Konusunu Oylayın.: Davetdavet yolundakı davetcının endişeleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Davetdavet yolundakı davetcının endişeleri
  1. 06.Mart.2011, 21:22
    1
    Misafir

    Davetdavet yolundakı davetcının endişeleri






    Davetdavet yolundakı davetcının endişeleri Mumsema davet yolundakı davetcının endişeleri


  2. 06.Mart.2011, 21:22
    1
    seyitxan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    seyitxan
    Misafir



    davet yolundakı davetcının endişeleri


    Benzer Konular

    - Peygamber Efendimizin Ümmeti Hakkındaki Endişeleri

  3. 07.Mart.2011, 01:33
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: davetdavet yolundakı davetcının endişeleri




    Özel Hutbeler: Davet Yoluna Davet

    Hasan ORTAKAYA

    يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اسْتَجِيبُوا لِلّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُم لِمَا يُحْيِيكُمْ وَاعْلَمُوا أَنَّ اللّهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأَنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ ﴾[1] صَدَقَ الله ُالْعَظِيمُ

    وَ قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى الله ُعَلَيْهِ وَ سَلَّمَ فِي حَدِيثٍ : ,... لَبَّيْكَ اللَّهُمَّ لَبَّيْكَ-[2] صَدَقَ رَسُولُ اللهِ فِيمَا قَالَ

    Muhterem Müslümanlar !
    Biz kullarına hayatı ve hayat kaynaklarını bahşeden yüce Rabbimiz, dünya ve ahiret saadetini kazanmamız için bize kılavuz bilgiler göndermiş, elçisine ve hayatın gerçek yollarına uymamız için de, Enfâl suresinin 24. ayetinde de şöyle buyurmuştur:

    "Ey iman edenler! Size hayat verip canlandıracak yola, davet ettiği zaman, Allah ile peygamberin davetine icabet edin. Allah'ın kişi ile kalbi arasına girdiğini ve sonunda O'nun huzurunda toplanacağınızı bilin." [3]
    Yüce Mevlâmız, bu ayetiyle inanan kullarına kâr ve zarar yollarını belirterek, hem çağrı ve hem de uyarıda bulunuyor.
    Ey akıl ve kalp sahipleri!
    Allah'ın, peygamberi aracılığıyla; ruhlara huzur veren, her tür cehalet ve hurafeden uzak olan dosdoğru yoluna uyun!. Uyun ki kâinatta varlığınızın değerini anlayın.
    O dosdoğru yolun davetinde, kullara kulluk yoktur. Nefsani arzulara, şehvete, hissi hareketlere yer yoktur. Herkes Allah'ın kulu ve herkes kendi kendisinin efendisidir. O davet yolunda olanlar, önüne gelen herkese efendi demeyecek kadar izzetli, kâinatın efendisine pervane olacak kadar da şereflidirler.
    O halde, kâinatın efendisinin davetine uyarsanız, insani değerlerde eşit olursunuz. Haktan yana olursanız, hukuku bilirsiniz. İnsanların eşit olduğunu kabul ederseniz; ırkçılığın, makam ve mevkiinin, paranın, sömürünün ve insanı insanlıktan uzaklaştıracak sistemlerin altında ezilmez, başı dik bir hayat yaşarsınız.
    Eğer, duygularınızı İslâma endekslerseniz, hüsrana düşürücü insanlar veya dünyalıklar, sizin duygularınızla oynayamaz, insani özelliklerinizi alıp, sizi birer robot yapamazlar.
    O davetçi, sizi hür düşünceye, ilâhi realiteye, ideolojik hayata, onurlu şahsiyete, yüce haslete ve gerçek hürriyete çağırır.
    Eğer her şeyi, hissi ve bencil olarak değerlendirmezseniz, hür düşünceye; şeytani fikirleri kabul etmezseniz, ilâhi realiteye; inanç endişesi taşırsanız, ideolojik hayata; menfaate boyun eğmezseniz, onurlu şahsiyete; basit değerlere kanmazsanız, yüce haslete; yalnızca Allah'a esir olursanız, Gerçek hürriyete kavuşursunuz.
    O davetçinin davetinde, insanı “Ahsen-i Takvim” sınırından uzaklaştırıp; “Esfele safiline” düşürmek isteyen şeytan ve şeytanlaşanlarla mücadele vardır.
    Güzelliğe düşman olan çirkinlerle mücadele ederseniz, güzel olanlar sizin bayrağınızın altında toplanacak ve güzelliğiniz ölümsüz olacaktır.
    O davetçi, Hakkın hakkına riayet etmenizi tavsiye eder. Her türlü sahtekârlığa, can mal ve namus düşmanlarına karşı gelmenizi ister.
    Ey akıl ve kalp sahipleri !
    Eğer, yalnızca Allah'a kulluk eder ve O'nun emirlerine tabi olursanız, sahte ilâhlar size hükmedemez. O zaman tek ilâhlı ve dengeli bir hayat yaşarsınız.
    Eğer O davetçinin davetine, sünnetine, emir ve nehiylerine uyarsanız! Hayatın hayat yoluna girersiniz... İmanın hayat yoluna girersiniz... İnsanlığın hayat yoluna girersiniz...Ve bu yollar da sultan olursunuz...
    Eğer siz, sadece dünyayı istiyorsanız, dünyada rahat yaşamak istiyorsanız, dünya ve dünyalıklardan lezzet almak istiyorsanız, huzurlu bir hayat istiyorsanız... Yine bu davete, bu yollara uymanız gerekir.
    Eğer siz, sadece ahireti ve ahiret nimetlerini istiyorsanız... Yine bu daveti, bu dini tercih etmeniz gerekir.
    Eğer ki siz, hem dünya hayatını ve hem de ahiret hayatını imar etmek, iki cihan saadetine ulaşmak istiyorsanız... Yine bu davetin, bu dinin yollarından geçmeniz gerekir...
    Çünkü, dünyalık en müreffeh hayatı bu din garantiliyor. Çünkü, ahiretin yolları bu dinin yollarından geçiyor. Çünkü, hem dünyanın ve hem ahiretin güvencesini, sadece bu din temin ediyor.
    Eğer siz, o çağrıya itaat ederseniz; kalbiniz, düşünceniz ve amelleriniz birbiriyle çelişmez, istikrarlı bir hayatınız olur.
    Bu hayat akışınızda, “Allah'ın kişi ile kalbi arasına girdiğini” aklınızdan çıkarmayın. Aslında siz kendinize, kendi kalbinize hakim değilsiniz. O, sizin psikolojinizi, hislerinizi ve soyut varlıklarınızı, sizin istemediğiniz şekilde yönlendirecek güçtedir. O sizin iç dünyanızı sizden çok daha iyi bilir. "Benim ben" diyenleri "Benim ben" diyemeyecekleri hale getirir. İnsanı, kendi kendisine düşman edebilir. O dilerse, kendi kendinizi tanımaz ve anlamaz hale gelirsiniz. Bu gün çok akıllı, başarılı ve güçlü biriyken, yarın; deli, beceriksiz ve bakıma muhtaç hale gelebilirsiniz.
    Sizler asırlık plânlar yaparken, bir kaç saniye sonra, başınıza nelerin geleceğini bilemezsiniz. O halde, kalbiniz kontrolünüzden çıkmadan, sevgi duygularınız ellerinizden alınmadan, değer verdiklerinize düşman olacağınız gün gelmeden; ..."Ey iman edenler! Sizi, size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman, Allah'ın ve Resûlünün davetine uyun!"
    Geçmişinizi ve geleceğinizi, yaşadığınız ve yaşamadığınız duygularınızı bilen Allah'a kulluk edin. "Hem bilin ki, şüphesiz Allah, kişiyle kalbinin arasına girer." Sizin sonlu dünyanızı ve sonsuz ahiretinizi bilir. Ve siz, tüm birikimleriniz, amelleriniz, zerre kadar hayır ve zerre kadar şerlerinizle, "O'nun katında toplanacağınızı bilin!" Artık o gün; sizin için kâr ve zarar hesabınızı görecek başka hiç kimseniz yoktur...
    --------------------------------------------------------------------------------
    [1] Enfal Suresi: 24
    [2] Sahih-i Buhari : Hadis No, 768
    [3] Enfal Suresi: 24


