Konusunu Oylayın.: Temizlik ve sağlıkla ilgili haberler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Temizlik ve sağlıkla ilgili haberler
  1. 17.Mart.2011, 21:18
    1
    Misafir

    Temizlik ve sağlıkla ilgili haberler






    Temizlik ve sağlıkla ilgili haberler Mumsema temizlik ve sağlıkla ilgili haberler


  2. 17.Mart.2011, 21:18
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 18.Mart.2011, 11:17
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Temizlik ve sağlıkla ilgili haberler




    Şanlıurfa’nın Sırrın Mahallesi'nde yaşayan vatandaşlar, belediyenden su ve temizlik hizmeti alamamaktan dert yanıyor.
    Şanlıurfa’nın Sırrın Mahallesi'nde yaşayan vatandaşlar, belediyenden su ve temizlik hizmeti alamamaktan dert yanıyor. Belediye, mahallenin mücavir alanında olduğunu kabul ediyor ama hizmet alanında olduğunu kabul etmiyor. Sırrın Mahallesi'nde ikamet edenler, vurdukları her sondaj kuyusunda tuzlu su ile karşılaşıyor. Devlet Su İşleri Müdürlüğü (DSİ), çıkan her suya içilemez raporu veriyor. Belediyenin kapısını aşındıran vatandaşlar, belediye meraklısı olmadıklarını, ancak köy hizmetlerinden yararlanmak için belediyenin mücavir alanından çıkarılması gerektiğine işaret ediyor. Mahallede adeta asırlar öncesi manzaralar mevcut. Bazıları at arabası ile mahalleye su getiriyor, bazıları su tankeri ile mahallenin su ihtiyacını gideriyor. Mahalleli, su tankerinin önünde kuyruğa giriyor. Su getirme sırası kendine gelen mahalle sakini Salih Felhan, “Su yok. Su için her gün farklı mahallelere giderek su getiriyoruz. Bugün sıra bendeydi. Aboneliğimiz var ama su alamıyoruz. Su kesildi.” dedi. Belediyenin hizmet etmemesinden sitem eden Abdulkerim Yeniay ise “Valiliğe gidiyoruz, valilik bizi belediyeye yönlendiriyor. Belediye ise evet bizim mücavir alanımızdasınız ama hizmet alanımızda değilsiniz diyor. Benim bildiğim vatandaşa ya belediye ya da valilik hizmet eder. Biz her iki taraftan da mahrumuz.” ifadelerini kullandı. Mahalle sakinleri, hizmet alamazsa ceza olarak kendi çocuklarını okula göndermeyecek. İkinci dönem çocuklarını okula göndermeme kararı aldıklarını söyleyen Abdulkerim Yeniay, “Maden hiçbir yere bağlı değiliz devletimiz zarar etmesin. servis ücretleri ödemesin, okul parası vermesin.” dedi.

    -Sakarya Sağlık Müdürlüğü Ağız ve Diş Sağlığı Şube Müdürü Bahar Güner, “Bebekler biberonla beslenmeyip anne sütü alsalar da süt dişleri çürüyebilir.” dedi.
    -
    Star gazetesinin haberine göre; dişinin çekilmesi için doktorlar tarafından uyutulan ancak 14 gün sonra uyandırılabilen 5 yaşındaki Oğuzhan Sivas’ın ailesi, çocuklarının eski haline döneceği günü bekliyor.

