Konusunu Oylayın.: Peygamberimiz nasıl dua ederdi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Peygamberimiz nasıl dua ederdi?
  1. 17.Mart.2011, 15:56
    1
    Misafir

    Peygamberimiz nasıl dua ederdi?






    Peygamberimiz nasıl dua ederdi? Mumsema Peygamberimiz nasıl dua ederdi?


  2. 17.Mart.2011, 15:56
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 17.Mart.2011, 16:15
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Peygamberimiz nasıl dua ederdi?




    Hz. Peygamber, sahabilerine dua adabını öğretiyor Muaz bin Cebel (ra) anlatıyor: "Hz. Peygamber yanından geçerken; 'Ey Rabbim! Senden sabır istiyorum' diye dua eden bir kişiye: "Sen Allah'tan bela istemiş oldun; bunun yerine O'ndan sağlık ve afiyet dile" buyurdular. Başka bir gün de bir adamın: "Rabbim! Senden nimetin tamamını istiyorum!" dediğini duydular. Bunun üzerine ona: "Ey insanoğlu, Sen nimetin tamamının ne olduğunu biliyor musun?" diye sordular.



    Adam: "Hayır bilmiyorum ey Allah'ın Resûlü! Fakat ben bununla hayır talep ediyorum" deyince de: "Nimetin tamamı, ateşten (cehennemden) kurtularak cennete girmektir" buyurdular. Adamın birinin: "Ey celal ve ikram sahibi olan Allah'ım!" diye dua etmekte olduğunu işittiklerinde ise ona: "Senin duan kabul olacaktır. Allah'tan dilediğini iste!" buyurdular.
    Dünyada da ahirette de güzellik isteyin!

    Enes bin Malik (ra) anlatıyor: "Hz. Peygamber bir gün hastalıklardan dolayı tüyleri yolunmuş kuş yavrusuna dönen bir kişinin ziyaretine gittiler ve ona: "Sen Allah'a nasıl dua ediyorsun?" diye sordular.
    Adam: "Ben 'Ey Allah'ım! Bana ahirette verilecek cezaları bu dünyada ver ve oraya bir şey bırakma!" diye dua ederim" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber: "Niçin "Allâhümme âtina fi'd-dünya haseneten ve fi'l- âhireti haseneten ve kınâ azâbe'n-nâr (Ey Allah'ım! Bize dünyada da bir güzellik (nimet), ahirette de bir güzellik ver! Ve bizi ateşin azabından koru!) diye dua etmedin?" buyurdular. Hz. Peygamber'in bu sözleri üzerine adam bu şekilde dua etti. Allah da ona şifa verdi.
    "Ben sizden önce öleyim"

    Beşir bin Hasasiye şöyle anlatıyor: "Hz. Peygamber bana: 'Beni Rabîatu'l-Kaş'am'dan getiren ve Peygamber eliyle Müslüman olmamı sağlayan Allah'a hamdediyorum' de!" buyurdular.
    "Ey Allah'ın Resûlü! Senden önce ölmem için Allah Teâlâ'ya dua eder misiniz?" dediğimdeyse: "Ben böyle bir duayı hiç kimse için yapmam" buyurdular. [Ebu Nuaym]
    Hz. Peygamber, duaya önce kendi nefsinden başlardı

    Übeyy bin Ka'b'dan bildirildiğine göre: "Hz. Peygamber dualarına kendi nefislerinden başlarlardı. Bir gün Musa (as) ile salih kul arasında geçen hadiseden bahisle: "Allah'ın rahmeti bizim ve Musa'nın üzerine olsun. Eğer o sabretmiş olsaydı daha ne acayip şeyler görecekti" buyurdular. Sonra da: "(Musa) 'Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam artık benimle arkadaşlık etme. (O takdirde) benim tarafımdan (benimle arkadaşlık etmemen için) sana bir özür ulaşmıştır' dedi" (Kehf: 18/76) mealindeki ayet-i kerimeyi okudular ve bunu yaparken de "uzren (özür)" kelimesini uzattılar. [Taberani]
    Hz. Ömer, dua adabını öğretiyor

    Hz. Ömer bir gün adamın birinin fitneden Allah'a sığındığını duydu. Bunun üzerine ona: "Ben senin bu duandan Rabbine sığınıyorum. Sen Allah Teâlâ'ya sana mal ve çoluk-çocuk vermemesi için mi dua ediyorsun?" dedi.
    Bir başka rivayette ise şunları söylemiştir: "Sen Allah'ın sana mal ve çocuklar vermesini istemiyor musun? Fitneden Allah'a sığınmak istediğinizde onun insanı sapıklığa ve kötü yola sevk edenlerinden sığınınız! [İbn Şeybe]
    Muharib bin Disar'in amcası şöyle anlatıyor: "Bir gün seher vaktinde Abdullah bin Mes'ud'un evinin yanından geçiyordum. Onun şöyle dua ettiğini duydum: 'Ey Allah'ım! Beni çağırdın, bunun için dergâhına geldim. Emrettin, sana itaat ettim. Şu seher vaktinde günahlarımı bağışla!' Daha sonra kendisiyle karşılaştığımda ona: "Seher vaktinde söylediklerini işittim" dedim. Bunun üzerine o: "Yakub (as) da "Bize af talebinde bulun!" diyen çocuklarının bu isteğini seher vaktinde yerine getirmişti" dedi. [Taberani]
    Hz. Peygamber nasıl dua ederdi?

