Konusunu Oylayın.: Zikir ne demektir ne zaman ve nasıl yapılır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Zikir ne demektir ne zaman ve nasıl yapılır?
  1. 10.Mart.2011, 07:10
    1
    Misafir

    Zikir ne demektir ne zaman ve nasıl yapılır?






    Zikir ne demektir ne zaman ve nasıl yapılır? Mumsema Zikir nedir ve nasıl yapılır?


  2. 10.Mart.2011, 12:37
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Zikir ne demektir ne zaman ve nasıl yapılır?




    Değerlli kardeşimiz. Zikir, Allah’ı anmaktır. Kur’an’ın sarih emirlerindendir. “Beni anın, ben de sizi anayım” (Bakara Sûresi, 152), “Allah’ı çokça zikredin ki, felaha eresiniz” (Enfal Sûresi, 45) ayetleri, bu konudaki pek çok ayetten sadece ikisidir.
    Zikir iki türlü olur:

    1'cisi: Lisan ile.
    2'cisi: Kalb ile.

    Asıl olan kalbin zikretmesidir. Dil buna sadece bir tercümandır. Yalnız dilde kalan evrad, kalbe intikal etmedikçe, zikir sayılmaz.( İz, Tasavvuf, 243) Tarlada çalışan çiftçinin, dairede çalışan memurun, fabrikada çalışan işçinin Allah’ı hatırlaması, bir zikirdir. Kur’ân-ı Kerîm bu kimseleri şu şekilde metheder: “Öyle insanlar vardır ki, ne bir ticaret, ne bir alışveriş onları Allah’ı zikirden, namazı kılmaktan, zekatı vermekten alıkoyamaz.” (Nur Sûresi, 37)


    En büyük Zikir Allaha iman etmek, Onu anmak ve Onu hatırlamak demektir.

    Anma, anımsama, ezberleme, hatırlama. Söylenmesi tavsiye edilen hamd, sena ve dua için kullanılan sözlere de zikir denir. Bazı alimler zikri, insana sevap kazandıran her türlü hareket olarak tarif etmişlerdir.

    Kur’an-ı kerim ibadetlerin en camii olan namaza zikir demektedir. Namaz kılan bir mü’min Allah’ı anmakta, zikretmektedir. Bu zikir abdestle başlar. O’nun huzuruna çıkacağının şuuru içinde, O’nun sevgili Habibinin (sav) öğrettiği biçimde hazırlık yapan insan, Allah’ı yad etmekte O’nu zikretmektedir.

    Kabe’ye teveccüh ettiğinde zikirdedir. Niyet ve tekbir zaten zikirdir. Derken Allah’ı tesbih ile, hamd ile, O’ndan başka ilâh olmadığını ifade ile zikir sürdürülür. Namaz kılan bir mü’min bir taraftan da okuduğu sûrelerin mânâlarını düşünür. Kalbi okuduğu sûreye göre halden hâle girer.

    Lisan en zikir namazdadır, kıraat süretiyle. Kalben zikir namazdadır; tefekkür, haşyet, ümit, muhabbet sûretiyle.

    İnsan, beden ve ruhtan ibaret olduğu gibi, alem de şehadet ve gaybdan ibaret. Yani, görünen ve görünmeyen âlemler. İnsanın maddesi bu âlemin maddesinden süzüldüğü için, bedenen yaptığı zikir de kâinatın zikrini temsil eder.

    Gök gürlemesinden şimşek çakmasına, yaprak hışırtısından kuş cıvıltısına kadar bu alemi dolduran bütün sesler bir nevi kıraattir. Kudretin söylettiğini duyururlar bize. Ve biz namazda Kur’an okumak suretiyle bu cehrî zikirlere hem iştirak eder, hem de hepsinin önüne geçeriz.


  3. 10.Mart.2011, 12:37
    2
    Moderatör



    Değerlli kardeşimiz. Zikir, Allah’ı anmaktır. Kur’an’ın sarih emirlerindendir. “Beni anın, ben de sizi anayım” (Bakara Sûresi, 152), “Allah’ı çokça zikredin ki, felaha eresiniz” (Enfal Sûresi, 45) ayetleri, bu konudaki pek çok ayetten sadece ikisidir.
    Zikir iki türlü olur:

    1'cisi: Lisan ile.
    2'cisi: Kalb ile.

    Asıl olan kalbin zikretmesidir. Dil buna sadece bir tercümandır. Yalnız dilde kalan evrad, kalbe intikal etmedikçe, zikir sayılmaz.( İz, Tasavvuf, 243) Tarlada çalışan çiftçinin, dairede çalışan memurun, fabrikada çalışan işçinin Allah’ı hatırlaması, bir zikirdir. Kur’ân-ı Kerîm bu kimseleri şu şekilde metheder: “Öyle insanlar vardır ki, ne bir ticaret, ne bir alışveriş onları Allah’ı zikirden, namazı kılmaktan, zekatı vermekten alıkoyamaz.” (Nur Sûresi, 37)


    En büyük Zikir Allaha iman etmek, Onu anmak ve Onu hatırlamak demektir.

    Anma, anımsama, ezberleme, hatırlama. Söylenmesi tavsiye edilen hamd, sena ve dua için kullanılan sözlere de zikir denir. Bazı alimler zikri, insana sevap kazandıran her türlü hareket olarak tarif etmişlerdir.

    Kur’an-ı kerim ibadetlerin en camii olan namaza zikir demektedir. Namaz kılan bir mü’min Allah’ı anmakta, zikretmektedir. Bu zikir abdestle başlar. O’nun huzuruna çıkacağının şuuru içinde, O’nun sevgili Habibinin (sav) öğrettiği biçimde hazırlık yapan insan, Allah’ı yad etmekte O’nu zikretmektedir.

    Kabe’ye teveccüh ettiğinde zikirdedir. Niyet ve tekbir zaten zikirdir. Derken Allah’ı tesbih ile, hamd ile, O’ndan başka ilâh olmadığını ifade ile zikir sürdürülür. Namaz kılan bir mü’min bir taraftan da okuduğu sûrelerin mânâlarını düşünür. Kalbi okuduğu sûreye göre halden hâle girer.

    Lisan en zikir namazdadır, kıraat süretiyle. Kalben zikir namazdadır; tefekkür, haşyet, ümit, muhabbet sûretiyle.

    İnsan, beden ve ruhtan ibaret olduğu gibi, alem de şehadet ve gaybdan ibaret. Yani, görünen ve görünmeyen âlemler. İnsanın maddesi bu âlemin maddesinden süzüldüğü için, bedenen yaptığı zikir de kâinatın zikrini temsil eder.

    Gök gürlemesinden şimşek çakmasına, yaprak hışırtısından kuş cıvıltısına kadar bu alemi dolduran bütün sesler bir nevi kıraattir. Kudretin söylettiğini duyururlar bize. Ve biz namazda Kur’an okumak suretiyle bu cehrî zikirlere hem iştirak eder, hem de hepsinin önüne geçeriz.





+ Yorum Gönder