    -Avrupa’da, kulağa dişlerin üzerinden ses ileten yeni bir işitme cihazının kullanımı onaylandı.
    ‘Soundbite’ adı verilen cihaz, sesleri çene kemiği üzerinden iç kulağa iletiyor. Cihaz üstte sol veya sağ azı dişin üzerine yerleştiriliyor ve müşteriye özel olarak üretiliyor. Ancak İngiltere’deki Kraliyet Ulusal İşitme Özürlüler Enstitüsü, cihazın herkese uygun olmayabileceği uyarısında bulundu. Bildik işitme cihazları ses düzeyini yükseltmek için havanın iletkenliğinden yararlanırken, Soundbite farklı bir yaklaşımla kemiğin iletim gücünü kullanıyor. Haberin İlk olarak, işitme güçlüğü çeken kulağın arkasına gürültüyü eleyerek çevredeki sesleri alabilen küçük mikrofonlar yerleştiriliyor. Sesler daha sonra, telsiz olarak ağızdaki cihaza aktarılıyor. Cihaz, dış ve orta kulağı es geçerek, titreşimleri diş ve kemikler aracılığıyla doğrudan iç kulaktaki sarmal tüp olarak tanımlanabilecek olan kohlea bölmesine gönderiyor. Bu şekilde tek kulağı sağır olanlar, sesleri iki taraftan da, yani stereo olarak duyma imkanına kavuşuyorlar. Üretici şirket Sonitus Medical, bu mekanizmanın ameliyat gerekmeden kemiğin iletme gücünü kullanan ilk cihaz olduğunu söylüyor. Sadece İngiltere’de sağır veya kısmen işitme özürlü olanların sayısı 9 milyonu buluyor. Kraliyet Ulusal İşitme Özürlüler Enstitüsü’ne göre, bu kişilerden sadece 6 milyonu işitme cihazına ihtiyaç duyuyor ve bu 6 milyondan sadece iki milyonu işitme cihazı kullanıyor.

    -Kış mevsiminin bitip, baharın başladığı mart ve haziran aylarında alerji hastalıkları artış gösteriyor. Mevsim değişikliğiyle birlikte, insanların beslenme alışkanlıkları ve hayat düzenlerinin değişmesi bağışıklık sistemini,..
    Mevsim değişikliğiyle birlikte, insanların beslenme alışkanlıkları ve hayat düzenlerinin değişmesi bağışıklık sistemini de etkiliyor.
    Dicle Üniversitesi Hastaneleri Göğüs TBC Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Şenyiğit, genellikle ısınan havanın etkisiyle bazı parazit ve bakterilerin ortamda çoğalmasının alerjilerin gelişmesinde etkili olduğunu belirtti. Şenyiğit, baharla birlikte ağaçların çiçek açtığını, polen döneminin yoğun olarak yaşandığını kaydetti.
    Bu mevsimde özellikle polene ve yeşilliğe karşı alerjisi olanların çok dikkat etmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Şenyiğit, üst üste birkaç defa hapşırılması, nefes darlığında artış olması, harıltı ve hışıltılı solunum olması durumunda bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurulmasını önerdi. Bir polenin 400 kilometre yol kat edebildiğine dikkat çeken Şenyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü: "Mesela Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki bir polen Ankara'ya kadar etkisini gösterebilir. Bahar alerjisi bir ay bazen 2–3 ay üst üste katerize olan bir durumdur. Bu tür kişilerde hem hapşırma hem de burun tıkanıklığı olduğu için ağızdan nefes alıp verdiğinde akciğerde kuruluk meydana gelmektedir. Bu da gece uyku kalitesini bozar. Sık sık uyanma ve su ihtiyacı hissedilir. Bazen de akciğer enfeksiyonu geçirilir. Bu tür durumu olanların doktor gözetiminde bir takım burun ve nefes açıcı kullanmaları gerekir. Öksürük atağı geçirenler de dikkatli olmalıdır."
    EV TOZLARI DA ALERJİ YAPAR
    Polenin dışında bu dönemde ev tozları akarların daha fazla görüldüğünü, alerji, astım şikayeti olanların aynı zamanda tozdan dumandan etkilendiklerini ifade eden Prof. Dr. Şenyiğit, ev temizliği yapıldığında dikkatli olmak gerektiğini söyledi. Şenyiğit, "Bronşit ve astım hastalarını etkileyen önemli etmenlerden biri de çöl fırtınasına bağlı olarak gelişen hava kirliliğidir. Güneydoğu'da 2-3 gün hayatı felç eden kum ve toz gibi değişik partiküllerle karşılaşıldı. Alerji yapan maddeler ihtiva eden kum fırtınası, astımlı ve bronşiti olan hastaları ciddi bir şekilde etkiliyor. Gerekirse evden çıkmamak, kapı ve pencereleri açmamak lazım. Dışarı çıktıklarında da mutlaka maske kullansınlar." dedi.

