Konusunu Oylayın.: Peygamber Efendimizi tıraş eden berber sahabelerin isimleri nelerdir?

5 üzerinden 4.50 | Toplam : 4 kişi
Peygamber Efendimizi tıraş eden berber sahabelerin isimleri nelerdir?
  1. 03.Mart.2011, 15:49
    1
    Misafir

    Peygamber Efendimizi tıraş eden berber sahabelerin isimleri nelerdir?






    Peygamber Efendimizi tıraş eden berber sahabelerin isimleri nelerdir? Mumsema Peygamber Efendimizi tıraş eden berber sahabelerin isimleri nelerdir?


  2. 04.Mart.2011, 08:32
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Peygamber Efendimizi tıraş eden berber sahabelerin isimleri nelerdir?




    Peygamberimizin berberleri kimlerdi?

    Peygamberimizin Hudeybiye Umresi ile Veda Haccında Kestirdiği Saçlarının Bölüşülmesi
    Peygamberimiz, hicretin altıncı yılında Hudeybiye Umresinde başının saçını, Hirâş b. Ümeyye b, Fadl’ul’ Huzâî’ye kazıttı.
    Hırâş, Peygamberimizin başının kazımış olduğu saçlarını, yanı başlarındaki yeşil Semüre ağacının üzerine attı.

    Ümmü Umâre’nin bildirdiğine göre: Halk, ağacın başından o saçları alıp bölüştüler.
    Ümmü Umâre de, halkın aralarına sokulup onlardan bir demette, kendisi almış, vefatına kadar yanında bulunmuş ve hastalar, şifa için, suyu ile yıkanmıştır.
    Eshab’dan Mâmer b. Abdullah der ki “Resûlullah Aleyhisselam (Veda Haccında) Mina’da Kurbanı kestiği zaman, kendisini tıraş etmemi, bana emir buyurdu.
    Ustura bıçığını alıp başucuna dikildim.
    Yüzüme baktı ve bana “Ey Mâmer! Resûlullah Aleyhisselâm, kulağının yumuşağından itibaren başını, elinde usturan olduğu halde, sana teslim etti!” buyurdu.
    “Vallâhi, ya Rasûlullah! Hiç şüphesiz, bu vazife, bana ALLAH tarafından ihsan buyrulan bir nimettir!” dedim.
    Resûlullah Aleyhisselam “Evet! Öyledir!” buyurdu.
    Sonra, Resûlullah’ın başını tıraş ettim.”
    Müslümanlar, Peygamberimizin kesilen saçından almak için hazırlanmışlardı.
    Peygamberimiz, sağ tarafına, eliyle işaret ederek “Şurayı, al!” buyurdu.
    Berber, Peygamberimizin başının sağ tarafının saçını kesti.

    Peygamberimiz, Ebû Talhat’ül’ Ensârî’yi çağırdı.
    Kesilen saçları, ona verdi.
    Sonra, berbere sol tarafını uzattı. “Tıraş et!” buyurdu.
    Berber, orayı da, tıraş edince, Peygamberimiz, Ebû Talha’ya, sol tarafının saçını da, verip “Halk arasında bölüştür!” buyurdu.
    Peygamberimiz, başını tıraş ettirdiği zaman, saçından ilk alan, Ebû Talha oldu.
    Sahabiler, Peygamberimizin kesilen saçını yere düşürmemek için, çevresini sarmışlar, saçının bir tek telini bile, ellerinin içinden yere düşürmemişlerdi.
    Peygamberimizin alnının saçı tıraş edildiği zaman, Halid b, Velid “Ya Resûlullah! Alnının saçını bana ver!
    Hiç kimseyi, bu hususta bana tercih etme! Anam, babam, sana feda olsun!” diyerek yalvardı.
    Saçlar, kendisine verilince, Halid b. Velid, onu, gözlerine sürdü ve Külahının ön kısmına yerleştirdi.

