Konusunu Oylayın.: Sakalı kazımanın yüze jilet kullanmanın haram olması ile ilgili hadis varmıdırhükmü nedir

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Sakalı kazımanın yüze jilet kullanmanın haram olması ile ilgili hadis varmıdırhükmü nedir
  1. 04.Mart.2011, 18:23
    1
    Misafir

    Sakalı kazımanın yüze jilet kullanmanın haram olması ile ilgili hadis varmıdırhükmü nedir






    Sakalı kazımanın yüze jilet kullanmanın haram olması ile ilgili hadis varmıdırhükmü nedir Mumsema sakalı kazımanın-yüze jilet kullanmanın- haram olması ile ilgili hadis varmıdırhükmü nedir


  2. 04.Mart.2011, 18:23
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 04.Mart.2011, 18:51
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: sakalı kazımanın-yüze jilet kullanmanın- haram olması ile ilgili hadis varmıdırhükmü nedir




    SAKAL KESME HAKKINDA MEZHEP
    SAHİPLERİNİN FETVALARI



    Dört mezhep sahibi imamlar ve diğer büyük zatlar sakalı kesmenin haram ve kesenin de fâsık olduğu görüşündedirler. «E1-Menhelü’l-azbü’l-Mevrûd, fi şerh-i Sünen-i Ebî Dâvûd» sahibi Şeyh Mahmûd el-Hattâb der ki:
    «Bundan dolayı sakalı kesmek, Müslümanların müctehid imamları olan Ebû Hanîfe, Mâlik, Şâfiî, Ahmed ve diğer zatlar indinde haram kabul edilmiştir».
    Yine der ki: «Haram hakkında hadîslerin iktizasına göre sarîh olarak hüküm çıkarmayı kasdeden fukahanın sözleri, onların gereğince amel edilmesi içindir. Çünkü mükellefe bilhassa ehl-i ilme vâcip olan, Resûlullah (s a v) ın lisanı üzere vârid olan hükümlerle amelden çıkmamasıdır». Yine der ki: «Bu zamanda ilimle meşgul olanların çoğu sakallarını kestiler, bıyıklarını uzatıp çoğalttılar; içlerinden bazıları kâfirlere benzeyip bıyıklarının uçlarını aldılar, burunlarının alt kısmını çoğalttılar (uzattılar); böylece cahillerin çoğu da onlara aldanıp kandılar».
    İbn-i Hazm «Muhallâ» da şöyle der: Bıyıkları kesmek (kırkmak) ve sakalı uzatmak (bırakrnak) farzdır. Buna delil olarak da İbn-i. Ömer (r.a.) ın merfûan rivayet ettiği şu hadîsi getirmiştir:


    خا لفوا المشركين ووفروا اللحى واحفواا لشوارب.

