Konusunu Oylayın.: Meleklerden peygamber olur mu, olmaz mı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Meleklerden peygamber olur mu, olmaz mı?
  1. 06.Mart.2011, 14:07
    1
    Misafir

    Meleklerden peygamber olur mu, olmaz mı?






    Meleklerden peygamber olur mu, olmaz mı? Mumsema Meleklerden peygamber olur mu, olmaz mı? “Yerdekiler melek olsalardı, onlara peygamber olarak bir melek gönderirdik.” (İsra/95), “meleklerden peygamberler seçer” (Hac/75; Fatır/1) ayetleri arasında bir zıtlığın olduğu doğru mudur?


  2. 06.Mart.2011, 14:07
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Meleklerden peygamber olur mu, olmaz mı? “Yerdekiler melek olsalardı, onlara peygamber olarak bir melek gönderirdik.” (İsra/95), “meleklerden peygamberler seçer” (Hac/75; Fatır/1) ayetleri arasında bir zıtlığın olduğu doğru mudur?


    Benzer Konular

    - Peygamber meleklerden seçilseydi ne olurdu?

    - Ne olur ne olmaz deyiminin anlamı

    - Olur olmaz deyiminin anlamı

    - Musa (a.s) peygamber olur olmaz firavuna gönderilmesine rağmen efendimiz (s.a.v) neden hemen mekke m

    - Din olmaz İse Ahlak Nasıl Olur?

  3. 06.Mart.2011, 14:16
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Meleklerden peygamber olur mu, olmaz mı?




    İlgili ayetlerin mealleri:

    “De ki: “Yeryüzünde yerleşip dolaşanlar melek olsalardı, biz de onlara gökten peygamber olarak bir melek gönderirdik.” (İsra, 17/95)

    “Allah meleklerden ve insanlardan elçiler seçer. Doğrusu Allah işitir ve görür.” (Hac, 22/75)

    “Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler kılan Allah’a mahsustur.”
    (Fatır, 35/1)

    İsra 95. ayette peygamber olan elçiler ile muhatap olan ümmetler arasındaki ilişkinin zorunluluğuna vurgu yapılmaktadır. Yani insanlara insan peygamber, cinlere cin peygamber, meleklere melek peygamber uygundur.

    Ancak bu vurgu, vahiy getiren meleği görmek istediklerini söyleyen inkârcılara verilen bir cevaptır. Meleği görmek için onun bir peygamber olması gerekir. Yeryüzünde melek denilen bir ümmet olmadığına göre, bir meleğin peygamber olması da söz konusu değildir.

    Nitekim, Hz. Adem’den önce yeryüzü sakinleri cinler olduğu için cinlerden peygamberler gelmiştir. Fakat, Hz. Adem’den sonra yeryüzünün halifesi insanlar olduğu için peygamber de insanlardan gelmiştir. Hatta cinler ikinci derecede muhatap oldukları için, artık onlardan peygamberler gelmemiş, fakat vahyin mesajını -imtihana tabi olan- cinlere de ulaşması için insan olan peygamberlerden o mesajı alan uyarıcılar söz konusu olmuştur(bu konudaki geniş bilgi için bk. Niyazi Beki, Rahman suresinin tefsiri).

    Hac 75. ayette, hem meleklerden hem de insanlardan elçilerin seçildiği hususu açıkça ifade edilmiştir. İsra suresinin ilgili ayetinde yeryüzünde meleklerden oluşan bir ümmet olmadığı için meleklerin yeryüzü sakinlerine elçi olarak gönderilmediği, gönderilmeyeceği de ifade edilmiştir. Allah’ın kelamında çelişki olması mümkün olmadığına göre, bu ayette geçen “elçilik” üzerinde durmak gerekir. Bu çözümün anahtarı bu kavramdır. Görüldüğü üzere, ilgili ayette “insanlara gönderilen elçiler” denilmemiş, sadece “seçilmiş elçiler” den söz edilmiştir. O halde bunun manası şudur: İnsanlardan -insanlara gönderilen- elçiler seçilmiş, meleklerden seçilen elçiler ise -insanlardan olan- elçilere gönderilmiştir. Özellikle vahiy meleği olarak meşhur olan Hz. Cebrail’in bütün peygamberlere vahiy getiren bir elçi/peygamber(semavî haberler getiren) olduğu bilinen bir gerçektir.

