Konusunu Oylayın.: Dünya Kadınlar gününe özel bir sohbet/vaaz

5 üzerinden 3.67 | Toplam : 3 kişi
Dünya Kadınlar gününe özel bir sohbet/vaaz
  1. 08.Mart.2011, 08:46
    1
    Misafir

    Dünya Kadınlar gününe özel bir sohbet/vaaz






    Dünya Kadınlar gününe özel bir sohbet/vaaz Mumsema Dünya Kadınlar gününe özel bir sohbet/vaaz


  2. 08.Mart.2011, 08:46
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 04.Ağustos.2013, 07:52
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Dünya Kadınlar gününe özel bir sohbet/vaaz




    İSLAM’DA KADIN VE KADIN HAKLARI

    I.Konunun Planı
    A) Kuranda kadının yer alması
    B) İslamdan önce kadının durumu
    C) Hz.Peygamber ve Kadınlar
    E) İslamın Kadınlar arasında yayılması
    F) Kadınların dini faaliyetlere katılması
    G) Eğitim alanında kadın
    H) Aile hayatında kadın
    1) Eş olarak kadın
    2) Anne olarak çocuk terbiyesindeki önemi
    İ) İslamda kadın ve erkek ayrımın olmaması
    J) İslamda kadın hakları
    1) Tahsil hakkı
    2) Mülkiyet hakları
    3) Miras hakkı
    4) Evlenme hakkı
    K) İslami tebliğde kadının durumu
    L) İbadetlerde kadınlara tanınan kolaylıklar
    M) Sosyal hayatta kadın
    1) savaşlarda Kadının rolü
    2) Ticaret hayatında kadın
    3)Yardıma muhtaç kadınların toplumdaki durumu
    N) Örnek kadınlar
    II. Konunun Açılımı ve İşlenişi
    Kuranda kadının nasıl anlatıldığı ve islam öncesi ve sonrası kadının durumu hakkında bilgi verilerek vaaza başlanılır. İslamda kadın erkek ayrımının olmadığını insan olarak herkesin eşit olarak yaratıldığından söz edilir. Daha sonra kadının kuran ve sünnette ifade edilişlerine dikkat çekilir. Kadının sahip olduğu haklar sayılarak izah edilmeye çalışılır. Diğer taraftan kadının sosyal hayattaki rolü üzerinde durulur. İslami tebliğ konusunda kadınların durumu ibadetlerde onlara tanınan kolaylıklar ile Kuran ve hadislerde ifade edilen örnek kadınların tarihi süreç içerisinde gösterdikleri başarılardan söz edilir.
    III. Konunun Özet Sunumu
    Kadın toplumların huzur ve mutluluğu, nesillerini devam ettirmeleri için Allah tarafından verilmiş bir imkan olarak görülmelidir. İyi eğitilmiş kadınların çocuklarına güzel değerleri benimsetip, manevi duygularla iyi derecede yetiştirerek, güven huzur ve kardeşlik duygularının oluşmasına, ülkenin kalkınmasına önemli derecede katkı sağlayacağı gerçeği görmezlikten gelinemez. Kadın insan olma açısından erkek gibidir. Bu konuda Cenab-ı Hak insanları tek bir nefisten yarattığını, (Nisa 4/24 ), kadın ve erkek, iman eder ve ibadet yaparlarsa cennete gireceklerini, küfredip isyan ederlerse cezalandırılacaklarını, (Nahl 16/97) erkek kadın, hiçbir çalışanın çabasını zayi etmeyeceğini, (Al-i İmran,3/195) belirtmiştir. Başka ayetlerde de, müslüman erkek ve kadınlar ile mümin erkekler ve kadınlardan, itaat eden, doğruluk sahibi, sabreden, Allah'a gönülden saygılı olan, sadaka veren ırzlarını koruyan, Allah'ı çok zikredenlere, bağış ve büyük bir mükafat hazırladığını açıklamıştır. (Ahzab, 33/35)
    Kuranı kerim, erkeklerin kadınlar üzerinde haklarının bulunduğu gibi kadınların da erkekler üzerinde haklarının olduğunu (Bakara, 2/228) belirtirken, kadına miras hakkı tanımıştır. Diğer taraftan Kuranı kerim, müşriklerden birinin kız çocuğu olduğu zaman öfkeyle yüzünün kapkara kesildiğini, ondan utanarak toprağa gömme arzusu içinde olduğunu (Ahzab,33/58-59) belirterek, islam öncesi Arapların ve diğer milletlerin kadında bulunduğuna inandıkları uğursuzluk düşüncelerini ve kadından dolayı utanma duygularını tamamen yok etmiştir
    İslam, erkeklerin ve kadınların kazandıklarından kendilerine birer pay olduğunu, (Nisa, 4/ 32) vurgulayarak kadına mülkiyet hakkı tanımıştır.
    İslam, kadını cehaletten kurtarmış, durumunu yükselterek şerefli kılmıştır. Eğitilmiş müslüman kadınların eğitim ve öğretime büyük ölçüde katkı sağladıklarına dair islam tarihinde bir çok örnekler mevcuttur. Kısaca islam dini, insanın, ana babasına iyilik etmesini tavsiye etmiş, özellikle, anasının onu zahmetle taşıdığı ve doğurduğu hususuna Kuran-ı kerimde dikkat çekerek kadınlara her durumda ikram edilmesinin gerektiğini ifade etmiştir.(Ahkaf, 46/44)
    IV. Konu İşlenirken Başvurulabilecek Bazı Ayetler
    يَا اَيُّهَا الَّذينَ امَنُوا لَا يَحِلُّ لَكُمْ اَنْ تَرِثُوا النِّسَاءَ كَرْهًا وَلَا تَعْضُلُوهُنَّ لِتَذْهَبُوا بِبَعْضِ مَا
    اتَيْتُمُوهُنَّ اِلَّا اَنْ يَاْتينَ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍ وَعَاشِرُوهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ فَاِنْ كَرِهْتُمُوهُنَّ فَعَسى اَنْ تَكْرَهُوا شَيًْا وَيَجْعَلَ اللّهُ فيهِ خَيْرًا كَثيرًا

    Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal değildir. Açık bir hayasızlık yapmış olmaları dışında, kendilerine verdiklerinizin bir kısmını onlardan geri almak için onları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmadıysanız, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız da Allah onda pek çok hayır yaratmış olur.

    وَلَنْ تَسْتَطيعُوا اَنْ تَعْدِلُوا بَيْنَ النِّسَاءِ وَلَوْ حَرَصْتُمْ فَلَا تَميلُوا كُلَّ الْمَيْلِ فَتَذَرُوهَا كَالْمُعَلَّقَةِ وَاِنْ تُصْلِحُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ اللّهَ كَانَ غَفُورًا رَحيمًا
    Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem yok) askıda kalmış kadın gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.


    وَمِنْ ايَاتِه اَنْ خَلَقَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجًا لِتَسْكُنُوا اِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُمْ مَوَدَّةً وَرَحْمَةً اِنَّ فى ذلِكَ لَايَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

    Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.

    IV. Konu İşlenirken Başvurulabilecek Bazı Hadisler

    عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ؛ قَالَ: قَالَ رَسُولُ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اللَّهُمَّ! إنِّى أُحَرِّجُ حَقَّ الضَّعِيفَيْنِ: اَلْيَتِيمِ وَالْمَرْأةِ.

    Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki "Allahım! Ben şu iki zayıfın hakkının çiğnenmesinden cidden sakındırırım: Yetim ve kadın."

    أَ فاستوصُوا بالنساءِ خيراً فانهنَّ عَوَانٌ عِنْدَكُمْ ليسَ تَمْلِكُونَ مِنْهُنَّ شيئاً غيرَذلكَ إَّ أن
    يأتينَ بِفَاحِشَةٍ مبيِّنةٍ، فإن فعَلْنَ فاهجُروهُنَّ في المضاجِعِ واضْرِبُوهُنَّ ضرباً غيرَ مبَرِّحٍ، فإنْ اطعنَكُمْ ف تبغُوا عليهنَّ سبِيً، أ وإن لكُمْ على نسائكمْ حقاً، ولنسائكُمْ عليكم حقاً: فأما حقُّكمْ على نسائِكُمْ فََ يوطِئْنَ فُرُشَكُمْ من تكرهُونَ، وَ يأذنَّ في بيوتكُمْ لمن تكْرهُونَ، أَ وإنْ تُحْسِنُوا إلَيْهِنَّ فِي كِسْوَتِهِنَّ وَطَعَامِهِنَّ

