Konusunu Oylayın.: Sabah namazından sonra yapılacak ameller

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Sabah namazından sonra yapılacak ameller
  1. 12.Mart.2011, 07:22
    1
    Misafir

    Sabah namazından sonra yapılacak ameller

  2. 12.Mart.2011, 12:00
    2
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,422
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    Cevap: Sabah namazından sonra yapılacak ameller




    SABAH NAMAZINDAN SONRA
    YAPILACAK AMELLER



    Hak yolcusu, sabah namazını kıldıktan sonra Kur’an okumaya ve çeşitli şekillerle zikretmeye, hamd, tesbih ve sena etmeye başlar. Yüce Allah’ın azametini, nimetlerini, insanın hesap ettiği ve edemediği, bildiği ve bilmediği yerlerden O’nun lütuf ve ihsanının kendisine nasıl kesintisiz olarak geldiğini tefekkür eder. Ulaşmış olduğu zâhir ve bâtın nimetlere şükretmedeki yetersizliğini düşünür. Aynı zamanda mükellef olduğu itaati yerine getirmede ve nimetlere karşı devamlı şükretmedeki acizliğini düşünür. Yine gelecekte yapmakla memur olduğu emir ve görevleri düşünür.

    Ayrıca Yüce Allah’ın, onun kusurlarını devamlı nasıl örttüğünü ve kendisine bu şekilde lütufta bulunduğunu tefekkür eder. Yine işlediği ve aşırı gittiği günahlarını göz önüne getirir, ayrıca boş vakitlerini salih amelle değerlendiremediğini düşünür.

    Mümin bu tefekkürüyle Yüce Allah’ın mülk alemindeki hakimiyetini ve melekût alemindeki yüce kudretini, bunlardaki ayet ve nimetlerini tefekkür eder. Yine Allah Tealanın azabını ve O’nun zâhir ve bâtın nimetleriyle olan imtihanını düşünür. Nitekim Yüce Allah’ın: “Onlara Allah’ın eski milletlere olan muamelesini hatırlat”224 ayetinde geçen “Eyyâmullah” ile Allah’ın nimetleri kastedildiği söylenmiştir. Bundan maksat, Allah’ın azabıdır da denilmiştir. Yine “Felaha ermeniz için Allah’ın nimetlerini anın”225 ayeti ve “Allah’ın hangi nimetini inkar ediyor, yalanlayabiliyorsunuz?”226 ayeti bu konuyla ilgilidir. İkinci ayet, “Ey insanlar ve cinler, Allah’ın hangi nimetini yalanlayabilirsiniz?” demektir. Buradaki manalardan hangisini alırsak alalım, hepsinde bir zikir anlamı vardır.


    Zikir bir ibadettir. Zikir, zikredeni, tefekküre götürür. Tefekkür de havf ve recaya, korku ve ümide götürür. Zikir güçlenince müşahede hâlini alır. Nitekim bir ayette şöyle buyurulmuştur. “Onlar, Allah’ı kıyam halinde zikrederler.”227 Sonra ayet “Onlar, semaların ve arzın yaratılışını düşünürler.”228 şeklinde devam eder. Daha sonra da “Ey Rabbimiz! Bizi ateş azabından koru.”229 duaları yer alır.

    Müşahede ise, ancak yakîn derecesine ulaşan bir imanla olur. Yakîn, imanın ruhudur ve en ileri noktasıdır. Müminin asıl mesleği işte bu yakini elde etmesidir.

    Bazı alimler “Bir saat tefekkür; bir yıllık ibadetten daha hayırlıdır”230 haberi hakkında şöyle demişlerdir:

    “Bu tefekkür, kötülüklerden alıkoyup iyiliklere götüren ve dünyaya aşırı rağbetten ve hırslı olmaktan uzaklaştırıp kanaat ve zühde götüren tefekkürdür. Yine denilmiştir ki, o, müşahedeyi temin eden ve onu güçlendiren, zikretmeyi, şükretmeyi ve hidayete ermeyi sağlayan bir tefekkürdür.

    Nitekim şu ayetlerde de aynı noktaya dikkat çekiliyor: “Takvaya ermek için onda olanları zikrediniz.”231 Yine “Belki sakınırlar veya onlar için bir hatırlatma olur.”232 Bunun bir benzeri de şu ayettir.

    “Allah size ayetlerini açıklıyor ki, tefekkür edesiniz.”233 Yani dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz. Tefekkür edenler neticede, ebedi olan hayat için çalışır ve ona rağbet ederler, fanî olandan ise yüz çevirirler.

    Yüce Allah, şu ayette “açıklamayı” şükretmeyi gerektirici bir sebep kılmıştır: “Şükredesiniz diye Allah size ayetlerini açıklıyor.”234 Nitekim şu ayette de bu ifade ediliyor: “Onda olanları zikrediniz ki takvaya eresiniz.”235

    Allah (c.c), bundan sonra isyan edenleri şu şekilde nitelemiştir: “Onlar öyle kimseler ki, bizim zikrimizden yana gözleri perdelidir.”236

    Ümmü’d-Derda şöyle demiştir: “Ebu’d-Derda’nın ibadetinin çoğu tefekkürdü.237 Şöyle derdi: “Her gün üç yüz dinar kâr edip de, onları infak etmeyi istemem”. Bunun sebebi nedir? diye soruldu, şu cevabı verdi: Çünkü, bu beni tefekkürden engeller.”238



  3. 12.Mart.2011, 12:00
    2
    Hüvel Baki..



