Konusunu Oylayın.: Camilerin bireysel hayata katkıları nelerdir

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Camilerin bireysel hayata katkıları nelerdir
  1. 18.Mart.2011, 18:44
    1
    Misafir

    Camilerin bireysel hayata katkıları nelerdir






    Camilerin bireysel hayata katkıları nelerdir Mumsema lütfen soruma düzgün bir cevap verin


  2. 18.Mart.2011, 18:44
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 18.Mart.2011, 21:01
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,688
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: camilerin bireysel hayata katkıları nelerdir




    Cami kelimesi 'toplayan, bir araya gelen' anlamındadır. İçinde Cuma namazı kılınan ve hatibin hutbe okuması için minber bulunan mabetler cami, minberi bulunmayan yani Cuma namazı kılınmayan küçük mabetler ise sadece mescit olarak anılır. Ancak Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi, Mescid-i Aksa mabetlerine de mescit denilmektedir.
    Mescit kelimesi 'secde edilen yer' anlamına gelir. Terim olarak Müslümanların topluca namaz ibadetini ifa etmelerine tahsis olunmuş mekânı ifade eder. 'İçlerinde Allah'ın adının anıldığı mescitlere girmeyi yasaklayan ve onları tahribe çalışandan daha zalim kim olabilir?'(el-Bakara 2/114).
    Yer yüzünde ilk mescidin Mescid-i Haram, ikincisi Mescid-i Aksâ ve aralarının zaman olarak kırk yıl olduğunu Ebu Zerr'in sorduğu sorular üzerine Hz.Peygamber (s.a.s.) açıklamıştır. (Muslim 'Mesâcit') Hicretten sonra Kuba ve Mescid-i Nebevi dışında Medine'de dokuz Mescit vardı. Mescitler Müslümanlar arasında birlik ve beraberlik ruhunu pekiştiren mekânlardır.
    İslâm ülkelerinde, günümüze kadar uzanan en güçlü sanat dalı mimaridir. Mimarinin en güzel örnekleri de cami, okul, türbe, hamam, tekke, han, kervan saray, köşk, köprü, saray, kale ve sur gibi günlük hayat ile ilgili hizmetleri karşılayan yapılar görülmektedir. Birinci derecede önemli devlet yapısı C A M İ'dir. Özelikle Emevilerde Ümeyye camii (706-714) ile başlayan sanat sürekli geliş-meler göstermiştir. Dünyanın sayılı mimari eserler arasında kabul edilen Şam'daki bu cami halen ayaktadır. Kurtuba, Ezher, Delhi, Orhan Bey, Yeşil, Süleymaniye, Selimiye ve ulu cami gibi eserleri görmeğe değer görkemli sanat eserleridir.