    Sakın ha, kadınlara da iyi muamele yapın. Çünkü onlar yanınızda esir durumundadır. Onlara iyi muamelenin dışında (terk etmek dövmek gibi) bir başka şey yapmak hakkına sâhip değilsiniz. Ancak açık bir çirkinlikte bulunulursa o hâriç. Çirkin iş yapmaları hâlinde, önce yataklarını ayırın, (yine de devam edecek olurlarsa) yaralamıyacak şekilde dövün. Bundan sonra itaat ederlerse, (onların yaptığına ayırmadövme gibi muamelelere) zulmen devam etmek için bir yol (bir bahâne) aramayın. Bilin ki, sizin kadınlarınız üzerinde bazı haklarınız var. Kadınlarınızın da sizler üzerinde bazı hakları vardır. Kadınlarınız üzerindeki haklarınız istemediğiniz kimselere yatağınızı çiğnetmemeleri, evlerinize hoşlanmadıklarınızın girmesine izin vermemeleridir. (Onların sizdeki hakları ise) yiyecek ve giyeceklerinde iyi davranmanızdır.Haberiniz olsun, şeytan şu beldenizde kendisine ebediyen tapılmayacağını idrak etmiştir. Fakat, sizin önemsemediğiniz şeylerde ona itaat devam edecek, bunlar da onu memnun kılacak (menfî neticeler hâsıl edecek)tır.


    وَعَنْ جَابِرٍ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: َ يَفْرُكُ مُؤْمِنٌ مُؤْمِنَةٌ. إِنْ كَرِهَ مِنْهَا خُلْقًا رَضِىَ آخَرَ.
    Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bir mü'min erkek, bir mü'min kadına buğzetmesin. Çünkü onun bir huyunu beğenmezse başka bir huyunu beğenir."

    -وَعَنْ حكيم بن معاوية عن أبيه رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قَالَ: قُلْتُ يَا رَسُولَ للّهِ: مَا حَقُّ زَوْجَةِ أَحَدِنَا عَلَيْهِ: قَالَ: أَنْ تُطْعِمُهَا إِذَا طُعِمْتْ،َ وَأنْ تَكْسُوهَا إِذَا اكْتَسَيْتَ، وََ تَضْرِبِ الْوَجْهَ، وََ تُقَبِّحْ، وََ تَهْجُرْ إَِ فِي الْبَيْتِ.

    Hakîm İbnu Mu'âviye babası Mu'âviye (radıyallahu anh)'den anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü! dedim, bizden her biri üzerinde, zevcesinin hakkı nedir?""Kendin yiyince ona da yedirmen, giydiğin zaman ona da giydirmen, yüzüne vurmaman, takbîh etmemen, evin içi hariç onu terketmemen."

    وعن أبى هريرة رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: قال رسولُ اللّه: أكْمَلُ المُؤمِنِينَ إيمَاناً أحْسَنُهُمْ خُلُقاً، وَخِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ ‘هْلِهِ.
    Hz. Ebu Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Mü'minler arasında imanca en kâmil olanı, ahlâkça en güzel olanıdır. En hayırlınız da ailesine hayırlı olandır."

    VI. Yararlanabilecek Bazı Kaynaklar

    Ömer Nasuhi. Bilmen, Huk. İsl. ve Ist. Fıkh. Kâmûsu, c. II, s. 223.
    İbrâhim Cânân, Kütüb-i Sitte Muhtasarı Terc. ve Şerhi, c. II, s:484.
    Mustafa Eriş, Seâdet Çağından Sîmâlar, s: 65.
    Mehmed Dikmen, İslâm’da Kadın Hakları, s: 54.
    Aysel Zeyneb Tozduman, İslâm’da Kadının Hakları, s: 36.
    Vehbe Zuhayli, İslâm Fıkhı Ansiklopedisi, c. IX, s: 13.
    Bekir Topaloğlu, İslâm’da Kadın.
    Hamdi Döndüren, Âile İlmihali, 181-182.
    Hüseyin Hâtemî, Kadının Çıkış Yolu, s: 41.
    Hayreddin Karaman, Mukâyeseli İslâm Hukûku, s: 286.
    Rızâ Savaş, Hz. Muhammed (s.a.v.) Devrinde Kadın, s: 271.
    A. Vehbi Vakkasoğlu, Bilinmeyen Kadın
    Sâdık Dânâ, İslâm Kahramanları, c. III
    M. Necâti Bursalı, Mübârek Hanımlar.
    Türkiye Diyânet Vakfı, İslâm Ansk. c. VI, s: 108, 112.
    Osman Karabulut, İslâm’da Evlilik ve Mahremiyetleri.
    Mehmed Saîd, Âilede Seâdet Prensipleri, s: 5-6.

