Konusunu Oylayın.: Âd Kavmi ve Kumların Atlantisi Ubar Kenti

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Âd Kavmi ve Kumların Atlantisi Ubar Kenti
  1. 12.Mart.2011, 07:49
    1
    Misafir

    Âd Kavmi ve Kumların Atlantisi Ubar Kenti






    Âd Kavmi ve Kumların Atlantisi Ubar Kenti Mumsema Âd Kavmi ve Kumların Atlantis�i Ubar Kenti


  2. 12.Mart.2011, 07:49
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 12.Mart.2011, 10:36
    2
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    Cevap: Âd Kavmi ve Kumların Atlantis�i Ubar Kenti




    Âd Kavmi ve Kumların Atlantis’i Ubar Kenti "Âd (halkın)a gelince; onlar da uğultu yüklü azgın bir kasırga ile helâk edildiler. (Allah) Onu yedi gece ve sekiz gün aralık vermeksizin üzerlerine Musallat etti. Öyle ki o kavmin orada sanki içi kof hurma kütükleriymiş gibi çarpılıp yere yıkıldığını görürsün. Şimdi onlardan hiç arta kalan (bir şey) görüyor musun? " (69/Haakka 6-8) Kur’an’ın çeşitli Sûrelerinde sözü geçen bir başka helâk olmuş kavim ise Adı Nûh Kavmi'nden sonra anılan Âd Kavmi'dir Âd Kavmi’ne gönderilen Hz Hûd tüm peygamberler gibi kavmini ortak koşmÂdan Allah'a iman etmeye ve kendisinin söylediklerine itaat etmeye çağırır Kavim Hz. Hûd'a düşmanlıkla cevap verir. Hûd Sûresi'nde Hz Hûd ve kavmi arasında geçenler ayrıntılı olarak anlatılmaktadır: "Âd (halkına da) kardeşleri Hûd'u (gönderdik) Dedi ki: 'Ey kavmim Allah'a ibâdet edin sizin O'ndan başka ilâhınız yoktur Siz yalan olarak (tanrılar) düzenlerden başkası değilsiniz Ey kavmim ben bunun karşılığında sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim beni yaratandan başkasına ait değildir Akıl erdirmeyecek misiniz? Ey kavmim Rabbinizden bağışlanma dileyin sonra O'na tevbe edin. Üstünüze gökten sağanak (yağmurlar bol nimetler) yağdırsın ve gücünüze güç katsın Suçlu/günahkârlar olarak yüz çevirmeyin.' 'Ey Hûd' dediler 'Sen bize apaçık bir belge (mûcize) ile gelmiş değilsin ve biz de senin sözünle ilâhlarımızı terketmeyiz. Sana iman edecek de değiliz. Biz: 'Bazı ilâhlarımız seni çok kötü çarpmıştır' (demekten) başka bir şey söylemeyiz' Dedi ki: 'Allah'ı şahid tutarım siz de şahidler olun ki gerçekten ben sizin şirk koştuklarınızdan uzağım. O'nun dışındaki (tanrılardan). Artık siz bana toplu olarak dilediğiniz tuzağı kurun sonra bana süre tanımayın. Ben gerçekten benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah'a tevekkül ettim O'nun alnından yakalayıp-denetlemediği hiçbir canlı yoktur Muhakkak benim Rabbim dosdoğru bir yol üzerinedir (dosdoğru