    Ecdat Batı Trakya'mızda da zaman zaman çok değerli ve görkemli tarihi eserler meydana getirmişlerdir. Bu eserlerle her yerine Türk-İslâm mühürü vurulmuştur: Çelebi Sultan Mehmet Camii (Dimetoka), Gazi Evre-nos imareti, Yeni ve Eski camileri (Gümülcine) Musahip Mustafa Paşa, Kasaba, Hemetli, Okçular ve Çınar Camileri (İskeçe) gibi eserler meydana getirmişlerdir. Önceden gösterilen hassasiyet gibi günümüzün duyarlı halkı Bratankova ve Ilıca orta mahalle gibi köylerde yeni camiler inşa etmiş, Mehrikoz Camisini de restore etmiştir. Ancak onarım ve restorasyona muhtaç olan Musahip Mustafa Paşa ve Kasaba camii (Yenice), Hemetli ve Okçular gi-bi tarihi camilerin yakın zamanda restore edilmesine acil ihtiyaç vardır. Bu camilerin ayakta kalabilmesi için hepimizin duyarlı ve aktif rol alması gerekir. Batı Trakya'mızdaki mimari eserlerin durumu içler acısıdır, ta-mire ve korunmaya muhtaçtır.
    Caminin Fonksiyonu:
    Caminin birçok toplumsal fonksiyonu vardır. Başlangıçta idare, eğitim ve öğretim merkezi gibi değişik amaçlar için kullanılmışsa da onun asıl fonksiyonu Müslümanların toplu ibadet yapmalarını sağlamaktadır. Camilerde yapılan eğitim ve öğretim sadece erkekler için değildi. Kadınların dini konulardaki geniş kültürleri bunu göstermektedir. Hz.Ömer'in mehirlere sınırlama getiren kararından bir hanım efendinin itirazı üzerine vazgeçmesi bu eğitimin en belirgin kanıtlarındandır. Mezhep imamları camide yetişmişler ve buralarda ders okutmuşlardır. Camiler sadece dini eğitimin ve öğretimin yapıldığı yerler değil, şiir, dil ve edebiyat derslerinin de okutulduğu yerlerdir.
    Osmanlı camilerindeki eğitim, sosyal, adli, askeri, idari ve kültür faaliyetlerini tamamlayan önemli bir unsur da Kütüphane tesisi geleneğiydi. Namaz vakitleri arasında boş vakti olan cemaat için bu kütüphaneler çok faydalı olmuştur.
    İstiklâl Harbinde camiler milli birliğin sağlandığı ve düşmana karşı ilk toplu hareketin başladığı yerler olmuştur. Balkan savaşının bütün şiddetiyle devam ettiği 1912 yılında, askerin koleradan kırıldığı bir sırada, bunların bakımı için elverişli yer bulunmaması üzerine İstanbul'da bazı camiler hasta ve yaralılara tahsis edilmiş, hastane ve misafirhane olarak da kullanılmıştır. Ayrıca bir çok merasimin icrası için camiler seçilmektedir.
    Son olarak, camilerimiz de din, dil, töre gibi milli değerlerin vazgeçilmez bir parçasıdır ve milli kimliğin oluşmasında önemli yeri vardır.