    Ercan ESER
    Kurul Uzmanı


  4. 04.Ağustos.2013, 07:52
    2
    Editör



    İSLAM’DA KADIN VE KADIN HAKLARI

    I.Konunun Planı
    A) Kuranda kadının yer alması
    B) İslamdan önce kadının durumu
    C) Hz.Peygamber ve Kadınlar
    E) İslamın Kadınlar arasında yayılması
    F) Kadınların dini faaliyetlere katılması
    G) Eğitim alanında kadın
    H) Aile hayatında kadın
    1) Eş olarak kadın
    2) Anne olarak çocuk terbiyesindeki önemi
    İ) İslamda kadın ve erkek ayrımın olmaması
    J) İslamda kadın hakları
    1) Tahsil hakkı
    2) Mülkiyet hakları
    3) Miras hakkı
    4) Evlenme hakkı
    K) İslami tebliğde kadının durumu
    L) İbadetlerde kadınlara tanınan kolaylıklar
    M) Sosyal hayatta kadın
    1) savaşlarda Kadının rolü
    2) Ticaret hayatında kadın
    3)Yardıma muhtaç kadınların toplumdaki durumu
    N) Örnek kadınlar
    II. Konunun Açılımı ve İşlenişi
    Kuranda kadının nasıl anlatıldığı ve islam öncesi ve sonrası kadının durumu hakkında bilgi verilerek vaaza başlanılır. İslamda kadın erkek ayrımının olmadığını insan olarak herkesin eşit olarak yaratıldığından söz edilir. Daha sonra kadının kuran ve sünnette ifade edilişlerine dikkat çekilir. Kadının sahip olduğu haklar sayılarak izah edilmeye çalışılır. Diğer taraftan kadının sosyal hayattaki rolü üzerinde durulur. İslami tebliğ konusunda kadınların durumu ibadetlerde onlara tanınan kolaylıklar ile Kuran ve hadislerde ifade edilen örnek kadınların tarihi süreç içerisinde gösterdikleri başarılardan söz edilir.
    III. Konunun Özet Sunumu
    Kadın toplumların huzur ve mutluluğu, nesillerini devam ettirmeleri için Allah tarafından verilmiş bir imkan olarak görülmelidir. İyi eğitilmiş kadınların çocuklarına güzel değerleri benimsetip, manevi duygularla iyi derecede yetiştirerek, güven huzur ve kardeşlik duygularının oluşmasına, ülkenin kalkınmasına önemli derecede katkı sağlayacağı gerçeği görmezlikten gelinemez. Kadın insan olma açısından erkek gibidir. Bu konuda Cenab-ı Hak insanları tek bir nefisten yarattığını, (Nisa 4/24 ), kadın ve erkek, iman eder ve ibadet yaparlarsa cennete gireceklerini, küfredip isyan ederlerse cezalandırılacaklarını, (Nahl 16/97) erkek kadın, hiçbir çalışanın çabasını zayi etmeyeceğini, (Al-i İmran,3/195) belirtmiştir. Başka ayetlerde de, müslüman erkek ve kadınlar ile mümin erkekler ve kadınlardan, itaat eden, doğruluk sahibi, sabreden, Allah'a gönülden saygılı olan, sadaka veren ırzlarını koruyan, Allah'ı çok zikredenlere, bağış ve büyük bir mükafat hazırladığını açıklamıştır. (Ahzab, 33/35)
    Kuranı kerim, erkeklerin kadınlar üzerinde haklarının bulunduğu gibi kadınların da erkekler üzerinde haklarının olduğunu (Bakara, 2/228) belirtirken, kadına miras hakkı tanımıştır. Diğer taraftan Kuranı kerim, müşriklerden birinin kız çocuğu olduğu zaman öfkeyle yüzünün kapkara kesildiğini, ondan utanarak toprağa gömme arzusu içinde olduğunu (Ahzab,33/58-59) belirterek, islam öncesi Arapların ve diğer milletlerin kadında bulunduğuna inandıkları uğursuzluk düşüncelerini ve kadından dolayı utanma duygularını tamamen yok etmiştir
    İslam, erkeklerin ve kadınların kazandıklarından kendilerine birer pay olduğunu, (Nisa, 4/ 32) vurgulayarak kadına mülkiyet hakkı tanımıştır.
    İslam, kadını cehaletten kurtarmış, durumunu yükselterek şerefli kılmıştır. Eğitilmiş müslüman kadınların eğitim ve öğretime büyük ölçüde katkı sağladıklarına dair islam tarihinde bir çok örnekler mevcuttur. Kısaca islam dini, insanın, ana babasına iyilik etmesini tavsiye etmiş, özellikle, anasının onu zahmetle taşıdığı ve doğurduğu hususuna Kuran-ı kerimde dikkat çekerek kadınlara her durumda ikram edilmesinin gerektiğini ifade etmiştir.(Ahkaf, 46/44)
    IV. Konu İşlenirken Başvurulabilecek Bazı Ayetler
    يَا اَيُّهَا الَّذينَ امَنُوا لَا يَحِلُّ لَكُمْ اَنْ تَرِثُوا النِّسَاءَ كَرْهًا وَلَا تَعْضُلُوهُنَّ لِتَذْهَبُوا بِبَعْضِ مَا
    اتَيْتُمُوهُنَّ اِلَّا اَنْ يَاْتينَ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍ وَعَاشِرُوهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ فَاِنْ كَرِهْتُمُوهُنَّ فَعَسى اَنْ تَكْرَهُوا شَيًْا وَيَجْعَلَ اللّهُ فيهِ خَيْرًا كَثيرًا

    Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal değildir. Açık bir hayasızlık yapmış olmaları dışında, kendilerine verdiklerinizin bir kısmını onlardan geri almak için onları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmadıysanız, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız da Allah onda pek çok hayır yaratmış olur.

    وَلَنْ تَسْتَطيعُوا اَنْ تَعْدِلُوا بَيْنَ النِّسَاءِ وَلَوْ حَرَصْتُمْ فَلَا تَميلُوا كُلَّ الْمَيْلِ فَتَذَرُوهَا كَالْمُعَلَّقَةِ وَاِنْ تُصْلِحُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ اللّهَ كَانَ غَفُورًا رَحيمًا
    Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem yok) askıda kalmış kadın gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.


    وَمِنْ ايَاتِه اَنْ خَلَقَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجًا لِتَسْكُنُوا اِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُمْ مَوَدَّةً وَرَحْمَةً اِنَّ فى ذلِكَ لَايَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

    Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.

    IV. Konu İşlenirken Başvurulabilecek Bazı Hadisler

    عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ؛ قَالَ: قَالَ رَسُولُ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اللَّهُمَّ! إنِّى أُحَرِّجُ حَقَّ الضَّعِيفَيْنِ: اَلْيَتِيمِ وَالْمَرْأةِ.

    Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki "Allahım! Ben şu iki zayıfın hakkının çiğnenmesinden cidden sakındırırım: Yetim ve kadın."

    أَ فاستوصُوا بالنساءِ خيراً فانهنَّ عَوَانٌ عِنْدَكُمْ ليسَ تَمْلِكُونَ مِنْهُنَّ شيئاً غيرَذلكَ إَّ أن
    يأتينَ بِفَاحِشَةٍ مبيِّنةٍ، فإن فعَلْنَ فاهجُروهُنَّ في المضاجِعِ واضْرِبُوهُنَّ ضرباً غيرَ مبَرِّحٍ، فإنْ اطعنَكُمْ ف تبغُوا عليهنَّ سبِيً، أ وإن لكُمْ على نسائكمْ حقاً، ولنسائكُمْ عليكم حقاً: فأما حقُّكمْ على نسائِكُمْ فََ يوطِئْنَ فُرُشَكُمْ من تكرهُونَ، وَ يأذنَّ في بيوتكُمْ لمن تكْرهُونَ، أَ وإنْ تُحْسِنُوا إلَيْهِنَّ فِي كِسْوَتِهِنَّ وَطَعَامِهِنَّ