    Hz. Peygamber dua ederlerken ellerini kaldırırlar; duadan sonra da bunları yüzlerine sürerlerdi.
    Hz. Peygamber dua için ellerini kaldırdıklarında onları, yüzlerine sürmeden indirmezlerdi.
    Hz. Ömer şöyle anlatıyor: "Hz. Peygamber'i Ahcâru'z-Zeyt'te ellerinin iç kısmıyla dua ederlerken gördüm. Duayı bitirdikten sonra ellerini mübarek yüzlerine sürdüler."
    Hz. Aişe şöyle anlatıyor: "Hz. Peygamber dua ederlerken ellerini kaldırırlardı. Elleri havada o kadar çok kalırdı ki ben usanırdım. [Heysemi]
    Aişe validemiz şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber'in ellerini kaldırarak şöyle dua ettiklerini duydum: "Ben ancak bir beşerim. Herhangi bir mümini incitmiş veya onlardan birine kötü bir söz söylemişsem beni bu yüzden cezalandırma!" [Buhari]
    Hz. Peygamber'in her duanın başında söyledikleri

    Hz. Peygamber dualarına: "Sübhâne Rabbiye'l-aliyyi'l-a'le'l-vehhâb (Büyük ve en yüce olan ve hibe edicilerin en büyüğü Allah Teâlâ'yı her türlü ortaktan tenzih ederim)" kelimeleriyle başlarlardı. [Taberani]
    Hz. Peygamber yüz defa da dua etseler başında, ortasında ya da sonunda mutlaka "Rabbenâ âtinâ fi'd-dünyâ haseneten ve fi'l-âhireti haseneten ve kınâ azâbe'n-nâr (Ey Rabbimiz! Bize dünyada da ahirette de nimet ve güzellik ver ve bizi ateş azabından koru!)" kelimelerini söylerlerdi.
    [Kaynak: M. Yusuf Kandehlevi, Hayatü's-Sahabe]



  4. 17.Mart.2011, 16:15
    2
    Silent and lonely rains



    Hz. Peygamber, sahabilerine dua adabını öğretiyor Muaz bin Cebel (ra) anlatıyor: "Hz. Peygamber yanından geçerken; 'Ey Rabbim! Senden sabır istiyorum' diye dua eden bir kişiye: "Sen Allah'tan bela istemiş oldun; bunun yerine O'ndan sağlık ve afiyet dile" buyurdular. Başka bir gün de bir adamın: "Rabbim! Senden nimetin tamamını istiyorum!" dediğini duydular. Bunun üzerine ona: "Ey insanoğlu, Sen nimetin tamamının ne olduğunu biliyor musun?" diye sordular.



    Adam: "Hayır bilmiyorum ey Allah'ın Resûlü! Fakat ben bununla hayır talep ediyorum" deyince de: "Nimetin tamamı, ateşten (cehennemden) kurtularak cennete girmektir" buyurdular. Adamın birinin: "Ey celal ve ikram sahibi olan Allah'ım!" diye dua etmekte olduğunu işittiklerinde ise ona: "Senin duan kabul olacaktır. Allah'tan dilediğini iste!" buyurdular.
    Dünyada da ahirette de güzellik isteyin!

    Enes bin Malik (ra) anlatıyor: "Hz. Peygamber bir gün hastalıklardan dolayı tüyleri yolunmuş kuş yavrusuna dönen bir kişinin ziyaretine gittiler ve ona: "Sen Allah'a nasıl dua ediyorsun?" diye sordular.
    Adam: "Ben 'Ey Allah'ım! Bana ahirette verilecek cezaları bu dünyada ver ve oraya bir şey bırakma!" diye dua ederim" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber: "Niçin "Allâhümme âtina fi'd-dünya haseneten ve fi'l- âhireti haseneten ve kınâ azâbe'n-nâr (Ey Allah'ım! Bize dünyada da bir güzellik (nimet), ahirette de bir güzellik ver! Ve bizi ateşin azabından koru!) diye dua etmedin?" buyurdular. Hz. Peygamber'in bu sözleri üzerine adam bu şekilde dua etti. Allah da ona şifa verdi.
    "Ben sizden önce öleyim"