    Hz. Ebû Bekir “Halid b. Velid’in Uhud’da, Hendek’te, Hudeybiye’de ve karşılaştığımız her Sallallahu Aleyhi ve Sellemş yerinde bize yaptıklarını gözümün önüne getirdim, bir de, Kurban günü Resûlullah Aleyhisselamın başını tıraş ettirirken ona “Ya Resûlullah! Alın saçını bana ver! Bu hususta hiç kimseyi bana tercih etme babam, anam, sana feda olsun!” diyerek yalvarışına ve Resûlullah Aleyhisselamın alın saçını alınca, onları gözlerine sürüşüne baktım da hayrette kaldım” demiştir.
    Halid b. Velid karşılaşıp da, bu mübarek saç sayesinde yenilgiye uğratmadığı düşman topluluğu yoktu.
    Nitekim, Halid b. Velid “Ben, onu hangi tarafa yönelttimse, orası, feth olundu!” demiştir.

    Halid b. Velid’in, Yemâme Sallallahu Aleyhi ve Sellemşında başından düşen külahının üzerine son derecede düşmesinin ve bu uğurda tehlikeyi göze almasını hoş görmeyen Eshaba “Ben, bunu, külahımın kıymetinden dolayı yapmayorum.
    Fakat, onun içinde Peygamber Aleyhisselamın saçı bulunduğu için, müşriklerin ellerine düşmesini istemiyorum!” demiştir.
    Peygamberimizin kesilen saçından, Zevcelerine de, herkesin payı kadar düştü.
    İbni Sîrin der ki “Abîde’ye (vefatı 190) “Bizim yanımızda Peygamber Aleyhisselamın saçı vardır. Biz, Onu, Enes b. Mâlik (veya Enes b. Mâlik’in ev halkı) tarafından elde ettik” dedim.

    Abîde ‘Peygamber Aleyhisselamın saçından bir tek Tel’in benim yanıma bulunması, bana, dünyadan ve dünyadakilerden daha sevgilidir!’ dedi.
    Peygamberimiz, bıyık ve yanaklarından kesilen kıllarla tırnaklarını yere gömdürmüştür.
    Asırlardan beri yurdumuzun bir çok camilerinde mübarek gün ve gecelerde Lıhyei şerife (Sakalı şerif) diye ziyaret oluna gelenler, her halde, Peygamberimizin Hudeybiye Umresile Veda haccında tıraş olunca, Eshab arasında bölüşülmüş bulunan Saç telleri olsa gerektir.
    (Bkz., M. Asım Köksal, İSelâmün aleyküm Tarihi, İst.ts, cilt: 18, s. 130133,)


  3. 04.Mart.2011, 08:32
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Peygamberimizin berberleri kimlerdi?

    Peygamberimizin Hudeybiye Umresi ile Veda Haccında Kestirdiği Saçlarının Bölüşülmesi
    Peygamberimiz, hicretin altıncı yılında Hudeybiye Umresinde başının saçını, Hirâş b. Ümeyye b, Fadl’ul’ Huzâî’ye kazıttı.
    Hırâş, Peygamberimizin başının kazımış olduğu saçlarını, yanı başlarındaki yeşil Semüre ağacının üzerine attı.

    Ümmü Umâre’nin bildirdiğine göre: Halk, ağacın başından o saçları alıp bölüştüler.
    Ümmü Umâre de, halkın aralarına sokulup onlardan bir demette, kendisi almış, vefatına kadar yanında bulunmuş ve hastalar, şifa için, suyu ile yıkanmıştır.
    Eshab’dan Mâmer b. Abdullah der ki “Resûlullah Aleyhisselam (Veda Haccında) Mina’da Kurbanı kestiği zaman, kendisini tıraş etmemi, bana emir buyurdu.
    Ustura bıçığını alıp başucuna dikildim.
    Yüzüme baktı ve bana “Ey Mâmer! Resûlullah Aleyhisselâm, kulağının yumuşağından itibaren başını, elinde usturan olduğu halde, sana teslim etti!” buyurdu.
    “Vallâhi, ya Rasûlullah! Hiç şüphesiz, bu vazife, bana ALLAH tarafından ihsan buyrulan bir nimettir!” dedim.
    Resûlullah Aleyhisselam “Evet! Öyledir!” buyurdu.
    Sonra, Resûlullah’ın başını tıraş ettim.”
    Müslümanlar, Peygamberimizin kesilen saçından almak için hazırlanmışlardı.
    Peygamberimiz, sağ tarafına, eliyle işaret ederek “Şurayı, al!” buyurdu.
    Berber, Peygamberimizin başının sağ tarafının saçını kesti.