    Sakın ha, kadınlara da iyi muamele yapın. Çünkü onlar yanınızda esir durumundadır. Onlara iyi muamelenin dışında (terk etmek dövmek gibi) bir başka şey yapmak hakkına sâhip değilsiniz. Ancak açık bir çirkinlikte bulunulursa o hâriç. Çirkin iş yapmaları hâlinde, önce yataklarını ayırın, (yine de devam edecek olurlarsa) yaralamıyacak şekilde dövün. Bundan sonra itaat ederlerse, (onların yaptığına ayırmadövme gibi muamelelere) zulmen devam etmek için bir yol (bir bahâne) aramayın. Bilin ki, sizin kadınlarınız üzerinde bazı haklarınız var. Kadınlarınızın da sizler üzerinde bazı hakları vardır. Kadınlarınız üzerindeki haklarınız istemediğiniz kimselere yatağınızı çiğnetmemeleri, evlerinize hoşlanmadıklarınızın girmesine izin vermemeleridir. (Onların sizdeki hakları ise) yiyecek ve giyeceklerinde iyi davranmanızdır.Haberiniz olsun, şeytan şu beldenizde kendisine ebediyen tapılmayacağını idrak etmiştir. Fakat, sizin önemsemediğiniz şeylerde ona itaat devam edecek, bunlar da onu memnun kılacak (menfî neticeler hâsıl edecek)tır.


    وَعَنْ جَابِرٍ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: َ يَفْرُكُ مُؤْمِنٌ مُؤْمِنَةٌ. إِنْ كَرِهَ مِنْهَا خُلْقًا رَضِىَ آخَرَ.
    Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bir mü'min erkek, bir mü'min kadına buğzetmesin. Çünkü onun bir huyunu beğenmezse başka bir huyunu beğenir."

    -وَعَنْ حكيم بن معاوية عن أبيه رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قَالَ: قُلْتُ يَا رَسُولَ للّهِ: مَا حَقُّ زَوْجَةِ أَحَدِنَا عَلَيْهِ: قَالَ: أَنْ تُطْعِمُهَا إِذَا طُعِمْتْ،َ وَأنْ تَكْسُوهَا إِذَا اكْتَسَيْتَ، وََ تَضْرِبِ الْوَجْهَ، وََ تُقَبِّحْ، وََ تَهْجُرْ إَِ فِي الْبَيْتِ.

    Hakîm İbnu Mu'âviye babası Mu'âviye (radıyallahu anh)'den anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü! dedim, bizden her biri üzerinde, zevcesinin hakkı nedir?""Kendin yiyince ona da yedirmen, giydiğin zaman ona da giydirmen, yüzüne vurmaman, takbîh etmemen, evin içi hariç onu terketmemen."

    وعن أبى هريرة رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: قال رسولُ اللّه: أكْمَلُ المُؤمِنِينَ إيمَاناً أحْسَنُهُمْ خُلُقاً، وَخِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ ‘هْلِهِ.
    Hz. Ebu Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Mü'minler arasında imanca en kâmil olanı, ahlâkça en güzel olanıdır. En hayırlınız da ailesine hayırlı olandır."

    VI. Yararlanabilecek Bazı Kaynaklar

    Ömer Nasuhi. Bilmen, Huk. İsl. ve Ist. Fıkh. Kâmûsu, c. II, s. 223.
    İbrâhim Cânân, Kütüb-i Sitte Muhtasarı Terc. ve Şerhi, c. II, s:484.
    Mustafa Eriş, Seâdet Çağından Sîmâlar, s: 65.
    Mehmed Dikmen, İslâm’da Kadın Hakları, s: 54.
    Aysel Zeyneb Tozduman, İslâm’da Kadının Hakları, s: 36.
    Vehbe Zuhayli, İslâm Fıkhı Ansiklopedisi, c. IX, s: 13.
    Bekir Topaloğlu, İslâm’da Kadın.
    Hamdi Döndüren, Âile İlmihali, 181-182.
    Hüseyin Hâtemî, Kadının Çıkış Yolu, s: 41.
    Hayreddin Karaman, Mukâyeseli İslâm Hukûku, s: 286.
    Rızâ Savaş, Hz. Muhammed (s.a.v.) Devrinde Kadın, s: 271.
    A. Vehbi Vakkasoğlu, Bilinmeyen Kadın
    Sâdık Dânâ, İslâm Kahramanları, c. III
    M. Necâti Bursalı, Mübârek Hanımlar.
    Türkiye Diyânet Vakfı, İslâm Ansk. c. VI, s: 108, 112.
    Osman Karabulut, İslâm’da Evlilik ve Mahremiyetleri.
    Mehmed Saîd, Âilede Seâdet Prensipleri, s: 5-6.

    Ercan ESER
    Kurul Uzmanı





+ Yorum Gönder