    Beşir bin Hasasiye şöyle anlatıyor: "Hz. Peygamber bana: 'Beni Rabîatu'l-Kaş'am'dan getiren ve Peygamber eliyle Müslüman olmamı sağlayan Allah'a hamdediyorum' de!" buyurdular.
    "Ey Allah'ın Resûlü! Senden önce ölmem için Allah Teâlâ'ya dua eder misiniz?" dediğimdeyse: "Ben böyle bir duayı hiç kimse için yapmam" buyurdular. [Ebu Nuaym]
    Hz. Peygamber, duaya önce kendi nefsinden başlardı

    Übeyy bin Ka'b'dan bildirildiğine göre: "Hz. Peygamber dualarına kendi nefislerinden başlarlardı. Bir gün Musa (as) ile salih kul arasında geçen hadiseden bahisle: "Allah'ın rahmeti bizim ve Musa'nın üzerine olsun. Eğer o sabretmiş olsaydı daha ne acayip şeyler görecekti" buyurdular. Sonra da: "(Musa) 'Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam artık benimle arkadaşlık etme. (O takdirde) benim tarafımdan (benimle arkadaşlık etmemen için) sana bir özür ulaşmıştır' dedi" (Kehf: 18/76) mealindeki ayet-i kerimeyi okudular ve bunu yaparken de "uzren (özür)" kelimesini uzattılar. [Taberani]
    Hz. Ömer, dua adabını öğretiyor

    Hz. Ömer bir gün adamın birinin fitneden Allah'a sığındığını duydu. Bunun üzerine ona: "Ben senin bu duandan Rabbine sığınıyorum. Sen Allah Teâlâ'ya sana mal ve çoluk-çocuk vermemesi için mi dua ediyorsun?" dedi.
    Bir başka rivayette ise şunları söylemiştir: "Sen Allah'ın sana mal ve çocuklar vermesini istemiyor musun? Fitneden Allah'a sığınmak istediğinizde onun insanı sapıklığa ve kötü yola sevk edenlerinden sığınınız! [İbn Şeybe]
    Muharib bin Disar'in amcası şöyle anlatıyor: "Bir gün seher vaktinde Abdullah bin Mes'ud'un evinin yanından geçiyordum. Onun şöyle dua ettiğini duydum: 'Ey Allah'ım! Beni çağırdın, bunun için dergâhına geldim. Emrettin, sana itaat ettim. Şu seher vaktinde günahlarımı bağışla!' Daha sonra kendisiyle karşılaştığımda ona: "Seher vaktinde söylediklerini işittim" dedim. Bunun üzerine o: "Yakub (as) da "Bize af talebinde bulun!" diyen çocuklarının bu isteğini seher vaktinde yerine getirmişti" dedi. [Taberani]
    Hz. Peygamber nasıl dua ederdi?

    Hz. Peygamber dua ederlerken ellerini kaldırırlar; duadan sonra da bunları yüzlerine sürerlerdi.
    Hz. Peygamber dua için ellerini kaldırdıklarında onları, yüzlerine sürmeden indirmezlerdi.
    Hz. Ömer şöyle anlatıyor: "Hz. Peygamber'i Ahcâru'z-Zeyt'te ellerinin iç kısmıyla dua ederlerken gördüm. Duayı bitirdikten sonra ellerini mübarek yüzlerine sürdüler."
    Hz. Aişe şöyle anlatıyor: "Hz. Peygamber dua ederlerken ellerini kaldırırlardı. Elleri havada o kadar çok kalırdı ki ben usanırdım. [Heysemi]
    Aişe validemiz şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber'in ellerini kaldırarak şöyle dua ettiklerini duydum: "Ben ancak bir beşerim. Herhangi bir mümini incitmiş veya onlardan birine kötü bir söz söylemişsem beni bu yüzden cezalandırma!" [Buhari]
    Hz. Peygamber'in her duanın başında söyledikleri

    Hz. Peygamber dualarına: "Sübhâne Rabbiye'l-aliyyi'l-a'le'l-vehhâb (Büyük ve en yüce olan ve hibe edicilerin en büyüğü Allah Teâlâ'yı her türlü ortaktan tenzih ederim)" kelimeleriyle başlarlardı. [Taberani]
    Hz. Peygamber yüz defa da dua etseler başında, ortasında ya da sonunda mutlaka "Rabbenâ âtinâ fi'd-dünyâ haseneten ve fi'l-âhireti haseneten ve kınâ azâbe'n-nâr (Ey Rabbimiz! Bize dünyada da ahirette de nimet ve güzellik ver ve bizi ateş azabından koru!)" kelimelerini söylerlerdi.
    [Kaynak: M. Yusuf Kandehlevi, Hayatü's-Sahabe]






+ Yorum Gönder