    Fatır 1’de ise, yine meleklerin elçiler kılındığına dair bir ifade olmakla beraber, bunların insanlık camiasına gönderilen elçiler olduğuna dair bir ifade söz konusu değildir.

    Yalnız bu son iki ayette farklı ifadeler vardır. Hac suresinin ilgili ayetinde “mine’l-melâiketi/Meleklerden bir kısmı” ifadesi kullanıldığı halde, Fatır suresinin ilgili ayetinde “Min” kullanılmamıştır. Doğrudan “bütün melekler” manasına gelen bir ifadeye yer verilmiştir. Alimler bu iki farklı kullanıma dikkat çekmiş ve bunları şöyle izah etmişlerdir:

    Hac suresindeki ifadede, insanlardan olan peygamberlere elçi olarak gelmiş olan başta Hz. Cebrail olmak üzere büyük meleklerden olup, ara sıra belli görevler için peygamberlerin yanına elçi olarak gelen Hz. Mikail, Hz. İsrafil, Hz. Azrail ve hafaza meleklerine işaret edilmiştir.

    Fatır suresinde ise, meleklerin birbirine yaptığı elçilik görevine dairdir ki, bütün melekler için geçerli bir kriterdir (bk. Razî, Hac, 75. Ayetin tefsiri).

    Ayrıca buradaki elçilik görevi, “O en büyük dehşet (Sûra ikinci üfleyiş) dahi onları tasalandırmaz. Melekler onları: "İşte size vâd olunan gün bugündür!" diye karşılarlar.” (Enbiya, 21/103) ayetinde ifade edildiği üzere, kıyamet günü, cennetlik olanları müjdelemek üzere onları karşılama manasında da yorumlar yapılmıştır(bk. Razî, Fatır, 1. Ayetin tefsiri).

    Özetle denilebilir ki, Fatır suresindeki meleklerin elçiliği Allah ile insanlardan olan peygamberler arasında yaptıkları görev ile insanlara yaptıkları ilhamlar ve kainat çapında adıkları görevlerle ilgilidir(krş. Sabunî, Safve, ilgili ayetin tefsiri).


  4. 06.Mart.2011, 14:16
    2
    Silent and lonely rains



    İlgili ayetlerin mealleri:

    “De ki: “Yeryüzünde yerleşip dolaşanlar melek olsalardı, biz de onlara gökten peygamber olarak bir melek gönderirdik.” (İsra, 17/95)

    “Allah meleklerden ve insanlardan elçiler seçer. Doğrusu Allah işitir ve görür.” (Hac, 22/75)

    “Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler kılan Allah’a mahsustur.”
    (Fatır, 35/1)

    İsra 95. ayette peygamber olan elçiler ile muhatap olan ümmetler arasındaki ilişkinin zorunluluğuna vurgu yapılmaktadır. Yani insanlara insan peygamber, cinlere cin peygamber, meleklere melek peygamber uygundur.

    Ancak bu vurgu, vahiy getiren meleği görmek istediklerini söyleyen inkârcılara verilen bir cevaptır. Meleği görmek için onun bir peygamber olması gerekir. Yeryüzünde melek denilen bir ümmet olmadığına göre, bir meleğin peygamber olması da söz konusu değildir.

    Nitekim, Hz. Adem’den önce yeryüzü sakinleri cinler olduğu için cinlerden peygamberler gelmiştir. Fakat, Hz. Adem’den sonra yeryüzünün halifesi insanlar olduğu için peygamber de insanlardan gelmiştir. Hatta cinler ikinci derecede muhatap oldukları için, artık onlardan peygamberler gelmemiş, fakat vahyin mesajını -imtihana tabi olan- cinlere de ulaşması için insan olan peygamberlerden o mesajı alan uyarıcılar söz konusu olmuştur(bu konudaki geniş bilgi için bk. Niyazi Beki, Rahman suresinin tefsiri).