  4. 18.Mart.2011, 21:01
    2
    Silent and lonely rains



    Cami kelimesi 'toplayan, bir araya gelen' anlamındadır. İçinde Cuma namazı kılınan ve hatibin hutbe okuması için minber bulunan mabetler cami, minberi bulunmayan yani Cuma namazı kılınmayan küçük mabetler ise sadece mescit olarak anılır. Ancak Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi, Mescid-i Aksa mabetlerine de mescit denilmektedir.
    Mescit kelimesi 'secde edilen yer' anlamına gelir. Terim olarak Müslümanların topluca namaz ibadetini ifa etmelerine tahsis olunmuş mekânı ifade eder. 'İçlerinde Allah'ın adının anıldığı mescitlere girmeyi yasaklayan ve onları tahribe çalışandan daha zalim kim olabilir?'(el-Bakara 2/114).
    Yer yüzünde ilk mescidin Mescid-i Haram, ikincisi Mescid-i Aksâ ve aralarının zaman olarak kırk yıl olduğunu Ebu Zerr'in sorduğu sorular üzerine Hz.Peygamber (s.a.s.) açıklamıştır. (Muslim 'Mesâcit') Hicretten sonra Kuba ve Mescid-i Nebevi dışında Medine'de dokuz Mescit vardı. Mescitler Müslümanlar arasında birlik ve beraberlik ruhunu pekiştiren mekânlardır.
    İslâm ülkelerinde, günümüze kadar uzanan en güçlü sanat dalı mimaridir. Mimarinin en güzel örnekleri de cami, okul, türbe, hamam, tekke, han, kervan saray, köşk, köprü, saray, kale ve sur gibi günlük hayat ile ilgili hizmetleri karşılayan yapılar görülmektedir. Birinci derecede önemli devlet yapısı C A M İ'dir. Özelikle Emevilerde Ümeyye camii (706-714) ile başlayan sanat sürekli geliş-meler göstermiştir. Dünyanın sayılı mimari eserler arasında kabul edilen Şam'daki bu cami halen ayaktadır. Kurtuba, Ezher, Delhi, Orhan Bey, Yeşil, Süleymaniye, Selimiye ve ulu cami gibi eserleri görmeğe değer görkemli sanat eserleridir.
    Ecdat Batı Trakya'mızda da zaman zaman çok değerli ve görkemli tarihi eserler meydana getirmişlerdir. Bu eserlerle her yerine Türk-İslâm mühürü vurulmuştur: Çelebi Sultan Mehmet Camii (Dimetoka), Gazi Evre-nos imareti, Yeni ve Eski camileri (Gümülcine) Musahip Mustafa Paşa, Kasaba, Hemetli, Okçular ve Çınar Camileri (İskeçe) gibi eserler meydana getirmişlerdir. Önceden gösterilen hassasiyet gibi günümüzün duyarlı halkı Bratankova ve Ilıca orta mahalle gibi köylerde yeni camiler inşa etmiş, Mehrikoz Camisini de restore etmiştir. Ancak onarım ve restorasyona muhtaç olan Musahip Mustafa Paşa ve Kasaba camii (Yenice), Hemetli ve Okçular gi-bi tarihi camilerin yakın zamanda restore edilmesine acil ihtiyaç vardır. Bu camilerin ayakta kalabilmesi için hepimizin duyarlı ve aktif rol alması gerekir. Batı Trakya'mızdaki mimari eserlerin durumu içler acısıdır, ta-mire ve korunmaya muhtaçtır.
    Caminin Fonksiyonu:
    Caminin birçok toplumsal fonksiyonu vardır. Başlangıçta idare, eğitim ve öğretim merkezi gibi değişik amaçlar için kullanılmışsa da onun asıl fonksiyonu Müslümanların toplu ibadet yapmalarını sağlamaktadır. Camilerde yapılan eğitim ve öğretim sadece erkekler için değildi. Kadınların dini konulardaki geniş kültürleri bunu göstermektedir. Hz.Ömer'in mehirlere sınırlama getiren kararından bir hanım efendinin itirazı üzerine vazgeçmesi bu eğitimin en belirgin kanıtlarındandır. Mezhep imamları camide yetişmişler ve buralarda ders okutmuşlardır. Camiler sadece dini eğitimin ve öğretimin yapıldığı yerler değil, şiir, dil ve edebiyat derslerinin de okutulduğu yerlerdir.
    Osmanlı camilerindeki eğitim, sosyal, adli, askeri, idari ve kültür faaliyetlerini tamamlayan önemli bir unsur da Kütüphane tesisi geleneğiydi. Namaz vakitleri arasında boş vakti olan cemaat için bu kütüphaneler çok faydalı olmuştur.
    İstiklâl Harbinde camiler milli birliğin sağlandığı ve düşmana karşı ilk toplu hareketin başladığı yerler olmuştur. Balkan savaşının bütün şiddetiyle devam ettiği 1912 yılında, askerin koleradan kırıldığı bir sırada, bunların bakımı için elverişli yer bulunmaması üzerine İstanbul'da bazı camiler hasta ve yaralılara tahsis edilmiş, hastane ve misafirhane olarak da kullanılmıştır. Ayrıca bir çok merasimin icrası için camiler seçilmektedir.
    Son olarak, camilerimiz de din, dil, töre gibi milli değerlerin vazgeçilmez bir parçasıdır ve milli kimliğin oluşmasında önemli yeri vardır.




  5. 02.Ocak.2012, 19:35
    3
    Misafir

    Cevap: camilerin bireysel hayata katkıları nelerdir

    bulun lütfennnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn


  6. 02.Ocak.2012, 19:35
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    bulun lütfennnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn





+ Yorum Gönder