    «Müşriklere muhalefet ediniz; bıyıkları (nızı) gayet kısaltınız ve sakalları (nızı) uzatın (bırakın) ız».
    «El-İbdâ’ fi madârril-ibtida» sahibi de şu delilleri serdeder: Dört mezhep sahipleri sakalı gür ve sık bırakın vücubu ve onu kesmenin haramlığı hususunda ittifak etmişlerdir.
    Birincisi: Hanefî mezhebi “Ed-Dürrü’l-Muhtar” da şu görüşlere yer verir: Bir Müslümana sakalını kesmesi haramdır. «Nihâye» de açıklanmıştır ki: “Kabza (kubza-bir tutam) dan fazla olanı kesmek vaciptir. Fakat bir kabza, (tutam) dan aşağı alınmasını, kesilmesini -bazı mağriblilerin (Faslı vs.) ve kadınımsı (hareketli -yaşayışlı) erkeklerin yaptığı gibi- hiçbir kimse mübah görmemiştir. Saka1ı tamamen almak Hindli Yahûdilerin ve eâcim (gayr-i müslim) Mecûsîlerin işidir».
    «Daha yukarı (fazla) sını almak vaciptir, Resûlullah (s.a.v.) den böyle nakledilmiştir ve şöyle demiştir: «O (s.a.v.) sakalını eninden boyundan alırdı» (1). Bunu İmam Tirmizî «Câmi» inde rivayet etmiştir. Bunun benzeri Hanefî kitaplarının ekserisinde de mevcuttur».
    Bir kabza (kubza - tutam) dan fazlasına ait hüküm önceden geçti. Hiçbir kimse onu mübah görmemiştir, kavli ise icma’ca sarîh durumdadır. Bu iyi biline.
    İkincisi: Mâlikî mezhebinin ileri gelenlerince: Sakalı kesmek haram olduğu gibi, şayet müsle (çirkinleştirme) meydana geliyorsa, kesmek (kırkmak da haramdır. Amma az uzun olduğu zaman, kesmek (kirkmak) la müsle (çirkinleştirme -çirkinlik) meydana gelmez. Bu, birincinin hılafınadır, onun gibi değildir. Yahut mekruhtur. Ebu’l-Hasen’in «Şerhü’r-risâle» de ve onun Adeviye ait «Hâşiye» sinde böyle ifade edilir. (rh. Aleyhimâ).
    Üçüncüsü: “Şerhu’l-Ubâb” da Şâfiî mezhebinin ileri gelenlerinin görüşleri şudur: (Fâide): «Şeyhân (İmam Râfiî ve Nevevî) demişlerdir ki: Sakalı kesmek mekruhtur. Buna İbnü’rrif’a itiraz edip Şâfiî «Ümm» de haramlığına delil getirmiştir, der. Ezraîde der ki: Doğru olan, sebepsiz yere hepsinin kesilmesinin haramlığıdir.» İbn-i Kasım el-İbâdi’nin zikredilen esere olan hâşiyesinde de bunun benzeri görüş mevcuttur.
    Dördüncüsü: Hanbelî mezhebinin ileri gelenleri, sakalı kesmenin haramlığına delil getirmişlerdir. Bunlardan bazıları; mu’temed olan, sakalı kesmenin haram olduğudur, demişlerdir. “İnsaf” müellifi gibi bazıları da hılâf zikretmeksizin sakalı kesmenin baramlığını izhar etmişlerdir. Nitekim «Şerhu’l-Münteha», «Şerhu Manzûmeti’l-âdâb» ve daha başkalarına bakıldığında bu husus görülür».


  4. 04.Mart.2011, 18:51
    2
    Silent and lonely rains



    SAKAL KESME HAKKINDA MEZHEP
    SAHİPLERİNİN FETVALARI



    Dört mezhep sahibi imamlar ve diğer büyük zatlar sakalı kesmenin haram ve kesenin de fâsık olduğu görüşündedirler. «E1-Menhelü’l-azbü’l-Mevrûd, fi şerh-i Sünen-i Ebî Dâvûd» sahibi Şeyh Mahmûd el-Hattâb der ki:
    «Bundan dolayı sakalı kesmek, Müslümanların müctehid imamları olan Ebû Hanîfe, Mâlik, Şâfiî, Ahmed ve diğer zatlar indinde haram kabul edilmiştir».
    Yine der ki: «Haram hakkında hadîslerin iktizasına göre sarîh olarak hüküm çıkarmayı kasdeden fukahanın sözleri, onların gereğince amel edilmesi içindir. Çünkü mükellefe bilhassa ehl-i ilme vâcip olan, Resûlullah (s a v) ın lisanı üzere vârid olan hükümlerle amelden çıkmamasıdır». Yine der ki: «Bu zamanda ilimle meşgul olanların çoğu sakallarını kestiler, bıyıklarını uzatıp çoğalttılar; içlerinden bazıları kâfirlere benzeyip bıyıklarının uçlarını aldılar, burunlarının alt kısmını çoğalttılar (uzattılar); böylece cahillerin çoğu da onlara aldanıp kandılar».
    İbn-i Hazm «Muhallâ» da şöyle der: Bıyıkları kesmek (kırkmak) ve sakalı uzatmak (bırakrnak) farzdır. Buna delil olarak da İbn-i. Ömer (r.a.) ın merfûan rivayet ettiği şu hadîsi getirmiştir:


    خا لفوا المشركين ووفروا اللحى واحفواا لشوارب.

