Konusunu Oylayın.: Minarelerin ucunda neden ay ve yıldız vardır acaba?

5 üzerinden 4.20 | Toplam : 5 kişi
Minarelerin ucunda neden ay ve yıldız vardır acaba?
  1. 02.Mart.2011, 22:51
    1
    Misafir

    Minarelerin ucunda neden ay ve yıldız vardır acaba?






    Minarelerin ucunda neden ay ve yıldız vardır acaba? Mumsema Minarelerin ucunda neden ay ve yıldız vardır dini açıdan bilgiler paylaşabilir misiniz ?


  2. 02.Mart.2011, 22:51
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 02.Mart.2011, 22:54
    2
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: minarelerin ucunda neden ay ve yıldız vardır acaba?




    Bu adeti ilk kim çıkardı bilmiyorum ama "Ay" İslam dininin sembolü haline geldi. yıldız sanırım sadece bizde meşhur




  4. 02.Mart.2011, 22:54
    2
    Administrator



    Bu adeti ilk kim çıkardı bilmiyorum ama "Ay" İslam dininin sembolü haline geldi. yıldız sanırım sadece bizde meşhur




  5. 02.Mart.2011, 22:57
    3
    kevasor47
    Nur Yolcu

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ağustos.2008
    Üye No: 29446
    Mesaj Sayısı: 359
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: nurlar aleminden

    Cevap: minarelerin ucunda neden ay ve yıldız vardır acaba?

    ALLAH RAZI OLSUN hocam çok sağolun


  6. 02.Mart.2011, 22:57
    3
    Nur Yolcu
    ALLAH RAZI OLSUN hocam çok sağolun


  7. 02.Mart.2011, 23:00
    4
    MaxiMilyan
    SÜPER EDİTÖR

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2007
    Üye No: 56
    Mesaj Sayısı: 417
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 29
    Bulunduğu yer: Hatay İskenderun

    Cevap: minarelerin ucunda neden ay ve yıldız vardır acaba?

    'Camiye ay-yıldız'
    Bildiğimiz "ay çöreği"nin orijinine dair hikâye: Fransızlar Haçlı Seferleri sırasında çöreğe ay biçimini verirler. Fransızca'da "croissant" yani "hilâl" adı verilen bu çöreği yemek, sembolik olarak Müslümanlara karşı duyulan nefreti yansıtmak olarak yaygın kabul görür. Çünkü "hilâl" İslâmiyet'in sembolüdür. Müslümanların kullandığı ve Peygamberimizin Mekke'den Medine'ye hicreti ile başlayan takvim, kamerî yani ayın gökyüzündeki durumunu esas alan takvimdir. Gökyüzünde görünen hilâl de kamerî takvime göre ayın ilk günüdür.