  4. 07.Mart.2011, 01:33
    2
    Silent and lonely rains



    Özel Hutbeler: Davet Yoluna Davet

    Hasan ORTAKAYA

    يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اسْتَجِيبُوا لِلّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُم لِمَا يُحْيِيكُمْ وَاعْلَمُوا أَنَّ اللّهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأَنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ ﴾[1] صَدَقَ الله ُالْعَظِيمُ

    وَ قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى الله ُعَلَيْهِ وَ سَلَّمَ فِي حَدِيثٍ : ,... لَبَّيْكَ اللَّهُمَّ لَبَّيْكَ-[2] صَدَقَ رَسُولُ اللهِ فِيمَا قَالَ

    Muhterem Müslümanlar !
    Biz kullarına hayatı ve hayat kaynaklarını bahşeden yüce Rabbimiz, dünya ve ahiret saadetini kazanmamız için bize kılavuz bilgiler göndermiş, elçisine ve hayatın gerçek yollarına uymamız için de, Enfâl suresinin 24. ayetinde de şöyle buyurmuştur:

    "Ey iman edenler! Size hayat verip canlandıracak yola, davet ettiği zaman, Allah ile peygamberin davetine icabet edin. Allah'ın kişi ile kalbi arasına girdiğini ve sonunda O'nun huzurunda toplanacağınızı bilin." [3]
    Yüce Mevlâmız, bu ayetiyle inanan kullarına kâr ve zarar yollarını belirterek, hem çağrı ve hem de uyarıda bulunuyor.
    Ey akıl ve kalp sahipleri!
    Allah'ın, peygamberi aracılığıyla; ruhlara huzur veren, her tür cehalet ve hurafeden uzak olan dosdoğru yoluna uyun!. Uyun ki kâinatta varlığınızın değerini anlayın.
    O dosdoğru yolun davetinde, kullara kulluk yoktur. Nefsani arzulara, şehvete, hissi hareketlere yer yoktur. Herkes Allah'ın kulu ve herkes kendi kendisinin efendisidir. O davet yolunda olanlar, önüne gelen herkese efendi demeyecek kadar izzetli, kâinatın efendisine pervane olacak kadar da şereflidirler.
    O halde, kâinatın efendisinin davetine uyarsanız, insani değerlerde eşit olursunuz. Haktan yana olursanız, hukuku bilirsiniz. İnsanların eşit olduğunu kabul ederseniz; ırkçılığın, makam ve mevkiinin, paranın, sömürünün ve insanı insanlıktan uzaklaştıracak sistemlerin altında ezilmez, başı dik bir hayat yaşarsınız.
    Eğer, duygularınızı İslâma endekslerseniz, hüsrana düşürücü insanlar veya dünyalıklar, sizin duygularınızla oynayamaz, insani özelliklerinizi alıp, sizi birer robot yapamazlar.
    O davetçi, sizi hür düşünceye, ilâhi realiteye, ideolojik hayata, onurlu şahsiyete, yüce haslete ve gerçek hürriyete çağırır.
    Eğer her şeyi, hissi ve bencil olarak değerlendirmezseniz, hür düşünceye; şeytani fikirleri kabul etmezseniz, ilâhi realiteye; inanç endişesi taşırsanız, ideolojik hayata; menfaate boyun eğmezseniz, onurlu şahsiyete; basit değerlere kanmazsanız, yüce haslete; yalnızca Allah'a esir olursanız, Gerçek hürriyete kavuşursunuz.
    O davetçinin davetinde, insanı “Ahsen-i Takvim” sınırından uzaklaştırıp; “Esfele safiline” düşürmek isteyen şeytan ve şeytanlaşanlarla mücadele vardır.
    Güzelliğe düşman olan çirkinlerle mücadele ederseniz, güzel olanlar sizin bayrağınızın altında toplanacak ve güzelliğiniz ölümsüz olacaktır.
