+ Yorum Gönder
Soru ve Cevaplar ve Misafir Soruları Kategorisinden Yahudiler ve Hiristiyanlar ile alakalı Hadisler Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. Misafir

    Yahudiler ve Hiristiyanlar ile alakalı Hadisler





    Sual: selamun aleyküm arkadaşlar, bana yahudi ve hıristiyanlarla ilgili 10'ar hadis lazım yardımcı olur musunuz?

    10 tane hıristiyanlarla ilgili , 10 tanede yahudilerle ilgili hadis lazım . Allah sizlerden razı olsun. ?







  2. kanarya
    Devamlı Üye

    Cevap: Yahudiler ve Hiristiyanlar ile alakalı Hadisler Arıyorum


    Reklam



    Cevap: Soru: Bir kardeşimiz:
    “Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    ‘Müslümanlarla Yahudiler çarpışmadıkça kıyamet kopmayacaktır! Yahudi, taşın ve ağacın arkasına saklanacak, bunun üzerine o taş, o ağaç Yahudi’yi kovalayan kimseye: Ey Müslüman! Arkamda bir Yahudi var, gel onu öldür! diyecek. Yalnız gargad ağacı bir şey söylemeyecek, çünkü o Yahudilerin ağaçlarındandır’ buyurdu.”
    Bu hadis sahih midir?” diye sormuş.
    Cevap: Evet, bu hadis, sahihtir.
    Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    ‘Siz Yahudilerle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Arkasında Yahudi’nin saklandığı taş: ‘Ey Müslüman, arkamda Yahudi var, gel onu öldür’ der’ buyurdu.”
    Buhari 2740, 3369, Müslim 2922/82

    بِسْمِ اللهِ، اَلْحَمْدُ ِللهِ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِ اللهِ وَبَعْدُ

    Soru: Bir kardeşimiz:
    “Bir Müslümanın Hristiyan, Yahudi ve Mecusi gibilerinin diyarında yaşaması doğru mudur?” diye sormuş.
    Cevap: Bir Müslümanın Hristiyan, Yahudi ve Mecusilerin yanında yaşaması doğru değildir! Çünkü Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu yasaklamştır.
    Cerir bin Abdullah (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “…Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    ‘Ben, müşrikler arasında ikame eden her Müslümandan beriyim!’ dedi.
    Sahabeler:
    Ya Rasulallah! Neden dediler?
    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    ‘Çünkü onların ateşleri birbirinden ayırt edilmez’ buyurdu.”
    Tirmizi 1645 Ebu Davud 2645 Nesei 2558, 4753
    Not: Şu anda yurt dışında yaşayan Müslümanların çocuklarına baktığımız zaman, Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in bu hadiste ne demek istediğini iyice anlayabiliriz!

    بِسْمِ اللهِ، اَلْحَمْدُ ِللهِ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِ اللهِ وَ بَعْدُ

    Soru: Bir kardeşimiz:
    “Günümüzdeki Yahudi ve Hrıstiyanları ehli kitap dairesinde kabul etmek doğru mudur? Eğer ehli kitap olarak kabul edersek, Fransa, Almanya ve Hollanda gibi ülkelerde ki Hrıstiyan ve Yahudi kasaplardan tavuk, hindi, kuzu ve dana eti gibi etleri alıp yiyebilir miyiz?” diye sormuş.
    Cevap: Evet, günümüzdeki Yahudi ve Hristiyanları ehli kitap dairesinde kabul edip, ehli kitaptır diyebiliriz. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ehli kitabın kestikleri şeyleri, bizim yememize izin vermiştir.
    Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:
    “Bir kavim Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e gelip:
    −Ya Rasulallah! Bir kavim bize et getiriyorlar. Bu etleri kesilirken, besmele çekilip çekilmediklerini bilmiyoruz, ne yapalım? diye sordular. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de:
    ‘Siz bismillah deyip o etleri yiyiniz!’ buyurdu.”
    Buhari 1906-5587, Muvatta, Ebu Davud, Nesei
    Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
    “Allah-u Teâlâ:
    ‘Üzerine Allah’ın adı anılmış olanlardan yeyin... ve üzerine Allah’ın adı anılmayanlardan yemeyin!’ En’âm 118 ve 121. ayetlerini indirdi. Bir müddet sonra da Allah-u Teâlâ bu ayeti neshetti ve:
    ‘Kendilerine kitap verilmiş olanların ( yani ehli kitabın) yemeği, size helaldir. Sizin yemeğiniz de onlara helaldir’ Mâide 5. ayetini indirdi.”
    Ebu Davud 2817
    “Kendilerine kitap verilmiş olanların (yani ehli kitabın) yemeği, size helaldir. Sizin yemeğiniz de onlara helaldir.” Ayeti hakkında imam Zuhrî (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:
    “Arap Hristiyanların kestiği şeyde bir beis yoktur. Eğer Allah’tan başkasının adını söyleyerek kestiklerini işitirsen, sen ondan yeme! Eğer işitmezsen, Allah-u Teâlâ onların küfrünü bildiği halde onların kestiğini bize helal kılmıştır.”
    Buhari 5587
    Hasan-ı Basri ve İbrahim en-Nehâi (Rahmetullahi Aleyh)’de şöyle demiştir:
    “Sünnet olmamış kimselerin kestiğini yemekte bir beis yoktur.”
    Buhari 5587