    NETHABERCİ


  4. 18.Mart.2011, 11:17
    2
    Silent and lonely rains



    Şanlıurfa’nın Sırrın Mahallesi'nde yaşayan vatandaşlar, belediyenden su ve temizlik hizmeti alamamaktan dert yanıyor.
    Şanlıurfa’nın Sırrın Mahallesi'nde yaşayan vatandaşlar, belediyenden su ve temizlik hizmeti alamamaktan dert yanıyor. Belediye, mahallenin mücavir alanında olduğunu kabul ediyor ama hizmet alanında olduğunu kabul etmiyor. Sırrın Mahallesi'nde ikamet edenler, vurdukları her sondaj kuyusunda tuzlu su ile karşılaşıyor. Devlet Su İşleri Müdürlüğü (DSİ), çıkan her suya içilemez raporu veriyor. Belediyenin kapısını aşındıran vatandaşlar, belediye meraklısı olmadıklarını, ancak köy hizmetlerinden yararlanmak için belediyenin mücavir alanından çıkarılması gerektiğine işaret ediyor. Mahallede adeta asırlar öncesi manzaralar mevcut. Bazıları at arabası ile mahalleye su getiriyor, bazıları su tankeri ile mahallenin su ihtiyacını gideriyor. Mahalleli, su tankerinin önünde kuyruğa giriyor. Su getirme sırası kendine gelen mahalle sakini Salih Felhan, “Su yok. Su için her gün farklı mahallelere giderek su getiriyoruz. Bugün sıra bendeydi. Aboneliğimiz var ama su alamıyoruz. Su kesildi.” dedi. Belediyenin hizmet etmemesinden sitem eden Abdulkerim Yeniay ise “Valiliğe gidiyoruz, valilik bizi belediyeye yönlendiriyor. Belediye ise evet bizim mücavir alanımızdasınız ama hizmet alanımızda değilsiniz diyor. Benim bildiğim vatandaşa ya belediye ya da valilik hizmet eder. Biz her iki taraftan da mahrumuz.” ifadelerini kullandı. Mahalle sakinleri, hizmet alamazsa ceza olarak kendi çocuklarını okula göndermeyecek. İkinci dönem çocuklarını okula göndermeme kararı aldıklarını söyleyen Abdulkerim Yeniay, “Maden hiçbir yere bağlı değiliz devletimiz zarar etmesin. servis ücretleri ödemesin, okul parası vermesin.” dedi.

    -Sakarya Sağlık Müdürlüğü Ağız ve Diş Sağlığı Şube Müdürü Bahar Güner, “Bebekler biberonla beslenmeyip anne sütü alsalar da süt dişleri çürüyebilir.” dedi.
    -
    Star gazetesinin haberine göre; dişinin çekilmesi için doktorlar tarafından uyutulan ancak 14 gün sonra uyandırılabilen 5 yaşındaki Oğuzhan Sivas’ın ailesi, çocuklarının eski haline döneceği günü bekliyor.