    «Müşriklere muhalefet ediniz; bıyıkları (nızı) gayet kısaltınız ve sakalları (nızı) uzatın (bırakın) ız».
    «El-İbdâ’ fi madârril-ibtida» sahibi de şu delilleri serdeder: Dört mezhep sahipleri sakalı gür ve sık bırakın vücubu ve onu kesmenin haramlığı hususunda ittifak etmişlerdir.
    Birincisi: Hanefî mezhebi “Ed-Dürrü’l-Muhtar” da şu görüşlere yer verir: Bir Müslümana sakalını kesmesi haramdır. «Nihâye» de açıklanmıştır ki: “Kabza (kubza-bir tutam) dan fazla olanı kesmek vaciptir. Fakat bir kabza, (tutam) dan aşağı alınmasını, kesilmesini -bazı mağriblilerin (Faslı vs.) ve kadınımsı (hareketli -yaşayışlı) erkeklerin yaptığı gibi- hiçbir kimse mübah görmemiştir. Saka1ı tamamen almak Hindli Yahûdilerin ve eâcim (gayr-i müslim) Mecûsîlerin işidir».
    «Daha yukarı (fazla) sını almak vaciptir, Resûlullah (s.a.v.) den böyle nakledilmiştir ve şöyle demiştir: «O (s.a.v.) sakalını eninden boyundan alırdı» (1). Bunu İmam Tirmizî «Câmi» inde rivayet etmiştir. Bunun benzeri Hanefî kitaplarının ekserisinde de mevcuttur».
    Bir kabza (kubza - tutam) dan fazlasına ait hüküm önceden geçti. Hiçbir kimse onu mübah görmemiştir, kavli ise icma’ca sarîh durumdadır. Bu iyi biline.
    İkincisi: Mâlikî mezhebinin ileri gelenlerince: Sakalı kesmek haram olduğu gibi, şayet müsle (çirkinleştirme) meydana geliyorsa, kesmek (kırkmak da haramdır. Amma az uzun olduğu zaman, kesmek (kirkmak) la müsle (çirkinleştirme -çirkinlik) meydana gelmez. Bu, birincinin hılafınadır, onun gibi değildir. Yahut mekruhtur. Ebu’l-Hasen’in «Şerhü’r-risâle» de ve onun Adeviye ait «Hâşiye» sinde böyle ifade edilir. (rh. Aleyhimâ).
    Üçüncüsü: “Şerhu’l-Ubâb” da Şâfiî mezhebinin ileri gelenlerinin görüşleri şudur: (Fâide): «Şeyhân (İmam Râfiî ve Nevevî) demişlerdir ki: Sakalı kesmek mekruhtur. Buna İbnü’rrif’a itiraz edip Şâfiî «Ümm» de haramlığına delil getirmiştir, der. Ezraîde der ki: Doğru olan, sebepsiz yere hepsinin kesilmesinin haramlığıdir.» İbn-i Kasım el-İbâdi’nin zikredilen esere olan hâşiyesinde de bunun benzeri görüş mevcuttur.
    Dördüncüsü: Hanbelî mezhebinin ileri gelenleri, sakalı kesmenin haramlığına delil getirmişlerdir. Bunlardan bazıları; mu’temed olan, sakalı kesmenin haram olduğudur, demişlerdir. “İnsaf” müellifi gibi bazıları da hılâf zikretmeksizin sakalı kesmenin baramlığını izhar etmişlerdir. Nitekim «Şerhu’l-Münteha», «Şerhu Manzûmeti’l-âdâb» ve daha başkalarına bakıldığında bu husus görülür».





+ Yorum Gönder