yolda olanı korumaktadır.) Buna rağmen yüz çevirirseniz artık size kendisiyle gönderildiğim şeyi tebliğ ettim. Rabbim de sizden başka bir kavmi yerinize geçirir. Siz O'na hiçbir şeyle zarar veremezsiniz Doğrusu benim Rabbim herşeyi gözetleyip-koruyandır' Emrimiz geldiği zaman tarafımızdan bir rahmet ile Hûd'u ve onunla birlikte iman edenleri kurtardık Onları şiddetli-ağır bir azaptan kurtardık. İşte Âd (halkı): Rablerinin âyetlerini tanımayıp reddettiler. O'nun elçilerine isyan ettiler ve her inatçı zorbanın emri ardınca yürüdüler. Ve bu dünyada da Kıyâmet gününde de lanete tabi tutuldular. Haberiniz olsun; gerçekten Âd (halkı) Rablerine (karşı) inkâr ettiler. Haberiniz olsun; Hûd kavmi Âd'a (Allah'ın rahmetinden) uzaklık (verildi" (11/Hûd 50-60) Âd Kavmi'nden bahseden diğer bir Sûre ise Şuarâ Sûresi'dir Bu Sûrede Âd Kavmi'nin bazı özelliklerine dikkat çekilir Buna göre Âd "yüksek yerlere anıtlar inşa etmekte" ve "ölümsüz kılınmak umuduyla sanat yapıları edinmekte" olan bir kavimdir Ayrıca bozgunculuk yapıp zorbaca davranmaktadır Hz Hûd kavmini uyardığında ise onun sözlerini "geçmiştekilerin geleneksel tutumu" olarak yorumlarlar. Başlarına bir şey gelmeyeceğinden de son derece emindirler: "Âd (kavmi) de gönderilen (elçi)leri yalanladı. Hani onlara kardeşleri Hûd: 'Sakınmaz mısınız?' demişti. 'Gerçek şu ki ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan korkup sakının ve bana itaat edin. Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca âlemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksekçe yere bir anıt inşa edip (yararsız bir şeyle) oyalanıp eğleniyor musunuz? Ölümsüz kılınmak umuduyla sanat yapıları mı ediniyorsunuz? Tutup yakaladığınız zaman da zorbalar gibi mi yakalıyorsunuz? Artık Allah'tan korkup sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeylerle size yardım edenden korkup-sakının. Size hayvanlar çocuklar (vererek) yardım etti. Bahçeler ve pınarlar da. Doğrusu ben sizin için büyük bir günün azâbından korkuyorum.' Dediler ki: 'Bizim için fark etmez; öğüt versen de öğüt verenlerden olmasan da. Bu geçmiştekilerin 'geleneksel tutumundan başkası değildir. Ve biz azap görecek de değiliz.' Böylelikle onu yalanladılar Biz de onları yıkıma uğrattık. Gerçekten bunda bir âyet vardır ama onların çoğu iman etmiş değildirler. Ve şüphesiz senin Rabbin güçlü ve üstün olandır merhamet edendir." (26/Şuarâ 123-140) Hz. Hûd'a düşmanlık eden ve Allah'a başkaldıran kavim gerçekten de yıkıma uğradı. Korkunç bir kum fırtınası Âd'ı "sanki hiç yaşamamışcasına" yok etti.