    O davetçi, Hakkın hakkına riayet etmenizi tavsiye eder. Her türlü sahtekârlığa, can mal ve namus düşmanlarına karşı gelmenizi ister.
    Ey akıl ve kalp sahipleri !
    Eğer, yalnızca Allah'a kulluk eder ve O'nun emirlerine tabi olursanız, sahte ilâhlar size hükmedemez. O zaman tek ilâhlı ve dengeli bir hayat yaşarsınız.
    Eğer O davetçinin davetine, sünnetine, emir ve nehiylerine uyarsanız! Hayatın hayat yoluna girersiniz... İmanın hayat yoluna girersiniz... İnsanlığın hayat yoluna girersiniz...Ve bu yollar da sultan olursunuz...
    Eğer siz, sadece dünyayı istiyorsanız, dünyada rahat yaşamak istiyorsanız, dünya ve dünyalıklardan lezzet almak istiyorsanız, huzurlu bir hayat istiyorsanız... Yine bu davete, bu yollara uymanız gerekir.
    Eğer siz, sadece ahireti ve ahiret nimetlerini istiyorsanız... Yine bu daveti, bu dini tercih etmeniz gerekir.
    Eğer ki siz, hem dünya hayatını ve hem de ahiret hayatını imar etmek, iki cihan saadetine ulaşmak istiyorsanız... Yine bu davetin, bu dinin yollarından geçmeniz gerekir...
    Çünkü, dünyalık en müreffeh hayatı bu din garantiliyor. Çünkü, ahiretin yolları bu dinin yollarından geçiyor. Çünkü, hem dünyanın ve hem ahiretin güvencesini, sadece bu din temin ediyor.
    Eğer siz, o çağrıya itaat ederseniz; kalbiniz, düşünceniz ve amelleriniz birbiriyle çelişmez, istikrarlı bir hayatınız olur.
    Bu hayat akışınızda, “Allah'ın kişi ile kalbi arasına girdiğini” aklınızdan çıkarmayın. Aslında siz kendinize, kendi kalbinize hakim değilsiniz. O, sizin psikolojinizi, hislerinizi ve soyut varlıklarınızı, sizin istemediğiniz şekilde yönlendirecek güçtedir. O sizin iç dünyanızı sizden çok daha iyi bilir. "Benim ben" diyenleri "Benim ben" diyemeyecekleri hale getirir. İnsanı, kendi kendisine düşman edebilir. O dilerse, kendi kendinizi tanımaz ve anlamaz hale gelirsiniz. Bu gün çok akıllı, başarılı ve güçlü biriyken, yarın; deli, beceriksiz ve bakıma muhtaç hale gelebilirsiniz.
    Sizler asırlık plânlar yaparken, bir kaç saniye sonra, başınıza nelerin geleceğini bilemezsiniz. O halde, kalbiniz kontrolünüzden çıkmadan, sevgi duygularınız ellerinizden alınmadan, değer verdiklerinize düşman olacağınız gün gelmeden; ..."Ey iman edenler! Sizi, size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman, Allah'ın ve Resûlünün davetine uyun!"
    Geçmişinizi ve geleceğinizi, yaşadığınız ve yaşamadığınız duygularınızı bilen Allah'a kulluk edin. "Hem bilin ki, şüphesiz Allah, kişiyle kalbinin arasına girer." Sizin sonlu dünyanızı ve sonsuz ahiretinizi bilir. Ve siz, tüm birikimleriniz, amelleriniz, zerre kadar hayır ve zerre kadar şerlerinizle, "O'nun katında toplanacağınızı bilin!" Artık o gün; sizin için kâr ve zarar hesabınızı görecek başka hiç kimseniz yoktur...
    --------------------------------------------------------------------------------
    [1] Enfal Suresi: 24
    [2] Sahih-i Buhari : Hadis No, 768
    [3] Enfal Suresi: 24





+ Yorum Gönder