Konusunu Oylayın.: Şiddetli Rüzgar Esince Okunacak Dua

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Şiddetli Rüzgar Esince Okunacak Dua
  1. 15.Mart.2011, 15:25
    1
    Misafir

    Şiddetli Rüzgar Esince Okunacak Dua






    Şiddetli Rüzgar Esince Okunacak Dua Mumsema Şiddetli Rüzgar Esince Okunacak Dua


  2. 15.Mart.2011, 17:24
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Şiddetli Rüzgar Esince Okunacak Dua





    Bir hadîsten öğrendiğimize göre rüzgâr bazan yağmur, bereket gibi hayırlı şeyler getirir. Bazan da kasırga ve yıkıntı gibi felâkete sebeb olur. Nitekim Resûl-i Ekrem Efendimiz rüzgârın estiğini anlayınca hemen dizleri üzerine çöker ve:
    “Allahümme’c’alha rahmeten ve lâ tec’alhâ azaben.” diye yalvarır, duâ eder, azaba değil, rahmete vesile olmasını dilerdi. Yâni, “Yâ Rabbi bu rüzgârı bize rahmete vesile kıl, azabımıza sebeb eyleme.”
    Bir diğer duâsında da Peygamberimiz şöyle yalvarmıştır:
    – Yâ Rab, şu rüzgârın içinde bulunanın ve hangi hizmet için gönderilmişse onun hayrını senden dilerim. İçinde bulunanın şerrinden ve gönderildiği şeyin şerrinden sana sığınırım.
    Demek ki, mü’min kendini hiç bir semâvî hâdisede garantide göremez. Her zaman büyük bir fırtına ve belânın gelmesi muhtemeldir. Bunun içindir ki, Resûl-i Ekrem Efendimiz devamlı teyakkuz halinde bulunur, şiddetli rüzgârlarda hemen iki dizi üzerine çöker, bir kasırga ve âfet gelmesinden Allah’a sığınırdı. Böylece belki de takdir edilmiş bir felâket ve musîbet kaza edilmez, yahut hafif olarak geçmesi sağlanmış olurdu.
    Resûl-i Ekrem Efendimiz her türlü âfete yüklü bulunan bulutu gökyüzünde görünce de yine Allah’a sığınır, şu duâyla ilticada bulunurdu:
    “Allahümme innâ neûzü bike min şerri mâ ürsile bihi.”
    “Gönderildiği şeyin şerrinden Allah’a sığınırız.”
    Ahmet Şahin.


  3. 15.Mart.2011, 17:24
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر




    Bir hadîsten öğrendiğimize göre rüzgâr bazan yağmur, bereket gibi hayırlı şeyler getirir. Bazan da kasırga ve yıkıntı gibi felâkete sebeb olur. Nitekim Resûl-i Ekrem Efendimiz rüzgârın estiğini anlayınca hemen dizleri üzerine çöker ve:
    “Allahümme’c’alha rahmeten ve lâ tec’alhâ azaben.” diye yalvarır, duâ eder, azaba değil, rahmete vesile olmasını dilerdi. Yâni, “Yâ Rabbi bu rüzgârı bize rahmete vesile kıl, azabımıza sebeb eyleme.”
    Bir diğer duâsında da Peygamberimiz şöyle yalvarmıştır:
    – Yâ Rab, şu rüzgârın içinde bulunanın ve hangi hizmet için gönderilmişse onun hayrını senden dilerim. İçinde bulunanın şerrinden ve gönderildiği şeyin şerrinden sana sığınırım.
    Demek ki, mü’min kendini hiç bir semâvî hâdisede garantide göremez. Her zaman büyük bir fırtına ve belânın gelmesi muhtemeldir. Bunun içindir ki, Resûl-i Ekrem Efendimiz devamlı teyakkuz halinde bulunur, şiddetli rüzgârlarda hemen iki dizi üzerine çöker, bir kasırga ve âfet gelmesinden Allah’a sığınırdı. Böylece belki de takdir edilmiş bir felâket ve musîbet kaza edilmez, yahut hafif olarak geçmesi sağlanmış olurdu.
    Resûl-i Ekrem Efendimiz her türlü âfete yüklü bulunan bulutu gökyüzünde görünce de yine Allah’a sığınır, şu duâyla ilticada bulunurdu:
    “Allahümme innâ neûzü bike min şerri mâ ürsile bihi.”
    “Gönderildiği şeyin şerrinden Allah’a sığınırız.”
    Ahmet Şahin.





+ Yorum Gönder