  4. 12.Mart.2011, 10:36
    2
    Feseyekfikehumullah



    Âd Kavmi ve Kumların Atlantis’i Ubar Kenti "Âd (halkın)a gelince; onlar da uğultu yüklü azgın bir kasırga ile helâk edildiler. (Allah) Onu yedi gece ve sekiz gün aralık vermeksizin üzerlerine Musallat etti. Öyle ki o kavmin orada sanki içi kof hurma kütükleriymiş gibi çarpılıp yere yıkıldığını görürsün. Şimdi onlardan hiç arta kalan (bir şey) görüyor musun? " (69/Haakka 6-8) Kur’an’ın çeşitli Sûrelerinde sözü geçen bir başka helâk olmuş kavim ise Adı Nûh Kavmi'nden sonra anılan Âd Kavmi'dir Âd Kavmi’ne gönderilen Hz Hûd tüm peygamberler gibi kavmini ortak koşmÂdan Allah'a iman etmeye ve kendisinin söylediklerine itaat etmeye çağırır Kavim Hz. Hûd'a düşmanlıkla cevap verir. Hûd Sûresi'nde Hz Hûd ve kavmi arasında geçenler ayrıntılı olarak anlatılmaktadır: "Âd (halkına da) kardeşleri Hûd'u (gönderdik) Dedi ki: 'Ey kavmim Allah'a ibâdet edin sizin O'ndan başka ilâhınız yoktur Siz yalan olarak (tanrılar) düzenlerden başkası değilsiniz Ey kavmim ben bunun karşılığında sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim beni yaratandan başkasına ait değildir Akıl erdirmeyecek misiniz? Ey kavmim Rabbinizden bağışlanma dileyin sonra O'na tevbe edin. Üstünüze gökten sağanak (yağmurlar bol nimetler) yağdırsın ve gücünüze güç katsın Suçlu/günahkârlar olarak yüz çevirmeyin.' 'Ey Hûd' dediler 'Sen bize apaçık bir belge (mûcize) ile gelmiş değilsin ve biz de senin sözünle ilâhlarımızı terketmeyiz. Sana iman edecek de değiliz. Biz: 'Bazı ilâhlarımız seni çok kötü çarpmıştır' (demekten) başka bir şey söylemeyiz' Dedi ki: 'Allah'ı şahid tutarım siz de şahidler olun ki gerçekten ben sizin şirk koştuklarınızdan uzağım. O'nun dışındaki (tanrılardan). Artık siz bana toplu olarak dilediğiniz tuzağı kurun sonra bana süre tanımayın. Ben gerçekten benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah'a tevekkül ettim O'nun alnından yakalayıp-denetlemediği hiçbir canlı yoktur Muhakkak benim Rabbim dosdoğru bir yol üzerinedir (dosdoğru yolda olanı korumaktadır.) Buna rağmen yüz çevirirseniz artık size kendisiyle gönderildiğim şeyi tebliğ ettim. Rabbim de sizden başka bir kavmi yerinize geçirir. Siz O'na hiçbir şeyle zarar veremezsiniz Doğrusu benim Rabbim herşeyi gözetleyip-koruyandır' Emrimiz geldiği zaman tarafımızdan bir rahmet ile Hûd'u ve onunla birlikte iman edenleri kurtardık Onları şiddetli-ağır bir azaptan kurtardık. İşte Âd (halkı): Rablerinin âyetlerini tanımayıp reddettiler. O'nun elçilerine isyan ettiler ve her inatçı zorbanın emri ardınca yürüdüler. Ve bu dünyada da Kıyâmet gününde de lanete tabi tutuldular. Haberiniz olsun; gerçekten Âd (halkı) Rablerine (karşı) inkâr ettiler. Haberiniz olsun; Hûd kavmi Âd'a (Allah'ın rahmetinden) uzaklık (verildi" (11/Hûd 50-60) Âd Kavmi'nden bahseden diğer bir Sûre ise Şuarâ Sûresi'dir Bu Sûrede Âd Kavmi'nin bazı özelliklerine dikkat çekilir Buna göre Âd "yüksek yerlere anıtlar inşa etmekte" ve "ölümsüz kılınmak umuduyla sanat yapıları edinmekte" olan bir kavimdir Ayrıca bozgunculuk yapıp zorbaca davranmaktadır Hz Hûd kavmini uyardığında ise onun sözlerini "geçmiştekilerin geleneksel tutumu" olarak yorumlarlar. Başlarına bir şey gelmeyeceğinden de son derece emindirler: "Âd (kavmi) de gönderilen (elçi)leri yalanladı. Hani onlara kardeşleri Hûd: 'Sakınmaz mısınız?' demişti. 'Gerçek şu ki ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan korkup sakının ve bana itaat edin. Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca âlemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksekçe yere bir anıt inşa edip (yararsız bir şeyle) oyalanıp eğleniyor musunuz? Ölümsüz kılınmak umuduyla sanat yapıları mı ediniyorsunuz? Tutup yakaladığınız zaman da zorbalar gibi mi yakalıyorsunuz? Artık Allah'tan korkup sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeylerle size yardım edenden korkup-sakının. Size hayvanlar çocuklar (vererek) yardım etti. Bahçeler ve pınarlar da. Doğrusu ben sizin için büyük bir günün azâbından korkuyorum.' Dediler ki: 'Bizim için fark etmez; öğüt versen de öğüt verenlerden olmasan da. Bu geçmiştekilerin 'geleneksel tutumundan başkası değildir. Ve biz azap görecek de değiliz.' Böylelikle onu yalanladılar Biz de onları yıkıma uğrattık. Gerçekten bunda bir âyet vardır ama onların çoğu iman etmiş değildirler. Ve şüphesiz senin Rabbin güçlü ve üstün olandır merhamet edendir." (26/Şuarâ 123-140) Hz. Hûd'a düşmanlık eden ve Allah'a başkaldıran kavim gerçekten de yıkıma uğradı. Korkunç bir kum fırtınası Âd'ı "sanki hiç yaşamamışcasına" yok etti.





+ Yorum Gönder