    بِسْمِ اللهِ، اَلْحَمْدُ لِلهِ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِ اللهِ وَ بَعْدُ
    Beni Nadir Yahudilerinin lideri Huyey bin Ahtab’ın kızı olan Safiyye (Radiyallahu Anha)Musa (Aleyhisselam)’ın kardeşi Harun (Aleyhisselam)’ın neslindendir. Bu kavim hicri 4. yılda Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e komplo hazırladı. Yedi kat semanın üzerinden Allah (Azze ve Celle) bu planlarını Rasulü’ne bildirince İslam ordusu bu Yahudi kavminin üzerine yürüdü ve kısa süren bir kuşatmadan sonra Medine’den çıkmayı kabul ederek teslim oldular.

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara, silah hariç yanlarına diledikleri kadar mal ve eşya almalarına izin verdi. Buradan çıkarılan Yahudilerin büyük kısmı Hayber’e, bir kısmı da Şam tarafına gitmişlerdir.
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hudeybiye’den döndükten sonra hicretin 7. yılının başında Hayber’e yürüdü. Uzun ve sıkıntılı bir kuşatmadan sonra Allah (Azze ve Celle) Hayber’in fethini nasip ettiğinde Yahudilerin lideri olan Huyey bin Ahtab da dahil olmak üzere savaşçılar öldürüldü ve kadınlarla çocuklar esir alındı.
    Cebrail (Aleyhisselam)’ın çoğunlukla kılığına girerek vahiy getirdiği büyük sahabi Dihyetü’l-Kelbi (Radiyallahu Anh) bu esirlerin içinden bir cariye istedi, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in müsaade etmesiyle bazı kaynaklarda ismi Zeynep diye geçen Huyey’in kızını kendisine cariye olarak seçti. Bunun üzerine birisi Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e gelerek:
    −“Ey Allah’ın Nebisi! Dihye’ye Nadiroğulları ve Kureyzaoğullarının liderinin kızını verdin. O ancak sana layıktır” deyince Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Dihye (Radiyallahu Anh) ile cariyeyi çağırdı ve Dihye’den onu yedi kişi karşılığında satın aldı. Akabinde onu azat ederek kendine nikahladı ve hürriyetine kavuşturmasını da onun mehri yaptı.
    Hayber’den dönüşte Seddu’s-Sahba mevkisine ulaştıklarında Safiyye orada hayızdan temizlendi ve zifaf gerçekleşti. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun düğün yemeği olan velimesini yoğurt kurusu, hurma ve yağdan yapılan hays yemeği ile o bölgede verdi. Sonra Medine’ye döndüler.
    Buhari 909, 2717, Müslim 1365/84, 88, Ebu Davud 2995, 2998
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in, savaşta hazır bulunsa da, bulunmasa da elde edilen köle ve mallardan bir hissesi vardı ki, buna ‘safiy sehmi’ denirdi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu hissesini ister köle veya cariye ve isterse at vb. olsun ganimetin 1/5’i olan humusdan önce alırdı. Huyey’in kızı Safiyye de bu safiy hissesinden idi.
    Ebu Davud 2991, 2994
    Safiyye (Radiyallahu Anha) önce Sellam bin Mişkem’in nikahındaydı. Daha sonra ondan ayrılıp Kinane bin Ebi’l-Hukayk ile evlenmişti ve bu kocası da Hayber’de öldürülenler arasındaydı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanına zifaf için girdirildiğinde gözlerinde bir morluk gördü. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nedenini sorduğunda Safiyye (Radiyallahu Anha) şöyle cevapladı:
    “Kocama, ‘Ben ayın kucağıma düştüğünü gördüm’ diye rüyamı anlattığımda yüzüme sert bir tokat indirdi ve ‘Sen Medine’nin kralını Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i mi arzuluyorsun?’ dedi. Safiyye sözüne devamla Babamı ve kocamı öldüren Allah Rasulünden daha çok buğzettiğim kimse yoktu. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) durmadan bana özür beyan ederek:
    “Ya Safiyye! Baban Arap kabilelerini bana karşı kışkırttı, şöyle şöyle yaptı, böyle böyle yaptı” diye sürekli söyledi. Müteakiben içimde duyduğum bu duygu yok olup gitti.
    Heysemi 9/251
    Safiyye (Radiyallahu Anha) yumuşak huylu ve akıllı bir kadındı. Bir gün Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanına girdiğinde o ağlıyordu. Ağlama nedenini soran Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e:
    −“Hafsa bana ‘Yahudi kızı’ diye ta’rizde bulundu” diye cevaplayınca Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    −“Muhakkak ki sen Nebi Harun’un kızısın, amcan Musa da Nebi idi ve sen şimdi bir Nebi’nin nikahı altındasın. O hangi hususta sana karşı övünüyor?” buyurarak onun gönlünü aldı.
    Tirmizi 4146
    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in bu tesellisi, Safiyye validemizin yüreğindeki ateşi serinlettiği gibi sevgili eşinin kendisi için yegâne sığınak olduğunu da iyice idrak etmesini sağlamıştır.
    Asiler, Mü’minlerin Emiri Osman bin Affan (Radiyallahu Anh)’ın evini kuşatınca Mü’minlerin Annesi Safiyye (Radiyallahu Anha) kendi evinden Osman’ın evine bir kalas uzattı ve kuşatma süresince evinden ona yemek ve su taşındı.
    Tabakat 8/128
    İbni Kesir (Rahmetullahi Aleyh)’in bildirdiğine göre Safiyye (Radiyallahu Anha) ibadet, takva, zühd, iyilik ve sadaka verme bakımından kadınların lideri ve hanımefendisiydi.
    İbni Kesir Büyük İslam Tarihi 8/83
    Cariyelerinden birisi Mü’minlerin Emiri Ömer (Radiyallahu Anh)’a gelerek:
    “Safiyye Cumartesi gününü seviyor ve Yahudilerle ilişkisini devam ettiriyor” diye şikayet etti. Ömer bunun sebebini öğrenmek isteyince validemiz:
    “Cumartesi gününü soruyorsun; Allah bana onun yerine Cuma gününü verdiğinden beri o günü sevmiyorum. Yahudilerle ilişkime gelince; onların arasında akrabalarım var, onlarla İslam’ın emri gereği sılai rahim yapıyorum” demiştir.
    El-İstiab 4/1872
    Safiyye binti Huyey (Radiyallahu Anha)’den 10 hadis rivayet edilmiş olup bunlardan birini Buhari ve Müslim ittifakla sahihlerine almışlardır. Kendisinden de Ali bin Hüseyin, İshak bin Abdullah bin Haris, kölesi Kinane ve başkaları rivayet etmişlerdir.
    Safiyye binti Huyey (Radiyallahu Anha) güzel olduğu kadar zeki ve şerefli validemiz Muaviye döneminde hicri 50. yılda vefat etmiş ve Cennetu’l-Baki’ye, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in diğer hanımlarının yanına defnedilmiştir.
    Allah ondan razı olsun.

    سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ


  3. Desert Rose
    Silent and lonely rains
    HZ. PEYGAMBER EFENDİMİZİN HADİS-İ ‘ ŞERİFİ “Ümmetimden veya Yahudilerden ya da Hıristiyanlardan her kim Benim peygamber olduğumu işitir de Bana iman
    etmezse o kişi cennete giremeyecektir”
    Hz. Ömer (ra), bir grup Ehl-i Kitap’tan elde ettiği birkaç evrakı Resulullah’a getirip okumak isteyince, Hz. Peygamber kızgın bir vaziyette şöyle buyururlar: “And olsun ki ben, size bu son Hak din olan İslam’ı, bembeyaz ve tertemiz olarak getirdim. Din konusunda onlara (yani Ehl-i Kitab’a) hiç bir şey sormayınız. Çünkü onlara sorarsanız gün olur, hak olan bir şeyler söylerler de siz onun yalan olduğunu söylersiniz. Veya batıl bir şeyler söylerler, siz ise tasdik edersiniz. “Muhammed’in kudreti elinde olan Allah’a yemin olsun ki, eğer Musa peygamber sizin aranızda bulunsaydı da, O’na tabi olup beni terk etseydiniz; sizler bu halde kesinlikle sapıtanlardan olurdunuz. Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, eğer Musa hayatta olsaydı, bana uymaktan başka bir yolu olmazdı.”
    (Fethü’l Bari, c. 13 s.281; Ahmed bin Hanbel, Müsned, c. 3, 338; İbn Kesir, Tefsir’ül Kur’an-il Azim, c. 1, s. 386; Darimi, Sünen, Mukaddime, 49; ed-Durru’l-Mensur, c. 2, s. 84)
    Son peygamber Hz. Muhammed buyurur ki: “Ümmetimden veya Yahudilerden ya da Hıristiyanlardan, her kim benim peygamber olduğumu işitir de bana iman etmezse o kişi cennete giremeyecektir.”
    (Ahmed bin Hanbel, Müsned, c. 4 s. 396; İbn Kesir, Tefsir’ül Kur’an-il Azim, c. 2 s. 266)

    Alemlerin Efendisi buyurur ki: “Muhammed’in nefsi elinde olan
    Allah’a yemin olsun ki, bu ümmetten hiç kimsenin Yahudi veya Hıristiyan olduğunu duymak istemiyorum. Eğer böyle bir kişi bana inanmadan ölürse o cehennemliktir.“
    (Müslim, Sahih, Kitab’ül İman; bab 70; Zad’ül Mesir, c. 1 s. 365, Tefsir’ül Kur’an-il Azim c.1 s. 363)

    Hz. Peygamber buyurur ki: “ Ashabım! Yahudiler ve Hıristiyanlar sakallarını boyamazlar. Siz onlara muhalefet ediniz. Kına ile boyayınız.”
    ( Sahih-i Buhari, Tecrid-i Sarih tercemesi c:12, s.111)

    Enes bin Malik şöyle anlatıyor: “Resulullah’ın hizmetinde bulunan bir Yahudi genç vardı. Bir gün hastalandı. Resulullah kendisini ziyarete gitti. Ve ona “Müslüman ol” buyurdu. Genç o sırada orada bulunan babasına baktı, babası ‘Ebul Kasım’a (yani peygambere) itaat et’ dedi. Genç de şehadet getirerek Müslüman oldu. Resulullah oradan çıkarken ‘Hamdolsun, şu genci ateşten kurtaran Allah’a buyurdu.”
    (Buhari, Sahih, Kitab’ül Cenaiz, 78; Ahmet b. Hanbel, Müsned, c. 3, s. 227-280; Ebu Davut, Sünen, Kitab’ül Cenaiz, 5)

    Adiy bin Hakim anlatıyor: “Boynumda altından yapılmış bir haç olduğu halde Resulüllah’a geldim. Bana “ Ey Adiy boynundan şu putu çıkar, at” dedi. Ve arkadan şu ayeti okudu; ‘Onlar Allah’ı bırakıp hahamları, papazları ve Meryem oğlu Mesih’i rabler olarak kabul ettiler. Oysa tek ilahtan başkasına kulluk etmemekle emr olunmuşlardı. Ondan başka ilah yoktur. Allah, ortak koştukları şeylerden münezzehtir.’
    (Tevbe:131)” (Tirmizi, Sünen, Tefsir babı, Berae, H. No. 3094)

    Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    "Yahudi ve hıristiyanlar saçlarını hiç boyamazlar. Siz onlar gibi yapmayın."

    Buhârî, Enbiyâ 50, Libâs 67. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tereccül 18; Nesâî, Zînet 14; İbni Mâce, Libâs 32

    “Beni duyup iman etmeyen Yahudi ve Hıristiyan elbette Cehenneme girecektir.” (Hakim)
    “Cennete sadece Müslüman olan girer.”(Buhari)




+ Yorum Gönder
yahudilerle ilgili hadisler,  peygamber efendimizin hristiyanlarla ilgili hadisleri,  peygamberimizin yahudilerle ilgili hadisleri,  peygamber efendimizin yahudiler hakkında söyledikleri