    Bizim bayrağımızdaki "ay" da, İslâmiyet'i simgeleyen "hilâl"den başkası değildir. İlk defa III. Selim zamanında, kırmızı zemin üzerindeki hilâlin önüne sekiz köşeli yıldız yerleştirilmiş; 1842'de bu yıldız, bugünkü 5 köşeli yıldıza dönüşmüş ve bugün kullandığımız bayrak ortaya çıkmıştır. Bugün bazı İslâm ülkelerinin bayraklarında farklı renklerde de olsa ay-yıldızın kullanılması, diğer bir kısmında ise sadece ayın yer alması, "hilâl"in İslâmiyet'i sembolize etmesindendir. Bizim bayrağımızdaki ay, gökyüzündeki "hilâl"den biraz farklı, stilize bir aydır. Osmanlı sembolü olarak, bizim kullandığımız ay-yıldızın aynısını kullanan Müslüman toplumlar da vardır. 1936'da çıkan Bayrak Kanunu ile kesin ölçüleri verilen bayrağımız, bize Osmanlı Devleti'nin mirasıdır. Sadece bağımsızlığımızı değil, aynı zamanda mukaddeslerimizi ve Osmanlı'dan Cumhuriyet'e devletimizdeki devamlılığı da simgeler.
    Klasik Osmanlı camilerinin minare ve kubbelerinde "hilâl", 19. yüzyıldan itibaren de ay-yıldız yer alır ve buna "alem" adı verilir. Camilerimizin içinde ay-yıldız bazen bir tezyin, bazen de arma gibi minberlerde, duvar süslerinde sıklıkla kullanılır. Hatta, ay-yıldız şeklinde istif edilmiş ayetlere bile duvarlarda rastlanır.
    Bu yüzden camilerin her yerini Türk bayrağı ile donattığınız zaman dinî olanla millî olanı yan yana getirmiş olmakla kalmazsınız; dinî olanla millî olan arasındaki ortaklığı, bütünlüğü vurgulamış olursunuz. Hatta daha ileri giderek, millî olanın dinî menşeini göstermiş ve hatırlatmış olursunuz. Bu yüzden ister millî bayramlarda isterseniz senenin her günü camilere Türk bayrağı asmanın dinî açıdan bir mahzûru olamaz. Üstelik, yaygın bir âdet olarak zaten asılmaktadır. İtiraz sadece laiklik konusunda kılı kırk yaranlardan gelebilir. Çünkü millî bayramlarda camiye bayrak astığınız zaman, camiyi millî bir mekân haline getirmiş olmazsınız. Tersine ay-yıldız ile cami arasındaki bütünlüğü vurgulayarak, millî bayramınıza dinî bir öz ve içerik katmış olursunuz. Çünkü caminin hilâli bayrağımızdaki hilâlden kıdemlidir. Ne yapalım, şanlı bayrağımız dinimizin sembolü olan "hilâl"i ile özünde "laik" bir bayrak değil. Ama manzara hoş değil mi? Caminin kubbesindeki ve minaresindeki "alem" ile bayrağınızdaki ay-yıldızı yan yana seyretmekten bahsediyorum.
    Emin Çölaşan'ın laikliği konusunda kimse şüphe duyamayacağına göre, millî bayramlarda camilere bayrak asma önerisini, dinî bahislere uzak olanların kronik cehaletine hamletmek doğru olacak.
    Fitne ve fesat peşinde koşanlar, kavga konusu arayanlar cehaletten cesaret alıyorlar. 1928 yılında, Darülfünûn'da "Dinde Reform" projesini hazırlayanlar da cahildi. Camiden içeriye adımını atmayanlar, camilere tıpkı kiliselerdeki gibi sıra ve org konulmasını önermişlerdi. Maksat dindar insanları taciz etmek ve kışkırtılan hassasiyeti, azınlık iktidarının gerekçesi haline getirmekti. Çölaşan'ın niyeti de bir kavga konusu icat etmek ve milliyet ile din arasında bir düşmanlık yaratarak bunu laikliğin cephanesi olarak ileri sürebilmek. Ama bu sefer cehaletinin kurbanı olarak, kazdığı kuyuya yuvarlanıyor.
    Çölaşan, 29 Ekim'den önce yaptığı bu öneriye "Camiye bayrak asılmaz, camide bayrak olmaz, dinin milleti ve bayrağı yoktur" itirazlarının geldiğini iddia ederek, "tutucular" diye bir düşmandan bahsediyor.
    Kim bunlar? Ayakkabısını çıkartıp caminin içine iki rekat namaz kılmak için bile giremeyen birileri camiye bir şeyler koymaktan bahsediyorsa, şüphelenmekte haklı değil miyiz? Neyse ki Çölaşan, büst ve heykellerden değil, zaten camiye ait olan ay-yıldızdan bahsediyor. Geriye yazdıklarına sahip çıkmak; gerçekten samimi ise "camiye bayrak önerisi"ne karşı çıkanların kimler olduğu açıklamak kalıyor.




  8. 02.Mart.2011, 23:00
    4
    SÜPER EDİTÖR
    'Camiye ay-yıldız'
    Bildiğimiz "ay çöreği"nin orijinine dair hikâye: Fransızlar Haçlı Seferleri sırasında çöreğe ay biçimini verirler. Fransızca'da "croissant" yani "hilâl" adı verilen bu çöreği yemek, sembolik olarak Müslümanlara karşı duyulan nefreti yansıtmak olarak yaygın kabul görür. Çünkü "hilâl" İslâmiyet'in sembolüdür. Müslümanların kullandığı ve Peygamberimizin Mekke'den Medine'ye hicreti ile başlayan takvim, kamerî yani ayın gökyüzündeki durumunu esas alan takvimdir. Gökyüzünde görünen hilâl de kamerî takvime göre ayın ilk günüdür.


