Konusunu Oylayın.: Hz. Hasan ve hüseyin'in (r.a) vefatları

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hz. Hasan ve hüseyin'in (r.a) vefatları
  1. 11.Mart.2011, 07:24
    1
    Misafir

    Hz. Hasan ve hüseyin'in (r.a) vefatları






    Hz. Hasan ve hüseyin'in (r.a) vefatları Mumsema Hz. Hasan ve hüseyin'in (r.a) vefatları


  2. 11.Mart.2011, 07:24
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 11.Mart.2011, 10:46
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Hz. Hasan ve hüseyin'in (r.a) vefatları




    Hz. Hasan (r.a) zehirlenmenin tesiriyle113 artık iyice ağırlaşmaya başladığı zaman kardeşi Hüseyin (r.a) yanına geldi. Onu endişe ve umutsuzluk içinde görünce,
    “Neden sızlanıyorsun? Deden Resûlullah’ın, baban Hz. Ali’nin, büyük annen Huveylîd kızı Hz. Hatice’nin ve annen Fâtıma’nın, amcaların Hamza ve Ca’fer’in yanına gidiyorsun, bunda endişe edilecek bir durum yok” dedi. Hz. Hasan (r.a), “Ey kardeşim! Bugüne kadar kendisine hiç gitmediğim ve yapmadığım bir işe, ölüme gidiyorum” dedi.
    Muhammed b. Hasan (r.a) anlatıyor:
    “Hz. Hüseyin (r.a) Ehl-i beyt ile birlikte Kerbelâ denilen yere vardıklarında Ubeydullah b. Ziyâd’ın adamları etraflarını kuşatmıştı. Hz. Hüseyin (r.a) öldürüleceklerini anlayınca ayağa kalktı, Allah’a hamd ve senalarda bulunduktan sonra şu konuşmayı yaptı:
    Hz. Hasan (r.a), zevcesi Cade bint Eş’as tarafından, 49 (669) senesinde zehirlenerek şehid edildi. Cenaze namazını Saîd b. Âs kıldırdı. Kardeşi Hz. Hüseyin (r.a) tarafından Medine-i Münevvere’deki Bakî Kabristanlığfna defnedildi.
    Gördüğünüz her şey Allah’ın takdiriyle olmuştur. Dünya değişti, her şey bir bilinmezliğe büründü. İyilik diye bir şey kalmadı. Bir kaptan damlayan ne ise o da o kadar işte. Bundan dolayı böyle hayırsız ve verimsiz bir yerde yaşamak bana yeter de artar bile.
    Hak ve hakikat ile amel edilmediğini, bâtıldan da sakı-nılmadığını görmez misiniz? Bu bakımdan mümine düşen vazife, kendisini Allah’a kavuşturacak yollara rağbet etmesidir. Ben şu halimle ölümü bir saadet, zalimlerle yaşamayı ise kendim için bir cürüm olarak görüyorum.”


  4. 11.Mart.2011, 10:46
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Hz. Hasan (r.a) zehirlenmenin tesiriyle113 artık iyice ağırlaşmaya başladığı zaman kardeşi Hüseyin (r.a) yanına geldi. Onu endişe ve umutsuzluk içinde görünce,
    “Neden sızlanıyorsun? Deden Resûlullah’ın, baban Hz. Ali’nin, büyük annen Huveylîd kızı Hz. Hatice’nin ve annen Fâtıma’nın, amcaların Hamza ve Ca’fer’in yanına gidiyorsun, bunda endişe edilecek bir durum yok” dedi. Hz. Hasan (r.a), “Ey kardeşim! Bugüne kadar kendisine hiç gitmediğim ve yapmadığım bir işe, ölüme gidiyorum” dedi.
    Muhammed b. Hasan (r.a) anlatıyor:
    “Hz. Hüseyin (r.a) Ehl-i beyt ile birlikte Kerbelâ denilen yere vardıklarında Ubeydullah b. Ziyâd’ın adamları etraflarını kuşatmıştı. Hz. Hüseyin (r.a) öldürüleceklerini anlayınca ayağa kalktı, Allah’a hamd ve senalarda bulunduktan sonra şu konuşmayı yaptı:
    Hz. Hasan (r.a), zevcesi Cade bint Eş’as tarafından, 49 (669) senesinde zehirlenerek şehid edildi. Cenaze namazını Saîd b. Âs kıldırdı. Kardeşi Hz. Hüseyin (r.a) tarafından Medine-i Münevvere’deki Bakî Kabristanlığfna defnedildi.
    Gördüğünüz her şey Allah’ın takdiriyle olmuştur. Dünya değişti, her şey bir bilinmezliğe büründü. İyilik diye bir şey kalmadı. Bir kaptan damlayan ne ise o da o kadar işte. Bundan dolayı böyle hayırsız ve verimsiz bir yerde yaşamak bana yeter de artar bile.
    Hak ve hakikat ile amel edilmediğini, bâtıldan da sakı-nılmadığını görmez misiniz? Bu bakımdan mümine düşen vazife, kendisini Allah’a kavuşturacak yollara rağbet etmesidir. Ben şu halimle ölümü bir saadet, zalimlerle yaşamayı ise kendim için bir cürüm olarak görüyorum.”





+ Yorum Gönder