    Hac 75. ayette, hem meleklerden hem de insanlardan elçilerin seçildiği hususu açıkça ifade edilmiştir. İsra suresinin ilgili ayetinde yeryüzünde meleklerden oluşan bir ümmet olmadığı için meleklerin yeryüzü sakinlerine elçi olarak gönderilmediği, gönderilmeyeceği de ifade edilmiştir. Allah’ın kelamında çelişki olması mümkün olmadığına göre, bu ayette geçen “elçilik” üzerinde durmak gerekir. Bu çözümün anahtarı bu kavramdır. Görüldüğü üzere, ilgili ayette “insanlara gönderilen elçiler” denilmemiş, sadece “seçilmiş elçiler” den söz edilmiştir. O halde bunun manası şudur: İnsanlardan -insanlara gönderilen- elçiler seçilmiş, meleklerden seçilen elçiler ise -insanlardan olan- elçilere gönderilmiştir. Özellikle vahiy meleği olarak meşhur olan Hz. Cebrail’in bütün peygamberlere vahiy getiren bir elçi/peygamber(semavî haberler getiren) olduğu bilinen bir gerçektir.

    Fatır 1’de ise, yine meleklerin elçiler kılındığına dair bir ifade olmakla beraber, bunların insanlık camiasına gönderilen elçiler olduğuna dair bir ifade söz konusu değildir.

    Yalnız bu son iki ayette farklı ifadeler vardır. Hac suresinin ilgili ayetinde “mine’l-melâiketi/Meleklerden bir kısmı” ifadesi kullanıldığı halde, Fatır suresinin ilgili ayetinde “Min” kullanılmamıştır. Doğrudan “bütün melekler” manasına gelen bir ifadeye yer verilmiştir. Alimler bu iki farklı kullanıma dikkat çekmiş ve bunları şöyle izah etmişlerdir:

    Hac suresindeki ifadede, insanlardan olan peygamberlere elçi olarak gelmiş olan başta Hz. Cebrail olmak üzere büyük meleklerden olup, ara sıra belli görevler için peygamberlerin yanına elçi olarak gelen Hz. Mikail, Hz. İsrafil, Hz. Azrail ve hafaza meleklerine işaret edilmiştir.

    Fatır suresinde ise, meleklerin birbirine yaptığı elçilik görevine dairdir ki, bütün melekler için geçerli bir kriterdir (bk. Razî, Hac, 75. Ayetin tefsiri).

    Ayrıca buradaki elçilik görevi, “O en büyük dehşet (Sûra ikinci üfleyiş) dahi onları tasalandırmaz. Melekler onları: "İşte size vâd olunan gün bugündür!" diye karşılarlar.” (Enbiya, 21/103) ayetinde ifade edildiği üzere, kıyamet günü, cennetlik olanları müjdelemek üzere onları karşılama manasında da yorumlar yapılmıştır(bk. Razî, Fatır, 1. Ayetin tefsiri).

    Özetle denilebilir ki, Fatır suresindeki meleklerin elçiliği Allah ile insanlardan olan peygamberler arasında yaptıkları görev ile insanlara yaptıkları ilhamlar ve kainat çapında adıkları görevlerle ilgilidir(krş. Sabunî, Safve, ilgili ayetin tefsiri).


  5. 07.Mart.2011, 10:56
    3
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,422
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    Cevap: Meleklerden peygamber olur mu, olmaz mı?

    aydınlatıcı bilgiler için Allah c..c razı olsun rosem,emeğine sağlık(bereket)


  6. 07.Mart.2011, 10:56
    3
    Hüvel Baki..
    aydınlatıcı bilgiler için Allah c..c razı olsun rosem,emeğine sağlık(bereket)





+ Yorum Gönder