    Bizim bayrağımızdaki "ay" da, İslâmiyet'i simgeleyen "hilâl"den başkası değildir. İlk defa III. Selim zamanında, kırmızı zemin üzerindeki hilâlin önüne sekiz köşeli yıldız yerleştirilmiş; 1842'de bu yıldız, bugünkü 5 köşeli yıldıza dönüşmüş ve bugün kullandığımız bayrak ortaya çıkmıştır. Bugün bazı İslâm ülkelerinin bayraklarında farklı renklerde de olsa ay-yıldızın kullanılması, diğer bir kısmında ise sadece ayın yer alması, "hilâl"in İslâmiyet'i sembolize etmesindendir. Bizim bayrağımızdaki ay, gökyüzündeki "hilâl"den biraz farklı, stilize bir aydır. Osmanlı sembolü olarak, bizim kullandığımız ay-yıldızın aynısını kullanan Müslüman toplumlar da vardır. 1936'da çıkan Bayrak Kanunu ile kesin ölçüleri verilen bayrağımız, bize Osmanlı Devleti'nin mirasıdır. Sadece bağımsızlığımızı değil, aynı zamanda mukaddeslerimizi ve Osmanlı'dan Cumhuriyet'e devletimizdeki devamlılığı da simgeler.
    Klasik Osmanlı camilerinin minare ve kubbelerinde "hilâl", 19. yüzyıldan itibaren de ay-yıldız yer alır ve buna "alem" adı verilir. Camilerimizin içinde ay-yıldız bazen bir tezyin, bazen de arma gibi minberlerde, duvar süslerinde sıklıkla kullanılır. Hatta, ay-yıldız şeklinde istif edilmiş ayetlere bile duvarlarda rastlanır.
    Bu yüzden camilerin her yerini Türk bayrağı ile donattığınız zaman dinî olanla millî olanı yan yana getirmiş olmakla kalmazsınız; dinî olanla millî olan arasındaki ortaklığı, bütünlüğü vurgulamış olursunuz. Hatta daha ileri giderek, millî olanın dinî menşeini göstermiş ve hatırlatmış olursunuz. Bu yüzden ister millî bayramlarda isterseniz senenin her günü camilere Türk bayrağı asmanın dinî açıdan bir mahzûru olamaz. Üstelik, yaygın bir âdet olarak zaten asılmaktadır. İtiraz sadece laiklik konusunda kılı kırk yaranlardan gelebilir. Çünkü millî bayramlarda camiye bayrak astığınız zaman, camiyi millî bir mekân haline getirmiş olmazsınız. Tersine ay-yıldız ile cami arasındaki bütünlüğü vurgulayarak, millî bayramınıza dinî bir öz ve içerik katmış olursunuz. Çünkü caminin hilâli bayrağımızdaki hilâlden kıdemlidir. Ne yapalım, şanlı bayrağımız dinimizin sembolü olan "hilâl"i ile özünde "laik" bir bayrak değil. Ama manzara hoş değil mi? Caminin kubbesindeki ve minaresindeki "alem" ile bayrağınızdaki ay-yıldızı yan yana seyretmekten bahsediyorum.
    Emin Çölaşan'ın laikliği konusunda kimse şüphe duyamayacağına göre, millî bayramlarda camilere bayrak asma önerisini, dinî bahislere uzak olanların kronik cehaletine hamletmek doğru olacak.
    Fitne ve fesat peşinde koşanlar, kavga konusu arayanlar cehaletten cesaret alıyorlar. 1928 yılında, Darülfünûn'da "Dinde Reform" projesini hazırlayanlar da cahildi. Camiden içeriye adımını atmayanlar, camilere tıpkı kiliselerdeki gibi sıra ve org konulmasını önermişlerdi. Maksat dindar insanları taciz etmek ve kışkırtılan hassasiyeti, azınlık iktidarının gerekçesi haline getirmekti. Çölaşan'ın niyeti de bir kavga konusu icat etmek ve milliyet ile din arasında bir düşmanlık yaratarak bunu laikliğin cephanesi olarak ileri sürebilmek. Ama bu sefer cehaletinin kurbanı olarak, kazdığı kuyuya yuvarlanıyor.
    Çölaşan, 29 Ekim'den önce yaptığı bu öneriye "Camiye bayrak asılmaz, camide bayrak olmaz, dinin milleti ve bayrağı yoktur" itirazlarının geldiğini iddia ederek, "tutucular" diye bir düşmandan bahsediyor.
    Kim bunlar? Ayakkabısını çıkartıp caminin içine iki rekat namaz kılmak için bile giremeyen birileri camiye bir şeyler koymaktan bahsediyorsa, şüphelenmekte haklı değil miyiz? Neyse ki Çölaşan, büst ve heykellerden değil, zaten camiye ait olan ay-yıldızdan bahsediyor. Geriye yazdıklarına sahip çıkmak; gerçekten samimi ise "camiye bayrak önerisi"ne karşı çıkanların kimler olduğu açıklamak kalıyor.




  9. 21.Kasım.2013, 19:56
    5
    Misafir

    Cevap: minarelerin ucunda neden ay ve yıldız vardır acaba?

    çok güzel olmuş teşekkür ederim


  10. 21.Kasım.2013, 19:56
    5
    misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    misafir
    Misafir
    çok güzel olmuş teşekkür ederim





+ Yorum Gönder