    SABAH NAMAZINDAN SONRA
    YAPILACAK AMELLER



    Hak yolcusu, sabah namazını kıldıktan sonra Kur’an okumaya ve çeşitli şekillerle zikretmeye, hamd, tesbih ve sena etmeye başlar. Yüce Allah’ın azametini, nimetlerini, insanın hesap ettiği ve edemediği, bildiği ve bilmediği yerlerden O’nun lütuf ve ihsanının kendisine nasıl kesintisiz olarak geldiğini tefekkür eder. Ulaşmış olduğu zâhir ve bâtın nimetlere şükretmedeki yetersizliğini düşünür. Aynı zamanda mükellef olduğu itaati yerine getirmede ve nimetlere karşı devamlı şükretmedeki acizliğini düşünür. Yine gelecekte yapmakla memur olduğu emir ve görevleri düşünür.

    Ayrıca Yüce Allah’ın, onun kusurlarını devamlı nasıl örttüğünü ve kendisine bu şekilde lütufta bulunduğunu tefekkür eder. Yine işlediği ve aşırı gittiği günahlarını göz önüne getirir, ayrıca boş vakitlerini salih amelle değerlendiremediğini düşünür.

    Mümin bu tefekkürüyle Yüce Allah’ın mülk alemindeki hakimiyetini ve melekût alemindeki yüce kudretini, bunlardaki ayet ve nimetlerini tefekkür eder. Yine Allah Tealanın azabını ve O’nun zâhir ve bâtın nimetleriyle olan imtihanını düşünür. Nitekim Yüce Allah’ın: “Onlara Allah’ın eski milletlere olan muamelesini hatırlat”224 ayetinde geçen “Eyyâmullah” ile Allah’ın nimetleri kastedildiği söylenmiştir. Bundan maksat, Allah’ın azabıdır da denilmiştir. Yine “Felaha ermeniz için Allah’ın nimetlerini anın”225 ayeti ve “Allah’ın hangi nimetini inkar ediyor, yalanlayabiliyorsunuz?”226 ayeti bu konuyla ilgilidir. İkinci ayet, “Ey insanlar ve cinler, Allah’ın hangi nimetini yalanlayabilirsiniz?” demektir. Buradaki manalardan hangisini alırsak alalım, hepsinde bir zikir anlamı vardır.


    Zikir bir ibadettir. Zikir, zikredeni, tefekküre götürür. Tefekkür de havf ve recaya, korku ve ümide götürür. Zikir güçlenince müşahede hâlini alır. Nitekim bir ayette şöyle buyurulmuştur. “Onlar, Allah’ı kıyam halinde zikrederler.”227 Sonra ayet “Onlar, semaların ve arzın yaratılışını düşünürler.”228 şeklinde devam eder. Daha sonra da “Ey Rabbimiz! Bizi ateş azabından koru.”229 duaları yer alır.

    Müşahede ise, ancak yakîn derecesine ulaşan bir imanla olur. Yakîn, imanın ruhudur ve en ileri noktasıdır. Müminin asıl mesleği işte bu yakini elde etmesidir.

    Bazı alimler “Bir saat tefekkür; bir yıllık ibadetten daha hayırlıdır”230 haberi hakkında şöyle demişlerdir:

    “Bu tefekkür, kötülüklerden alıkoyup iyiliklere götüren ve dünyaya aşırı rağbetten ve hırslı olmaktan uzaklaştırıp kanaat ve zühde götüren tefekkürdür. Yine denilmiştir ki, o, müşahedeyi temin eden ve onu güçlendiren, zikretmeyi, şükretmeyi ve hidayete ermeyi sağlayan bir tefekkürdür.

    Nitekim şu ayetlerde de aynı noktaya dikkat çekiliyor: “Takvaya ermek için onda olanları zikrediniz.”231 Yine “Belki sakınırlar veya onlar için bir hatırlatma olur.”232 Bunun bir benzeri de şu ayettir.

    “Allah size ayetlerini açıklıyor ki, tefekkür edesiniz.”233 Yani dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz. Tefekkür edenler neticede, ebedi olan hayat için çalışır ve ona rağbet ederler, fanî olandan ise yüz çevirirler.

    Yüce Allah, şu ayette “açıklamayı” şükretmeyi gerektirici bir sebep kılmıştır: “Şükredesiniz diye Allah size ayetlerini açıklıyor.”234 Nitekim şu ayette de bu ifade ediliyor: “Onda olanları zikrediniz ki takvaya eresiniz.”235

    Allah (c.c), bundan sonra isyan edenleri şu şekilde nitelemiştir: “Onlar öyle kimseler ki, bizim zikrimizden yana gözleri perdelidir.”236

    Ümmü’d-Derda şöyle demiştir: “Ebu’d-Derda’nın ibadetinin çoğu tefekkürdü.237 Şöyle derdi: “Her gün üç yüz dinar kâr edip de, onları infak etmeyi istemem”. Bunun sebebi nedir? diye soruldu, şu cevabı verdi: Çünkü, bu beni tefekkürden engeller.”238






+ Yorum Gönder