    Peygamberimiz, Ebû Talhat’ül’ Ensârî’yi çağırdı.
    Kesilen saçları, ona verdi.
    Sonra, berbere sol tarafını uzattı. “Tıraş et!” buyurdu.
    Berber, orayı da, tıraş edince, Peygamberimiz, Ebû Talha’ya, sol tarafının saçını da, verip “Halk arasında bölüştür!” buyurdu.
    Peygamberimiz, başını tıraş ettirdiği zaman, saçından ilk alan, Ebû Talha oldu.
    Sahabiler, Peygamberimizin kesilen saçını yere düşürmemek için, çevresini sarmışlar, saçının bir tek telini bile, ellerinin içinden yere düşürmemişlerdi.
    Peygamberimizin alnının saçı tıraş edildiği zaman, Halid b, Velid “Ya Resûlullah! Alnının saçını bana ver!
    Hiç kimseyi, bu hususta bana tercih etme! Anam, babam, sana feda olsun!” diyerek yalvardı.
    Saçlar, kendisine verilince, Halid b. Velid, onu, gözlerine sürdü ve Külahının ön kısmına yerleştirdi.

    Hz. Ebû Bekir “Halid b. Velid’in Uhud’da, Hendek’te, Hudeybiye’de ve karşılaştığımız her Sallallahu Aleyhi ve Sellemş yerinde bize yaptıklarını gözümün önüne getirdim, bir de, Kurban günü Resûlullah Aleyhisselamın başını tıraş ettirirken ona “Ya Resûlullah! Alın saçını bana ver! Bu hususta hiç kimseyi bana tercih etme babam, anam, sana feda olsun!” diyerek yalvarışına ve Resûlullah Aleyhisselamın alın saçını alınca, onları gözlerine sürüşüne baktım da hayrette kaldım” demiştir.
    Halid b. Velid karşılaşıp da, bu mübarek saç sayesinde yenilgiye uğratmadığı düşman topluluğu yoktu.
    Nitekim, Halid b. Velid “Ben, onu hangi tarafa yönelttimse, orası, feth olundu!” demiştir.

    Halid b. Velid’in, Yemâme Sallallahu Aleyhi ve Sellemşında başından düşen külahının üzerine son derecede düşmesinin ve bu uğurda tehlikeyi göze almasını hoş görmeyen Eshaba “Ben, bunu, külahımın kıymetinden dolayı yapmayorum.
    Fakat, onun içinde Peygamber Aleyhisselamın saçı bulunduğu için, müşriklerin ellerine düşmesini istemiyorum!” demiştir.
    Peygamberimizin kesilen saçından, Zevcelerine de, herkesin payı kadar düştü.
    İbni Sîrin der ki “Abîde’ye (vefatı 190) “Bizim yanımızda Peygamber Aleyhisselamın saçı vardır. Biz, Onu, Enes b. Mâlik (veya Enes b. Mâlik’in ev halkı) tarafından elde ettik” dedim.

    Abîde ‘Peygamber Aleyhisselamın saçından bir tek Tel’in benim yanıma bulunması, bana, dünyadan ve dünyadakilerden daha sevgilidir!’ dedi.
    Peygamberimiz, bıyık ve yanaklarından kesilen kıllarla tırnaklarını yere gömdürmüştür.
    Asırlardan beri yurdumuzun bir çok camilerinde mübarek gün ve gecelerde Lıhyei şerife (Sakalı şerif) diye ziyaret oluna gelenler, her halde, Peygamberimizin Hudeybiye Umresile Veda haccında tıraş olunca, Eshab arasında bölüşülmüş bulunan Saç telleri olsa gerektir.
    (Bkz., M. Asım Köksal, İSelâmün aleyküm Tarihi, İst.ts, cilt: 18, s. 130133,)





+ Yorum Gönder