hep iyi manalı isimle değiştiren Efendimiz, adının ?Abdul?üzza? olduğunu söyleyen birine de ?Sen Uzza putunun kulu değilsin, Allah?ın kulusun.? diyerek adını ?Abdullah? olarak düzeltmiştir. Nitekim adının cemre, yani ateş parçası olduğunu söyleyen bir kızcağıza da: ?Senin adın cemre değil, Cemile.? buyurmuş, cemreyi, ?güzel kız? manasına gelen Cemile ile değiştirmiştir. Anlaşılan odur ki, manası kötü olan, Müslüman?a uymayan kelimeleri isim olarak koymayı Efendimiz uygun bulmamış, hep manası güzel olan kelimeleri tavsiye buyurmuştur.
    Bu itibarla kolay yazılıp söylenebilecek, güzel manalı isimlerden birini koyacak olan kimse çocuğu kucağına alır, kıbleye doğru yönelir, hafif eğilerek önce sağ kulağına rahatsız etmeyecek sesle bir ezan, sonra da sol kulağına bir kamet okur. Bundan sonra konan adı söyler, mesela, senin adın Abdullah, yahut da Cemile?dir, diyerek isim koymayı sünnet üzere tamamlamış olur. Ezan ve kamet için mutlaka bir hocaefendi çağırmaya gerek yoktur. Ana-baba olmayı bilenlerin bu kadar kolay bir görevi yerine getirmeyi de biliyor olmaları icap eder. Ailede kimin tercih ettiği adın konulması konusuna gelince: Kur?a çekme usulü buna bir çare olabilir. Önce herkes tercih ettiği ismi bir kağıda yazar. Hepsini de bir kutuya koyup içinden birini çekerler. Çıkan ad tercih edilir. Kur?ada çıkan isme herkesin razı olması makul olur. Yeter ki konan isim, söylenmesi ve yazılması kolay bir isim olsun. Yanlış söylenecek, yanlış yazılacak zor kelimelerden meydana gelmesin. Çocuk doğduktan sonra kesilen şükür kurbanı Hanefi?ye göre mubah, diğer üç mezhebe göre de sünnettir. İmkanı olan yerine getirir, olmayan şükür namazları kılıp şükür duaları yaparak bu eksiğini tamamlamış olur. Mutlaka masrafa girmesi gerekmez.



  4. 20.Mart.2011, 20:14
    2
    Editör



    Çocuklarımıza isim koyma konusunda bilgiler..


    Çocuğumuza isim koyma konusunda aile içinde anlaşmazlığa düştük. Her birimiz başka bir adı tercih edince bir tek isimde birleşemedik.

    Ayrıca modern isimlerden söz edenler de oldu. Çocuklarımıza isim koyma konusunda dikkate almamız gereken bağlayıcı ölçü var mı? Nelere dikkat etmeliyiz isim koyarken? Bir de çocuk dünyaya geldikten sonra kurban kesmekten söz ediyorlar. Bu da mecburi bir adak mı, yoksa durumu müsait olanların kesmeleri gereken isteğe bağlı bir şükür kurbanı mı? Bu konularda bize bilgi verebilir misiniz??
    Efendim, bu kadar çok sorunun cevabını kısaca şöyle özetleyebilirim:
    - Her ana-babanın borcudur doğan çocuklarına Müslüman ismi koymaları. Zaten doğan çocuk ana-baba üzerinde üç hakla birlikte doğar. Birincisi: Müslüman ismi koymaları. İkincisi: Baliğ oluncaya kadar dinini öğretmeleri, ilmihal bilgilerini almasını sağlamaları. Üçüncüsü de: Evlendirerek Müslümanca bir aile yuvası kurmasını temin etmeleridir. Bu üç görevin en başında gelen Müslüman ismi koyma konusunda ise dikkate alınacak ilk husus, ismin manasının güzel olması, gayrimüslime mahsus isim olmamasıdır. Nitekim Efendimiz (sas) Hazretleri hicretin yedinci senesinde Hayber?e gelerek İslam?la şereflenen meşhur sahabi Ebu Hureyre?ye ilk olarak adını sormuş, o da: ?Abdüşşems? olduğunu söylemiş, yani güneşin kulu! demiş... Bunun üzerine Efendimiz: ?İnsan ayın, güneşin kulu olmaz, senin adın Abdurrahman?dır.? buyurmuştur. Yani güneşin kulu yerine, Rahman?ın kulu manasına gelen adı uygun bulmuştur. Kötü manalı isimleri hep iyi manalı isimle değiştiren Efendimiz, adının ?Abdul?üzza? olduğunu söyleyen birine de ?Sen Uzza putunun kulu değilsin, Allah?ın kulusun.? diyerek adını ?Abdullah? olarak düzeltmiştir. Nitekim adının cemre, yani ateş parçası olduğunu söyleyen bir kızcağıza da: ?Senin adın cemre değil, Cemile.? buyurmuş, cemreyi, ?güzel kız? manasına gelen Cemile ile değiştirmiştir. Anlaşılan odur ki, manası kötü olan, Müslüman?a uymayan kelimeleri isim olarak koymayı Efendimiz uygun bulmamış, hep manası güzel olan kelimeleri tavsiye buyurmuştur.
    Bu itibarla kolay yazılıp söylenebilecek, güzel manalı isimlerden birini koyacak olan kimse çocuğu kucağına alır, kıbleye doğru yönelir, hafif eğilerek önce sağ kulağına rahatsız etmeyecek sesle bir ezan, sonra da sol kulağına bir kamet okur. Bundan sonra konan adı söyler, mesela, senin adın Abdullah, yahut da Cemile?dir, diyerek isim koymayı sünnet üzere tamamlamış olur. Ezan ve kamet için mutlaka bir hocaefendi çağırmaya gerek yoktur. Ana-baba olmayı bilenlerin bu kadar kolay bir görevi yerine getirmeyi de biliyor olmaları icap eder. Ailede kimin tercih ettiği adın konulması konusuna gelince: Kur?a çekme usulü buna bir çare olabilir. Önce herkes tercih ettiği ismi bir kağıda yazar. Hepsini de bir kutuya koyup içinden birini çekerler. Çıkan ad tercih edilir. Kur?ada çıkan isme herkesin razı olması makul olur. Yeter ki konan isim, söylenmesi ve yazılması kolay bir isim olsun. Yanlış söylenecek, yanlış yazılacak zor kelimelerden meydana gelmesin. Çocuk doğduktan sonra kesilen şükür kurbanı Hanefi?ye göre mubah, diğer üç mezhebe göre de sünnettir. İmkanı olan yerine getirir, olmayan şükür namazları kılıp şükür duaları yaparak bu eksiğini tamamlamış olur. Mutlaka masrafa girmesi gerekmez.






+ Yorum Gönder