    -Avrupa’da, kulağa dişlerin üzerinden ses ileten yeni bir işitme cihazının kullanımı onaylandı.
    ‘Soundbite’ adı verilen cihaz, sesleri çene kemiği üzerinden iç kulağa iletiyor. Cihaz üstte sol veya sağ azı dişin üzerine yerleştiriliyor ve müşteriye özel olarak üretiliyor. Ancak İngiltere’deki Kraliyet Ulusal İşitme Özürlüler Enstitüsü, cihazın herkese uygun olmayabileceği uyarısında bulundu. Bildik işitme cihazları ses düzeyini yükseltmek için havanın iletkenliğinden yararlanırken, Soundbite farklı bir yaklaşımla kemiğin iletim gücünü kullanıyor. Haberin İlk olarak, işitme güçlüğü çeken kulağın arkasına gürültüyü eleyerek çevredeki sesleri alabilen küçük mikrofonlar yerleştiriliyor. Sesler daha sonra, telsiz olarak ağızdaki cihaza aktarılıyor. Cihaz, dış ve orta kulağı es geçerek, titreşimleri diş ve kemikler aracılığıyla doğrudan iç kulaktaki sarmal tüp olarak tanımlanabilecek olan kohlea bölmesine gönderiyor. Bu şekilde tek kulağı sağır olanlar, sesleri iki taraftan da, yani stereo olarak duyma imkanına kavuşuyorlar. Üretici şirket Sonitus Medical, bu mekanizmanın ameliyat gerekmeden kemiğin iletme gücünü kullanan ilk cihaz olduğunu söylüyor. Sadece İngiltere’de sağır veya kısmen işitme özürlü olanların sayısı 9 milyonu buluyor. Kraliyet Ulusal İşitme Özürlüler Enstitüsü’ne göre, bu kişilerden sadece 6 milyonu işitme cihazına ihtiyaç duyuyor ve bu 6 milyondan sadece iki milyonu işitme cihazı kullanıyor.

    -Kış mevsiminin bitip, baharın başladığı mart ve haziran aylarında alerji hastalıkları artış gösteriyor. Mevsim değişikliğiyle birlikte, insanların beslenme alışkanlıkları ve hayat düzenlerinin değişmesi bağışıklık sistemini,..
    Mevsim değişikliğiyle birlikte, insanların beslenme alışkanlıkları ve hayat düzenlerinin değişmesi bağışıklık sistemini de etkiliyor.
    Dicle Üniversitesi Hastaneleri Göğüs TBC Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Şenyiğit, genellikle ısınan havanın etkisiyle bazı parazit ve bakterilerin ortamda çoğalmasının alerjilerin gelişmesinde etkili olduğunu belirtti. Şenyiğit, baharla birlikte ağaçların çiçek açtığını, polen döneminin yoğun olarak yaşandığını kaydetti.
    Bu mevsimde özellikle polene ve yeşilliğe karşı alerjisi olanların çok dikkat etmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Şenyiğit, üst üste birkaç defa hapşırılması, nefes darlığında artış olması, harıltı ve hışıltılı solunum olması durumunda bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurulmasını önerdi. Bir polenin 400 kilometre yol kat edebildiğine dikkat çeken Şenyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü: "Mesela Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki bir polen Ankara'ya kadar etkisini gösterebilir. Bahar alerjisi bir ay bazen 2–3 ay üst üste katerize olan bir durumdur. Bu tür kişilerde hem hapşırma hem de burun tıkanıklığı olduğu için ağızdan nefes alıp verdiğinde akciğerde kuruluk meydana gelmektedir. Bu da gece uyku kalitesini bozar. Sık sık uyanma ve su ihtiyacı hissedilir. Bazen de akciğer enfeksiyonu geçirilir. Bu tür durumu olanların doktor gözetiminde bir takım burun ve nefes açıcı kullanmaları gerekir. Öksürük atağı geçirenler de dikkatli olmalıdır."
    EV TOZLARI DA ALERJİ YAPAR
    Polenin dışında bu dönemde ev tozları akarların daha fazla görüldüğünü, alerji, astım şikayeti olanların aynı zamanda tozdan dumandan etkilendiklerini ifade eden Prof. Dr. Şenyiğit, ev temizliği yapıldığında dikkatli olmak gerektiğini söyledi. Şenyiğit, "Bronşit ve astım hastalarını etkileyen önemli etmenlerden biri de çöl fırtınasına bağlı olarak gelişen hava kirliliğidir. Güneydoğu'da 2-3 gün hayatı felç eden kum ve toz gibi değişik partiküllerle karşılaşıldı. Alerji yapan maddeler ihtiva eden kum fırtınası, astımlı ve bronşiti olan hastaları ciddi bir şekilde etkiliyor. Gerekirse evden çıkmamak, kapı ve pencereleri açmamak lazım. Dışarı çıktıklarında da mutlaka maske kullansınlar." dedi.

    NETHABERCİ





+ Yorum Gönder